Halife

  • “Halife” kimdir?…
    “İnsan-ı Kâmil“dir!…
    Yeryüzündeki halife” kimdir?…
    Adem nesli!.
    “İnsansı“lar değil; yalnızca Adem ve Havva`dan gelen nesil olan “insan”lar!
  • Kur`ân-ı Kerîm bir âyet-i kerîmesinde insanın varoluşuyla ilgili olarak şöyle der: 
    «BEN YERYÜZÜNDE BİR HALİFE MEYDANA GETİRECEĞİM!..» (2-30)
    İşte bu «halîfe» sözcüğü, Allah`ın tüm isimlerinin mânâlarının insan beyninde aşikâre çıkabileceğine. Beynin, bu kapasiteye sahip olarak meydana getirildiğine işaret eder!..
  • “Çokluk” âlemlerinde “yok”tan “var” kılınmış her şey, “Allâh” adıyla işaret edilenin “El Esmâ ül Hüsnâ”sıyla varlığını sürdürüp işlevini yerine getirdiği içindir ki; “şuur” boyutu itibarıyla bu hakikat boyutunu algılayıp yaşayan “İnsan”, yeryüzünde açığa çıkışı itibarıyla “halife”; olarak tanımlanmıştır. Kurân’a göre, bunu hisseden, yaşayan, “Diri”dir; “Gören”dir; buna karşın hakikatini fark edemeyen veya inkâr eden ise “ölü”dür; “âmâ – kör”dür! İşte hakikatini hissedip yaşayan, “şuur”unun hakikati itibarıyla “melek – kuvve” olan “İnsan”ın aslı da, Allâh isimlerinin işaret ettiği özelliklerdir ki, bu isimlerin mânâlarının onda “insana yakışır” şekilde kuvveden fiile çıkması, “cennet” denilen yaşamı oluşturur! Cennet, insansıya dönük yaşam ortamı değil, “melek – kuvve” olan “insan”ın özelliklerinin yaşanacağı ortamdır. Umarım neye işaret ettiğim anlaşılır!
  • Her boyutun yapısal özelliklerine ve kapasitesine göre “halife“ler mevcuttur!. Bizim genelde bildiğimiz “Halife” yeryüzündeki “halife”dir!. Yeryüzündeki “halife“nin de haddi, hududu bellidir.

    Gerçek “Halife”Tek`dir. Ve O da, İnsan-ı Kâmil ismi ile tanıdığımız Ruh-u A`zâm`dır… Veya bir diğer ifade ile Hakikatı Muhammedi`dir. Veya ilim yönüyle, Aklı Evvel`dir.

