Hakikat-ı Muhammed

İnsan-ı Kamil

Anlamı 99 Esmânın sayısız kombinezonuyla oluşan isimler bileşiminin varkıldığı yapı insandır. Ancak bu 99 ismin de mânâsını dilediği anda dilediği düzeyde, bir kısmının kaydında kalmaksızın ortaya koyabilen, “İnsan-ı Kâmil“dir… O’nun vârisleri kimlerdir?O’nun vârisleri ancak “İNSAN-I KÂMİL”lerdir!.. “İnsan-ı Kâmil”ler umùmi mânâda anlaşılan “kâmil insanlar” değildir!..“İNSAN- KÂMİL” ler, Gavsiyet mertebesini dahi ihrâz eden, yüksek kemâlât sahibi, Devrinin “Zât” larıdır!..Ve varlık onlar …

İnsan-ı Kamil Read More »

Lâhut Âlemi

Anlamı Her mânâ ve özellikten arı bir halde sadece “ben varım bilinci” kişinin “Lâhût Boyutu”nu teşkil eder. Aynı zamanda bu boyuta “ZÂT Âlemi” de denilir. Lâhût Âlemi “ZÂT Âlemi”dir ki bu âlemin ne olduğunu ancak yaşayan bilir. Ne anlatabilmek mümkündür, ne de bilgi edinerek yaşıyabilmek!.. “CEBERÛT” âlemi olarak tanımlanmış bu salt tekillik boyutunun mânâlarının açığa çıkarılması (tenezzülü) ise, “MELEKÛT” âlemi …

Lâhut Âlemi Read More »

Abdullah

Anlamı Esasen, “Abdiyyet sırrı” ki, Hazreti Rasûlullah Aleyhisselâm, “Abdiyyet” Sırrı sonucu olarak kendisinde olan “Risâlet” Sırrı`nın çok üstündeki bir kemâlâta sahiptir.  Nitekim, Muhyiddin-i Arabi Hazretleri de : “Bildim ki, Abdiyyet mertebesinden daha üstün hiç bir mertebe yoktur!..” demiştir..  Burada kastedilen “Abdiyyet”; ilâhi Esmâ`nın gereklerini yerine getirmek sûretiyle, kulluğu îfâ anlamındadır. En geniş kapasitesiyle ilâhi isimleri açığa çıkarma hâli, tam bir kulluk halidir ki, bu kulluğun adı “Abdullah”dır… Hazreti Rasûlullah Aleyhisselâm’ …

Abdullah Read More »