Tâhir

  • Kur’ân-ı Kerîm’i anlamak için önce “tâhir’ olmak, yani -arınmış” olmak gerekir. Çünki, “Arınmamış olanlar dokunmasınlar” deniliyor. Bu âyeti mâalesef yanlış anlıyor; gidip suyla yıkanıp, abdest alıp “arındığımızı” sanıyoruz!..

    Tahir“in zıddı olan “necîs“in yani necasetin, yani pis-kirli olma hâlinin ne olduğunu, bakın nasıl târif ediyor aynı KİTAB:

    “Kesinlikle necis olanlar müşriklerdir“.

    Yani, necis olma hâlini meydana getiren “şirk” düşüncesidir!..

    İşte bu iki âyet bir bütünleme ile şunu ifâde etmektedir:

    “ŞİRK düşüncesiyle kirlenmiş olan müşrikler, bu pis düşünceden, ARINMADAN KUR’AN’A EL SÜRMESİNLER; çünkü şirk düşüncesiyle, ALLAH’ın vahdaniyetini, TEK’LİĞİNİ, AHADİYYETİNİ anlatan bu Kudsâl Kitâbı anlıyamazlar”.

  • “Nefs”inin hakikatını bilmesi için, bilincini arındırması gerekir.

    “Nefs`ini arındırmış olan felâh bulmuştur...” ( 91-9)  hükmü, buna açık seçik işaret eder.

    Nitekim, bu arınmayı yapmamış olanlar, Kur`ân‘daki işaretlerin mânâsını anlayamaz!…İşte bu yüzden de :

    “Arınmamış olanlar dokunmasınlar, el sürmesinler” (56-79)

    denmiştir.

    Kur`ân`a, “tâhir olmayanlar”, “arınmamışlar el sürmesin”in mânâsı; git, suyla yıkan da Mushafı eline al, değildir!…

    “Şuurundaki, necis olma hükmünü almış şirk anlayışından kurtulmadan, yanlış bilgilerden arınmadan, Kur`ân ‘da açıklanan sırları anlayamazsın!. Nefsinin bilincini şirk anlayışından arındır ki, Kur`ân ‘ı anlayabilesin” denmektedir…

    Çünkü, “necis” olan “şirk”tir!.

    “Müşrikler necistir” âyetindeki “necis“liğin karşılığı “tahir”liktir..işte bu yüzden, “Arınmamış olanlar, tâhir olmayanlar el sürmesin” buyruluyor…

    Yani, şirkten arınmamış kişi; Ötesinde veya ötede bir tanrı düşünen kişi Kur`ân ‘ı anlayamaz!…içindeki sırrı çözemez!… Dolayısıyla, “Hilâfet” hakikatını hissedip yaşayamaz…

  • “Abdest” temizlik için değilse… Allah Rasûlü pek çok zaman bir bardak kadar suyla “abdest” almışsa… Bu durumda “abdest” olayını nasıl değerlendirecek ve “Tâhir olmayanlar Kur`âna el sürmesinler” hükmünü nasıl anlayacağız!.

    “Tâhir” kelimesinin zıddı Kur`ânı Kerimde “necis” kelimesidir.. “Necis” kelimesi de, “ŞİRK” kavramı için kullanılarak; “müşrikler necistir” hükmü verilmektedir!.

    Demek ki, “ŞİRK”“necis” ise; bunun zıddı olan “tâhir”lik de “TEVHİD” ehlinin hâli ile alâkalıdır.. Bu durumda, Kur`ân-ı Kerîmdeki, “tâhir olmayan el sürmesin” uyarısının anlamı; abdestsiz olan mushafa yani Kur`an muhtevalı cilt ve sayfalara el sürmesin, anlamına değil…

    Tevhid” anlayışına ulaşmamış, şirkten arınmamış olanlar, Kur`anı anlamaya uğraşmasınlar; ondaki incelikleri kavrayamazlar; anlamınadır!..

    Arınılması zorunlu kir, bedensel olan değil, düşünsel olandır!.

