RUH İNSAN CİN

Ahmed Hulûsi

1930’lardan 1986 Mayıs ayına kadar çeşitli gruplara verdikleri tebliğlerde kendilerini hep “Ruh” veya “Uzaylı”olarak tanıtan CİN’ler, ilk defa olarak bu tarihte son derece açık ve net bir biçimde, KUR’ÂN-I KERÎM’de “CİN”ismiyle bahsedilen varlıklar olduklarını açıklamışlardır.

Kendi ifadeleriyle, “Cin” olduklarını saklamalarının sebeplerini ve gerçek yapılarını şöyle anlatmaktadırlar:

Dünya Kardeşlik Birliği, ALTIN ÇAĞ BİLGİ KİTABI

1986 Beşinci ay, fasikül 17, sayfa: 151

“İslâm’ın kitabında Cin’i KÖTÜ olarak tanıtan sûrelerin yanlış anlaşılması, İslâm toplumunu bu hâle getirmiştir.”

Evet, işte uzun yıllardır, Cinlerin, gerçek hüviyetlerini saklayarak, kendilerini Uzaylı ya da Ruh diye tanıtmalarının gerçek sebebi bizâtihi yaptıkları bu açıklamada gizlidir…

Çünkü Kur’ân-ı Kerîm, onların insanın düşmanı olduğunu açıklamış ve onlardan mutlaka uzak durulması, bu konuda tedbirli olunması hususunda kesin uyarılarda bulunmuştur…

İnsanları aldatma özellikleri, Dinden ve Allâh Rasûlü’nden uzaklaştırma özellikleri dolayısıyla “ŞEYTAN”lakabıyla lakablanmış bu varlık hakkında, ne yazık ki toplumlar pek bilgisizdirler.

Öyle ki, resmî din etiketi taşıyan din adamları dahi, “şeytan”ı, Kurân’da açık hüküm bulunmasına rağmen, Cin dışında, ayrı bir varlık türü zannetmektedirler.

İnsanlara tahakküm arzusu, onları aldatıp kandırma özellikleri dolayısıyla “Şeytan” lakabı verilmiş olan Cinler, bu sınıfın halk deyişiyle “şerrlileridir.

Diğer bir deyişle, insanlarla iletişim kurup onlara yanlış, asılsız, gerçeğe uymayan fikirler ilka eden Cinler Kur’ân-ı Kerîm’de “Şeytan” ismiyle tanımlanmıştır. Yoksa konu hakkında bilgisiz olanların zannettikleri üzere, cin ayrı şeytan ayrı değildir.

Bunun ispatı da gene Kur’ân-ı Kerîm’dedir:

“Hani biz meleklere ‘Secde edin Âdem’e’ dedik de İblis hariç hepsi hemen secde ettiler! İblis CİN(türün)dendi… (18.Kehf: 50)

Nitekim bu âyet aynı zamanda Cin sınıfının, “İnsanın bilinç üstünlüğünü kabul etmediğini de açık seçik göstermektedir.

“Şeytan” lakabıyla, şeytaniyet vasıflarına işaret edilen Cinler hakkında Yâsiyn Sûresi’nin şu âyetleri son derece dikkat çekicidir:

“Ey Âdemoğulları… Size ahdetmedim mi (bildirip bilgilendirmedim) mi şeytana (bedene – hakikatinden habersiz bilince) kulluk etmeyin, muhakkak ki o sizin için apaçık bir düşmandır!” (36.Yâsiyn: 60)

“Andolsun ki sizden pek çok cemaatleri saptırdı! Aklınızı kullanmadınız mı?” (36.Yâsiyn: 62)

Evet, Kur’ân-ı Kerîm, Cinler konusunda pek çok âyet ile insanları uyarmıştır. Zira, onların en başta gelen özelliği, bazı yönleri itibarıyla kendilerinden çok üstün olan bu canlı türünün yani “İNSAN”ın varlığını hazmedememeleridir. Onun için de her fırsatı kullanıp, insanları yönetimleri altına alarak onlara dilediklerince hükmetmek istemektedirler.

Onların bu insanlara hükmetme ve yönetimleri altına alma arzularına da Kur’ân-ı Kerîm’in En’am Sûresi’nde şöyle işaret edilmektedir:

“…Ey cin topluluğu, gerçekten insanların çoğunluğunu hükmünüz altına aldınız (hakikatten uzaklaştırdınız)!..” (6.En’am: 128)

Evet, bu âyette işaret edildiği biçimde, insanların EKSERİYETİ, bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde cinlerinyanlış fikirlerinin kurbanı olarak, onların hükmü altına girmiş; onların gösterdiği yoldan giderek, Allâh Rasûlü’nün ve Kurân’ın öğretisinden uzaklaşmıştır.

Çünkü daha önce de belirttiğimiz gibi, cinlerin bütün gayesi, İslâm Dini’ni iptal ederek, Hz. Rasûlullâh’ın getirdiklerini hükümsüz bırakmaktır.

İşte Kurân’ın bu şiddetli uyarılarına rağmen, gene de, kendilerini son derece saf, temiz, iyiliksever varlıklar olarak tanıtıp, insanları kendi hükümleri altına almak isteyen cinler bakın kendi kutsal kitaplarında kendilerini nasıl tanıtmaya çalışıyorlar…