Yöneliş

  • DUA” yöneliştir!… Dua, Allah`a yapılır… “ALLAH İsmiyle İşaret Edilen ise, âfâkta aranacak bir obje TANRI değil, kişiye şah damarından yakın olan “ÖZÜNDE” de mevcut olandır!…
  • Salât (Namaz), yöneliştir!.. Yönelişin neticesi olarak istek, duadır!.. Ama öyle bir dua ki, edenin içinde yok olduğu bir dua!..
  • Terkedebildikleriniz kadar ileriye geçebilirsiniz,  yönelişiniz  gerçeğe  olduğu  sürece.
  • Madde kaydı, hayatınızın her anında sizi zillete çekmektedir, farkında mısınız? Öyle ise, yönelişiniz, maddeötesine olsun!..
  • Yönelişin, ısmarlaması olmaz.
  • Yönelişinizin,  kime ve niye olduğunu, sorun kendinize. İsabetinizin işareti,  huzurdur.
  • İkinin Tekliğe yönelişinin adıdır aşk!.
  • Çalış ki; aslına yönelişinde güçlü olup, tekâmülün de hız kazanasın!.
  • Yönelişin O`na olsun… Ve ihtiyaçlarını da, eğer bîhaber ise, O`na arzet.! 
  • En büyük ibadet, özündekine yönelmektir… O yönelişin sonunda öze ERENlerden olursun elbette!. 
  • Namaz, yöneliştir!.. Yönelişin neticesi olarak istek, duadır!.. Ama öyle bir dua ki, edenin içinde yok olduğu bir dua!..
  • Şimdi İbrahim Aleyhisselâm’ın “ALLAH“a yönelişindeki bilinci ifade şekline dönelim:

    Şuurumu (vechİmİ) semânın ve arzın FÂTIR`I olan Veche döndürdüm! (6-79)

    Yani, “farkettim ki, göklerde ya da yerde tanrılığı-ilâhlığı kabul edilesi bir nesne yoktur ki, ben onu put edinip, ona tapınayım!… Bu sebeple, ben şuurumla, gökleri ve yeri dilediği şekilde meydana getirip onların hepsi üzerinde her an hükmü geçerli olan FÂTIR`a yöneldim…”

    HANÎFEN… (6-79)

    “HANÎF” olarak!. Yani, göklerde ya da yerde “tapınılacak bir tanrı olmadığı” bilinci içinde!.. Putları, tanrıları kabul edemeyecek bir idrâka ermiş olarak… Tüm varlığı, tüm evreni, tüm sistemi, tüm düzeni dilediği gibi ve hükmü her an geçerli bir şekilde var eden sınırsız ilmi ve Gücü idrâk ettiğim için, ötede tapınılacak bir tanrı olmadığı bilincinde olarak!…

    -Müşriklerden değilim!…

    ALLAH, VÂHİD-ül AHAD” olduğu halde; ben “Allah yanısıra tanrı kabul edenlerden” değilim!… Mutlak varlık, “ ALLAH” olduğu halde; ben, tanrı kavramını kabul edenlerden ve böylece de şirke düşenlerden değilim!… “ALLAH” yanısıra TANRI kabullenmek, ya gökte ötede birini kabullenmek şeklinde olur, ya da firavun. Nemrut, Deccal gibi kendilerinin TANRI , RAB olduğunu iddia edenlerin, bu iddialarını kabul etmek suretiyle olur.

  • Gerek dua ve gerekse namaz, kişinin “ALLAH” ismi ile işaret edilene “yönelişinden” başka bir şey değildir!.
  • Cinnî kökenli veriler, insanı, hep uzaya, âfaka ve sayısız uzay katmanlarına yönlendirir özüne yönelişini kesmek için!. “Muavizeteyn” denen “Felâk ve Nas” sûrelerinin yorumunda inşallah anlatacağım üzere bunların vesveselerine, ilhamlarına kapılanlar girdikleri etki altında, daha önce bahsettiğim Kurân âyetleri ve ALLAH Rasûlü duası olan Korunma Dualarını çevrelerindekilere okutmazlar. Oysa bunları okumaya devam edenlere cinlerin tasarrufu ulaşmaz. Cin adı verilmiş görünmez varlıklar insanların kendi özlerindeki “hilâfet” sırrına ermelerini kesinlikle istemezler!. Bu ana amaçlarıdır. Bu konuyu geniş şekilde RUH İNSAN CİN ile AKIL ve İMAN isimli kitaplarda yazdık. “Şeytani Cinler Niçin İnsana Düşmandır” bahsi bunu açıklar. Bu yüzden de “şeytaniyet” vasfıyla tanıtılmışlardır.
  • Ne kadar büyük günahlar içersinde olursan ol, gene de ona yönelmekten vazgeçme!.. Zira bu yönelişin sana muhakkak bir gün kurtuluş yolunu açar!.. Nerede ve ne şartlar altında olursan ol Allah’a yönelmekten asla kaçınma! Ama içinden Allah’a yönelmek gelmiyorsa, işte gerçekten o zaman senin için tehlike çanları çalıyor demektir.
  • ALLAH`ın içinizde hissedilerek O`na yönelinmesi, O`ndaki gücün açığa çıkartılarak o problemin çözülmesi öneriliyor; ve bu yüzden de yönelişin gafletle değil, bilinçli olarak gerçekleştirilmesi esastır!.
  • Bugün hangi tür davranışları ortaya koyabiliyorsan; yarın da onların sonuçları karşına çıkacak… Yüzyüze geleceklerin senden üreyen onlar olacak!.

    Cebrail de var hakikatında, Azrail de; Münker-Nekir de!… Yarın bunlarla, çeşitli aşamalarda yüzyüze gelecek; kiminle ülfet edip kiminden de azar işiteceksin!… Bu nasıl olacak düşündün mü hiç?

    Yönelişin”de, “Fâtiha”nın anlamını tefekkür etmeden, nasıl “FETH” olur gerçekler sana?… Yaptığın, ancak “namaz kılmak” olur; “salâtı ikâme” hiç değil!.. Okumadın mı

    “feveylün lilmusalliyne elleziyne hüm an SALÂTİHİM sâhun” (107/4-5)

    âyetini Kur’ân ‘da…

    Çok musalli vardır eline yorgunluktan başka bir şey geçmez. Çok oruç tutan vardır; açlıktan başka bir şey yaşamaz!” Uyarı ve işaretini duymadın mı, bilmiyor musun?… Dedikodu, gıybet ve hor görmeyle insanları “oruç” olmayacağını duymadın mı?