    O`nun minyatürizesi, yeryüzünde, Adem!… Adı bile “Adem”=Yok!.. İsmi var, cisminin varlığı “yok“tan!.. Sanki, Anka kuşu gibi… Adı var, kendi yok!…
  • Yeryüzünde Halife olarak meydana getirilen insanın, kendini tanıması için, öncelikle “Halife“liğinin ne olduğunu anlaması ve kimin ne kadar “halifesi” olduğunu bilmesi gerekmez mi?
  • EL VEKİYL… Açığa çıkan her birimin işlevinin gereğini yerine getirmek için gerekeni yapan. Bunun idrakıyla kendisine tevekkül edene sahip çıkarak, onun için en hayırlı sonucu oluşturan. Hakikatindeki el Vekiylisminin özelliğine iman eden, Allâh‘ın tüm isimlerine (tüm kuvvelerine) de iman etmiş olur! Halifelik sırrının kaynağı bir isimdir!
  • “Halife” kavramıyla ne anlatılmak; yani, insandaki hangi özelliğe işaret edilmek isteniyor ola?…
  • Kendini ve aslını ve aradaki irtibatı idrâk hâli varlıktaki, yani yeryüzündeki tüm canlılar arasında sadece insana hastır. Ve bu yüzden de insan “Yeryüzündeki Halife” olmuştur!..
  • Adem’in yaratılışının orijinine, “Muhakkak ki Allâh indînde İsa’nın oluşumu Adem’in oluşumu gibidir… (3. Âl-u İmran: 59) uyarısıyla işaret edilmektedir. Bir annenin rahminden dünyaya gelmiştir bedeni itibarıyla Adem! Bedensel orijini itibarıyla da bildiğimiz biyolojik aşamalardan geçmiştir. Bu da çeşitli benzetmelerle anlatılmaktadır. Bu konuda, “Esmâ mânâlarının tamamını” kabul ve bunun “şuuruna” erme yoluyla da “halife”; olduğuna işaret edilmektedir ki konunun esas önemli yanı burasıdır. Gerisi ayrıntıdır; çünkü sonunda toprak olacak bedenin nereden ve nasıl oluştuğu hiç önemli değildir! Sadece, onun bedensel yanı itibarıyla dünyanın atomik boyutundan biyolojik oluşumla yaratıldığına, çeşitli benzetme veya sembollerle değinilmektedir. Burada önemli olan biyolojik bedenin hangi aşamalardan nasıl geçtiği değil, Adem diye “yok”tan “Esmâ mânâlarıyla – özellikleriyle” meydana gelmiş –“ceale”; haleka değil- “halife”; ismiyle işaret edilen “şuur” varlığıdır. İşin hakikatine eremeyenlerin, işin dedikodusu mahiyetindeki toprak olacak biyolojik bedenin oluşumu tartışmalarıyla ömürlerini boşa harcamaları ne hazindir!
  • Halife olarak kişinin kendini tanıması için, önce Nefsi`nin hakikatını bilmesi gerekir. 
    Nefs“inin hakikatını bilmesi için, bilincini arındırması gerekir.
  • Şeytâniyet, gördüğü ile kayıtlamak ve kayıtlanmaktır… Hilâfet ise gördüğünü kayıtlamamak, sınırlamamak ve sınırsızlıktan nasip almaktır!…
  • Şeytan gördüğüyle kayıtlandı… Halife ise her an sınırsız ve kayıtsız olanın ahlâkıyla ahlâklanmış olarak, Halife olmuştur…
  • Acaba biz insan olduğumuza göre “Halife” oluşumuzun bilincinde miyiz?
    Ne yönümüzle ve ne kadarıyla “ALLAH” adıyla işaret edilenin “Halifesi”yiz acaba?…
    Yeryüzünde ne kadarıyla “halifesi”yiz, “ALLAH” ismiyle işaret edilenin?
    “Halife” ne demektir?… ” ne demektir?… ” ne demektir?…
    Bunun yaşamı nasıl olur?… Nasıl “Halife” olduğunun bilincine erer kişi?… “Halife“lık bilincine eren kişinin yaşamı ve yaşama bakış açısı nasıl olur?…
  • İnsan, “Halife” olarak yeryüzünde mevcuttur!. Ancak, bu “Hilâfet” görevine lâyık olan, kendisinde mevcut olan bu Hilâfetin” mânâsını anlayıp, idrâk edip, yaşayabilen zâtlar kimler?…
  • “İnsansı”lar türünden olan “bedeni” yönünden değil; kendisinde meydana getirilen “İNSANΔ mânâ yâni “Halife” özelliği ile ilk “insan” olmaktadır Adem!. Bize açılan gerçeğe göre!
  • İnsanlardan evvel yeryüzünde yaşamakta olan “Cin” adıyla belirtilen veya günümüzde bazılarının tâbiriyle “Uzaylılar” diye bilinen varlıklar dahi, gene belirli sayıda isimlerin neticesi olarak; sınırlı sayıda ilâhi isimlerin ortaya çıkış şekli olarak vardırlar; ki bu “kısıtlılık” dolayısıyla “Hilâfete” nâil olamamışlar, yeryüzünde“Halife” seçilmemişlerdir!.

