Zinâ

  • Evlilik dışı ilişki.
  • Zinâ kelimesinin Devletlere ve o devletlerin hukukuna göre anlamı başkadır, Kur’ân ’a göre başka

    Sen hukukçu olarak Medeni Hukuk yönünü bilirsin elbet…

    Benim, Sisteme karşı sorumluluklarım ayrıdır; yaşadığım- mensubu olduğum devletin kanunlarına karşı sorumluluğum ayrıdır…

    Kişi , içinde yaşadığı toplumun kurallarına uyacaktır, onlar arasında yaşayabilmek için!…

    Ölümötesine inanıyorsa, yaşamdaki geçerli sistemi anlayacak ve ona göre kurallarına uyacaktır, bu da ayrı!…

  • Bir kitabınızda sigaranın zinadan daha büyük günah olduğunu söylüyorsunuz. Bu yorumunuzu biraz daha açar mısınız?

    Benim kitabımda yazdığım, sigaranın değil gıybetin zinadan 36 kat daha zararlı olduğudur ve bu Rasulullah tanımlamasıdır!. Size yanlış nakletmişler. Kuran, gıybet etmeyi yani kişinin kulağına gittiğinde hoşlanmayacağı şeyi arkasından konuşmayı, ölü kardeşinin çiğ etini yemek olarak tanımlar.

    Zina yapan kişi yapılmaması gereken bir fiili yapmıştır. Allah diler affeder diler cezalandırır.Ama gıybette müthiş kul hakkı yüklenilmektedir!. Sigara konusu ise… Kişinin sigarayla beynine verdiği zarar kalıcıdır!. Sigaranın zararları saymakla bitmez… Bir tür beyinsel intihardır!.

    ABD, kendinde sigarayı yasaklarken tüm geri kalmış ülke insanlarını zehirlemek için dışarıya ihraç etmektedir. Ölümötesi sonsuz hayatı kazanmak için elinizdeki en önemli organ beyindir. Ona verdiğiniz her zarar sonuçta ölümötesi yaşamınızdan bir şeyler kaybettirmektedir kanaatindeyim. İnsan dünyada ölümötesi sonsuz hayata hazırlanmak için vardır. Beyin de bunun aracıdır. Sigara da beyne zarar verdiğine göre olayı siz değerlendirin.

  • Zinâ en hafif günahlardandır; iki kişi arasında kalması ve beyne direkt zararı olmaması yönünden!…

  • TEMPO BAŞLIK ATTI KAPAKTA:
    H. BÖYLE BUYURDU: ZİNA GÜNAHLARIN EN HAFİFİ
  • Konuya açıklık getirelim…

    Bu başlığa neden olan ifade Ahmed Hulûsi’nin yıllar önce yayınlanmış olan Okyanus Ötesinden isimli kitabından alınmıştır.

    Okyanus Ötesindeki metni nakletmeden önce Zina konusundaki net görüşümüzü belirtelim.

     

    Zina, muhakkak ki Kebâir diye isimlendirilmiş büyük günahlardandır.

    Ne var ki, bundan çok daha büyük günahların olabileceğini ifade sadedinde “bunun kadar küçük günaha BENZEYEN şey görmedim” denilmiştir İbni Abbas tarafından.

    Zina konusunda İbni Abbas hadisinin Arapça’sında “ma raeytü şey’en eşbehe bil-Lemem”(küçük günaha benzeyen bir şey görmedim) diye geçer… yani esas olarak tanımlama “Zina, küçük günaha benzeyendir”. Anlamındadır.

    Burada anlatılmak istenilen, zinanın önemsiz olduğu anlamı değil; insanlara zarar veren bazı fiillerin (gıybet gibi, sigara gibi), davranışların bazı büyük günahlardan daha önemli olduğunu vurgulamaktır. Zina büyük günahlardandır!. Ne var ki, hadislerde de belirtildiği üzere sonuçta 2 kişi arasındadır. Allah diler cezalandırır diler bagışlar. İnsanlara zarar verip kul hakkı getiren bir çok fiil ise bu günahlar kadar veya daha fazla günah ihtiva etmektedir.

    Dolayısıyla, A. H. “zina küçük günahtır”, fetvası vermiyor; zinadan daha büyük, insanlara zarar veren yapılmaması doğru olan fiiller olduguna dikkat çekmek istiyor!.

