Salt Bilinç

  • Gerçekte, Evrende mevcut bulunan her şey, aynı özden meydana geldiği için, ister yaratan güç denilsin, ister günümüz deyişiyle “Salt Bilinç” diyelim bu Evrensel kudret ve ilim, halogramik bir biçimde, evrenin her katmanındaki her birimin her noktasında aynı şekilde mevcuttur!.

  • Beyine, şu gözbebeğinizle belirli verileri ulaştırınca, göz sisteminizin değerlendirme kapasitesi içinde kalan şeyler için beyniniz “var” hükmünü veriyor… Oysa, gözün görme sınırları dışında kalan sayısız şey var !…

    Bunun gibi, gözle değil de, ilimle bakarsanız eğer. Gerçekte, bedeniniz ile hava ve karşınızdaki kişinin bedeni, tümüyle bileşik atomik bir kitledir!.

    Ancak unutma ki, bu da bu atom boyutunun gerçeğidir!. Mutlak gerçek değil!.

    Atom boyutuna GÖRE gerçektir bu !…

    Eğer, daha yüksek oranda bir zumlama yaparsanız… Işınsal boyuta inerseniz…

    Bu boyut bilincine GÖRE ne dünya vardır, ne yıldızlar, ne galâksiler!.

    Nihâyet bilebildiğimiz kadarıyla salt bilinç- enerji noktasında, bu boyutta tek bir bilinç-enerji türünün varlığıyla karşı karşıya kalırız ki; bu sonsuz- sınırsız TEK boyutunda, kendisinin dışında hiç bir şey mevcut değildir!.

  • Nur boyutunda, ruh boyutunda olduğu gibi bir sabit beden görüntüsü, şekil yoktur!. Burası salt bilinç boyutu olup, bilinç tahayyül ettiğini canlı olarak anında yaşar!. Rüyada algılanan maddemsi yaşam duygusuyla!.

  • Evren” ismiyle işaret ettiğimiz varlık, gerçekte öyle bir TEK`e dayanmaktadır ki; ki, siz ona ne isim verirseniz veriniz; O`ndan başkasına “Evren” ismi ardında yer yoktur!..

  • Algılayabildiğimiz kadarıyla, bir özelliği “Salt Bilinç“; diğer bir özelliği de “Evrensel Enerji” olan bu TEK, “Evren” ismiyle tanımladığımız yapı olarak, zaman kavramının olmadığı bir mânâda, her an kendi sistemiyle yaşamını sürdürmektedir.

  • ENERJİ” kelimesiyle işaret edilen mânâyı da kapsayan salt soyut “BİLİNÇ” katmanından, bildiğimiz madde boyutuna; ve daha “ÜSTMADDE” boyutlarına kadar, her boyut, kendine has özel bir yapıya; ve o yapıdan oluşan “bilinç birimlerine” sahiptir…

    Her boyutsal katmanı kuşatan, kapsayan ve kendinden meydana getiren salt soyut bilinç boyutundan. mikrokozmoza kadar varolan tüm “âlemler-katmanlar” birer “bilinçli yaşam kesitleri”dir ki; bunların her biri, kendi kesit varlıkları ile, kendilerini kapsayan bir üst boyut varlıkları tarafından algılanırlar! ..

  • Evrende her şey salt enerji-bilinç boyutundan mikrodalga boyuta ve oradan da atomüstü madde boyutuna; ve daha sonra da tekrar atomaltı mikro dalga boyuta doğru yolculuk etmektedir..

  • Size, “insan“, “salt bilinçten” ibarettir derken, zihnî fonksiyonlardan sözediyordum… Nitekim bu saydığım özellikler hep “şuur” türünden birbirinin tamamlayıcısı olan fonksiyonlardır. Ve bunların hepsini, kısaca “bilinç” kelimesiyle ifade ederiz. Gerçekte ise, akıl ayrı bir özelliktir, hafıza ayrı bir özelliktir, nefis ayrı bir özelliktir!. Ama bunların tümü bilincin öğeleridir.

  • Belirli bir şekli olmayıp, soyut yapılı salt bilinç melekler olduğu gibi; belirli sûretleri olan melekler dahi ehlinin bildirdiklerine göre mevcuttur…

  • Her ne kadar, rüyanın içinde olana, bir zaman kavramı varsa da, kendi hissiyatına göre; bu da, daha önceden beynine yerleşmiş verilerden kaynaklanır bir şeydir; gerçek değil!.

    Bu sebepledir ki, rüyalarda görülen olaylardan zaman tespit etmek mümkün değildir!… Olacağı görebilirsin; ama zamanını kestiremezsin!.

    Bu gerçek, Allah Rasûlleri’nin, takipçileri olan ermişlerin boyutunda biraz daha farklıdır…

    Onların algıladıkları boyutta, rüya türünden görüntü de yokmuş!…

    O boyutta, yalnızca görüntüsüz bir algılama, sezgi; ve bunun idrâkta açığa çıkışı söz konusuymuş!.

    Çünkü o boyut, zaman ve mekân kavramının mevcut olmadığı salt bilinç boyutu imiş!.

    Bu boyutun altında, vizyonların söz konusu olduğu; uyanıkken rüya görme, diyebileceğimiz bir ikinci algılama boyutu daha varmış… Bunun misâli, bildiğimiz rüya imiş!..

Kavram hakkında henüz bir not alınılmadı.

Önemli olan

Konu hakkında bilgiler Ahmed Hulûsi Sadece “iman ettim” demek yeterli olmayıp; önemli olan, o imana dayalı hususlarda belli fiilleri ortaya koymaktır!. Bizim için önemli olan nokta, Rabbani kitapların, ilâhi hakikatlara eriştirecek hükümlerinden yararlanmak suretiyle ilâhi kitaba yönelme

Oku »

Halife-i Tam

Konu hakkında bilgiler Ahmed Hulûsi “HALİFE-İ TAM” (Abdullah ismiyle tanınan, “Abdiyyet sırrı”na ermiş kişi). Abdullah isminin, “Hilâfet“le çok yakın bir alâkası var. Çünkü, “Abdiyyet” sırrı da, “Abdullah” ismi ile târif

Oku »

Kesret Âlemi

Anlamı Ef`âl âlemi denen fiiller âleminin, yani bütün bu gördüğümüz-göremediğimiz, algıladığımız-algılayamadığımız fiillerin, bireylerin, birimlerin yani “kesret” denen “çokluk” âleminin meydana geldiği, oluştuğu ilk boyut, melekler âlemidir. “Ef`âl âlemi” diye bilinen

Oku »