GAVSİYE AÇIKLAMASI

Ahmed Hulûsi

Sonra sordum, dedim ki:

− İndînde hangi oruç daha faziletlidir?..

− O oruç ki, onda benden başkası kaybolup, benden gayrı kalmaz!

 

Oruçlu kişinin bedeninin orucu vardır ki nasıl olduğu herkes tarafından bilinir. Yemek, içmek, cinsel münasebet gibi fiillere; dedikodu, gıybet, aldatma gibi hâllere düşmekten kişinin kendini muhafazası gereklidir bu oruçta! Avamın orucudur bu!

Havâssın orucu ise, kalbin veya ruhun orucu olarak bilinen oruçtur!

“Kalp” ve “ruh” kelimeleriyle işaret edilen mânâyı iyi bilmek gerektir öncelikle.

“Ruh”, şu anda bildiğimiz madde bedenin yerine, ebediyen kullanılacak olan ikinci bedenimizdir; ki yapısı “holografik özelliklere sahip dalga” türündendir. Bu bedendeki şuura da “kalp” denilir.

“Kalp gözü” denildiği zaman gaye “şuur” gözüdür. Bedende nasıl bir “şuur” mevcut ise, aynı şekilde ruh bedende de bir şuur mevcuttur ki; işte bu “şuur”dan, bu şuurdaki idrak özelliğinden, “kalp gözü” veya “basîret” isimleriyle bahsedilmiştir!

“Kalp”in yani “şuur”un orucu nasıl olur?

“Kalp” yani “şuur”un, beş duyu, şartlanmalar ve bunlara dayalı olarak vehmin kendisine var kabul ettirdiği varlıklardan bilincini arıtması, bu tür kabullerden kesilmesi, onun orucudur.

Bu oruçta, orucu kesintiye düşüren şey; mevcudatta müstakil varlıkların var olduğunu düşünmektir! Tövbesi ise, Tek’liğe sığınmaktır!

Falanca şöyle yaptı, filanca böyle yapıyor, fişmekanca böyle yaptı da onun için böyle oldu, keşke böyle yapmasaydı, böyle olmazdı; gibi görüş veya düşüncelere dalındığı anda, bu oruç bozulmuş demektir!

Çünkü, hakikatte, bütün isimlerin ardında tek bir fâili hakiki vardır ki, o da Allâh’tır! Ve seyirde olan, bu hakikatten perdelendiği anda da orucunu bozmuş olur!

Ceberût âlemini yaşayanının orucuna sekte vuran hâl ise; Esmâ’dan bir isimle kayıtlı durumda kendini hissedip, o ismin mânâsının seyrinde kayıtlı olmaktır.

Çünkü, Ceberût âleminde yaşayanın gayesi, Lâhut âlemine geçip, Zât-ı Ahadiyette, “hiç” olmaktır! Perdesi ise Esmâ âlemidir!

İşte bu öyle bir oruçtur ki, tutan, içinde kaybolmuş; Varlıkta Bâkî olan Allâh kalmıştır!