HZ. MUHAMMED’İN AÇIKLADIĞI ALLAH

Ahmed Hulûsi

z. MUHAMMED’in açıkladığı “ALLÂH”ın ne olduğunu kavradıktan sonra mümkün olur.

Söz döndü dolaştı geldi “BEN”e!.. Esasen bu konu KENDİNİ TANI” isimli kitabımızda geniş bir şekilde incelenmiştir. Ama gene de burada konuyu biraz açalım… “ALLÂH”ın dışında ikinci bir varlık mevcut olmadığına göre; “BEN” kelimesiyle işaret ettiğimiz varlık kimdir veya nedir?.. Nasıl meydana gelmiştir?..

Bu konuda çözüme ulaşmamız için bize verilen ipuçları ne­lerdir?..

Bu soruların cevaplarını hep şu an’a kadar açıklamaya çalıştığımız “ALLÂH” anlamı ile ters düşmeyecek bir şekilde anlatmaya çalışacağız… Aksi hâlde, şu an’a kadar anlattığımız herhangi bir hususa ters düşecek şekilde bir anlatımda bulunur­sak, tamamıyla yanlış bir görüşe saplanmış ve otomatikman kişi ve Tanrısı ikiliğine düşmüş oluruz!

İnsanın varoluş gayesi hakkında Kur’ân-ı Kerîm’de şu bilgi vardır:

“Rabbin meleklere: ‘Ben arzda (bedende) bir halife (Esmâ mertebesinin farkındalığıyla yaşayan şuur sahibi)meydana getireceğim’ dedi.” (2.Bakara: 30)

Nasıl “yeryüzü halifesi” oldu insan; onu da şöyle anlatıyor Kitap:

“Sonra Âdem’e (Esmâ’nın programlanışı, Esmâ bileşiminin açığa çıkışıyla yoktan var edilene) bütün Esmâ’yı (Esmâ ül Hüsnâ’sının anlamlarını açığa çıkarmayı ve kavramayı) talim etti (programladı).” (2.Bakara: 31)

Burada ilk dikkatimizi çeken şey, insanın, “yeryüzünde halife” (kâinatta=evrende değil) oluşudur.

İkinci olarak da üzerinde durulması gereken husus hangi sebepten dolayı “halife” olunduğudur.

Hangi özellik insana “halifelik” vasfını kazandırmıştır?.. Ki bu sorunun cevabını da yukarıda ikinci olarak yazdığımız âyet vermektedir:

“Sonra Âdem’e (Esmâ’nın programlanışı, Esmâ bileşiminin açığa çıkışıyla yoktan var edilene) bütün Esmâ’yı (Esmâ ül Hüsnâ’sının anlamlarını açığa çıkarmayı ve kavramayı) talim etti (programladı).” (2.Bakara: 31)

Bundan anlaşılan şudur…

İnsan, “ALLÂH”ın sayısız isimlerinden, “ALLÂH”ın dile­diği kadarını ortaya koyabilecek istidat ve kabiliyet ile meydana getirilmiştir… İşte, insana bu istidat ve kabiliyetin verilmesi, “isimlerin talim edilmesi” demektir.

Acaba bu ilâhî isimleri ortaya çıkarabilecek kabiliyette oluşturulan ve “insan” adı takılan varlık; ve onun içinde yaşadığı evren veya evrenler nasıl ortaya çıktı?

“ALLÂH” tecelli etmediğine, tecellisi olmadığına, O’ndan herhangi bir şey meydana gelmediğine göre; bu beş duyu ile algıladığımız varlıklar veya Kur’ân-ı Kerîm’de anlatılan melek­ler, cinler, cehennem, cennet, berzah âlemi ve daha bilemediğimiz sayısız şeyler nasıl ve nereden meydana geldi?..