    Düalizmle, “bir ben, bir de ötemde tanrı” anlayışıyla Kur`ân-ı Kerîmin sırrının anlaşılabilmesi asla mümkün olmaz! Çünkü bu da, “şirki hafî”dir!. Önce “tevhid“in ne olduğunu anlıyarak, “şirki hafî“den arınmak suretiyle “tevhid ehli” olmak gerekrir.. Ancak böylece “tâhir” olunup, Kur`ân anlaşılmaya başlanır… Kur`ân `ın anlaşılamamasının; ötedeki bir tanrının yanından elçiyle gönderdiği buyruklar kitabı gibi değerlendirilmesinin sebebi “düşünce boyutunda şirkten” yani “necislik“ten kurtulup, “tâhir”olamayışımızdır!. Aksi takdirde, gün boyu duş altında dursak, gene de “düşünsel tâhirliğe-arınmışlığa”kavuşamayız!… Secde edemeyiz!..

    Secde mi..? Elbette secde!.. Çünkü tâhir olmayan, secde edemez elbette!.

  • “Sarhoşken sakın namaza yaklaşmayınız”

    Niye?. “Sarhoşken” sözünden kasıt ne?

    Ne dediğinizi, ağzınızdan çıkanı bilmez bir halde iken namaza yaklaşmayın! diyor.

    Sarhoşluktan murad, içki içmek değil, içkinin şuuru bulandırmış olması, ve bunun neticesinde de, ağızdan çıkan sözün idrâkında olmamak demektir.

    Yani, “ağzından çıkanın manâsını değerlendiremiyorsan, ne dediğini bilmez hâldeysen, söylediğinin anlamını idrak edemiyorsan, o zaman namaza yaklaşma” diyor.

    Biz, bunu nasıl anlıyoruz?.

    İşte; “Lâ yemessehu illel mutahharun.” “Tâhir olmayanlar Kurâna el sürmesinler!” âyetini anladığımız(!?) şekliyle uygulayıp, haydi yallah duşun altına!. Kovalar dolusu suyla yıkanıp temizlenmeye çalışıyoruz!!!.

    “Duşun altına gir de, Kurâna öyle dokun” demiyor ki âyet!.

    Kafandaki şirk düşüncesinin pisliğinden arındıktan sonra; “Allah” ismi ile neyin anlatılmak istendiğini fark ettikten, idrâk ettikten sonra al bu Kurânı oku; yoksa, anlayamazsın!. anlamında olduğu bu “arınmayan dokunmasın âyetinin anlamı… “Sarhoşken namaza yaklaşmayın” âyetinin manâsı da; “ne dediğinin idrakinde değilsen, namaza yaklaşma” demektir.

  • Kurân; “Şirk”, yani “tanrı-İlâh” necâsetinden tâhir olmuş, gerçeği anlamaya gayret eden, düşünen ilim sahibi insanlar için gelmiştir! “Allah İsmi İle İşaret Edilen”i fark edip kavramaya çalışsınlar ve onun gereklerine ve gerçeklerine göre yaşasınlar diye.

    Bunu kavrayacak kapasitesi olmayanlar ise, elbette güdülecekler ve diğer mahlùkat gibi yaşamaya devam edecekler!.

  • “GÖRE”n varsa, “tâhir” olamazsın!.  

  • Kişinin yalnızca ALLAH’a kulluk etmesi ne demektir?

    Kişinin, bilinç boyutunda, kendisinin ALLAH’ın sıfat ve esmasıyla yaratılması sonucu, “ALLAH ahlâkıyla ahlâklanmış” olarak, kendisindeki o esma özelliklerini tanıması ve bunları kuvveden fiile çıkarması; yani kendisinde potansiyel olarak bulunan özellikleri istediği anda beyninin elverdiği ölçüde açığa çıkarması demektir. Amaç budur!. Araç ise, bunu oluşturacak ibadet adı verilen çeşitli çalışmalar, gerekli zamanlarda yapılacak riyâzetler, bu yolda kendisini tatmin edecek ve yakîne götürecek düzeyde bilgilenmektir.

    Kişiyi bu anlayış ve bu doğrultuda çalışmalardan ala koyan şey ise, bilincindeki (nefsindeki), kendisinin bir beden varlık olup, bedensel zevklerini bilincinin zevkleri olduğu yolundaki vehmidir!. Bu vehim kişinin şeytanıdır!. İnsansı bu vehmin esiridir!. Bu kişi için sadece bedeni zevkler asıldır; bedensel beraberlikler asıldır; kendini beden kabul etmenin getirisi olan yaşam biçimi asıldır!. İşte bu fikrin sahipleri “ŞİRK” ehli olarak tanımlanmıştır!.