    Taklitle, âdet diye yapılan fiîller, kesinlikle Dini uygulama olmaz!.

  • Fatihâ’sız salât olmaz, çünkü yönelişin anahtarı odur!.. Onun anlamının tefekkürüyle başlar “Allah”a yöneliş!… Anlamını tefekkür etmeden ister Arapça oku, ister Türkçe, yalnızca papağan gibi tekrarlamış olursun; “bal”, “bal” deyip, midesi “bal”dan mahrum, bedeni onun lezzet ve enerjisini tatmamış anlayışı sınırlı gibi!.. Sana “bal”ı öğretmişler ki, alıp yiyerek değerlendiresin, diye!.

  • “Salât”, yönelerek amacına ulaşmaktır!… “ALLAH Adıyla İşaret Edilen”e olur!…
    Allah’a yönelişin sonunda ancak, müminin mirâcı olan salât gerçekleşir!.

  • KENDİNE YÖNELENLERİ HİDÂYETLENDİRİR.” (42-13)

    Bu hâl üzere, çok çalış. Çalış ki aslına yönelişinde güçlü olup, tekâmülün de hız kazanasın. Zira sen, gerçek yol üzeresin. Çünkü yönelişin sonunda sana hidâyet verildi. Sana yardım elleri içinden ve dışından uzanır; okumadın mı Kitâb`ı;

    BİZİM UĞRUMUZDA MÜCAHEDE EDENİ BİZ DE GERÇEĞE ERDİRİRİZ.” (29-69)

    Böylece yönelişin sonunda hidâyet verilmiş, yani anlayış kapıların açılmış, gerçek yolu bulmuş olursun.

    ALLAH KİME HİDÂYET VERİRSE, O, GERÇEK YOLU BULMUŞ OLUR.” (7-178)

BAKARA 2-29 Hu (O işaretini boyutsal derinlikli düşünmek gerekir) yarattı sizin için arzda olanların (bedeninizdeki özelliklerin) tümünü; sonra da şuur boyutunuza yönelip onu yedi kat (yedi idrak-Nefs mertebesi) olarak düzenledi. O her şeyi bizatihi kendinden yarattığı içindir ki her şeyi bilendir.

BAKARA 2-43 Salatı ikame edin (afaki ve enfüsi yönelişi yaşayın), zekatı (size bağışlananın bir kısmını karşılıksız) verin; rüku edenlerle beraber rüku edin. (Varlığınızdaki Allah Esma`sının azametini hissedip, tespih edin ve bunun nefsin hakikati olan Muhit tarafından algılandığını, rükudan kalkıp “semiAllahu……” derken fark edin.)

BAKARA 2-45 (Varlığınızdaki Esma kuvvesine dayanarak) sabredin ve ona yönelerek (salat ile) yardım isteyin. Allah`a haşyet duymayanın benliğine kesinlikle bu iş ağır gelir!

BAKARA 2-53 Hani Musa`ya Kitabı (varlığın hakikatı bilgisini) ve Furkan`ı (doğrularla yanlışları ayırt etme yetisini-bilgisini) vermiştik; gerçeğe yönelesiniz diye.

BAKARA 2-68 Dediler: “Bizim için Rabbine yönel de bildirsin nasıl bir şey (kesmemizi) istiyor?” “Kesinlikle O diyor ki, o ne yaşlı ne de çok genç, ikisi arası bir inektir…” Hadi emredileni uygulayın.

BAKARA 2-69 (Aldıkları cevapla tatmin olmayıp daha gereksiz detaya indiler) dediler: “Rabbine yönel de bize ne renk olduğunu bildirsin!” “Kesinlikle O diyor ki, o sapsarı parlak renkli bir inektir ki (kesecekleri), bakanlara zevk verir.”

BAKARA 2-70 (Üstelediler) dediler: “Rabbine yönel de açıklasın bize nasıl bir inek kesmemizi istiyor; zira bu tarife benzer çok inek var? inşaAllah biz tam istenilen ineği buluruz”…

BAKARA 2-110 Siz salatı ikame edin (Allah`a yönelişinizi zahiren ve batınen hakkıyla yapın) ve zekatı verin (Allah`ın size ihsanından bir kısmını karşılıksız paylaşın ihtiyacı olanlara)… Ne hayır yaparsanız, Allah indinde onu bulursunuz… Muhakkak ki Allah (varlığınızı oluşturan Esma`sıyla) Basir`dir yaptıklarınıza.

BAKARA 2-127 Ve hani İbrahim, ismail ile el BEYT`in (Kabe-kalp-şuurun .kat seması) ana duvarlarını yükseltip (şöyle yönelmişti): “Rabbimiz, bizden kabul buyur, şüphesiz ki sen (varlığın hakikati olarak) Algılayan Alim`sin.”

BAKARA 2-139 De ki: “Allah hakkında bizle mi tartışıyorsunuz? O, Rabbimiz ve Rabbinizdir! Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız (-ın sonuçları da) sizedir. Biz O`na ihlasla yönelenleriz.”

BAKARA 2-142 insanların, anlayışı kıt ve aşağılık yaşam ehli olanları “Onları eski kıblelerinden (Kudüs`ten Kabe`ye) döndüren (gerekçe) nedir?” derler. De ki: “Batı da doğu da Allah`ındır. Dilediğine hidayet eder, sırat-ı müstakime yönelmesi için.”

BAKARA 2-143 Böylece, sizi insanlar üzere şahit, Rasulü de sizin üzerinize Şehid kıldık. Siz ümmeti Vasat`sınız (adalet ve Hakkaniyet üzere olan). Kendisine yöneldiğin kıbleyi, Rasule tabi olanlarla, ondan yüz çevirip geri dönenleri ayırt etmek için değiştirdik. Allah`ın hidayet ettiklerinin dışındakilere bu olay çok ağır gelecektir. Allah imanınızı boşa çıkarmaz. Allah insanlara hakikatlerinden açığa çıkan Rauf ve Rahim`dir.

BAKARA 2-153 Ey iman edenler, hakikatinizin açığa çıkartacağı sabır (dayanma kuvvesi) ve salat (hakikatiniz olan Esma mertebesine yönelişin getirisi olan müşahede ile) yardım isteyin. Muhakkak ki Allah sabredenlerledir (Es Sabur Esma`sıyla-maiyet sırrı).