    İşte, bu gelişimin sonucu olarak Adem, 99 olarak kabul edilen isimlerin mânâsını ortaya koyabilecek bir biçimde meydana getirilmiş; bu isimlerin mânâsını ortaya koyabilecek bir biçimde tesbih etmiş ve bundan sonra da “Halife” seçilmiştir.

  • Dikkat edilirse, Kur`ân-ı Kerîm’de Adem`in ilk insan türünden bir varlık olduğuna dâir hiç bir âyet yoktur!. Kur`ân ‘daki bu açıklama “yeryüzünde Halife meydana getirileceği” yolundadır..
  • Adem, yeryüzünde “Halife” olarak meydana getirildi. Bu, “Halife” olarak meydana getirilişi sebebiyle Adem, Cennet`ten çıkmak mecburiyetinde idi!. Adem, o hatayı işlemekle yükümlüydü, mecburdu ki, “Hilâfet” görevi meydana gelsin!.
  • “Yeryüzünde Halife” diyor.. “Cennet`de, cennet için, Halife” olarak demiyor!… Yani, daha meydana getirilişinde, O`nun Cennet`den çıkıp, yeryüzünde yaşayacağına işaret ediliyor, bu o anda belirtiliyor!…
  • İblis, her ne kadar Adem`e kötülük yaptığını, intikam aldığını sanıyor ise de, gerçekte Adem`in, “Hilâfet” görevini tam hakkıyla yerine getirmesini, “Halife” vasfını kazanmasına vesîle olmuştur!.. Dolayısıyle İblis, en büyük kötülüğü yapayım derken, “insan“a en büyük iyiliği yapan varlık durumuna gelmiştir…
  • Rabbim Allah`dır” de!.. ve böylece de ilâhi isimlerin mazharı ve ortaya koyucusu olarak, “Halife” olduğunu anla, idrâk et, ve gereğini yaşa!…
  • “Halife” kimdir?…
    “İnsan-ı Kâmil“dir!…
  • Bir insanın, “Halife” olmasını idrâk etmesi için önce, geniş kapsamlı bir bilgiye, ilme ihtiyacı vardır!…
  • Mardiye`den sonra, “Sâfiye” gelir. Nefs`in tam bir Öz yaşam hâlidir… “Halife” durumunda olan kişidir… İnsan-ı Kâmil, Gavs, Kutb-ül Aktab ve Kutb-ül İrşâd bu mertebedeki şahıslardır!.
  • “Halife”, her devirde mevcuttur; sayısı değişenler, O`nu görebilenlerdir!
  • Sen; “sen” iken, Halifetullah olmazsın!..
  • “Halife”, uğrunda her şeyinizi feda edebileceğiniz insandır… Kimdir O?..
  • Nefs“inin hakkı “halife” olmaktır!.. Gerçekte, yeryüzünde “Halife” olarak varolan sen. varoluş gayenden ve özelliklerinden haberin var mı?.. Ya, bu yolda yaptığın çalışmalar?
  • İnsanın, hakikatına ererek “Halifetullah” olabilmesi için de önce “Mİ`RÂC” yapması zorunludur.
  • Halife, ‘’her an sınırsız ve kayıtsız olan’’ın ahlâkıyla ahlâklanmış olarak Halife olmuştur!
  • Halifesin”, dedi sana, kendini hatırlayasın diye; sen sandın kendini insanların efendisisin!.
  • Hikmetine ermeden seyir, tüm mahlûkata; hikmetini bilerek seyir ise insana yâni “Halife” olana aittir!.
  • Kur’ân-ı Kerim, insanları, bir yaşam biçiminde sâbitlemek, kilitlemek; onlara tekâmülün kapılarını kapatmak için mi nâzil olmuştur; yoksa sürekli gelişmenin yollarını göstermek; farkında olmadıkları, ya da ellerinden alınmış hakları edindirmek; sonunda, kadın-erkek birarada “Halife” olmanın özelliklerini yaşamalarının çârelerini bildirmek amacıyla mı nâzil olmuştur?
  • İNSAN” olanın, “Halife” olduğunu farkedip gereğini yaşamak isteyenin, her konuda, her zaman, önyargısız, objektif ve kapsamlı-derinlikli düşünce sistemiyle karşısındakine yaklaşıp, olayları da Allah ahlâkıyladeğerlendirmek zorunda olduğunu, nasıl anlatmalıyım?
  • Halife insan” olarak, evrenselliğe açılabilmen için sana bildirilmiş “İSLÂM DİNİ”!.. Ne olduysan oldun, ama yarın hepsini bırakıp gideceksin bu dünyadan, arınamadan, dünyanla birlikte!.. “Halife insan” olamadıysan, ne olacak hâlin?…
  • Şimdi, İnsanın Halifeliği`nden bahsetmişken burada bir noktaya daha açıklık kazandırmak istiyorum… 