    Böyle bir yaşama kendini kaptıranın kendini bu anlayıştan kurtarması çok zordur!. Bu yüzden şirk, “necis” (pis) olarak tanımlanmıştır! Zıddı olan “tahir” (pislikten arınmış, temiz) ise gene Kurân’da “arınmamış olanlar bu kitaba el sürmesinler” çünkü şirk düşüncesi içindeyken anlatılmak istenenleri anlamaları mümkün olmaz; gerçeğine işaret için kullanılmıştır.

    Kişi bilinç olarak, kendini beden kabulü içindeyse; ve buna dayalı olarak sadece bedensel zevklerini tatmin için, hatta bu yolda başkalarının göreceği zararı hiç düşünmeden yaşıyorsa; bunun yanı sıra âdet kabilinden çeşitli ibadetler yapıyor olsa bile gerçekte yalnızca kendini aldatarak vicdanını rahatlatmaya çalışıyordur.

    Ne var ki, hüküm kesindir:

    ALLAH şirk koşanın hiçbir amelini kabul etmez!. O sadece nefsine zulmetmektedir!

  • Allah`ın “İRADE” sıfatının adı olan “Mürîd” ismini, meselâ hergün diyelim ki üçbin defa civarında tekrarladığın zaman; bir kaç ay içinde irade kuvvetinin arttığını görürsün!..irade zayıflığı yüzünden gerçekleştiremediğin pek çok şeyi, kendini zorlamadan başardığını farkedersin hayretle!.

    Buna ilâve olarak, Allah`ın “Kuddûs” ismini de her gün bu sayı civarında tekrar eder ve yanısra “Kuddûs-üt tâhiru min külle sûin” duasını da üçyüz veya beşyüz defa tekrarlarsan; kendini hiç zorlamadan sigara veya uyuşturucu ya da alkol alışkanlığından kurtuluverirsin!..

  • Farkında mıyız acaba abdest niçin alınır, temiz yani tâhir olmak nedir; necis kimdir; tâhir olmayanın el sürmemesi gereken şey nedir; tâhir olmadan secde olur mu?..

11. Sorular ve Cevaplar – Ahmed Hulusi”

17:00 “Kuran`a arınmamış olanlar el sürmesin” ayetindeki arınmak ve el sürmesinler ifadeleri neye işaret etmektedir?

21:00 Manevi olan kir madde ile temizlenmez! Peki nasıl temizlenilir ve Kur`an anlaşılabilir?

24:00 İnsanın cennete veya cehenneme gitmesi neye bağlıdır? Edison`un cennete mi cehenneme mi gideceği konusunda, İslam`ın düşünce sisteminden bihaber olan saf kişilerin sorduğu sorunun cevabı.

28:00 Allah`ın insanı yeryüzünde halife olarak meydana getiren Allah`a iman nasil başlar?

30:00 Melek kavramı nasıl anlaşılmalıdır?

32:00 Din yobazları ile bilim yobazlarının yanlış anladığı gerçekler nelerdir?

37:00 “Ölmek ve kıyamette dirilmek” anlayışından ve Rasulullah”ın  “ölümü tatmak” bakışına nasıl geçilebilir. “Kabir”, “kabir alemi”,” berzah alemi ” nedir. Kabir sorgusu nasıl olmaktadır?

48:00 Hz İsa şu anda nerdedir, aramıza nasil gelecek mi gelecekse nasil gelecek ?

51:00 İnsanın kıyametten sonraki yaşamı nasıl olacaktır?

54:00 Varolan herşeyin orjini kuantsal boyuttan meydana gelmektedir Bunun üst boyutlarda algılanışı ile biz üst boyutların var olduğu sanısı içinde yaşarız. Bu sanı içinde olduğumuz sürece dünyada, ahirette, mahşerde, cehennemde ve cennette gaflet içindeyiz !