BAKARA 2-171 Kafirlerin hali, kendilerine yönelen, çağıranların sesini duyup da ne dediğini anlamayanların haline benzer. Çünkü onlar (anlayışları itibarıyla) sağırdırlar, dilsizdirler (Hakk`ı konuşamazlar), kördürler (apaçık hakikati değerlendiremezler). Akıllarını kullanmazlar!

BAKARA 2-175 işte bunlar BilHÜDA (nefslerinin hakikati olan Allah Esma`sına iman) karşılığında dalaleti (dışa yönelerek tanrı inancına sapmak); mağfiret (hakikatindeki Esma inancı getirisi olan bağışlanma) yerine azabı satın almışlardır. Bunlar ateşe karşı ne kadar dayanıklı imişler!

BAKARA 2-177 Vechlerinizi (yüzünüzü veya şuurunuzu) doğuya veya batıya (varlığın hakikati veya sistem bilgisine) çevirmeniz BiRR (işin hakikatini yaşamak) değildir. Asıl BiRR, “B” işareti kapsamında Allah`a iman edip, gelecekte yaşanacak sürece, melaikeye (algılanıp fark edilemeyen varlığın hakikati olan Allah Esma`sının kuvvelerine), Kitaba (varlığın hakikati ve Sünnetullaha), Nebilere iman eden; Allah sevgisiyle malı, akrabaya, yetimlere, miskinlere, yolda kalmışlara (yuvasından-vatanından ayrı düşmüş), yardım isteyenlere, kölelikten kurtarmaya veren; salatı ikame eden (Allah`a yönelişinin bilfiil hakkını veren), zekatını veren (Allah`ın kendisine bağışladığından bir kısmını karşılıksız paylaşan), söz verdiğinde sözünde duran, sıkıntı, hastalık ve şiddete maruz kaldığında buna dayanandır. işte bunlar sadıklar ve korunanlardır.

BAKARA 2-186 Kullarım sana BEN`den sorarlarsa, şüphesiz ki ben Karib`im (anlayış sınırı kadar yakın!)(“Şahdamarından yakınım” ayetini hatırlayalım)… Yönelip isteyene (dua) icabet ederim. O halde onlar da bana icabet etsinler ve bana iman etsinler ki olgunluklarını yaşasınlar.

BAKARA 2-212 Dünya hayatı süslenip bezendi kafirler için (hakikatlerini inkar edenler süslü dış dünyaya yönelirler). Onlar, (bu yüzden) iman edenlerle alay ederler. Oysa o korunan iman edenler, kıyamet günü onların fevkindedir. Allah dilediğine hesapsız rızık verir.

BAKARA 2-238 Salatlara (namaz-Allah`a yöneliş), özellikle orta “salat”a (ikindi-şuurda her an bunu yaşamaya) dikkat edin. Kanitin (tam teslim olmuşlar) olarak, Allah için yaşayın.

AL-U iMRAN 3-38 Aynı yerde Zekeriyya Rabbine dua etti: “Rabbim, bana ledünnünden (rahmeti sonucu özel meleki kuvve açığa çıkışıyla) tertemiz bir nesil hibe et. Sen kesinlikle duamı işitensin (yönelişimi algılayansın).”

AL-U iMRAN 3-39 O mabette Rabbine yöneliş halindeyken, melaike ona nida etti: “Allah`tan sana Bi-kelimeyi (isa-özel kuvvelerin açığa çıktığı Allah kelimesini) tasdik edici, seyyid (kuvvelerinin efendisi), hasur (nefsaniyetini kontrol eden) salihlerden bir Nebi olarak (varlığındaki Hakk`ı yaşayan) Yahya`yı müjdeler.”

NiSA 4-26 Allah bilmediklerinizi açıklamak, sizden öncekilerin doğru yaşam tarzlarına yöneltmek ve suçlarınızı bağışlamak ister. Allah Alim`dir, Hakim`dir.

NiSA 4-68 Onları sırat-ı müstakime yöneltirdik.

NiSA 4-86 Selam ile size yönelene, siz de daha kapsamlı bir selam ile karşılık verin yahut aynısıyla karşılayın. Muhakkak Allah, her şeyde Hasib`dir (açığa çıkanın sonucunu yaşatandır).

NiSA 4-103 (Endişeli ortamda) salatın edasından sonra, ayakta veya otururken ya da yanlarınız üzere uzanmışken (sürekli) Allah`ı zikredin. Zikrettiğinizle doyuma ulaştığınızda salatı ikame edin (yaşayın-yönelişin tam hakkını verin, zikirle girmiş olduğunuz hissediş ile). Kesinlikle salatın, belli vakitlerde yaşanması, iman edenlere yazılmıştır.

NiSA 4-117 O`nun dunundakilere yönelenler, sadece cansız dişi putlara tapınmaktalar ve böylece de inatçı, hayırsız şeytana yöneliyorlar!

MAiDE 5-16 Rıdvanına (insandaki Esma hakikatiyle tahakkuk kuvvesi-melekesi) tabi olanları, Allah hakikatleri olan Esma özellikleriyle, hakikate erdirir; onları Esma bileşimlerinin elvermesiyle karanlıklardan nura çıkarır ve onları doğru yaşam yoluna yöneltir.

EN’AM 6-79 Muhakkak ki ben vechimi (bilincimi) hanif (tanrı objesiz) olarak, semalar ve arzın Fatır`ına (her şeyi yaratış amacına göre programlayarak Yaratan`a) yönelttim… Ben müşriklerden değilim!

ARAF (A’RAF) 7-17 Sonra andolsun ki, onlara önlerinden (hırslarını tahrik ederek-benliklerini yücelterek hakikati inkara sürükleyerek), arkalarından (gizli şirke yönelterek-saptırıcı fikirlerle), sağlarından (senden alıkoyacak hayırları ilham ederek) ve sollarından (kötülükleri güzel-süslü göstererek) geleceğim… Onların çoğunluğunu, verdiklerini değerlendiren olarak bulamayacaksın!

ARAF (A’RAF) 7-37 Allah üzerine yalan uydurandan yahut O`nun işaretlerindeki varlığını yalanlayandan daha zalim kimdir? işte onlara Kitaptan (nazil olan bilgideki) nasipleri ulaşır… Nihayet onları vefat ettirmek için Rasullerimiz kendilerine geldiği vakit: “Allah`ın dununda yönelip var sandıklarınız nerede?” derler… “Bizden kaybolup gittiler” derler ve hakikat bilgisini inkar halinde olduklarına kendi aleyhlerine şahitlik ederler.