    Dikkat edin, Kurân`daki âyette; “Biz insanı Halife olarak yarattık”, veya “Biz sizleri yeryüzünde halifeler olarak meydana getirdik”, derken kadın ve erkek ayırımı yapmamıştır. 

    Yani, Allah`ın Halifesi olma yönünde, erkek ve kadın eşittir! Her ikisi de Allah`ın Halifesi olma kemâlâtına sahiptir.

    Bu sebepten dolayı da kadının erkekten 2. derecede olması veya 2. düzeyde, 2. sınıf mahlûk olmasından söz edilemez.

    Çünkü Allah, “Biz sizi yeryüzünde Halife olarak yarattık” derken kadın ve erkek ayırımından sözetmemiştir!.
  • İnsanın varoluş gayesi hakkında Kur`ân-ı Kerîm`de şu bilgi vardır:

    «Şüphesiz ki ben YERYÜZÜNDE bir HALİFE meydana getireceğim» (2-30)

    Nasıl “yeryüzü halîfesi” oldu insan; onu da şöyle anlatıyor Kitab:

    «Ona bütün isimleri tâ`lim ettik» (2-31)

    Burada ilk dikkatimizi çeken şey, insanın, «yeryüzünde» -kâinatta=evrende değil,- halîfe oluşudur.

    İkinci olarak da üzerinde durulması gereken husus hangi sebepten dolayı «halîfe» olunduğudur…

    Hangi özellik insana «halîfelik» vasfını kazandırmıştır?.. Ki bu sorunun cevabını da yukarıda ikinci olarak yazdığımız âyet vermektedir..

    «Ona bütün isimleri tâlim ettik»…

    Bundan anlaşılan şudur: İnsan, «ALLAH»ın sayısız isimlerinden, «ALLAH»ın dilediği kadarını ortaya koyabilecek istidaat ve kâbiliyet ile meydana getirilmiştir…İşte, insana bu istidat ve kâbiliyetin verilmesi, «isimlerin tâ`lim edilmesi» demektir..

    Acaba bu ilâhî isimleri ortaya çıkarabilecek kâbiliyette oluşturulan «insan» isimli varlık ve onun içinde yaşadığı evren veya evrenler nasıl ortaya çıktı?

    «ALLAH» tecellî etmediğine, tecellîsi olmadığına, O`ndan herhangi bir şey meydana gelmediğine göre; bu beş duyu ile algıladığımız varlıklar veya Kur`ân-ı Kerîm`de anlatılan melekler, cinnîler, cehennem, cennet, berzah âlemi ve daha bilemediğimiz sayısız şeyler nasıl ve nereden meydana geldi?.

  • -Yaradılışından cinlere “Halife” özelliği verilmemiş; fakat cinlerin evliyasının olduğunu biliyoruz kitaplarınızdan; bunu anlayamadım, cinlerin Allah’ı tanıma yolundaki çalışmaları?

    Şimdi, bizim Kurân‘dan bildiğimiz; “İnsanın yeryüzünde Halife” olduğudur; daha doğrusu.

    Şimdi, âyet-i kerimede bir incelik var; “İnniy câilûn filarda Halifen” deniyor.