01:01:00 Kur`an da geçen “Nefsine zulmetmek” kavramı ne demektir? Bunun istiğfar ve tövbe ile bağlantısı nedir. Estağfirullah çekilmez ! ne demektir?

01:04:00 Din iman esası üzerine kurulu olarak gelmişken neden Ahmed Hulusi aklın ve bilmin üzerinde bu kadar durmaktadır. Aralarındaki bağlantı nedir?

01:14:00 Peygamberlik vahyi ile bütün varlıkların aldığı vahiy arasındaki fark nedir?

01:24:00 Herşey Allahın ilmi ve iradesi gereğince ortaya çıktığına göre `biz neden ibadet  yapalım` ?

01:29:00 Amentü`de geçen “Bas” ın içyüzü nedir? Ölümün akabindeki yaşam nasıl olacaktır?

01:58:00 “OKU”mak ne demektir, Rasulullahın eline yazılı bir nesne verilmediği halda neyi `OKU`muştur?

02:11:00 Hacca gidildikten sonra başını örtmem gerekiyor mu?

02:16:00 Geçmişte kılmadığın ! namazın kazası olur mu? Rasulullah bu konuda ne diyor?

02:20:00 Bulunduğumuz ülke hilafet esaslarına göre yönetilmediğine göre `Cuma namazına` gitmemiz doğru olur mu?

02:30:00 Allah`ın Baki oluşu ne demektir?

BAKARA 2-125 Biz Beyt`i (Kabe-kalp) insanlara güvenilir sığınak yaptık! İbrahim makamını (Hullet makamı, Esma mertebesi kuvveleriyle tahakkuk makamı) musalla (namazın yaşandığı yer) edinin. İbrahim ve ismail`e: “Beytimi; tavaf edenler, kulluğunu yaşamak için oraya kapananlar ve secde eden rüku edenler için arındırılmış olarak muhafaza edin” dedik.

TEVBE 9-103 Onların mallarından bir sadaka al ki, böylece onları temizleyesin; onunla kendilerini arındırasın. Onlara yönel, dua et… Muhakkak ki senin salatın (yönelişin) onlar için huzur, güven kaynağıdır. Allah Semi`dir, Alim`dir.

HUD 11-78 (Lut`un) halkı, arzulu bir şekilde koşarak Ona geldiler… Ki daha önce de o kötülükleri yapıyorlardı… (Lut) dedi ki: “Ey halkım… işte şunlar kızlarımdır… Onlar sizin için daha temizdir… Allah`tan çekinin ve misafirim arasında beni rezil etmeyin… Sizden aklı başında biri yok mu?”

HAC 22-26 Hani biz İbrahim`e Beyt`in mekanını hazırlamıştık da: “Bana bir şeyi ortak koşma! Beytimi, tavaf edenler, (benlikleriyle) ayakta yönelenler ve secde (benliksiz) ile rüku edenler (boyun eğenler) için arındır!”

VAKIA 56-79 Ona (Bilgiye), (şirk necasetinden-pisliğinden) arınıp, tahir olanlardan başkası dokunamaz!

MÜDDESSiR 74-4 Elbiselerini (bilincini) arındır!

BEYYiNE 98-2 (O beyyine) Allah`tan ve (şirk pisliğinden arınmayanın dokunamayacağı) tahir (tertemiz hakikati yansıtan) sayfaları (bilgileri) bildiren bir Rasul!

Kavram hakkında henüz bir not alınılmadı.

Tanrı – İlâh

TANRI – İLÂH, tapınılan varlık anlamına gelir.. Öğülen, yüceltilen, büyütülen ve bütün bunların karşılığında da kişiye istek ve arzuları istikametinde bağışlard…

Oku »

Amaç

Amacımız Ne? Hedefe ulaşmak. Hilâfetini yaşayabilmek. “Hilâfet sırrı”na ermek. Hakikata ulaşmak. Allah`ı bâtınında müşahede etmek. Hiçliği Yaşamak. Şuur boyutun…

Oku »

Bâkiy

EL BAKİY… Zaman kavramsız yalnızca var olan. “Zâtım” dediğin “öz“ünün gerçekte var olmadığını; “öz“ünün Hak`ka ait olduğunu, O`nun varlığıyla mevcut ve kâim old…

Oku »