ARAF (A’RAF) 7-94 Biz (hangi) bölge halkına bir Nebi irsal ettiysek, mutlaka onun halkını (kendini beğenmişliklerinden uzaklaştırmak için) sıkıntı, hastalık ile kuşattık; belki içtenlik ve alçak gönüllülükle yönelirler (diye).

ARAF (A’RAF) 7-156 Bize hem şu dünyada güzellik yaz hem sonsuz gelecek yaşamında… Doğrusu biz sana yöneldik… Buyurdu ki: “Azabımı, kime dilersem ona isabet ettiririm… Rahmetim her şeyi kapsar! Onu, korunanlara, zekatı verenlere ve işaretlerimizdeki hakikate iman edenlere yazacağım.”

ARAF (A’RAF) 7-180 Esma ül Hüsna Allah`ındır (o isimlerin işaret ettiği özellikler, TEK BiR SAMED Allah`a işaret eder… Dolayısıyla bu isimler ve bu isimlerin işaret ettiği anlamlar sadece O`nundur; beşer anlayışıyla kayıt altına girmez. Nitekim Mü`minun: `de: SubhanAllahi amma yesıfun = onların vasıflamalarından Allah münezzehtir, buyurulur)! O`na isimlerin manalarıyla yönelin… O`nun Esma`sında ilhada sapanları (şirke düşenleri) terk edin! Yapmakta olduklarının karşılığını göreceklerdir.

ARAF (A’RAF) 7-194 Allah dununda yöneldikleriniz, muhakkak sizin benzerleriniz kullardır! Eğer (inancınızda) ısrarlıysanız hadi çağırın onları da, size icabet etsinler!

ENFAL 8-3 Onlar ki, salatı ikame ederler (Allah`a yönelişleri sonucu tüm varlığın O`nun hükmüne uyduğu; alemlerde Allah Esma`sından başka {dununda} hiçbir şey olmadığı yaşanarak `Baki Allah`tır` hakikati açığa çıkar) ve onları rızıklandırdıklarımızdan (maddi veya salatı yaşamanın sonucu oluşan manevi rızkı) infak ederler.

ENFAL 8-35 Onların el-Beyt`in (Beytullah`ın) indindeki (katındaki) salatları (yönelişleri), ıslık çalmak ve el çırpmak olandan (atalarının tapınma biçiminden) başka bir şey değildir… O halde gerçeği inkar etmenizden (küfrünüzden) ötürü tadın azabı!

ENFAL 8-61 Eğer barışa yanaşırlar ise, sen de ona (barışa) yanaş! Allah`a tevekkül et (Allah`ı vekil tut=El Vekil isminin kuvvesine yönel)! Çünkü O, Semi`dir, Alim`dir.

TEVBE 9-55 Onların ne zenginlikleri ve ne de evlatları seni imrendirmesin… Allah bunlarla ancak dünya hayatında onlara azap etmeyi (bunlara yönelmenin getirisi olan Allah`tan uzak düşmenin oluşturacağı azabı) ve hakikat bilgisini inkar edenler olarak canlarının çıkmasını irade ediyor (mekr yoluyla).

TEVBE 9-59 Keşke onlar, Allah`ın ve Rasulünün onlara verdiğine razı olsalardı ve: “Allah bize yeter… Yakında Allah bize fazlından verecek, Rasulü de… Doğrusu biz Allah`a yönelmişlerdeniz” deselerdi.

TEVBE 9-103 Onların mallarından bir sadaka al ki, böylece onları temizleyesin; onunla kendilerini arındırasın. Onlara yönel, dua et… Muhakkak ki senin salatın (yönelişin) onlar için huzur, güven kaynağıdır. Allah Semi`dir, Alim`dir.

YUNUS 10-10 Onların ondaki Allah`a yönelişleri: “Subhaneke Allahümme = Subhansın sen Allah`ım; seni tenzih ve tespih ederiz”dir… Birbirlerine yönelişleri ise: “Selam”dır (Selam ismi manası sürekli açığa çıksın bizde)… Yönelişlerinin sonucunda ulaştıkları nokta ise: “El-Hamdu Lillahi Rabb-ül alemin = Hamd Rabb-ül alemin Allah`ındır”dir.

YUNUS 10-12 insan, sıkıntı veren bir olay yaşadığında; uzanmış, otururken ya da ayaktayken bize yönelip yardım ister! Fakat o olaydan feraha çıkardığımızda, sanki kendisini sıkan o olay için bize dua etmemiş gibi yürür gider! işte haddi aşanlara, yapmakta oldukları böylece süslendirilmiştir.

YUNUS 10-106 Allah dunundaki sana fayda ve zarar vermeyecek şeylere yönelme! Eğer böyle yaparsan, o zaman muhakkak ki sen nefsine zulmedenlerden olursun!

YUNUS 10-108 De ki: “Ey insanlar… Gerçek ki size Rabbinizden hakikat bilgisi gelmiştir! Artık kim hakikate yönelirse yalnızca kendi nefsi için yönelmiş olur; kim de saparsa sadece kendi nefsi aleyhine sapmış olur! Ben sizin vekiliniz (hakikatinizin şuurunuzdaki yönlendiricisi) değilim.”

HUD 11-37 Gözlerimiz olarak (maiyet sırrına işaret bu ifade), vahyimizce gemiyi yap… Zalimler hakkında (şefaat için) bana yönelme… Kesinlikle onlar boğulacaklardır!

HUD 11-87 Dediler ki: “Ya Şuayb… Yöneldiğin mi sana emrediyor, atalarımızın tapındıklarına tapınmamamızı ya da mallarımızda dilediğimiz gibi tasarruf etmememizi! Muhakkak ki sen Halim`sin, Reşid`sin.”

HUD 11-88 (Şuayb) dedi ki: “Ey halkım… Görmüyor musunuz? Ya Rabbimden kesin bir delil üstündeysem ve O bana kendinden güzel bir rızık verdiyse? Sizden yapmamanızı istediğim şeyde size ters düşmek istemiyorum… Gücüm yettiğince sizi düzeltmek istiyorum… Başarım ancak Allah`ladır… O`na tevekkül (hakikatimdeki El Vekil isminin gereğini yerine getireceğine iman) ettim ve O`na yöneliyorum.”

YUSUF 12-9 Öldürün Yusuf`u yahut Onu (başka) bir yere uzaklaştırın ki babanızın sevgisi size yönelsin! Ondan sonra rahata ermiş olursunuz.

