Okumak

  • OKUmak demek; okuduğu kelimelerin manâsını anlayıp, idrâk etmek ve de hissetmek demektir.
  • OKUMAK” kelime olarak iki anlam taşır.. Birincisi, “bakmaya” dayalı bir biçimde baktığı şeyin ne olduğunu anlamak.. İkincisi, “görmeye” dayalı bir biçimde baktığı şeyi “değerlendirmek“!..
  • Bir şeyi dinleyebilirsiniz, ama o dinlediğiniz şeyi anlayıp değerlendirebilmek güçlü bir akıl, mantık ve muhakeme kuvveti ister.. Bunun gibi, baktığını görmek de ayrı bir özelliktir!.
    İşte “okumak” da bir anlamıyla baktığın yazılı metini deşifre etmek, çözmek anlamına geldiği gibi; bir diğer anlamıyla da baktığını görmek; güçlü bir mantık, muhakeme ile ondan yeni anlamlar çıkartmak suretiyle o şeyi değerlendirmek anlamını taşır..
  • Demek ki, “OKUMAK“, yazılı bir metni çözmenin ötesinde, bir diğer anlamıyla, seyrettiğimiz şeyin nereden, neden, nasıl gelip, hangi hedefe yönelik akış içinde olduğunu kavramaktır!.
  • EVRENSEL KİTAP“ta ortaya çıkan “ALLAH İSİMLERİNİN MÂNÂLARINI” Basiretle, ferasetle ve nüfuziyetle okuma anlamına olarak; “İKRA”dan muradın “SİSTEMİ OKUMAK” olduğunu vurgulayabiliriz!!…
  • “OKU”mak ise, geçerli olan sistemi (sünnetullah) algılayıp kavrayarak, bunun gereği olan DÜŞÜNCE ve DAVRANIŞI ORTAYA KOYMAKTIR!. İşte bu “kavrayış ve gereğini yerine getirmenin” adı, Kur’ân’da “İKRA”, dilimizde “OKU”maktır!.
  • “OKU” mak, sistemin tümünü okumak demektir…
  • OKU”mak bu bilinç düzeyinde başlar tahkik ehli için!. Sünnetullah denilen SİSTEMİ OKUMAK başlayınca da bu bilinçte, Rasûl’ün neyi niye getirdiğini “hakkel yakîn” yaşamaya başlar… Burada Hanif olur!… Burada “ALLAH adıyla işaret edilene” iman eder…
  • “İhlâs” okumak, demek bu sûrenin kelimelerini tekrar etmek demek değildir!. Yüz bin defa “İhlâs“ı tekrar eder de insan, bir defa dahi “Hû Allahû Ahad”ı “OKU”mamış olabilir!. Bunun anlamını, müşahede etmektir ve hissetmektir gerçek anlamda “OKUMAK“!..
  • İnsanın içinde yaratıldığı evrensel Sistem ve düzen “DİN” adıyla tanıtılmıştır!. Allah Rasûl ve Nebileri bu sistem ve düzeni insanlara bildiren kişilerdir. Bu sistem ve Düzenin yani “sünnetullah”ın ne olduğunu “OKU”yan kişilerdir. Bunu da “Hazreti Muhammed neyi OKUdu” isimli kitabımda açıkladım!. Gökten Arapça veya başka lisanda yazılı bir metin inmemiştir ki “OKU”manın anlamı bildiğimiz yazılı metin okumak olsun olay!.
  • Şunu kesinlikle bilin ki…

    Yanan bir odadan kaçıp kurtulma arzusu ile yapacaklarınız gibi; “OKU“ma gayreti içinde olmadıkça, asla “oku“yamayacaksınız!…

    Kendinizi ALDATMAKTAN VAZGEÇİN !…

  • Veli ile Nebi arasındaki fark, birinin beşeri kitabı okumak suretiyle ilahi Kitaba geçmesi; ötekinin önce vahiy ile aldığı Kitabullahı okuyarak beşere hitabeden kitabı tebliğ etmesidir.
  • İlâhi hakikatları yaşayabilmek, ancak ve ancak “Kitabullahı” “oku”yabilmekten sonra mümkün olur… Bunun için de önce “Kur`ânın ahlâkıyla ahlâklanmak” gerekir!. Yani, Kur`ân ‘ı “OKU”mak icabeder!..

    “Kur’ân ‘ı “OKU”mak”
    demek, alıp eline sadece satırları okumak demek değildir!..

