RUH İNSAN CİN

Ahmed Hulûsi

Kur’ân-ı Kerîm mi doğru söylüyor?

Uzaylilar diye kendilerini tanıtan Cinler mi?!.

Kur’ân-ı Kerîm’e, Hz. Muhammed’in bildirdiklerine, İslâm öğretisinde yer alan âlim ve âriflere göre, “Şeytan”lakabıyla Şeytaniyet vasfıyla bilinen Cinler, insanların düşmanıdırlar.

Daima, insanları dinin bildirdiği gerçeklerden uzaklaştırmak, ölüm ötesi yaşamın gerçeklerinden perdelemek, Allâh’a olan inancı sarsmak, Allâh emirlerine isyana sevketmek, Âmentü esaslarını terk ettirmek yolunda, insanlara türlü-çeşitli fikirler empoze etmekle günlerini geçirirler.

İnsanları, İSLÂM DİNİ gerçeklerinden uzaklaştırmayı vazife edinmiş olan Uzaylı görünümündeki Cinler, Bilgi Kitabının 86. sayfasında Şeytan’ı inkâr edip, insanın kendi hayalinin var ettiği bir güç gibi empoze ederken; aynı kitabın 15. fasikül 204. sayfasında ise bakın ne demektedir:

“Üçüncü Sirius yani ilona takım yıldızları, ikinci evrene en yakın kapı olduğu için, önce buraya sizin ADEM – HAVVA dediğiniz dostlar, ikinci evrenden birinci evrene buradan transfer olmuşlardır. Bu dostlar ilk transferlerdir. Ve buraya üçlü kot olarak gönderilmişlerdir. Bunlar ADEM – HAVVA – ŞEYTAN’dır.

ADEM, saf enerjidir.

HAVVA, yaratıcı güçtür.

ŞEYTAN, parlak bilinçtir.

ADEM ile ŞEYTAN, HAVVA’yı koruma görevlisi olarak gönderilmiştir. Ondan sonra birçok havvalar ve ademler ikinci evrenden transfer olmuş ve bu şekilde mitolojik kahramanlar, TANRILAR ve TANRIÇALAR grubu teşekkül etmiştir. TANRISAL KURALLAR, bu yüksek bilinçlerin doktrinleri olarak hazırlanmıştır. {onlar, bulundukları ortamları, beyin enerjileri ile yaşanabilir düzeye getirirler}.”

 

Evet, gerçekten birer “şeytan” olan Cinler, uzaylı görünümü altında, kendilerinin böyle yüce bilinç, koruyucu varlıklar olduklarını iddia etmektedirler…

Şeytaniyet vasfına sahip olan cinler ne yapar?.. Elbette, şeytanlık!..

Kendilerini Uzaylılar olarak tanıtan ve iddia eden şeytanî “Cin”ler verdikleri tebliğlerde kendilerinin ALLÂH olduklarını iddia ederek tebliğ verdikten sonra, “ALLÂH” kavramını da bakın nasıl küçültüp, basitleştirip, insanları ATEİSTLİĞE sürüklemekteler:

Şimdi nakledeceğimiz şu satırları lütfen dikkatle tetkik ediniz…

 

ALTIN ÇAĞ, BİLGİ KİTABI Fasikül: 46, Sayfa: 443

Dünya Kardeşlik Birliği – 1991 dördüncü ay

“Şu an sizlerin alışılagelmiş bilinç, bütünlüğünüze belki ters gelebilir ama, sizlere bugüne kadar ALLÂH diye tanıttığımız “O” dahi bu odakta kaba madde formuna dönüşerek, sizler gibi BEDENLENİP, sizlerin arasında yaşayarak, TEK DÜNYA DEVLETİNE dördüncü düzen çerçevesinde bizzat kuracaktır.”

 

Evet, devam ediyoruz naklimize…

Aynı kitap, Sayfa: 445…

 

“Her bir ilk Gürzün ana çekirdeği olan ilk dünyada, yaşam oluşturulurken, ALLÂH diye bahsedilen “O” bütünsel güç, her zaman kaba madde formuna dönüşerek, daima o ilk dünyalara adımını atmıştır. Enerji yoğunluğu ile dünyayı dölleyip, düzenini kurmuş ve yeniden yerine dönmüştür…”

 

Dikkat ediyorsunuz herhâlde… Bedenlenen, gelen, sonra tekrar yerine dönen bir “ALLÂH”!!!