YUSUF 12-67 Ve dedi ki: “Ey oğullarım… Tek bir kapıdan girmeyin… Ayrı ayrı kapılardan girin… (Gerçi) Allah`tan (gelecek) hiçbir şeyi sizden savamam… Hüküm ancak Allah`ındır… O`na tevekkül (hakikatimdeki El Vekil ismi özelliğinin gereğini yerine getireceğine iman) ettim ve O`na yöneliyorum… Tevekkül edenler O`na tevekkül etsin.”

RA’D – RAD 13-14 Hak davet “Hu”yadır! Yönelip yardım istedikleri O`nun dunundakilerden, onlara hiçbir şekilde cevap gelmez (çünkü asla var olmadılar)! (Onların durumu) ancak, su içmek isteyip de yalnızca suya elini açanın hali gibidir… (Çeşme olmadığından) o su ona ulaşacak değildir! Hakikat bilgisini inkar edenlerin duası ancak sapkınlık ve boşadır!

RA’D – RAD 13-18 Rablerine icabet edenlere (hakikatlerine yönelenlere) Hüsna (cennet-varlıklarındaki Esma kuvvelerinin açığa çıkış güzelliklerini yaşamak) vardır… O`na icabet etmeyenlere gelince, eğer ki arzdakilerin tamamı ve onunla beraber bir misli daha onların olsa elbette (Bi-)onu fidye verirlerdi (yaşayacakları mahrumiyet azabından kurtulmak için)… işte yaşam muhasebesi sonucunun en kötüsü onlar içindir… Onların barınakları Cehennem`dir… Ne kötü yataktır o!

RA’D – RAD 13-27 O hakikat bilgisini inkar edenler: “O`na Rabbinden bir mucize inzal edilseydi ya?” derler… De ki: “Muhakkak ki Allah dilediğini saptırır, kendisine dönüp yöneleni de hakikate erdirir.”

İbrahim 14-37 Rabbimiz… Muhakkak ki ben, zürriyetimden bazısını senin kutsal evinin yanında, ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim… Rabbimiz, salatı ikame (sana yönelişlerinin getirisini) yaşasınlar diye! (O halde) insanlardan bazı hakikati idraka açık olan şuur sahiplerini, onlara meylettir ve kendilerini ilim ve marifetlerden rızıklandır… Ta ki değerlendirsinler, şükretsinler.

İbrahim 14-40 Rabbim, salatı ikameyi (Esma hakikatine yönelişin getirisini yaşayanlardan) kıl, beni ve zürriyetimden de (ikame edenler yarat)! Rabbimiz; duamı gerçekleştir. (Dikkat: İbrahim a.s. gibi bir Zat, salatın ikamesini-yaşantısını talep ediyor; bu ne anlam taşır, derin düşünmek gerekir. A.H.)

NAHL 16-20 Allah dununda yöneldikleri, kendileri yaratılmış oldukları için bir şey yaratamazlar.

iSRA 17-110 De ki: “`Allah` diye yönelin veya `Rahman` diye yönelin! Hangi anlayış ile yönelseniz, El Esma ül Hüsna O`na aittir (Esma ül Hüsna ile işaret olunan hep aynı TEK!, TEK`in değişik özelliklerine işaret eden isimler; illa “Hu”)! Salatında sesini yükseltme, onu gizleyip kısma da; ikisi arası bir yol tut.”

KEHF 18-28 O`nun vechini dileyerek, sabah-akşam Rablerine dua edenlerle beraber, nefsine (bilincine) sabret! Dünya hayatının süslü gösterilen şeylerine yönelip de, onlardan ilgini kesme! Şuuru kozası içinde bizi hatırlamaktan mahrum bırakılmış; asılsız kabullerine tabi olup, işi yapması gerekenin ötesindeki olan kimseye itaat etme!

MERYEM 19-3 Hani O, Rabbine derunundan yönelmişti.

MERYEM 19-31 Nerede olursam olayım beni bereketli kıldı… Salatı (sürekli Rabbime yönelik yaşamayı) ve safiyeyi hükmetti, Hayy olduğum sürece!

MERYEM 19-48 Sizden de, sizin Allah dunundaki yöneldiklerinizden de uzaklaşıp; Rabbime dua ediyorum. Rabbimin yönelişi ile mutsuz sona ermeyeceğimi umarım.

MERYEM 19-49 (İbrahim) onlardan ve onların Allah dunundaki yöneldiklerinden uzaklaşınca, Ona ishak`ı ve Yakup`u hibe ettik… Hepsini Nebi oluşturduk!

TAHA 20-132 Yakınlarına salatı (rabbine yönelişi) yaşamalarını emret; kendin de onda devamlı ol! Senden bir yaşam gıdası istemiyoruz; (aksine) senin yaşam gıdan bizden! Gelecek korunanındır.

ENBiYA 21-76 Nuh… Hani daha önce bize yönelmişti de, Ona icabet etmiş; (böylece) Onu ve ehlini o azim sıkıntıdan kurtarmıştık.

ENBiYA 21-87 ZünNun (Yunus)… Hani kızarak çekip gitmiş ve kendisini sıkıştırmayacağımızı zannetmişti! Nihayet karanlıklar içinde: “Tanrı yok (benliğim yok); sadece Sen (hakikatimi oluşturan EL Esma manaların)! Senin (Esma manalarını açığa çıkaran olarak bu işlevimle) tespihindeyim! Muhakkak ki ben nefsime zulmettim” diye yönelmişti.

HAC 22-12 Allah dunundaki ne yararı ne de zararı olmayan şeylere yönelir… işte bu tam bir (hakikatten) sapmadır!

HAC 22-13 (O), zararı yararından fazla olana yönelir… O (taptığı) ne kötü bir mevla ve ne kötü arkadaştır!

HAC 22-15 Kim Allah`ın (hakikatindeki Esma kuvvelerinin) kendisine dünyada ve gelecek yaşamında yardımcı olmayacağını zannediyorsa, bir sebep ile (tefekkürle) semaya (bilincine) yönelsin, sonra (bedensiz sırf bilinç olarak beden bağını) kessin de bir baksın; (kendini yalnızca beden zannetmesiyle düştüğü) tuzağı, öfkelendiği şeyi (Rabbinin kulu olması gerçeğini) ortadan kaldırıyor mu?

HAC 22-26 Hani biz İbrahim`e Beyt`in mekanını hazırlamıştık da: “Bana bir şeyi ortak koşma! Beytimi, tavaf edenler, (benlikleriyle) ayakta yönelenler ve secde (benliksiz) ile rüku edenler (boyun eğenler) için arındır!”

