EBU BEKİR ES SIDDÎK

Ahmed Hulûsi

Son zamanlarda Kureyşli müşriklerin iyice azması üzerine, bir kısım müslümanlar Habeşistan’a hicret etmişlerdi…

Bunların Habeşistan’a göç etmesinden bir müddet sonra Rasûlü Ekrem, müslümanlara:

− Ey müslümanlar! Sizin hicret edeceğiniz şehrin, iki kara taşlık arasında hurmalıkları olan bir yer olduğu bana gösterildi…

Buyurarak, onları bu göçe teşvik etti…

Bundan az bir zaman önce, Ebu Bekir es Sıddîk da hicrete niyet etmiş ve Rasûlü Ekrem de O’na izin vermişti.

Bu, Habeşistan’a göç müsaadesinin çıktığı zamana rastlar…

Hz. Sıddîk, Mekke’nin deniz sahilini takiben beş günlük mesafedeki Berk’ül-Gimâd’a gelmişti.

Devesi üstünde, kalbi Allâh’ta gitmekteyken, karşısına İbnü’d-Dağinne çıkmaz mı!..

İbnü’d-Dağinne o zamanlar daha müslüman olmamıştı… Müslümanlığı kabul edişi çok daha sonralarıdır!.. Hatta Huneyn savaşında bulunmuş ve müşriklerden bazılarını da öldürmüştü.

İbnü’d-Dağinne, Kare kabilesinin de ulularından olması sebebiyle, hatırı sayılı bir kişidir…

Hz. Ebu Bekir es Sıddîk’ı gören İbnü’d-Dağinne, hayretle sordu:

− Nereye gidiyorsun, yâ Eba Bekr?..

− Beni kavmimin ezâsı çıkarttı… Şöyle tenhaca bir yere gidip, orada Rabbime ibadet etmek istiyorum.

İbnü’d-Dağinne, daha fazla hayret etti bu cevap karşısında:

− Yâ Eba Bekr!.. Senin gibi bir zât ne yurdundan çıkar, ne de başkaları tarafından çıkartılır!.. Bir hakikattir ki, sen herkeste bulunmayan malları ihsan edersin, akrabanı ziyaret edersin; reşid olmayan akrabai taallukatının yükünü çekersin; misafiri ağırlarsın; hayır işlere yardım edersin!.. Şimdi ben senin için hâmiyim… Haydi Mekke’ye dön de, kendi memleketinde Rabbine ibadet et…

Hz. Ebu Bekir es Sıddîk’ın gönlü yattı…

Gerisin geriye Mekke’ye geldi… Keza İbnü’d-Dağinne de O’nu yalnız bırakmadı… O da Hz. Sıddîk ile beraber Mekke’ye geldi.