    Mesela Kurân’da “fitne/fesad kıtalden (adam öldürmekten) daha şiddetlidir/büyüktür” deniliyor… Şimdi buradan, “kıtal= adam öldürmek” önemli bir şey değil, hükmü mü çıkar?… Ya da “tercih sana kalmış, bunlardan birini tercih et” mi, denilir… sanki bunları yapmak zorundaymışın veya bunlardan biri tavsiye ediliyor, kolaylaştırılıyor gibi…. oysa burada “gıybet” ya da “sigara” O KADAR ZARARLI Kİ; kesinlikle uzak durun, denmektedir…

    Bu konudaki Hadisler ve Gazalî’nin yorumu şöyledir:

    İbni.Abbas r.a. Ebu Hüreyre r.a. yoluyla şöyle rivayet eder: Nebi s.a.v.den şu rivayetinden daha küçük bir günaha benzer hiç bir şey görmedim: “Allah ademoğluna zinadan nasibini takdir etmiştir…hiç şüphesiz ademoğlu mukadder olan bu akibete erişecektir…. imdi göz zinası bakmaktır, dil zinası görüşmektir… nefsin de temenni ve iştihası vardır… tenasul uzvu ise ya ya bunları tasdik eder veya yalanlar”… Buhari’nin Diyanet tarafından basılan Tecrid tercümesi 12.cild, sayfa 323, hadis no:2132

    “Gıybetten sakının; çünkü gıybet zinadan daha şiddetlidir. Kişi zina edip tevbe eder de, [bir daha yapmazsa], Allahü teâlâ onun tevbesini kabul eder. Gıybet edilen, gıybet edeni affetmedikçe, affolmaz.” [İbni Ebid-Dünya, Deylemi, Taberani, Beyheki, Tergib ve Terhib, İ. Şarani, İ. Gazali

    Beyhaki abu said ve cabir r.a.lardan…

    “Rasulullah buyurdu ki: “Gıybet zinadan daha şiddetlidir”… dediler ki “ya Rasulalah, nasıl gıybet zinadan daha şiddetli olur?”… Hz.Rasulullah buyurdu ki: “Muhakkak ki adam zina yapar da (sonra) tevbe eder; bunun üzerine Allah onun tevbesini kabul eder… Gıybet eden ise, sahibi(giybet edilen) onu bağışlamadıkça, bağışlanmaz”.

  • Kur`ân-ı Kerim, insanların üzerine farz kılınan; yani onların uymak zorunda oldukları; uymamaları halinde büyük zarar görecekleri 54 çok önemli kuraldan sözeder ki, bunların ilk dördü “namaz, oruç, hac ve zekât“tır!. Bunların ötesinde gıybet etmemek, dedikodu yapmamak, içki içmemek, kumar oynamamak, zinâ yapmamak, hırsızlık yapmamak, yetim hakkı yememek; ve bu gibi bir çok uygulamakla zorunlu olduğumuz öneri mevcuttur.. Toplam 54 olan bu önerilerin tümü de İslâm`ın şartları arasındadır..
  • “Lâ ilâhe illallâh diyen cennete girer, hırsızlık yapsa da, zinâ yapsa da”!.
  • Rasûlullâh salla`llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    – Gıybetten sakınınız!.. Zirâ gıybet zinâdan daha şiddetlidir!.. Çünki zinâ eden kimse tevbe eder, Allah da afveder. Fakat gıybet eden, gıybeti yapılan afvedinceye kadar, afvedilmez!..
    (Gazalî-İhya)
  • Rasûlullâh salla’llâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    -Benim ümmetimin müflisi o kişidir ki, kıyâmet günü namaz, oruç, zekât getirecek. Fakat, buna zinâ isnad etmiş, bunun malını yemiş, bunun kanını akıtmış, bunu dövmüştür!..

    Sonra oturacak; kısas olarak bu onun sevaplarından alacak, o da bunu sevaplarından alacaklardır. Şayet, sevapları üzerinde bulunan hataların karşılığı ödenmeden tükenirse bu defa, onun hatalarından (doğan günâh) alınıp buna yüklenecek ve sonra da ateşe atılacaktır!..

  • Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

    -Allah âdemoğluna zinâdan nasibini takdir etmiştir!.. Hiç şüphesiz âdemoğlu takdir edilmiş olan bu âkibete erişecektir!..

    İmdî göz zinâsı bakmak, dil zinâsı konuşmaktır. Nefis temennî eder ve iştahlanır.

    Tenâsül uzvu ise bu organların hepsinin arzularını ya gerçekleştirir, yahut yalanlar. (Buharî-Tecrid-2132)

     

  • Bir kişi herhangi bir suç işlerse, diyelim ki kumar oynadı veya zinâ yaptı veya içki içti, bunları yapmakla, imansız olmaz, imandan çıkmaz!..İslâm’dan dışarı çıkmaz!..Tevbe eder.
  • (Buhari Tecrid tercümesi 2132 nolu Hadise göre) Zinâ en hafif günahlardandır; iki kişi arasında kalması ve beyne direkt zararı olmaması yönünden!…

    Ama sigara kişinin hem kendisine hem de çevresine bilerek zulmetmesidir ki, bu zinâdan çok daha büyük günahtır!…

    Bir günahın büyüklüğü, kişinin âhıretine verdiği zararla ölçülür…

  • Kırkından sonra zina yapanı tevbe-i nasuh etmedikçe Allah bağışlamaz” buyuruyor!.. Yalanı, ikiyüzlülüğü, kendini saydırmak, etraftan paye alıp hürmet görmek için evliyalık görüntüsü verenleri bağışlar mı ki?

    Kurân`ın bize teklifi pek çoktur; Namaz, oruç, hac, zekat, yalan söylememek, gıybet etmemek, zina yapmamak, kumar oynamamak, vesâire gibi…

    Bunun ne kadarını biz tutarsak o kadar kârlı oluruz; ne kadarını ihmal edersek, geri bırakırsak, o kadarının da sonuçlarına katlanırız.

Soru

-Üstadım, yukarıdaki anlatımlarınızdan sonra zinâ`yı nasıl değerlendirmeliyiz?..

Üstad

-Zinâ kelimesinin Devletlere ve o devletlerin hukukuna göre anlamı başkadır, Kur’ân ’a göre başka

Sen hukukçu olarak Medeni Hukuk yönünü bilirsin elbet…

Benim, Sisteme karşı sorumluluklarım ayrıdır; yaşadığım- mensubu olduğum devletin kanunlarına karşı sorumluluğum ayrıdır…

Kişi , içinde yaşadığı toplumun kurallarına uyacaktır, onlar arasında yaşayabilmek için!…

Ölümötesine inanıyorsa, yaşamdaki geçerli sistemi anlayacak ve ona göre kurallarına uyacaktır, bu da ayrı!…

Soru

-Üstadım, sistem açısından zinâ’yı biraz daha açmanız mümkün mü? Teşekkürler.

Üstad

-Zinâ nedir, neye göre?…

Bunu iyice anlayıp, bu anlattığım prensip içindeki yerini düşünün …

Sistemin insana verdiği üst görev, bedeni benlenmemesi ve yalnızca beden çıkarları için yaşamamasıdır…

NiSA 4-24 Malik olduğunuz (cariyeler) müstesna, evli kadınlar haram kılınmıştır. (Bunlar) üzerinize Allah`ın yazısıdır (farzıdır)… Bütün bunların dışında kalanları, “sifah”tan (zinadan) kaçınarak namuslu yaşamanız için, mallarınızdan sarf ederek (nikahlamanız) size helal kılındı. Nikahlanarak beraber olduğunuz kadınlara mehrlerini tamamıyla verin. Bundan başkaca karşılıklı anlaşarak daha fazlasını vermenizde de sakınca yoktur. Muhakkak ki Allah Alim`dir, Hakim`dir.

NiSA 4-25 Sizden, iman eden hür kadınlarla evlenme imkanına sahip olmayanlar, malik olduğunuz iman eden genç kızlarınızdan (nikahlasın)… Allah sizin imanınızı (hakikatinizde olarak) bilir… Birbirinizdensiniz… Onları, sahiplerinin izniyle nikahlayın. Gizli dost edinmeyerek, zinadan uzak durarak, iffetli kadınlar olmaları halinde, örf üzere (mehrlerini) verin… Evliliğe geçtikten sonra eğer bir fuhuş yaparlarsa, (o takdirde) hür kadınlara tatbik edilen azabın yarısı onlara verilir… Bu (cariyeler ile evlenme yolu), sizden suç işlemekten korkan kimse içindir… Şartlara dayanmanız, sizin için daha hayırlıdır… Allah Gafur`dur, Rahim`dir.