    Bu “inniy” hitabının nereden geldiğini, hangi mertebeden geldiğini bir araştırmak lâzım!

    Rubùbiyet mertebesinden mi, Rahmaniyet mertebesinden mi, Ulùhiyet mertebesinden mi, Vâhidiyet mertebesinden mi?

    “inniy câilûn” diyen hangi mertebe ki, “o mertebe”nin “halifeliği” anlaşılsın!. Bunu bir etüd etmek lâzım… Bunu bir etüd edin, ondan sonra “halife”nin hangi mertebenin hilâfetini yüklenmiş olduğunu müşahede etmeye çalışacaksın.

    Cinlere böyle bir hitap olduğundan bahsedilmiyor!. Onlar için böyle bir hilâfet durumunun olup olmadığı konusunda bir karar veremeyiz. Bahsedilmemesi, yok olması anlamına gelmez! Yok olmaması anlamına gelmemesi demek de, onlarda böyle bir şey olabileceği ihtimaline açık kapı bırakır,

    Cinlerde halife yoktur” şeklinde bir hâdis yok, âyet de yok!

    Velâyet” yani hakikatini tanımanın getirdiği ilim ise, onlarda da belli ölçüde var; bunu da kaynaklardan bilebiliyoruz!.

    Dolayısıyla onlarda da böyle bir halifenin olmadığına dair hüküm veremeyiz… Verirsek, biz söylenmeyenleri de bilen bir zât’ız, satır arasını vermiş oluruz.. Bu da bize yakışan bir şey değildir.

    O yüzden Kurân ve hâdiste böyle bir şey açıklanmamışken; bizim bu konuda söz söylememiz doğru olmaz kanaatindeyim… Ama maneviyat ehli zevâtın eserlerinden, cinlerin de evliyâsı olduğunu biliyoruz.

    En azından “Divan” toplantılarına katılan birtakım zevattan öğrendiğimize göre; cinleri de temsilen oraya katılan cinlerden bi takım zevat var.

    Dolayısıyle de, oraya katılan zevatın, son derece değerli üst düzey kişiler olması gereği var… Bunu da gözardı edemeyiz!. Bunun ötesinde daha fazla bir şey söyleyecek durumda değilim, haddimi aşmış olurum!

Soru
-Dünya eriyip bittiğinde, biyolojik beden boyutunda halifelik bitecek mi?

Üstad
-Yeryüzünde elde ettiklerin sonsuza kadar seninle beraber devam edecektir.

 

Soru
-“Yeryüzünde halife yaratacağım” Âyetindeki halifeyi hem kadın, hem erkek için mütâlâa ettiniz. Ancak , Allah Rasûlü; “Kadınlar sizin dininiz eksiktir” diyor. Acaba bir tezat mı var?

Üstad
-“İnsan”ın “halife” olarak yaratılması sözkonusudur… Ama “Halife” olarak yaratılmış insanların bir kısmının, bunun çeşitli sebeplerle hakkını verememesi de elbette sözkonusudur…

Dininiz eksiktir“, ifadesini her ne kadar belirli zamanlarda namaz kılınmaması veya oruç tutulmaması diye anlıyorlarsa da; ben bunu, “Allah Sistemi’ni yeteri kadar anlayamama, düşünmeme” olarak algılıyorum…

 

Soru
-Şeytâniyet bir vasıf ise,”halife”de vasıfsızlık demekse şeytanın Âdem’e secde etmemesini nasıl anlamalıyız?…

Üstad
Şeytâniyet, gördüğü ile kayıtlamak ve kayıtlanmaktır… Hilâfet ise gördüğünü kayıtlamamak, sınırlamamak ve sınırsızlıktan nasip almaktır!…

Şeytan gördüğüyle kayıtlandı… Halife ise her an sınırsız ve kayıtsız olanın ahlâkıyla ahlâklanmış olarak, Halife olmuştur…

 

Soru
-“Halifetullah” , sistem içindeki bir oluş mudur yoksa sistemin kendisi mi?…

Üstad
-“Halifetullah” kelimesiyle neyi kastediyorsun?..

