MESAJLAR

Ahmed Hulûsi

“İnsan”ı zirveye götüren kuvveye eskiler “Himmet” demişler…

“İnsan”ı tüketen kuvveye ise “HIRS”!

Bunları, kısaca, “daha” ile tanımlayabiliriz…

“İnsan” için bedene dönük hedefler, olursa olur, olmazsa aldırma; türündendir.

“İnsansı” için bedene dönük hedefler, tek amaçtır!.. Hatta bedenin arzuları için, parasını, adını, yuvasını ve değerli bildiği ne varsa hepsini feda edebilir. Dinini, inancını bile terk edebilir. Çünkü onlar zaten lafta mevcuttu! Çevresindekiler hiç önemli değildir; “insansı” sırf bedeni, zevk organları için yaşar!.. Lâyığını da bulur!

“İnsan” ise bilinç için yaşar… “Allâh” adıyla işaret edilene ermek en büyük idealidir! Dünyevî ve maddi kayıplar onu hiç üzmez… Para, seks, nam-isim onda fazla bir değer taşımaz.

Yaşadığı her an kimlere ne kazandırabilirim ebedî yaşamı itibarıyla; diye düşünür ve her anını bu yolda değerlendirir.

Bunlara “himmeti âli kişiler” derler… Onlarda “Daha…” ebedî yaşama dönük olarak geçerlidir.

“İnsansı”da ise “daha…” ya paraya dönüktür ya sekse, ya da isim yapmaya… Hırslı adam ya da hırslı kadın derler…

Cehennem ateşinin bir adı da “HIRS”tır; ki, bazıları yanmaktan âdeta zevk duyar; yanmak için, adını, parasını, yuvasını feda eder bir değersiz uğruna! 

Bu uyarıları dikkate almayanlar, elbette ki yaptıklarının sonuçlarına katlanacaklardır ebeden.

“Her kişi, ne için yaratılmışsa, ona o iş kolaylaştırılır!”