MESAJLAR

Ahmed Hulûsi

 “DİN” kelimesiyle anlatılmak istenenleri anlamak için, şu gerçek çok çok iyi kavranmalıdır…

“İSİM”, isimlenen değildir; isimlenene, işaret için kullanılır ve onu tarife yarar; ama hiçbir zaman, isimleneni tam olarak anlatmaya kavratmaya yetmez! İsim, işaret ve kısmen tarif kelimesi olarak kalmaya mahkûmdur. İsimlenmiş olan, ismin kaydından ötedir. Kayıtlanmaz isimle!

Eğer bu anlatılanı idrak ederseniz…

Fark edeceksiniz ki; “DİN” kelimesinin anlamı kapsamında anlatılmakta olan her şey, yaşamda algıladığımız ya da bizim algılayamadığımız bir boyuttaki, bir sistemi, bir mekanizmayı, bir oluşumu bize anlatmakta; bu sisteme göre de yaşamımıza nasıl yön vermemiz gerekliliğine işaret etmektedir.

Eğer anlatılan veya söylenenlerin isminde kalır ve sonra da isimlere dayalı bir dünya veya âlem oluşturursak kafamızda; bunun, içinde yaşadığımız dünya ve sistemle hiçbir alâkası olmaz.

Sonuçta kafamızdaki çelişkiler hiç bitmez… Sürekli karşımızdakini suçlarız, anlatamıyorsun; diye.

“İsmi” bırakın; isimleneni fark etmeye çalışın!