Cevap
-Kur’ân `da geçen Üstadım…

Soru
-Doğuştan sağır olarak doğan kişide Kelâm, Sıfat terkibinde olmayıp Halifetullah özelliğine sahip olarak yaratılmamış mıdır?

Üstad
-Dostlar…

Kur’ân ‘da geçen tâbir “YERYÜZÜNDE HALİFE” şeklindedir!… Bunun dışında nerede geçiyor “HALİFETULLAH“?..

Cevap
-Üstadım!… Kur`ân`da “Halifetullah” tâbiri yoktur…Sadece “Yeryüzünde Halife” veya “Halifeler” tâbiri var..

Üstad
Y….. bu açıdan bakarak… Yeniden sormak istediğini sor bakalım…

Soru
-“Halifetullah” ile “Yeryüzü Halifesi” arasındaki fark nedir ?..

Üstad
Halifetullah, “Allah halifesi” demektir ki, eğer böyle bir birim varsa, tüm evrenlerde Allah adına sözsahibi demektir…

Yeryüzünde halife” ise… Önce, kimin halifesi, bunu anlamak gerek!…

İnsan, yeryüzünde, kimin HALİFESİ olarak meydana getirilmiştir?…

 

Soru
-Davud’u yeryüzünde halife kıldım İbrahim’i de insanlara imam yaptım demekte.. M.Arabî, halifeliğin Allah(!)tan değil ,RASÛLLERden geldiğini söylemekte.. Buna göre insanlar Rasûllerin halifeleri midir?..

Üstad
– …….. İyi bir noktaya değindin…

Biz ve pek çok tasavvuf ehli “Halifetullah” sözünü kullanmıştır ki; köken olarak yanlış değildir…

Ancak…

Muhyiddin-i Arabi`nin bahsettiği Rasûller, meleklerdir… Kur`ân ‘da yanılmıyorsam, melekler için de Rasûller, denilir….

İnsan yokken, yeryüzünde Nebi de olmayacağına göre; ve ilk insan dahi halife olduğuna göre; burada insan Rasûlleri, anlamak mümkün olamaz kanaatimce!…

“HALİFETULLAH”

  • “Allah Halifesi”
  • “Allah kulu”
  • Evrende Halife
  • “Ruh-u A’zâm”
  • “İnsan-ı Kâmil”
  • Kozmik Bilinç
  • Evrensel Öz
  • Evren
  • Tüm evrenlerde Allah adına sözsahibi…
  • ”Allah”ın tüm isimlerinin bizâtihi zuhur mahalli…
  • “Allah”ın bütün isimlerinin işaret ettiği mânâların ortaya çıkış mahalli…
  • Varoluş kâbiliyet ve istidat itibariyle Allah‘ın dilediği, takdir ettiği bütün mânâları âşikâre çıkartabilecek durumda olan Evren…

“HALİFE”