HAC 22-62 işte böyle… Zira Allah; “Hu”dur! Hak`tır (hakiki varlık)! O`nun dununda olan yöneldikleri ise, aslı olmayan (bilinçteki yanlış verinin var sandırdığı) şeylerdir! Muhakkak ki Allah, aliyy`dir, Kebir`dir.

HAC 22-73 Ey insanlar! Bir ibretlik misal verildi; onu dinleyin… Allah dununda yöneldikleriniz, bir araya toplansalar bile, bir sinek dahi yaratamazlar! Sinek bile onlardan bir şey kapsa, onu sinekten kurtaramazlar… isteyen de istenilen de acizdir!

MU’MiNUN 23-2 Onlar (iman edenler) salatlarında hakkıyla Allah`a yönelmenin yaşantısı içindedirler;

MU’MiNUN 23-9 Yine onlar ki salatlarını muhafaza ederler (Allah`a yönelişleri-müşahedeleri süreklidir).

MU’MiNUN 23-108 Dedi ki: “Sinin orada… Bana da yönelmeyin!”

MU’MiNUN 23-117 Kim Allah ile yanı sıra başka tanrıya yönelirse -ki o konuda hiçbir kanıtı olamaz- onun getirisi ancak Rabbinin indindedir… Muhakkak ki hakikat bilgisini inkar edenler kurtuluşa eremezler!

FURKAN 25-68 Ki onlar, Allah yanı sıra tanrıya yönelmezler; hakkaniyet (kısas) dışında Allah`ın haram kıldığı canı katletmezler ve zina yapmazlar… Kim onu yaparsa sonucunu yaşar!

FURKAN 25-77 De ki: “Eğer yönelişiniz olmazsa Rabbim size önem vermez! Gerçekten yalanladınız… Yakında kaçınılmaz sonucunu yaşayacaksınız!”

ŞUARA 26-213 O halde Allah (hakikati ortada iken) yanı sıra tanrı kavramına yönelme! Yoksa azabı yaşayacaklardan olursun!

NEML 27-3 Onlar ki, salatı (Allah`a yöneliş ile mi`racı yaşama) ikame ederler ve arınıp saflaşmak için varlıklarından verirler; işte onlar sonsuz geleceklerine kesin yakin elde etmişlerdir.

KASAS 28-22 Medyen (Şuayb a.s.ın memleketi) tarafına yöneldiğinde (Musa) dedi ki: “Umulur ki Rabbim, düzlüğe çıkartır!”

KASAS 28-63 Bildirilen sözü hak etmiş olanlar dedi ki: “Rabbimiz… işte şunlar saptırıp azdırdığımız kimseler… Kendimiz sapıp azdığımız gibi onları da azdırdık… Sana yöneldik, hüküm senin… Zaten onlar bize tapınmıyorlardı.”

KASAS 28-88 Allah yanı sıra tanrıya (dışsal güce) yönelme! Tanrı yoktur, sadece “Hu”; Her şey (şey`iyeti itibarıyla) yoktur sadece O`nun vechi (mevcuttur)! Hüküm O`nundur… O`na (hakikatiniz olan Esma mertebesinin farkındalığına) döndürüleceksiniz!

ANKEBUT 29-42 Muhakkak ki Allah, O`nun dununda yöneldiğiniz şeyleri bilir… “Hu”; Aziz`dir, Hakim`dir.

ANKEBUT 29-69 Biz`e (ermek için nefsine karşı) savaş verenlere gelince, elbette onları yollarımıza ulaştıracağız… Kesinlikle Allah, yakin ehliyle (ihsan sahibi {Allah`a görüyormuşçasına yönelen}) elbette beraberdir! (Maiyet sırrı.)

RUM 30-30 Vechini (şuurunu) Hanif olarak (tanrıya tapınmaksızın, Allah`a şirk koşmaksızın) o Tek Din`e yönelt! O Allah Fıtratı`na ki, insanları onun üzerine yaratmıştır! Allah yaratışında değişme olmaz! işte bu, Din-i Kayyım`dır (sonsuz geçerli Sistem, Sünnetullah`tır)… Ne var ki insanların çoğunluğu (bu gerçeği) bilmezler.

RUM 30-31 O`na yönelmişler olarak, O`ndan (yaptıklarınızın sonucunu otomatik olarak yaşatacağı sistem ve düzeni nedeniyle) korunun, salatı ikame edin ve şirk koşanlardan olmayın!

RUM 30-33 insanlara bir sıkıntı dokunduğunda, O`na yönelenlerden olarak Rablerine dua ederler… Sonra onlara kendinden bir rahmet tattırırsa, bir de bakarsın ki onlardan bir fırka Rablerine şirk koşuyorlar.

LOKMAN 31-3 Görüyormuşçasına Allah`a yönelenler (ihsan sahipleri) için hakikate erdirici ve rahmet olarak.

LOKMAN 31-15 ilmine uymayan bir şeyi bana eş koşman konusunda zorlarlarsa o ikisine itaat etme! Dünyalık konusunda o ikisiyle (iyi geçin); bana yönelenin yoluna tabi ol! Sonra geri dönüşünüz banadır. Yaptıklarınızı size haber vereceğim.

AHZAB 33-29 Yok eğer Allah`ı, Rasulü`nü ve sonsuz gelecek yurdunu diliyorsanız, muhakkak ki Allah sizden, muhsin kadınlar (görürcesine Allah`a yönelmişler) için çok büyük bedel hazırlamıştır.

AHZAB 33-56 Muhakkak ki Allah ve melekleri, Nebi`ye salat eder… Ey iman edenler, siz de O`na salat (yönelin) edin ve teslimiyet ile selam verin!

SEBE’ 34-9 Önlerinde ve arkalarında (gelecekte ve geçmişte), semadan ve arzdan (bilinç ve bedenen) neler olduğunu görmediler mi? Eğer dilesek onları arza batırırız (bedensellikte boğarız Esma`mızdan açığa çıkan bir şekilde) yahut üzerlerine semadan parçalar düşürürüz (düşüncelerini alt-üst ederiz)! Muhakkak ki bunda (hakikatine) yönelen her kul için elbette bir işaret vardır.

FATIR 35-13 Geceyi gündüze dönüştürür, gündüzü de geceye dönüştürür… Güneş`i ve Ay`ı işlevlendirmiştir… Her biri belirlenmiş bir sürece kadar akıp gider… işte budur Allah, Rabbiniz! Mülk O`nun (Esma özelliklerinin seyri-açığa çıkması) içindir! O`nun dununda yöneldikleriniz (var zannettikleriniz) bir hurma çekirdeğinin zarına bile malik değildirler.

