Islah

  • Onlara, arzda (yeryüzünde ve bedende) fesat çıkarmayın (varoluş amacına uygun olmayan şekilde hareket etmeyin), denildiğinde: “Biz ıslahçılarız (yerli yerinde kullananlarız)” dediler.
  • Ancak, bu hâllerinden sonra (yanlışlarını idrak edip) tövbe ederlerse ve ıslah olurlarsa (yanlışlarını düzeltirlerse), muhakkak ki Allâh Ğafûr`dur, Rahıym`dir.
  • Okunuşu:

    Rabbi evzi’niy en’eşküre nimetekelletiy en’âmte aleyye ve alâ vâlideyye ve en amele salihan terdahu ve aslıhliy fiy zürriyetiy inniy tübtü ileyke ve inniy minel müslimiyn.

    Anlamı:

    Rabbim bana ve ana – babama verdiğin nimetlere şükretmeyi, razı olacağın güzel davranışlar ortaya koymayı, ilham eyle; beni ve zürriyyetimi islah eyle. Sana yanlışlarımdan dolayı tövbe ederim, kesinlikle ben sana teslim olmuşlardanım…

    Bilgi:

    Yukarıdaki duayı ihtiva eden Âyet-i Kerime’nin (46-45) inzaline sebep Hazret-i Ebû Bekir Sıddik Radıya’llahu Anh’h dır.

    Ailesinin de mü’minlerden olması yolunda bu şekilde yapyığı duâ Cenâb-ı Hak tarafından kabul olmuş ve bu durum, işte bu Âyet ile de tasdik olmuştur…

    Aynı duâya biz de devam edersek, ailemizin ve neslimizin kurtuluşu için çok hayırlı bir iş yapmış oluruz… Namaz ardından yapılan duâlar içinde bu duânın da yer almasını özellikle tavsiye ederiz.

  • -Bismillahir rahmanir rahim!…

    Muhterem Cemaat; sizin en iyiniz olmadığım halde, sizi idare etmek vazifesi bana verildi.

    Eğer, benden Resulullah gibi idare etmemi beklerseniz, muamele görmek isterseniz; Ben bu vazifeyi üzerime alamam!.

    Çünkü O, Allahu Teala`nın vahiy gönderdiği bir kulu, Rasûlü idi. Ben ise basit bir insanım!.

    İşte bu sebeble beni her zaman göz altında bulundurun.

    Eğer vazifemi doğru dürüst yaparsam, bana yardımcı olun; Eğer yanlış yola saparsam, bana doğruyu gösterin!…

    Doğruluk, emanet; yalancılık da hıyanettir!…

    Ben, bir ıslahatçı, reformcu değilim!… Sadece, Resulullah`ın göstermiş olduğu yolda yürümeğe çalışacağım…

    Ben, Allah ve Rasûlü`nün yolunda, gösterilmiş olan şekilde yürüdüğüm müddetçe siz de bana yardım edin… Fakat ben, Allah ve Rasûlü`nün gösterdiği yoldan ayrılırsam, bana itaat hiç biriniz için bir borç bir vazife değildir!…

    Haydi, şimdi namaza hazırlanınız. Cenabı Allah, hepimizin yardımcısı olsun, Hak yolda yürümek nasip etsin… Allah`ın selamı üzerinize olsun…

    Kısacası naklettiğim şu hutbeden sonra, Hazreti Ebu Bekr es Sıddık, “Halife” olarak ilk defa cemaatin önüne geçip, namaz kıldırdı.

  • Medine`de toplanan muazzam ordu`ya, Ebu Süfyan`ın oğlu Yezid`i kumandan tayin eden Ebu Bekr es Sıddık Hazretleri; O`na çok önemli tavsiyelerde de bulundu. Bu tavsiyelerden bazıları şunlardı:

    -Sakın gururlanma!… Cenabı Hak gururu ve gururlananları sevmez.

    Askerlerle aranın iyi olmasına çok dikkat et!.. Onlara daima hayırdan bahset ve hayır vaad et. Askere nasihat ettiğin zaman, sözlerini kısa tut; Zira sözün uzun olursa sonu başını unutturur. Kendini islah et ki onlar da islah olsunlar.

    Namazlarını erkanıyle ve vaktinde kıl; Vaktini geçirme!..

    Düşman elçileri yanına geldiği zaman, onlara izzet ikram göster, fakat yanında çok tutma!..

    Askerlerinin durumunu anlayamadan gitsinler. Onlara askerlerini gösterecek olursan, onların zayıf taraflarını görürler. Bilakis, onları en değerli, en seçme askerlerin arasında kabul et!. Senden başka hiç kimsenin onlarla görüşmesine müsade etme!..

    Kimseye sır verme!

    Geceleri uyanık olup arkadaşlarınla sohbet et ki, yeni yeni haberler alasın. Geceleri daima askerlerine nöbet beklet ve karakolları çoğalt!.

