MUHAMMED MUSTAFA 2

Ahmed Hulûsi

Hemen yanlarında daha birkaç kişi olmak üzere hep beraber oraya gittiler…

Saide Sofası oldukça kalabalıktı…

Ayağa kalkmış olan birisi, “hilâfet”in Ensar’da olması lazım geldiğini söylüyordu.

Hâlbuki bu durum, büyük bir ayrılık ve ikilik çıkmasına sebep olacak şartları oluştururdu. Bu da İslâm’ın çökmesi olurdu.

Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir es Sıddîk ayağa kalkarak önce Rasûlü Ekrem’in bir hadisini nakletti ve ona ilave etti:

− “Bütün müminler üzerinde hükümet etme yetkisi Kureyşlilerindir!..”, buyurmuştu Rasûlullâh…

Bu sebeple bizim O’na itaat etmemiz gerekmektedir. Şimdi ben size iki kişi tavsiye ediyorum, hangisini dilerseniz onu seçin…

Dedi ve iki yanında bulunan, Hz. Ömer ile Hz. Ebu Ubeyde’nin (Allâh ondan da razı olsun) ellerini yukarı kaldırdı…

Bu sözler orada bulunan herkesin aklını başına getirmişti…

Hz. Ömer, Hz. Sıddîk’ın hilâfete namzet olarak kendisini ileri sürdüğünü görünce, tüyleri diken diken olmuştu:

− İçinde Ebu Bekir gibi bir insanın bulunduğu cemiyete ben asla halifelik edemem…

Dedi ve ardından Hz. Sıddîk’a dönerek:

− Ver elini yâ Eba Bekr!.. Ben sana biat ediyorum!..

Diye, Hz. Ebu Bekir es Sıddîk’a bağlılık ve itaat yemini etti. Sonra da, orada bulunanlara şöyle hitap etti:

− YÂ ENSAR! CENÂB-I RASÛLULLÂH, HASTA OLUP YATAĞA DÜŞTÜĞÜ ZAMAN, İMAMET İÇİN HEPİMİZİN BAŞINA EBU BEKİR’İN GEÇMESİNİ EMRETTİĞİNİ BİLİYORSUNUZ…

BURADA, KENDİSİNİ EBU BEKİR’DEN DAHA EHİL, DAHA KÂMİL VE DAHA BİLGİLİ GÖREN KİM VARSA, O ORTAYA ÇIKSIN?..

Hz. Ömer’in bu hitabı üzerine oradakiler cevap verdi:

− Hayır!.. Yoktur!..

− Allâh göstermesin!..

− O’ndan ehli yoktur!..

− Daha ehli bulunamaz!..

Bundan sonra orada bulunan Hz. Ebu Ubeyde başta olmak üzere, Hz. Osman, Hz. Abdurahman ve diğerleri, derhâl yeni “Halife” Hz. Ebu Bekir es Sıddîk’a bağlılık ve taat yeminini ettiler.

Böylece, İslâm’ın otuz yıl sürecek olan, bugünkü deyimle cumhuriyet veya demokrasi devri başladı.Bu devrin gene bugünkü deyimi ile ilk Cumhurbaşkanı da, ittifak ile seçilen Hz. Sıddîk idi…