Daha bitmedi. Devam ediyoruz…

Aynı kitap, Sayfa: 446…

 

Şimdi de Beta Gürzünün ilk ana çekirdeği olan BETA NOVA dünyasına ALLÂH yani “O” bedenli olarak inmiş bulunmaktadır. Sizler ile bu yüzden yakın plandan temastayız. Artık bu, “O” denilen güç, oluşturduğu ve oluşturacağı çekirdek dünyalarda, hakiki insansal potansiyelleri beklemektedir.

Daha önce de söylediğimiz gibi, şu BETA GÜRZÜNÜN ilk çekirdek dünyası ile ilk evreni oluşmuş durumdadır. Ve ilk Beta mini atomik oluşuncaya kadar, ALLÂH, kaba madde formu ile insanlar arasında, İNSAN OLARAK YAŞAYACAK ve kendisini sizlere BİZZAT tanıtacaktır.”

 

Acaba bunları okurken beyinlerinizde İslâm öğretisinde yer alan “DECCAL” kavramı bir çağrışım yapmıyor mu?..

Kur’ân-ı Kerîm’e ve Hz. Muhammed’in öğretisine göre; kıyamet yaklaştığı zaman, Hz. İsa’nın yeryüzüne inmesinden önce, otuza yakın sahte Nebi-Rasûl ortaya çıkacak ve dinlerin hükmünün bitip, artık kendi açıkladıkları din anlayışına uyulmasını isteyecekler. Bunların hemen akabinde de “Deccal” lakabıyla tanımlanan bir varlık ortaya çıkacaktır; ki tarihte ilk defa olarak bu varlık, kendisinin beklenen “Mesih” yani “Kurtarıcı” olduğunu iddia edecektir.

“Deccal” lakablı bu varlık, Dünya’nın son günlerini yaşamakta olduğunu, kendisinin o güne kadar tapınılanYüce Rab olduğunu, kendisinin Allâh’lığına iman edip emirlerine tâbi olanları kurtarmaya geldiğini iddia edecek ve bu iddiasını ispat sadedinde de çok büyük olağan üstülükler gösterecektir.

“Mehdi”yet vasfına sahip kişinin, Kur’ân ve Hz. Muhammed öğretisi istikametinde; “ALLÂH” kavramının, sonsuz-sınırsız her türlü şekil ve kayıttan beri, evreni meydana getiren varlık olduğunu insanlığa açıklamasından sonra; bu öğretinin âdeta imtihanı mahiyetinde gelecek olan “Deccal”, bu öğretinin tam zıddını iddia edecektir…

Kendisinin insanların beklediği “ALLÂH” olduğunu iddia edecek olan Deccal bir süre yeryüzünde hükmünü sürdürecek; çok büyük insan toplulukları ona inanarak yolundan gideceklerdir. Ve Deccal, sahih hadis kitaplarında; Hz. Rasûlullâh’ın açıkladığı üzere, yeryüzüne inecek olan Hz. İsa tarafından ortadan kaldırılacaktır. Bu olayın asla tevili olmayıp, gerçekten aynen gerçekleşecektir…

Nitekim, şu anda, sadece Türkiye’de değil, Dünya’nın pek çok yerinde, kendilerini Uzaylı olarak tanıtan Cinler; insanlığın yüce Rabbinin, Dünya Rabbinin ordusu ile, emrindeki güçlerle Dünya’ya ineceği tebliğlerini vermektedirler.

İslâm’ın ve Kur’ân-ı Kerîm’in öğretisindeki “ALLÂH” kavramı, “İhlâs” Sûresinde ana hatlarıyla anlatıldığı üzere; burada anlatılan TANRI kavramından tamamen ayrı bir şeydir. Burası, bu konunun yeri olmadığı için, detaya daha fazla girmeyeceğiz. Arzu edenler, “Hz. MUHAMMED’İN AÇIKLADIĞI ALLÂH” isimli kitabımızda, İslâm Dini’nin “ALLÂH” kavramını okuyabilirler.