MAiDE 5-5 Bu gün size güzel-temiz tüm gıdalar helal kılınmıştır… Kendilerine hakikat bilgisi verilmiş olanların yemekleri size helaldır… Sizin yemekleriniz de onlara helaldır… iman eden kadınların iffetli olanları ile sizden önce kendilerine hakikat bilgisi verilenlerden iffetli olan kadınlar da, mehrlerini vermeniz (nikahlamanız), zinadan uzak durmaları ve (gizli) dost tutmamaları şartıyla, size helaldır… Kim imanın şartlarını ve gereklerini tanımayıp, hakikati inkar ederse, elbette onun yaptığı işler boşa gider ve o, sonsuz gelecek sürecinde hüsranda olanlardandır.

iSRA 17-32 Zinaya (evlilik dışı ilişkiye) yaklaşmayın! Şüphesiz o bedenselliğin azgınlığıdır! Sonu kötü yoldur!

NUR 24-2 Zina (evlilik dışı ilişki) yaşayan dişi ile zina eden erkek(e gelince)… Her birine yüz değnek vurun! Eğer Esma`sıyla hakikatiniz olan Allah`a ve sonsuz gelecek yaşam sürecine iman etmiş iseniz, Allah`ın Dininde (sisteminde) o ikisi ile ilgili acıma sizi engellemesin (bilakis bu ceza onlara rahmet ve sevginin sonucudur)… iman edenlerden bir kısmı da o ikisinin azabına şahit olsun.

NUR 24-3 Zina (evlilik dışı ilişki) yaşayan erkek ancak zina eden yahut müşrik bir dişiyi nikah eder… Zina eden dişi de ancak zina eden veya müşrik bir erkekle nikah eder. Bu, iman edenlere haram edilmiştir.

NUR 24-4 iffetli kadınlara iftira atıp (zina iddiasında bulunup) sonra dört şahit getirmeyenlere gelince; onlara seksen kere sopa vurun ve onların şahitliklerini ebediyen kabul etmeyin… Onlar inancı bozulmuşların ta kendileridir.

NUR 24-6 Kendi eşlerine zina iftirası atıp da kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince; onların her birinin şahitliği, kendilerinin kesinlikle doğru söyleyenlerden olduğuna dair “Allah” adına dört kere (yemin ederek) şahitliktir.

NUR 24-11 Muhakkak ki zina iftirasıyla gelenler (Hz. Ayşe r.a.a iftira eden münafıklar) sizden sırf o çirkin itham için bir araya gelen bir gruptur! Onu (iftirayı) sizin için bir şerr sanmayın! Bilakis o sizin için bir hayırdır… Onlardan her bir kişinin o suçtan kazandığı kendisinindir. Onlardan suçun büyüğünü üstlenen elebaşına gelince, onun için çok büyük azap vardır.

FURKAN 25-68 Ki onlar, Allah yanı sıra tanrıya yönelmezler; hakkaniyet (kısas) dışında Allah`ın haram kıldığı canı katletmezler ve zina yapmazlar… Kim onu yaparsa sonucunu yaşar!

NECM 53-32 Onlar ki, büyük suçlardan (şirk, iftira, öldürmek vb. gibi) ve fevahişten (zina vb. gibi) uzak dururlar; beşeriyetin sonucu ufak suçlar dışında… Muhakkak ki Rabbinin mağfireti geniştir! O varlığınızı Esma`sıyla oluşturan olarak sizi daha iyi bilir; arzdan (bedeniniz) sizi inşa ettiğinden ve analarınızın karınlarında ceninler halindeyken! O halde nefslerinizi (benliğinizi) temize çıkarmaya çalışmayın! O, korunanın kim olduğunu (Esma`sıyla yaratanı olarak) bilendir!

