MESAJLAR

Ahmed Hulûsi

Gururu yaktı!

Tek’lik bilgisinin getirdiği gururu… Bilginin kurbanı oldu!

Yaşanmayan teklik bilgisinin getirdiği gurura tâbi oldu!

Aşık olamadı… Aşk yakıp kavurmadı… Hamdı; pişip yanamadı!

Şeyhi de yoktu ki, teslim olsun da o kurtarsın!

Egosu ağır bastı; aşkı yaşayamadı… Beğendi, ama çok!.. Ne var ki sevemedi… Sevdiğinde yok olamadı… Fenâ bulamadı!

“Tevhid” ilmini öğrendi… “Yok”luğu yaşayamadığı için, “aşk”la yanıp her şeyinden geçemediği için, mülhimede kalakaldı! “O”nun tekliğine, şehâdet edebildi sadece!..

Kâh emmâreye düştü, kâh levvâmede gezindi, kâh mülhimeye çıktı; fasit daire mekânı oldu!

Tevhidi, hayalinde yaşadı!.. Hayalinde, tek oldu! Avundu! Bazen, hayalindeki teklikten öteye geçemediğini fark edip, levvâmeye döndü… Bazen de tevhid bilgisi ağır bastı, gene mülhimeye çıkardı!

Gençliğine geldi, “sözler canlıdır”, gerçeğini göremedi; dilinden, ağzından çıkanla kaderinin nasıl yönlendiğini, anlayamadı!

Bende sevgi yoktur”, sözü pahalıya patladı; “aşk” ateşi yakmadığı için tüm varlığını; teklik hayalinin dalgaları arasında, bir o yana bir bu yana geçti ömrü! Takipçileri de “tevhidin dedikodusu”ndan daha öteye gidemediler elbette!

“Aşk” yaşanmadan; “aşk” uğruna tüm varlık feda edilmeden, “vahdet” yaşantısı kesinlikle açığa çıkmaz!

TEVHİD BİLGİSİ, ASLA “VAHDETİ YAŞAMAK” DEĞİLDİR!