  • Esmâ mertebesinin farkındalığıyla yaşayan şuur sahibi varlık…
  • Esmâ’nın programlanışı, Esmâ bileşiminin açığa çıkışıyla yoktan yaratılan…
  • Yoktan var olmuş, Esmâ ile hayat bulmuş olan…
  • Varlığını oluşturan “Allah İsimleri”nin işaret ettiği mânâlardan haber veren (“Allah İsimleri”nin özellikleri kendisinde açığa çıkan)…
  • “İnsan-ı Kâmil”in (“Halifetullah”ın) minyatirüzesi…
  • “Semâ”da(“Evrende her boyutta”), o boyutun yapısal özelliklerine ve kapasitesine göre “halife” özelliğiyle donatılmış olarak yaratılan…
  • “Abdullah” ismiyle tanınan, “Abdiyyet sırrı”na ermiş kişi…
  • İnsâni Mânâ
  • İlâhi vasıfları-Zâtî vasıfları tanıyabilme yetisine istidadına ve kâbiliyetine sahip varlık…
  • ÖZÜNDE Allah’ı bulma-Allah’ı tanıma-Allah’a ait olma-varlığının Allah’ın varlığıyla kaim varlık olduğunu hissedip yaşayabilme-Allah’ı zâtında bulup tanıyabilme özelliğine sahip olan varlık…
  • Yerlerin ve göklerin kabullenmediği “Emânet”i(“Halife”lik emânetini) kabullenen “İnsan”…
  • “Fıtraten Halife”
  • “Âdem”
  • Âdem nesli(“Adem evlâdı”)…
  • “Halife” olarak yaratılan…
  • “Halifelik” görevini haiz olan…
  • İlâhi özellikler( “Esmâullah”-“İnsânî Mânâ”) ile bezenmiş olan…
  • “Hakikat”ini tanıma ve yaşama özelliğine sahip olan…
  • Kendisindeki “Hilâfeti” sezen, hisseden, anlayan, idrâk eden ve bunun gereğini yaşayabilen…
  • “Öz”ünde Allah’ı bilip bulduğu nisbette “Hilâfet” görevini yerine getiren…
  • Yeryüzünde “Şuur”lu(“Kalp sahibi”) olarak yaşayan tür…
  • “İnsan”
  • “Emanet”i yüklenen…
  • “Beyân”ın tâlimiyle(Allah esmâsının zuhûruyla) yaratılan  en şerefli varlık…
  • “Hilâfet” göreviyle donatılmış(Halife olarak eşit özelliklere sahip olan) her erkek ve kadın…

“HALİFETULLAH”

