HZ. MUHAMMED’İN AÇIKLADIĞI ALLAH

Ahmed Hulûsi

“ALLÂH” kelimesi bir isim!..

“İSİM” ise bir işaret kelimesi!..

“ALLÂH” kelimesi ise, bir tanrıya işaret eden isim, hiç değil!

Evet, “Tanrı” kavramına işaret amacıyla kullanılan bir isim hiç değil, “ALLÂH” kelimesi!..

Bizim dikkatlerimiz bu isim ile, bir noktaya yönlendirilmek isteniyor… “ALLÂH” İsminin İşaret Ettiği üzerinde derin derin düşünmemiz ve bazı gerçekleri görmemiz isteniyor…

Şimdi, şöyle düşünelim bir…

Hulûsi’yi tanır mısın?” diye soruyorlar size… Siz de birkaç kitabını okumuşsunuz ya da bir yerde resmini görmüşsünüz…

“Tanırım Hulûsi’yi!..” derseniz bu ne kadar gerçekçi olur?.. Hulûsi’nin yaşamının çok kısa bir bölümündeki bazı düşüncelerini yansıtan birkaç kitapla bir resim, size onu ne kadar tanıtabilir?.. İnsanlar yirmi-otuz yıllık sürekli beraberliklerden sonra bile, birbirlerini tanımazlarken!..

Sizin burada en fazla bileceğiniz şey, Ahmed Hulûsi’nin bir düşünür, bir “sûfi” kişi olduğu yolunda kanaat edinmenizi sağlayan kitapları ile dış görünüşüdür!..

Bir resim, bir tablo bir ressamı ne kadar anlatabilir?.. Gördüğünüz bir resim, ressamın kısa bir süre içindeki hayal ya da görüşünün tabloya yansımasıdır; hepsi o kadar! Ya o resmi yapan ressam nasıl biridir?..

Meçhul!..

“Hulûsi” ismi, nasıl yalnızca bir işaret kelimesi ise; bu kitaplarını okuduğunuz kişiye yalnızca işaret anlamı taşıyorsa; an­cak bu isim ile de onu tanımak asla mümkün değilse…

Aynı şekilde, “ALLÂH” ismi ile de, o ismin işaret ettiği varlığı tanımak kesinlikle mümkün değildir!

Eğer “ALLÂH” kelimesinin yalnızca bir isim olduğunu; ve bize bir gerçeği fark ettirmek amacıyla kullanıldığını fark ettiyseniz; sıra gelmiştir, o isim ile bize işaret edilmek isteneni anlamaya…

Düşünürseniz Kelime-i Tevhid’i, “lâ ilâhe illâ ALLÂH” cümlesini, burada ilk bölümde tanrı ve tanrılık kavramının yok oluşunun vurgulandığını va daha sonra da sadece “ALLÂH” ismiyle işaret edilenin var olduğunun açıklandığını hatırlayacaksınız…

Bu durumda ortaya şu sonuç çıkmaktadır:

İnsanoğlunun, algıladığı ya da algılayamadığını fark ettiği her şey, yani tüm göresel ya da mutlak evrenler“ALLÂH” ismiyle işaret edilen “O”nun, kendisine göre olan bir “an”ındaki eseridir! Yani, “HÛ”nun kendisine göre sayısız olan “an”larından yalnızca bir “an”ındaki eseri!

Tüm yaratılmışların algıladığı ya da algılayamadığı; fark ettiği ya da fark edemediği; tasavvur ya da tahayyül ettiği her şey hep bu “ALLÂH” isminin işaret ettiği varlığın bir “an”ındaki eseridir!

Ki bu “an”, “HÛ”nun indînde bir “nokta”dır!..

Bize göreyse çıkış “nokta”sıdır!..

“Nokta”dan meydana gelmiştir, insan-cin-melek tanımlamalarıyla anlatılan her şey ve dahi evren içre sayısız -algılayana göre- evrenler!..

Sonsuzda bir “nokta”nın yerini düşünün!..

“Nokta” olarak yaratılmış; ilmi yönüyle “Akl-ı Evvel”, hayatiyeti yönüyle “Ruh-u Â’zâm”, hüviyeti yönüyle “Hakikat-i Muhammedî” ve nihayet kişiliği itibarıyla aldığı isim de “İnsan-ı Kâmil” olan evrensel varlığı düşünüyor; ve biz ona da “HÛ” ismiyle işaret ediyoruz.

Oysa…

Bu bahsettiğimiz Zât, “ALLÂH” ismiyle işaret edilenin ilminde yalnızca bir “ilmî sûret” olup; vücudu ise varlığını “HÛ”nun Esmâ’sından alır!.. Bu sebepledir ki, “nokta”nın, gayrı bir bağımsız varlığı ve vücudu söz konusu olmaz!..

“Nokta”dan meydana gelen bu varlığın -mutlak evrenin-­ algılanan Sıfatları ve Esmâ’sı ve müşahede edilen Efâl’i, “HÛ”nun her an yeni bir “şan”da oluşundan kaynaklanır!..

“ALLÂH İsmiyle İşaret Edilen”in indîndeki sayısız “an”dan ya da bir diğer ifadeyle “nokta”dan yalnızca biri olan “İnsan-ı Kâmil” adıyla işaret edilen “NOKTA” bilinci ise, “Mardiye nefs” bilincine sahip kılınanın ilminden münezzehtir!.. (muhalefet lil havâdis)

“Sınırsız-sonsuz” kavramları dahi, “İnsan-ı Kâmil”de açığa çıkan “HÛ”nun Esmâ ve Sıfatı yönünden geçerli olup; “nokta” dışında geçerliliği kalmaz!..

“Nokta” içre var olmuş “İnsan”ın, “nokta”da (DEHR) varlığı yoktur!..

“Nokta” ötesine işaret edip, “ÖTE” indîndeki sayısız “nokta”ları fark ettirme amacıyla işaret kelimesi olarak kullanılan “ALLÂH” isminin günlük yaşamdaki yerini buyurun siz düşünün!..