EBU BEKİR ES SIDDÎK

Ahmed Hulûsi

İbnü’d-Dağinne bu durumu işitince doğruca Hz. Sıddîk’a geldi…

− Yâ Ebu Bekir!.. Nasıl bir anlaşma ile seni himayeme almış olduğumu bilirsin!.. Şimdi sen, ya o hususlara riayet et yahut da, benim sana vermiş olduğum ahdı emanımı geriye ver!.. Emin ol ki ben, bir kimseye vermiş olduğum ahdı emanımı, iptal etmiş olduğumu Arap milletinin duymasını istemem!..

Hz. Ebu Bekir es Sıddîk, tam mânâsıyla işini sağlama bağlamış insanların gönül rahatlığı içinde cevap verdi, İbnü’d-Dağinne’ye:

− Yâ İbnü’d-Dağinne!.. Ben artık, bana vermiş olduğun himayeni sana iade edip; Azîz ve Celîl olan Allâh’ın himayesine iltica ediyorum… O’na sığınıyorum…

Bundan epeyce bir müddet geçtikten sonra, yukarıda gördüğümüz gibi Rasûlü Ekrem, müslümanların Medine’ye göç etmesine müsaade etti ve hatta teşvik etti…

İşte bu günlerden birinde, Hz. Sıddîk da Medine’ye hicret etmeyi düşündü… Aşağı yukarı bütün müslümanlar Medine’ye göç etmişti…

Hatta Hz. Ömer geçen gün, müşriklerden gizlice Medine’ye göç eden bütün müslümanların hilâfına, silahlarını takınmış, Kâbe’yi tavaf etmiş, sonra da atına binerek şöyle hitap etmişti Kureyş’in ileri gelenlerine; gitmezden evvel:

− İşte, nihayet ben de Medine’ye göç ediyorum… Anasını ağlatmak, karısını dul, çocuklarını öksüz bırakmak isteyen varsa, arkamdan gelsin!..

İşte, bu günlerden birinde fikrini Rasûlü Ekrem’e açıp, bu husustaki düşüncesini öğrenmek istedi Hz. Ebu Bekir es Sıddîk:

− Bu hususta ne buyurursun yâ Rasûlullâh?..

− Sabret biraz daha!.. Hicret için, Cenâb-ı Allâh’ın bana da müsaade edeceğini zannediyorum…

Hz. Sıddîk, çok sevindi bunu işitince:

− Yâ Rasûlullâh, anam babam sana kurban olsun!.. Öyle bir müsaadeyi umar mısın?..

− Evet, umarım…

Rasûlü Ekrem’in bu cevabından sonra Hz. Sıddîk, o günü beklemek üzere hemen hicret etme fikrinden vazgeçti ve beklemeye koyuldu.

Dört ay süren bu bekleme müddeti zarfında, Hz. Sıddîk, hicret için hususi olarak sekiz yüzer dirheme aldığı iki hecin devesini, dışarı salmadan ağaç yapraklarıyla besledi ve o mutlu günü bekledi durdu…