    O cümlelerde, sûrelerde, âyetlerde işaret edilen mânâları kavramak,hissetmek ve gerektiği şekilde yaşamak demektir… Kendinde bu mânâları bulacaksın; bulduğun zaman Kur`ân ‘ın ahlâkıyla ahlâklanmış olacaksın!..

  • Resme bakmak başka şeydir, resmi görüp, resmi okumak başka şeydir.
  • Evrende yaşam, sayısız boyutlarda, çeşitli katmanlardan bir diğerine dönüşmeler ve boyut değiştirmeler şeklinde sürekli devam eder.. İnsan adıyla işaret edilen bilinçli varlık da, çeşitli dönüşümlerle farklı boyutlarda yaşamına sonsuz bir biçimde devam eder.

    Son Rasûl Hz. Muhammed aleyhisselâm bu evrensel gerçeği kendi Hakikat’ı olan “ALLAH”tan aldığı ilimle, sistemi “OKUMAK” suretiyle, 1400 yıl önce açıklamış; insanların tanrıya tapınmamalarını, “ALLAH”ın TEK’liğini; insanların biyolojik beden boyutundan “RUH” beden boyutuna (bir tür ışınsal boyut) geçiş yaparak yaşamlarına devam edeceklerini belirtmiştir.

  • Arap harfleriyle (manasını bilmeden de olsa) kelimeleri okuyabilmek, günümüzde “Kur’ân okumak”.. Bazıları da, meâl okumayı “kuran okumak” diye yorumlamaktadır.. Bunlar, Kurânoku”manın ön aşamalarıdır, ancak…
  • Secdede varlığını yok etmeyenler, kıyamda Fâtiha`yı OKUmaktan mahrum kalırlar!
  • Okuyamamanın” sıkıntısı içinde olan… “Okumak” için aylar boyu mağaraya inzivaya çekilen Hazreti Muhammed Mustafa`nın “okumak” istediği şey ne idi?
  • Geçmişte, birtakım insanlar, olayın derinliğine girmedikleri için, ancak okuma-yazması olmayan bir Nebi’nin tebliğ edeceği Kur`ân ’ın mucize olacağını, sanmışlar; ve dolayısıyla da işin derinliğine hiç inmeden; hatta bazı gerçeklere giden yolları dahi tıkayarak; “okumak ve yazmak bilmeyen” anlamına bir “ÜMMÎ NEBİ” kavramına saplanıp, herkese bu imajı yerleştirmişlerdir… Zannetmişlerdir ki, böylelikle Allah Rasûlu daha bir büyüyecektir!!!..
  • Bugün futbolda kullanılan bir deyim vardır…
    OYUNU OKUMAK” !.
    Biline ki, burada da “okumak”tan murad asla yazılı metni okumak değildir…
    MAÇI OKUMAK” demek, maçın gidişini, oyunun stilini, tarzını, takımların taktiklerini, oyuncuların kapasite ve özelliklerini ve zaaflarını değerlendirmek demektir…
  • OKU” istemi Hazreti Muhammed Aleyhisselam’ın şahsında, tüm ümmetine yapılan bir hitaptır; Hazreti Muhammed`e inanan herkesin “OKUMASI” istenmektedir!.

    Bu takdirde de, tüm inananlar, Allah`ın yaratmış olduğu YAŞAM SİSTEMİNİ, ALLAH DÜZENİNİ “OKUMAKLA” görevlidirler!
    .. Bu hususu çok iyi düşünmeli ve anlamalıyız!
  • Bu bilgileri sıfırdan ele alıp, düşünce dünyanızı yeni baştan oluşturmadıkça asla bir yere varamazsınız!… Gecekondu üstüne gökdelen inşa edemezsiniz!…

    Önce SİSTEMİ OKUMAK zorundasınız!…

    Sistemi okumadıkça olayı çözemezsiniz!. Ana SİSTEM içinde İNSANIN yerini; fıtrat, istidat, kabiliyet doğrultusunda varlıklar arasında nereye ne kadar erişebileceğini farketmek zorundasınız!…

  • Abdest alırken dua okumak, yani, düşünceni dileğini beyin dalgaları şeklinde suya yönlendirerek, su kristallerini şekillendirme ve o suyu ozmos yoluyla vücuduna almak… Ya da “suya okumak” denilen şekilde belli bir anlam taşıyan beyin dalgalarını suya yönlendirerek o yönde suyu şekillendirmek ve o suyu içmek veya içirmek!..
  • Gerçekte, “GÖRMEK” yoktur; “OKUMAK” vardır!..
  • Beynin, içsel veya dışsal kendine ulaşanları sentezi, “OKUMAK“tır!. Daha sonra bu “OKU“nanların bir kısmı “musavvire“de (hayal merkezinde) suretlere bürünür ve “görmek” olarak algılanır.