    Vakitli ve vakitsiz onları dolaşıp daima kontrolün altında bulundur!..

    Doğru sözlü kimseler ile görüş!. Sen korkma ki başkaları da korkmasınlar!..

    Ganimet malını da çok iyi muhafaza et! Çünkü o emanettir!…”

  • Kul azmayınca belâ nâzil olmaz… Allah bizlere hidâyet ihsan buyursun… Kurunun yanında nîce yaşlar da yanıyor!

    Birkaç kişinin tamah ve hırsızlığı binlerle insanın yaşamına son verir… Yüzbinlerce insan haksız kazanç peşinde hak-hukuk tanımazsa sonuç ne olur?

    Buna da göz yumulursa, o zaman, “Allah daha beterinden korusun” diye dua etmekten başka çare kalmaz!.

    Tüm dostlarıma Allah`tan selâmet ve sıkıntıyı aşmada kolaylık niyaz ederim…

    İbret alalım, ıslâh olalım, selâmet bulalım… Beterinden Allah korusun cümlemizi…

BAKARA 2-11 Onlara arzda (yeryüzünde ve bedende) fesat çıkarmayın (varoluş amacına uygun olmayan şekilde hareket etmeyin) denildiğinde: “Biz ıslahçılarız (yerli yerinde kullananlarız)” dediler.

BAKARA 2-160 Ancak bunlardan tövbe edenler (yanlışını idrak edip kesin olarak ondan vazgeçenler) ve ıslah olanlar (içinde bulundukları yanlışlar ortamından çıkanlar) ve gerçeği dile getirenler istisnadır. Ben Tevvab ve Rahim`im (tövbeyi kabul edip, çeşitli güzel sonuçlarını yaşatan).

AL-U iMRAN 3-89 Ancak, bu hallerinden sonra (yanlışlarını idrak edip) tövbe ederlerse ve ıslah olurlarsa (yanlışlarını düzeltirlerse), muhakkak ki Allah Gafur`dur, Rahim`dir.

MAiDE 5-39 Fakat kim zulmünden sonra tövbe eder ve (halini) ıslah ederse, muhakkak ki Allah onun tövbesini kabul eder… Kesinlikle Allah Gafur`dur, Rahim`dir.

ARAF (A’RAF) 7-142 Musa`ya otuz geceyi vadettik… Sonra ona on ekledik; böylece Rabbinin tayin ettiği süreç kırk geceye tamamlandı… Musa, kardeşi Harun`a: “Kavmim içinde benim yerime geç, ıslah et ve fesat çıkarmak isteyenlere uyma!” dedi.

ARAF (A’RAF) 7-170 Hakikat bilgisine (Kitap) sımsıkı sarılanlar ve salatı ikame edenler (e gelince); doğrusu biz ıslah olan ve ıslah edenleri, mükafatsız bırakmayız.

ENBiYA 21-90 Biz de icabet ettik, Ona Yahya`yı hibe ettik ve karısını Onun için ıslah ettik (çocuk doğurmak için uygun hale getirdik)… Muhakkak ki onlar hayırlı işlerde yarışırlar; ümitle ve korkarak bize dua ederlerdi, huşu duyarlardı.

MUHAMMED 47-2 iman edip imanın gereğini uygulayanlar ve Muhammed`e inzal olana -ki O, Rablerinden (gelen) Hak`tır- iman edenlere gelince, (Allah) onların kötülüklerini onlardan örttü; hallerini ıslah etti.

1562 – İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Allahu Teâlâ Kur’ân-ı Kerim’inde: “Kadınlarınızdan fuhşu irtikâb edenlere karşı içinizden dört şahid getirin. Eğer şehâdet ederlerse onları ölüm alıp götürünceye, yahud Allah onlara bir yol açıncaya kadar. kendilerini evlerde alıkoyun (insanlarla ihtilattan menedin)” buyurdu. (Nisa 15).

Cenab-ı Hakk, bu âyette (zinâ meselesinde) önce kadını zikrettikten sonra, erkeği kadınla birlikte ele alarak şöyle demiştir: “Sizler-den fuhşu irtikab edenlerin her ikisini de (kınayarak) eziyete koşun. Eğer tevbe edip (nefislerini) ıslah ederlerse artık onlara (eziyetten) vazgeçin. çünkü Allah tevbeleri çok kabul eden, en çok esirgeyendir” (Nisa 16). Cenab-ı Hakk bu âyeti, celde âyetiyle neshederek şöyle buyurdu: “Zinâ eden kadınla zinâ eden erkekten her birine yüzer deynek vurun. Eğer Allah’a ve âhiret gününe inanıyorsanız bunlara, Allah’ın dinini tatbik hususunda, acıyacağınız tutmasın. Mü’minlerden bir zümre de bunların azabına (bu cezalarına) şahid olsun” (Nur 2). Sonra Nur sûresinde recm âyeti nâzil oldu. Önceki (celdeyi emreden) vahiy bekâr (zâni) içindi. Sonra recm âyeti tilâvetten kaldırıldı, ancak hükmü bâki kaldı.”