SAFFAT 37-50 (Cennettekiler) birbirlerine yönelip soruşurlar.

SAFFAT 37-75 Andolsun ki Nuh bize yönelmişti… Biz ne güzel icabet edenleriz.

SAFFAT 37-84 Rabbine selim bir kalp ile (şuurunda Esma hakikatini yaşamakta olarak) yönelmişti!

SAFFAT 37-91 (İbrahim de) onların tanrılarına yaklaşıp yöneldi de: “Yemez misiniz?” dedi.

SAD 38-24 (Davud) dedi ki: “Yemin olsun ki senin bir tek koyununu kendi koyunlarına katmakla sana zulmetmiş… Muhakkak ki çok yakın olanların birçoğu, birbirlerinin benzeri davranışlarda bulunurlar… Ancak iman edip imanın gereğini uygulayanlar böyle değildir… Fakat onlar da ne kadar azdır!” Davud kendisini imtihan ettiğimizi zannetti; bundan dolayı Rabbinden mağfiret diledi ve boyun eğerek yere kapandı ve O`na yöneldi! (. ayet secde ayetidir.)

SAD 38-32 (Onları seyrederken Süleyman kendi kendine düşündü) dedi ki: “Rabbimin zikrinden (müşahedesinden) atların sevgisine yönelip meşgul oldum”… Nihayet (atlar gidip) gözden kayboldu!

SAD 38-34 Andolsun ki Süleyman`ı imtihan ettik ve Onun tahtına ölü bir beden bıraktık (tahtına varis olacak olan imansız kişiyi. A.H.)… Sonra tövbe edip yöneldi.

ZÜMER 39-17 Bedenini tanrılaştırarak (tagut) ona tapınmaktan kaçınıp, Allah`a (hakikatlerine) yönelenler var ya, onlar için Büşra (müjde; vuslat) vardır… Kulları müjdele!

ZÜMER 39-41 Muhakkak ki biz sana O BiLGiyi insanlar için Hak olarak inzal ettik! Artık kim hakikate yönelirse kendi nefsi içindir! Kim de (hakikatten) saparsa sonucu sadece kendi aleyhine olarak sapar! Sen onların vekili değilsin!

ZÜMER 39-54 Rabbinize yönelin (tövbe edin) ve size azap (ölüm) gelmeden önce O`na teslim olun… Sonra yardım olunmazsınız!

MÜ’MiN – MUMIN 40-13 Hu ki, işaretlerini size gösteriyor ve semadan (bilincinize) sizin için bir rızık (hakikatine dair ilim) indiriyor… (Bunun ne demek olduğunu hakikatine) yönelenden başkası hatırlayıp üzerinde derin düşünemez!

MÜ’MiN – MUMIN 40-14 Öyle ise hakikat bilgisini inkar edenler kerih görse de, Din`i O`na has kılarak Allah`a yönel!

MÜ’MiN – MUMIN 40-50 (Bekçiler) dediler ki: “Rasulleriniz size apaçık deliller olarak gelmedi mi?”… Dediler ki: “Evet”… (Bekçiler) dediler ki: “O halde kendiniz dua edin!”… Hakikat bilgisini inkar edenlerin duası da asılsız yönelişten başka bir şey değildir.

MÜ’MiN – MUMIN 40-65 Hudur El Hayy! Tanrı yoktur; sadece “Hu”! Dini O`na has kılarak, O`na yönelin artık! Hamd, alemlerin (insanların) Rabbi Allah`a aittir.

MÜ’MiN – MUMIN 40-66 De ki: “Rabbimden bana deliller geldiğinde, Allah dununda sizin yöneldiklerinize tapınmaktan yasaklandım ve Rabb-ül alemin`e teslim olmakla hükmolundum.”

MÜ’MiN – MUMIN 40-74 Allah dununda! Dediler ki: “Bizden kayboldular… Hayır, zaten biz daha önce, olmayan şeye yönelmişiz!”… Allah, hakikat bilgisini inkar edenleri böylece saptırır.

FUSSiLET 41-6 (Rasulüm) de ki: “Ben sizin benzeriniz beşerim; ne var ki bana şu gerçek vahyolunmuş bulunuyor: tanrınız olarak düşündüğünüz Uluhiyet sahibi TEK`tir! O halde O`na yönelin ve O`ndan bağışlanma dileyin… Yazıklar olsun şirk koşanlara!”

ŞURA 42-13 O tek Din`den (muhakkak geçerli Allah Sistem ve düzeninden) Nuh`a uygulamasını istediğimizi; sana vahyettiğimizi; İbrahim`e, Musa`ya ve isa`ya da uygulamalarını söylediğimiz gerçeği; “Din`i ikame edip; onda ayrılığa düşmeyesiniz” diye, sizin için de kurallaştırdı! Kendilerini çağırdığın bu şey (la ilahe illallah gerçeği; Sistem realitesi), şirk koşanlara büyük geldi! Allah dilediğini kendine seçer; kendine yönelenleri de hakikate erdirir!”

ZUHRUF 43-86 O`nun dununda olarak yöneldikleri şefaate sahip olamazlar; Hak olarak şahit olanlar müstesna!

DUHAN 44-22 (Musa da) Rabbine yöneldi: “Bunlar suçlu (şirk koşan) bir toplum!”

AHKAF 46-4 De ki: “Allah dununda yöneldiklerinizi gördünüz mü (düşünün bakalım)? Gösterin bana arzdan ne yaratmışlar? Yoksa onların, semaların yaratılmasında bir ortaklığı mı var? Eğer doğruyu söylüyorsanız, bu konuda eskiden gelen bir bilgi yahut ilimden bir kalıntı getirin bana.”

AHKAF 46-6 insanlar haşrolunduklarında, (o Allah`tan gayrı yöneldikleri) kendileri için düşmanlar olurlar ve onların tapınmalarını da inkar ederler!

AHKAF 46-24 Ne vakit onu (tehdit olundukları azabı) vadilerine yönelmiş geniş bir bulut olarak gördüler, dediler ki: “Bu bize yağmur indirecek bir buluttur.” Hayır, o kendisini acele istediğinizdir! (O) içinde feci bir azap olan rüzgardır.

AHKAF 46-29 Hani cinden bir grubu, Kuran`ı işitip dinlesinler diye sana yöneltmiştik… O`na hazır olduklarında, dediler ki: “Susun!”… Hüküm yerine gelince de uyarıcılar olarak toplumlarına döndüler!