“OKU”MA VE YAZMA

  • Bilmediklerinin Tâlimi…
  • “İsimler”in tümünün “Allah İsimleri”nin mazharı olarak sende açığa çıkışı(Tâlimi)
  • Allah’ın karanlık içinde yarattıklarına “nur”undan saçması… Ve onların da bu “nur”dan nasiplerini alması…
  • Ekrem olan Rabbinin “Kalem” ile (“Kozmik Bilinç”-“İlim sıfatının mazharı-“Salt şuur”-İnsan-ı Kâmil-Akıl ile) bildirmesi…
  • “Rabbinin, âyetlerini (âlemlerinde esmânın açığa çıkışını), Bilgi’yi ve açığa çıkış sistemini (Hikmeti) öğretmesi…
  • Boyutsal planda Kozmik Işınlarla(“Kalem” ile) madde planındaki “genetik yazgı”nın (Alın yazısının-Beyin programının) silinmesi-bozulması kâbil olmayan bir yazı ile “Ana Kitap”ta (İlmulllah”ta-Ümmül Kitap”ta-Levhi Mahfuz”da-Sahife-i Vücud”da)yazılması-Mânâ boyutundaki kemâlâtın genetik intikal ile sana ulaşması…
  • Yaratan (seni izhar eden; sen yoksun, O kaim) Rabbinin ismi (hakikatın olan zati kuvveler) ile (B sırrınca) İnzal edendeki murad ile mânâlandırmak… Değerlendirmek, anlamını fark etmek…
  • Bir anki açığa çıkışı, “tek kare resim” olan evren içre evrenlerin 3D algılanması…
  • “Öz” noktasında Allah’ın halk ettiği(Allah’ın varlığıyla kaim ve daim olan) “Kalem”in(Rabbinin İsmiyle işaret edilen mânâların) olmuş ve ebeden olacakları, her şeyi yazması…
  • Her bir birimin önceden takdir edilmiş işlere hazırlanması…
  • Kolaylaştırılma…
  • Kozmik ışınlarla beynin programlanması suretiyle şuurun(“İnsan şuuru”nun) oluşması…
  • Beynin, içsel veya dışsal kendine ulaşanları sentezi
  • “Ümmül Kitap”ı deşifre edilebilmek…
  • Allah İlmi”nin “Öz”ünden gelen bir ilimle açığa çıkışı sonucu “Sünnetullah”ı fark etme…
  • Kur’ân’ı her eline alışta, ilk defa açıyormuşçasına içine girip, defalarca okumuş bile olsan, hiç bir şey bilmiyormuşçasına orada yazılı olanı okuyup ne dediğini, neye işaret ettiğini anlamaya çalışmak…
  • O cümlelerde, sûrelerde, âyetlerde işaret edilen mânâları kavramak, hissetmek ve gerektiği şekilde yaşamak…
  • Baktığın yazılı metini deşifre etmek, çözmek, kavramak…
  • Baktığını görmek; güçlü bir mantık, muhakeme ile ondan yeni anlamlar çıkartmak suretiyle o şeyi değerlendirmek …
  • İnsanın taklitten, ezber ve şartlanma yollu edindiği bilinçsiz bilgiden arınıp; hakikatini sorgulayıp, elde ettiklerini değerlendirebilmesi…
  • Yaratış nimeti
  • Allah hidâyeti…

ALAK 96-1 Yaratan Rabbinin ismi (ile işaret ettiği hakikatin olan kuvveler) ile OKU!
ALAK 96-2 insanı Alak`tan (kan pıhtısı; genlerden) yarattı.
ALAK 96-3 Oku! (Çünkü) Rabbin Ekrem`dir!
ALAK 96-4 O ki, (O Rabbani özellikleri ve genetiğini) Kalem olarak öğretti (programladı)!
ALAK 96-5 (Yani) insana bilmediğini talim etti.

***

iSRA 17-45 Sen Kuran`ı okuduğunda, seninle, gelecekteki sonsuz yaşamlarına iman etmeyenler arasına gizli perde oluşturduk.

KIYAMET 75-18 Onu okuduğumuzda, Onun okumasına tabi ol!

BAKARA 2-121 Kendilerine Kitap (Sünnetullah bilgisi) verilmiş olanlar onu hakkıyla okuyup değerlendirirler… işte bunlar Ona iman edenlerdir. Her kim de Onu inkar ederse, hüsrana uğrayanlardan olur (hakikatini inkar ettiği için).