Ebu Dâvud, Hudud 23, (4413).

Bu rivayetin “…yüzer deynek vurun”ibaresine kadar olan kısım Ebu Dâvud’a aittir, mütebakisini Rezîn ilâve etmiştir.

 

3373 – Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor: “Yahudiler, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın huzurlarında zoraki hapşırırlar ve bununla kendileri için yerhamukallah demesini umarlardı. Resulullah ise onlara: “Allah size hidayet versin ve aklınızı ıslah etsin” derdi.”

Ebu Davud, Edeb 101, (5038); Tirmizi, Edeb 3, (2740).

 

4588 – Amr İbnu Avf radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

“Bu din Hicaz’a çekilecek. Tıpkı yılanın deliğine çekildiği gibi. (Allah’a kasem olsun)! Yaban keçisinin dağın tepesine sığınması gibi, din de Hicaz’a sığınacaktır. Bu din garip olarak başladı, tekrar garipliğe dönecektir. Gariplere ne mutlu. O garipler ki, benden sonra insanların sünnetimden bozdukları şeyi ıslah edecektir.”

Tirmizi, İman 13, (2632).

 

6272 – Hz. Cabir İbnu Abdillah radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam (bir gün) bize hitap etti ve dedi ki: “Ey insanlar! Ölmezden önce Allah’a tevbe edin. (Musibet hastalık, yaşlılık gibi) ağır meşguliyetlere düşmezden önce salih ameller işlemede acele edin. Çok zikir ederek, gizli ve açık çok sadaka vererek Allah’a karşı üzerinizdeki borcu ödeyin ki bol rızka, ilahi nusrete ve ıslah-ı hale mazhar olasınız. Bilesiniz Allah, benim içinde bulunduğum şu makamda, şu günde, şu ayda, bu yıldan Kıyamet’e kadar devam etmek üzere Cum’a namazını farz kıldı. Kim bunu, benim sağlığımda veya ölümümden sonra adil veya zalim bir imam oldukça, istihfaf ederek veya inkar ederek terkedecek olursa Allah onun iki yakasını biraraya getirmesin, işine bereket vermesin. Haberiniz olsun! O kimsenin tevbe etmedikçe ne namazı, ne zekatı, ne haccı, ne orucu, ne de makbul bir iyiliği vardır. Kim de tevbe ederse Allah onun tevbesini kabul eder. Haberiniz olsun! Bir kadın bir erkeğe imamlık yapamaz. Bir bedevi de muhacire imamlık yapamaz. Facir de mü’mine imamlık yapamaz. Ancak fasık zor kullanır mü’min de onun kılıncından ve kamçısından korkarsa bu durumda imama uyar.”

 

7174 – Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Uhud (savaşı) gününde Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’ın bir dişi kırıldı ve başından yaralandı. Kan yüzüne akmaya başladı. Yüzündeki kanı hem siliyor hem de: “Kendilerini AIlah’a çağıran peygamberlerinin yüzünü kana boyayan bir kavim nasıl ıslah olur?” diyordu. Allah Teâla hazretleri (sanki bu sözleri tevekküle uygun bulmayarak) şu ayeti inzal buyurdu:

“Kullarımın tedbir ve idaresinden senin elinde birşey yoktur ve sen onların inkârlarından mes’ul değilsin. Allah dilerse onlara tevbe nasip eder, dilerse zalim oldukları için onlara azab verir” (Âl-i İmran 128).

 

7197 – Hz. Ali anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Mehdi bizden, ehl-i Beyt’imizdendir. Allah onu bir gecede ıslah eder (yani tevbesini kabul eder, hizmetini yapacak hale getirir. Doğruyu ilham eder ve muvaffak kılar)”.

Kavram hakkında henüz bir not alınılmadı.

Basiyr

Anlamı EL BASIYR… Açığa çıkan Esmâ özelliklerini her an seyir ile onlardan çıkanları değerlendirip sonuçlarını oluşturan. BASİR :Yaratıklarının her hâlini değer…

Oku »

Jüpiter

Konu ile alâkalı bilgiler Jüpiter: Güneşten hayli uzak sayılıyor diğerlerine nispetle. Tam 778 milyon kilometre mesafede. Çapı 143.000 kilometre ve buna rağmen…

Oku »

Önemli olan

Konu hakkında bilgiler Ahmed Hulûsi Sadece “iman ettim” demek yeterli olmayıp; önemli olan, o imana dayalı hususlarda belli fiilleri ortaya koymaktır!. Bizim iç…

Oku »