RUH İNSAN CİN

Ahmed Hulûsi

Herhangi bir sebeple cinlerden birinin veya birkaçının etkisi altına girmiş kişiler, genellikle Türkiye ve diğer İslâm ülkelerinde, “Okunma” yoluyla tedaviye veya bu dertlerinden kurtulmaya çalışırlar…

Bazı yelerde “Cinci Hoca” namıyla adı yayılmış kişiler, bazı yerlerde de çeşitli tarikat şeyhleri bu gibi kişileri okuyarak iyileştirirler, yani “Cinlerin etkilerinden” kurtarırlar…

Bunların bir kısmı gerçekten bu tip olaylarda zor duruma düşen kişileri “okumak” suretiyle iyi edebilmekte; ve bu yaptıklarına karşılık olarak da, ne para ve ne de bir hediye almamaktadırlar

Buna karşın, bu işi parayla yapan ve aslında hiçbir özellikleri olmayan nice istismarcı kişiler dahi mevcuttur…

Burada şunu belirtelim ki, gerçekten yetkili olan kimseler, bu yaptıkları iyilik sonunda kesinlikle bir karşılık, ne hediye ne de para almazlar; alanlar ise genelde hep bu işin istismarcılarıdır.

Peki, acaba “okuma” ile ne gibi bir durum ortaya çıkmaktadır ki, cinler etki altına aldıkları kişileri serbest bırakmakta ve ellerini çekmektedirler?..

Şimdi elimizden geldiği kadar bunu açıklamaya çalışalım.

Cinlerin yapısının birtakım ışınlardan meydana geldiğini daha önceki bölümlerde açıklamıştık…

Keza, “insan”ların da yapısının dalgalardan meydana geldiğini ve insan bedeninin her an birtakım ışınlar yaymakta olduğundan söz etmiştik…

“BÜYÜ” konulu bölümde de bahsettiğimiz gibi; insanın her an yaydığı bu ışınlar, belirli kelime veya kelime gruplarının tekrarıyla bir noktaya yoğunlaştırılabilmekte ve devamlı olarak o yapıya yönelik ışınlar yayma durumu ortaya çıkmaktadır…

Bu ışınlar için mesafe kaydı olmadığı gibi, istenilen bir noktaya da eriştirilebilmektedir… Çünkü, ışınların hızı ve yapısı hakkında daha önce de bilgi verdiğimiz gibi, ışınlar yer ve zaman tanımazlar…

İşte bu sebeple, cinlerin kaydı altına girmiş bir kişi, “okur” kimselerden birine götürüldüğünde; önce onu kaydı altına alan cinin kimliği ve durumu tespit edilir…

Sonra, ona, o kimseyi serbest bırakması için emir verilir… Ancak, o cinin bu emri kabul edip etmeyeceği şüphelidir…

Ondan sonra kişi “okumaya” başlar… Yani, belirli kelime veya kelime gruplarına devam ederek, o cinin yapısına etki edecek, onu yaralayacak ölçüde ışınlar yaymaya başlar… Âdeta beynini laser tabancası gibi kullanarak o cine ateşe başlar!..

Bu durumda o cin için iki yol vardır; ya o okumaya devam eden kişiyi de etkisi altına almak, kendine bağımlı hâle getirmek; ya da emirlerine boyun eğmek…

Bunun dışında üçüncü bir yol daha vardır ki, o da ölmesidir!.. Buna da bu kişiler arasında “yakmak” tâbir edilir!.. Yani, cin elini kişiden çekmediği takdirde yanmakla, yani ölmekle yüzyüze kalır…

Ve genellikle olay, cinin ölümüyle veya kullanılan tâbiriyle “yanmasıyla” son bulur ve böylece o kişi kurtulmuş olur!..

Bazen de, bu defa cinin ailesinden diğer bir cin işe el atar ki, böylece iki – üç cinin yanmasına kadar iş uzar…

Bugün iç sıkıntıları, boğulurcasına hâller, çeşitli şeyler görme veya işitme olayları, özellikle kadınlarda görülen sık yıkanma hâlleri ve bunlara benzer çeşitli durumlar; çok büyük bir yüzde ile cinlerden ileri gelmektedir… Ancak bu durum henüz tıbbî olarak tespit edilemediği için, geçici tesirli uyuşturucu ilaçlarla tedaviye çalışılmaktadır ki, çoğu zaman da bu tedaviler bir netice vermemektedirler…

Bu tip olaylardan sonuç alması için, tıbbın yapacağı tek bir şey vardır, o da cinlerin varlığını kabul edip, bilimsel olarak onlarla mücadele yollarını öğrenmektir…

Aksi takdirde elektroşok veya uyuşturucu birtakım ilaçlarla sonuca varmak imkânsız olarak kalacak; ve bu yüzden de halk, özellikle bu çeşit olaylarda sonuca gidilememesinden dolayı tıbbî tedavilerden soğuyacak, uzaklaşacak ve birtakım istismarcı hocalar peşinde koşacaktır…