AL-U iMRAN 3-113 Hepsi bir değildir. Kendilerine hakikat bilgisi verilmiş olanlardan secde edip, gece boyunca Allah işaretlerini okuyup değerlendiren bir grup da mevcuttur.

RA’D – RAD 13-30 işte böylece, kendinden önce nice toplumlar gelip geçmiş bir topluluk içinde seni açığa çıkardık ki; Rahman`ı inkar edenlere, sana vahyettiğimizi okuyup bildiresin… De ki: “Rabbim “Hu”! Tanrı yoktur sadece “Hu”! Tevekkülüm O`nadır ve metab (tövbe-dönüş) O`nadır.”

ANKEBUT 29-48 Sen O`ndan (inzal ettiğimiz BiLGi) önce (Tevrat, incil gibisinden) bir kitap okumuyor ve onu sağ elinle de yazmıyordun… (Demek ki genel anlamda okur-yazar olabilir… Furkan: ) (Eğer okuyup yazıyor olsaydın) o takdirde dediklerini çürütmek isteyenler elbette şüphe ederdi.

HAKKA 69-19 Kitabı (yaşam bilgi kayıtları) sağından oluşmuş olana gelince; o şöyle der: “işte alın, okuyun bilgilerimi!”

MÜZZEMMiL 73-20 Muhakkak ki Rabbin senin gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında veya üçte birinde kalktığını biliyor… Seninle beraber olanlardan bir grubun da! Geceyi ve gündüzü Allah takdir ediyor! (Allah) onu asla değerlendiremeyeceğinizi bildi de tövbenizi kabul etti… Kuran`dan kolaylaşanı okuyun (idrak edin)! (Allah) bilir ki, sizden hastalar, arzda dolaşıp Allah`ın lütfundan talep eden kimseler ve Allah yolunda savaşan kimseler olacaktır. Artık O`ndan kolaylaşan kadarını okuyun; salatı ikame edin (yönelişi kaim kılın müşahede ile), zekatı verin ve Allah`a güzel bir ödünç verin… Kendiniz için (önceden) hayırdan ne takdim ederseniz, Allah indinde onun çok daha büyük ve hayırlısını bulursunuz. Allah`tan mağfiret dileyin! Muhakkak ki Allah Gafur`dur, Rahim`dir.

ENFAL 8-31 Onlara işaretlerimiz okunduğunda: “Gerçekten işittik… Eğer dilesek elbette bunun benzerini biz de söylerdik… Evvelkilerin masallarından başka bir şey değil bu!” dediler.

YUNUS 10-15 işaretlerimiz onlara apaçık deliller olarak okunduğunda, rücu ederek hakikatleri olan Esma`nın farkındalığına ermeyeceklerini sananlar: “Bundan başka bir Kur`an getir yahut onu değiştir” dediler… De ki: “Onu nefsim tarafımdan değiştirmem benim için olacak şey değildir… Ben ancak bana vahyolunana tabi olurum… Eğer Rabbime isyan edersem muhakkak ki ben o çok şiddetli sürecin azabından korkarım.”

MERYEM 19-58 işte bunlar, Allah`ın kendilerine in`amda bulunduğu Nebilerden, Adem`in soyundan, Nuh ile birlikte (gemide) taşıdıklarımızdan, İbrahim ve israil`in (Yakup) zürriyetinden hakikate erdirdiğimiz ve (ezelden) seçtiğimiz kimselerdir. Onlara Rahman`ın varlığının delilleri okunduğu zaman (yakini müşahede ile) secde ederler ve ağlarlar. (. ayet secde ayetidir.)

iNŞiKAK 84-21 Onlara Kur`an okunduğunda secde etmiyorlar (benliklerini yok edip Hakk`a boyun eğmiyorlar)? (. ayet secde ayetidir.)

İkra

Kavram hakkında henüz bir not alınılmadı.

Fitne

Anlamı Ne ki sana kendini bir “madde”,  veya bir “ruh” birim sandırır, o senin için  bir  fitnedir!.. “Fitne” kelimesi, doğru bildiğiniz şeyleri uygulamanıza en…

Oku »

Abd

Anlamı Abd, “Kul” ismiyle işaret edilen varlık. “Abd”, ismi “ALLAH” olanın dilediklerini yerine getirmek durumunda olandır. “Abd“, “varoluşunun gereği olan kull…

Oku »

Alt Bilinç

Anlamı Beyinde, farkında olmadığımız fikir faaliyetleri. Alt bilinç diyelim, biz farkında olmadan çeşitli fikirler üreten beyindeki veri tabanımıza. Alt bilinç …

Oku »