KAF 50-32 Bu vadolunduğunuzdur denir, hakikatine yönelip bu halini koruyanlara…

ZARiYAT 51-26 Ailesine yöneldi de semiz (kızartılmış) bir buzağı eti getirdi.

TUR 52-28 Muhakkak ki biz bundan önce de O`na yöneliyorduk! Muhakkak ki O, Berr`dir, Rahim`dir

VAKIA 56-37 (Ki o daha önce hiç görülmemiş-kullanılmamış türden bedenler) eşlerine aşık (dünyaya birbirine düşman olarak inen, insanı maddeye yönelttiren hayvani beden karşıtı olarak, insan şuuruna sahip bilince, özelliklerini itirazsız yaşatan. A.H.) ve yaşıtlardır (bilinçle birlikte var olmuştur)!

HAŞR 59-23 Hu Allah, tanrı yok, sadece “Hu”! Melik`tir (efal, oluşlar aleminde mutlak hükmü yürüyen), Kuddus`tür (yaratılmışlığa ve kevne ait nitelenmelerden, yaratılmış kavramlardan münezzeh), Selam`dır (yaratılmışlarda yakin ve kurb halini oluşturup maiyet sırrını açığa çıkartan), Mümin`dir (iman açığa çıkartarak hakikatini müşahedeye yönelten), Müheymin`dir (gözetip himaye eden, muhteşem azametini seyirde yaratılmışlığı kaldıran), Aziz`dir (karşı konulması imkansız olarak dilediğini yapan), Cebbar`dır (iradesini zorunlu kabul ettiren), Mütekebbir`dir (Mutlak yegane Kibriya {eniyeti} olan)! Allah, onların ortak koştukları tanrı kavramlarından Subhan`dır!

MÜMTEHiNE 60-4 İbrahim`de ve Onunla beraber olan kimselerde sizin için gerçekten güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine dediler ki: “Muhakkak ki biz sizden de, Allah dununda kulluk yaptıklarınızdan da uzağız! Sizi inkar-reddettik. Sizinle aramızda ebediyen düşmanlık ve buğz başlamıştır; siz Esma`sıyla hakikatiniz olan Allah`ın Vahidiyetine iman edinceye kadar!”… Ancak İbrahim`in babasına: “Mutlaka senin için mağfiret dileyeceğim; ama senin için (dua edip istemekten başka) Allah`tan bir şeye malik değilim” sözü hariç! “Rabbimiz, sana tevekkül ettik, sana yöneldik ve dönüş sanadır!” (dediler).

CUMUA 62-11 (Allah`a yönelip hakikatlerini hatırlamak varken) bir ticaret yahut bir eğlence gördüklerinde, dağılıp ona gittiler de, seni (Cum`a salatının imamı Hz. Rasulullah`ı) kaim halde terk ettiler! De ki: “Allah indindeki, eğlenceden de ticaretten de daha hayırlıdır… Allah yaşam gıdasıyla besleyen, en hayırlıdır!”

KALEM 68-32 Umulur ki Rabbimiz onun yerine ondan daha hayırlısını verir! Muhakkak ki biz (artık) Rabbimize yönelenleriz.

KALEM 68-48 Rabbinin hükmüne sabret ve balık sahibi (Yunus Nebi) gibi olma! Hani O, gamla dolu halde yönelmişti.

MEARiC 70-4 Melekler ve ruh, miktarı (size) elli bin sene gibi olan bir süreç içinde uruc ederler (hakikatlerindeki Allah`a ermek için yöneliş süreci) O`na.

MEARiC 70-23 Onlar ki sürekli salattadırlar (sürekli Allah`a yönelişlerini muhafaza ederler)!

MEARiC 70-34 Onlar ki salatlarını bilfiil muhafaza ederler (Allah`a yöneliş hallerini sürekli korurlar).

CiN 72-18 Muhakkak ki secde mahalleri Allah içindir. O halde (secde halinde) Allah yanı sıra başka birine yönelmeyin!

CiN 72-19 Ne zaman Abdullah (Allah kulu-Hz.Muhammed), O`na yönelerek kalksa, çevresinde çullanıyorlar!

CiN 72-20 De ki: “Ben yalnızca Rabbime yönelirim (O`ndan isterim)! Hakikatim olan O`na hiç kimseyi ortak etmem!”

MÜZZEMMiL 73-8 Rabbinin ismini zikret (hatırla) ve her şeyden kesilip sırf O`na yönel!

MÜZZEMMiL 73-20 Muhakkak ki Rabbin senin gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında veya üçte birinde kalktığını biliyor… Seninle beraber olanlardan bir grubun da! Geceyi ve gündüzü Allah takdir ediyor! (Allah) onu asla değerlendiremeyeceğinizi bildi de tövbenizi kabul etti… Kuran`dan kolaylaşanı okuyun (idrak edin)! (Allah) bilir ki, sizden hastalar, arzda dolaşıp Allah`ın lütfundan talep eden kimseler ve Allah yolunda savaşan kimseler olacaktır. Artık O`ndan kolaylaşan kadarını okuyun; salatı ikame edin (yönelişi kaim kılın müşahede ile), zekatı verin ve Allah`a güzel bir ödünç verin… Kendiniz için (önceden) hayırdan ne takdim ederseniz, Allah indinde onun çok daha büyük ve hayırlısını bulursunuz. Allah`tan mağfiret dileyin! Muhakkak ki Allah Gafur`dur, Rahim`dir.

KIYAMET 75-31 Ne tasdik etti ne salat (yöneldi Rabbine)!

Kavram hakkında henüz bir not alınılmadı.

Ahadiyyet

Ahadiyyeti” târif eden en uygun kelime de “HİÇLİK”tir. “LÂHUT”  fikir kabul etmez! Düşünce, o boyutta “yok” olur! “Ahadiyet” denilen bu mertebe “hiç“liktir! “Al…

Oku »

İlâh – Tanrı

Anlamı TANRI – İLÂH, tapınılan varlık anlamına gelir.. Öğülen, yüceltilen, büyütülen ve bütün bunların karşılığında da kişiye istek ve arzuları istikameti…

Oku »

Evrensel Boyut

Anlamı Gelin önce âfâka (ufuklara), yani evrensel boyuta bir bakış atalım… Dikkat! Unutmayalım ki… Ya da… Fark edelim ki… Tüm bu sorgulamaları, evrendeki sayısı…

Oku »