MÜMTEHiNE 60-12 Ey O Nebi! iman eden kadınlar; Esma`sıyla hakikatleri olan Allah`a hiçbir şeyi ortak koşmamaları, hırsızlık yapmamaları, zina etmemeleri, çocuklarını katletmemeleri, elleri ve ayakları arasında bir (Bi-)buhtan uydurup getirmemeleri (yüklendikleri çocuklarının nesebini saptırmamaları) ve onlara emrettiklerinde sana isyan etmemeleri üzerine sana sözleşmeye geldiklerinde, onlarla sözleş ve onlar için Allah`tan mağfiret dile… Muhakkak ki Allah Gafur`dur, Rahim`dir.

 

7 – Ebu Zerr (Cündeb İbnu Cünâde el-Gıfârî) (radıyallahu anh) hazretleri anlatıyor: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Bana Cebrâil aleyhisselam gelerek “Ümmetinden kim Allah’a herhangi bir şeyi ortak kılmadan (şirk koşmadan) ölürse cennete girer” müjdesini verdi” dedi. Ben (hayretle) “zina ve hırsızlık yapsa da mı?” diye sordum. “Hırsızlık da etse, zina da yapsa” cevabını verdi. Ben tekrar: “Yani hırsızlık ve zina yapsa da ha!” dedim. “Evet, dedi, hırsızlık da etse, zina da yapsa!”

Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) dördüncü keresinde ilâve etti: “Ebu Zerr patlasa da cennete girecektir”.

Buhârî, Tevhid 33; Müslim, İman 153, (94); Tirmizî, İman 18, (2646).

 

40 – Ubadetu’bnu’s-Sâmit (radıyallahu anh) anlatıyor: Biz, bir seferinde Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’le aynı cemaatte beraber oturuyorduk ki: “Allah’a hiçbir şey ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina fazîhasını işlememek, Allah’ın haram ettiği cana meşrû bir sebep olmaksızın kıymamak şartları üzerine bana biat edin” buyurdu.

   Bir diğer rivayette “…Çocuklarınızı öldürmemek, halde ve istikbalde iftirada bulunmamak, meşru dairedeki emirlerde -ne bana ne de vazifelilere- isyan etmemek üzere biat edin. Kim vereceği bu sözlere sâdık kalır, ahdine vefa gösterirse karşılığını Allah’tan alacaktır. Kim de bu yasaklardan birini işleyecek olursa artık işi Allah’a kalmıştır, dilerse affeder, dilerse azab verir, cezalandırır” buyurdu. Biz de bu şartlarla biat ettik.”

Buhârî, İman 11; Müslim, Hudud 41, (1709); Nesâî, Bey’a 17, (7, 148); Tirmizî, Hudud 12, (1439).

 

543 – Ubâdetu’bnu’s-Sâmit (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a bir vahiy geldiği zaman, vahiy sebebiyle onu bir gam ve keder alır, yüzünün rengi uçardı. Bir gün Cenab-ı Hakk yine vahiy indirmişti ki aynı han onu sardı. Keder hali açılınca: “(Zina haddiyle ilgili hükmü) benden alın. Allah onlar hakkında yol kıldı (yani çok açık şekilde had beyan etti): Bekâr bekârla zina yapmışsa cezası yüz sopa ve bir yıl sürgündür. Dul dilla zina yaparsa yüz sopa ve recm’dir.”

Müslim, Hudud 13, 1690. H. Ebu Davud, Hudud 23, 4415; Tirmizi, Hudud 8, 1434.

 

584 – Hz. Berâ (radıyallahu anh) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’in yanına yürür kömürle karartılmış ve dayak atılmış bir Yahudi getirdiler. Bunun üzerine Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Yahudileri çağırarak: “Kitabınızda zina haddini (cezasını) böyle mi buluyorsunuz? diye sordu.

“Evet” dediler.

Sonra Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) onların alilerinden birini çağırdı ve “Musa’ya, Tevrat’ı indiren Allah aşkına soruyorum, zina edenin haddini kitabınızda böyle mi buluyorsunuz?” dedi. Alim:

-Hayır! Eğer bana böyle yemin vererek sormasa idin sana haber vermezdim. Kitapta recm buluyoruz. Fakat, zina vak’aları eşrafımız arasında çoğaldı. Artık şerefli birini bu suçla yakalarsak onu bırakır olduk. Ancak biçare birisini yakalarsak ona haddi tatbik ediyoruz. Kendi aramızda şöyle dedik: “Gelin aramızda öyle bir ceza şeklinde anlaşalım ki o, eşraftan olsun, halktan olsun herkese tatbik edilsin. Sonunda recm yerine suratın kömürle boyanıp dayak atılmasında ittifak ettik.”

