RUH İNSAN CİN

Ahmed Hulûsi

Cinlerin, toplumu Din’den – İslâm’dan uzaklaştırma programı içinde yer alan ikinci bir çalışma türü de, olabildiğince Hind Felsefesini yaymaktır.

Gerek Uzaylılar kisvesi altında, gerekse de Ruhlar adı altında verilen tebliğlerde Buda övülmekte, yüceltilmekte ve Hind felsefesinin üstünlüğü, hüküm altına aldıkları bireyler tarafından topluma yayılmaya çalışılmaktadır.

 

ALTIN ÇAĞ BİLGİ KİTABI Fasikül: 20, Sayfa: 177

“Teozofi, TANRIYA ERMİŞLİĞİ gaye edinen bir öğreti sistemidir. Bu BİLİM ilk defa portakal tarikatı ile evrensel bilince ulaşma yolu takip etmiştir. Ondan sonra BUDA rahipleri bu yolu izlemiştir. BUDA, planetinizde bu yolda resmen çığır açan, bu bilince yetiştiren TEK ULUDUR…”

Bu felsefenin temelinde de “reenkarnasyon” yani, “ölümden sonra tekâmül etme amacıyla yeniden bir bedenle dünyaya gelme” görüşü yatmaktadır. İslâm Dini böyle bir olayı kesinlikle reddetmekte; ölümü tatmış kişilerin, ruh bedenle sonsuza dek, geri dönüşsüz bir biçimde başka platformlarda yaşamına devam edeceğini vurgulamaktadır.

Reenkarnasyonun asla söz konusu olmadığını anlatan Kur’ân-ı Kerîm’de birçok âyet ve hadis mevcuttur ki biz bunları ilgili bölümlerde bütün tafsilâtı ile açıkladık. Örnek olmak üzere burada bir âyet meâli verelim:

 

“Ve de ki: ‘Rabbim! (bedenselliğe çeken) şeytanların vesveselerinden sana (hakikatimdeki koruyucu Esmâ’na) sığınırım.’”

“Ve sana (hakikatimdeki koruyucu Esmâ’na) sığınırım Rabbim, çevremde bulunmalarından.”

“Rabbim beni dünyaya geri gönder!.. Tâ ki boşa geçirdiğim yaşam yerine yararlı çalışmalar yapabileyim.

“Tâ ki (önemsemeyip) uygulamadığım şeylerde (iman üzere yaşamda, kuvveden fiile çıkarmadıklarımda)sonsuz geleceğime yararlı çalışmalar yapayım!”… Hayır (geri dönüş asla mümkün değil)! Öyle bir şey söyler ki geçerliliği yoktur (sistemde yeri yoktur)! Arkalarında yeniden bâ’s olunacakları sürece kadar, bir berzah (boyutsal farklılık) vardır (geri dönemezler; reenkarnasyon da {ikinci defa dünya yaşamı} mümkün değildir)(23.Mu’minûn: 97-100)