Bunun üzerine Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Allahım, onların öldürdüğü emr-i şerifini ilk ihya edip dirilten ben olayım” dedi ve had cezasının tatbikini emretti, zâni hemen recmedildi. Bunun üzerine şu âyet indi: “Ey Peygamber! Kalbleri inanmamışken ağızlarıyla “inandık diyenler, Yahudilerden yalana kulak verenler ve başka bir topluluk hesabına casusluk edenlerden inkara koşanlar seni üzmesin. Sözleri asıl yerlerinden değiştirirler de “Böyle bir (fetva) size verilirse alın, verilmezse kaçının” derler…” (Maide 41). Az sonra Allah Teâla şu ayeti indirdi: “Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar kâfirlerdir…” “Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler işte onlar zâlimlerdir…” “…Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar fâsıklardır!” (Maide 44, 45, 47).

Bu ayetlerin hepsi kâfirler hakkında nazil olmuştur.”

Müslim, Hudud 28, (1700); Ebu Dâvud, Hudud, 26 (4448).

 

714 – Amr İbnu Şu’ayb, babası, dedesi tarikiyle rivayet ediyor: “Kendisine Mersed İbnu Ebi Mersed denen bir zât (radıyallahu anh) vardı. Mekke’den Medine’ye esir taşırdı. Mekke’de Anâk adında fahişe bir kadın bu adamın dostu idi. Mekkeli esirlerden birine, kendisini götürmeyi vaadetmişti. (Şimdi hikayesini kendisinden dinleyelim):

-“Mersed’sin değil mi?” dedi. Ben:

-“Evet Mersed’im” dedim.

-“Merhaba, hoş geldin, gel yanımızda geceyi geçir!” dedi. Ben:

-“Hayır, ey Anâk, Allah zinayı haram etti” dedim. Kadın:

-“Ey çadır ahalisi, bu adam esirlerinizi götürüyor!” diye bağırdı. Kaçtım.

Beni sekiz kişi takip etti. Handeme Dağı’nın yolunu tuttum, bir mağaraya girdim. Takipçiler arkamdan gelip mağaranın ağzını tuttular. Tepemden üzerime bevlettiler. Sidikleri başıma isâbet etti. Ancak Allah, onların beni görmelerine mani oldu. Sonra dönüp gittiler.

Ben de arkadaşımın yanına döndüm. Onu sırtladım. Ağır birisiydi. Mekke’nin dışındaki İzhir denen mevkiye geldim. Orada demir bukağılarını çözdüm. Onu sırtımda taşıyordum. Beni çok yormuştu. Nihayet Medine’ye geldim. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın huzuruna çıktım:

-“Ey Allah’ın Resulü, Anâk’la evleneyim mi?” dedim.

Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) cevap vermedi. Sonra şu ayet indi: “Zina eden erkek, ancak zina eden veya putperest bir kadınla evlenebilir. Zina eden kadınla da, ancak zina eden veya putperest olan bir erkek evlenebilir…” (Nur, 3).

Bu vahiy üzerine Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana:

-“Ey Mersed, zina eden erkek ancak zina eden veya putperest bir kadınla evlenebilir. Zina eden kadınla da ancak zina eden veya putperest olan bir erkek evlenebilir, onunla evlenme!” dedi.

Tirmizi, Tefsir, Nur (3176); Ebu Davud, Nikah 5, (2051); Nesâî, Nikah 12, (6, 66).

 

723 – İbnu Mes’ud (radıyallahu anh) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e:

“- Hangi günah daha büyük?” diye sordum. Şu cevabı verdi:

” Seni yaratmış olduğu halde Allah’a ortak koşmandır!”

“- Sonra hangisi gelir?” dedim.

” Seninle beraber yiyecek korkusuyla çocuğunu öldürmendir!” dedi.

Ben tekrar:

“- Sonra ne gelir?” dedim.

” Komşunun helâlliği ile zina etmen!”dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın bu sözlerine te’yiden şu mealdeki âyet nazil oldu:

“Onlar ki, Allah’ın yanına başka bir Tanrı daha (katıp) tapmazlar, Allah’ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar, zina etmezler. Kim bunlardan birini yaparsa cezaya çarpar” (Furkan 68).

Buharî, Tesfir, Furkân 2, Bakara 3, Edeb 20, Muharib’in 20, 46; Müslim,İman 141, (86); Ebu Davud, Talâk 50, (2310); Tirmizî, Tefsir, Furkân (3181).

 

5844 – Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

“Zani bir kimse, zina yaptığı sırada mü’min olarak zina yapmaz, hırsız da çaldığı sırada mü’min olarak hırsızlık yapmaz, içkici, içki içtiği sırada mü’min olduğu halde içki içmez; insanların, onun yüzünden, gözlerini kendine kaldıracakları kadar nazarlarında kıymetli olan bir şeyi mü’min olarak yağmalamaz.”

Buhari, Mezalim 30, Eşribe 1, Hudud 1, 20; Müslim, İman 100, (57); Ebu Dâvud, Sünnet 16, (4689); Tirmizi, iman 11, (2627); Nesâî, Sârık 1, (8, 64).

5845 – Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kişi zina edince iman ondan çıkar ve başının üstünde bir bulut gibi muallak durur. Zinadan çıkınca iman adama geri döner.”

Ebu Dâvud, Sünnet 16, (4690); Tirmizi, İman 11, (2627).

 

6754 – Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Cariye zina ederse sopalayın, yine zina yaparsa yine sopalayın, yine zina yaparsa yine sopalayın, yine zina yaparsa yine sopalayın, sonra onu, (bu halini belirterek) bir örgü (ip) bedeliyle de olsa satın!”

 

7170 – İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “(Bir gün) Resülullah aleyhissalâtu vesselam yanımıza gelip şöyle buyurdular: “Ey muhacirler! Beş şey vardır, onlarla imtihan olacağınız zaman (artık cemiyette hiçbir hayır kalmamıştır. Onların siz hayatta iken zuhurundan Allah’a sığınırım. (Bu beş şey şunlardır:)

  1. l) Zina: Bir millette zina ortaya çıkar ve aIenî işlenecek bir hale gelirse, mutlaka o millette tâun hastalığı yaygınlaşır ve onlardan önce gelip geçmiş milletlerde görûlmeyen hastalıklar yayılır.

2) Ölçü-tartıda hile: Ölçü ve tartıyı eksik yapan her millet mutlaka kıtlık, geçim sıkıntısı ve sultanın zulmüne uğrar.

3) Zekat vermemek: Hangi millet mallarının zekatını vermezse mutlaka gökten yağmur kesilir. Hayvanlar da olmasaydı tek damla yağmur düşmezdi.

4) Ahdin bozulması: Hangi millet Allah ve Resülünün ahdini (yani düşmanla yaptığı anlaşmayı) bozarsa, Allah Teâla hazretleri o millete, kendilerinden olmayan bir düşmanı musallat eder ve ellerindeki (servet)lerin bir kısmını onlar alır.

5) Kitabullahla hükmetmeyi terk: Hangi milletin imamları Kitabullahla ameli terkederek Allah’ın indirdiği hükümlerden işlerine gelenleri seçerlerse, Allah onları kendi aralarında savaştırır.”

Kavram hakkında henüz bir not alınılmadı.

Sâlih Amel

Anlamı Amel-i Sâlih. İman edip gereğini uygulamak. İmanın gereği olan fiillere Dinî terminolojide “amel-i sâlih” adı verilir. Detaylı Bilgiler Cennete gidiş ola…

Oku »

Jüpiter

Konu ile alâkalı bilgiler Jüpiter: Güneşten hayli uzak sayılıyor diğerlerine nispetle. Tam 778 milyon kilometre mesafede. Çapı 143.000 kilometre ve buna rağmen…

Oku »

Aciz

Anlamı Bir diğer varlığa göre, Allah kudret izhar ettiği içindir ki bir birim, kudretli ve güçlüdür. Halbuki kendisinden daha kudretli olanın yanında ise âcîz d…

Oku »