  • Halife, “İnsan-ı Kâmil”dir… O’nun minyatürizesi, “Yeryüzünde adı bile olmayan Âdem”!…
  • Evrende her boyutta(“Semâ”da) Halifeler vardır…
  • “Rasûllerin Halifesi”
  • “HALİFE-İ TAM”(“Abdullah” ismiyle tanınan, Abdiyyet sırrı`na ermiş kişi)
  • “HALİFE”
  • Arz’da(Yeryüzünde) Halife… “İnsan”!
  • Melekler yeryüzünde halife değildir…
  • Cinler de yeryüzünde halife değildir…
  • “İnsan”ın Arz’da(“yeryüzü”nde) Halife olmasının sebebi…
  • Evrende değil… “Allah’ın yaratması”yla,Yeryüzünde Halife!
  • “FITRÎ HİLÂFET”-HİLÂFET SIRRI(“Esmâullah”-“Allah İsimleri”-“İnsâni Mânâ”-“Halife” özelliği-“Allah İsimleri” formülünün oluşturduğu program-“Halife”lik özelliği sebebiyle insanın bezendiği sınırsız güçler)
  • İnsanın “halife” olması, Allah’ın 99 İsminin, Öz olarak varlığında mevcud olmasından kaynaklanmaktadır.
  • İnsan, Allah’ı Zâtında tanıyabilme özelliğini sahip olduğu için “Halifetullah” olmuştur.
  • “Hilâfet sırrı”nı oluşturan, “Allah isimleri”
  • “Halife” özelliği, “İnsâni mânâ”dır(“Allah İsimleri” formülünün oluşturduğu programdır)
  • “Hilâfet sırrı”nı oluşturan, “Allah isimleri” dolayısıyla insanın gaybı, “Mutlak Gayb”tır!
  • Hakikatindekiel Vekiyl isminin özelliğine iman eden, Allâh’ın tüm isimlerine (tüm kuvvelerine) de iman etmiş olur!
  • “Hilâfet sırrı”nın zuhuru
  • “Hilâfet sırrı”, Allah’a yakînin neticesinde zuhur eder.
  • HALİFE”LİK GÖREVİ(“Hilâfet” emâneti)
  • “Halife”lik görevinin(“Hilâfet” emânetinin) ifası
  • Âdem ve nesli, kendisindeki mevcut isimler formülünün oluşturduğu program yönünden “Hilâfet” görevini yerine getirmektedir.
  • “Halife”lik idrâk ve yaşantısının Dünyada elde edileceği gerçeği(“Hilâfet Sırrı”na lâyık olabilme)
  • İnsanın “Hilâfet” sırrına lâyık olması için, bir bilinç varlık olduğuna iman etmesi ve gereğini yaşaması gerekir.
  • “Hilâfet”i yaşayabilmenin yolu, önce “hakikat”ini tanımak ve yaşamaktan geçer… Bunun da yolu,ilim ve zikirdir.
  • “Hilâfet” emânetinin îfa edilmesi, “Derin tefekkür ve muhakeme gücü” ile yerine gelir.
  • “Halife” olarak yaratılman sebebiyle bezendiğin sınırsız güçleri israf etme!
  • “Halife”lik özelliği ve “Mi’râc” zorunluluğu…
  • İnsanın “Hakikat”ine ererek “Halifetullah” olabilmesi için önce “Mi’râc” yapması zorunludur.
  • “Halife” özelliğini “Ayna”da seyretme…
  • “Halife” olma özelliği, bir “Ayna”da seyredilerek tanınır…(İnsan, kendindeki Halife olma özelliğini bir aynada seyrederek tanımak zorundadır.)
  • Zâten âşikârdır Yaradan… Bu gerçeği görüp anladığın zaman, “Halife” aynasında Kendini seyreden, Allah olmuş olur!
  • “Halife” Muhakkik...“Halife” olma bilinci…
  • “Halifelik” yaşamı(“Hilâfet” sırrına lâyık olabilme)ve yaşama bakış açısı
  • “Hilâfet”i tam hakkıyla yaşayabilme hâli(“Abdiyyet” sırrı-“Halife-i Tam”)
  • Gökten inecek bir hokus-pokus değneği, sizi halife yapmayacaktır… Çünkü bu, bir yaşam ve bakış açısının adıdır.
  • Levvame ve Mülhimenin buharlaşan sularında can verme savaşında olanlar… Ve Mardiye okyanusunda “Görür gözü-işitir kulağı–söyler dili…” olarak tahakkuk eden Zât!
  • Silâhlı bir halife değil… “Allah Halifesi”… “Allah Velisi”… “Allah kulu”!…
  • “Hilâfet” görevi ve “Kadın”
  • Kadın da İlâhi özelliklerle(“Halife” özelliği ile) bezenmiştir.
  • Kadın ve erkek, “Allah’ın Halifesi” olma yönünde eşittir.
  • Kadın da “öz”ünde Allah’ı bilip bulduğu nisbette “Hilâfet” görevini yapar.
  • Kadının “Sistem”i kavrayışını etkileyen fiziksel özellik…
  • “Halife” lik kemâlâtından mahrum kalmak
  • “Halife” özelliğini oluşturan İlâhi güçlerin inkârı, insanı bu güçlerden mahrum bırakır.
  • Dünyada Halife olduğunun idrâkını ve yaşantısını elde edemeyen, ölümötesi yaşamda da elde edemez.
  • “Onlar belki hayvan sürüsü gibidirler… Belki de daha da aşağı!” (Kurân’ın, “halife” olduğu idrâkından uzak yaşam biçimini tarifi)

Rabbin meleklere: “Ben arzda (bedende) bir halife (Esmâ mertebesinin farkındalığıyla yaşayan şuur sahibi) meydana getireceğim” dedi. Onlar da: “Orada fesat çıkarıp kan döken birini mi meydana getireceksin; biz seni tespih (her an yeni hâle dönüşen isteğine kulluk ederek), hamdinle (bizde açığa çıkardığın varlığını değerlendirme hâliyle) kudsiyetini (her türlü eksiklikten berî oluşunu) dillendirmiyor muyuz?” dediler.  (Buyurdu): “BEN sizin bilmediklerinizin Alîmiyim!..”

Sonra Adem’e (Esmâ’nın programlanışı, Esmâ bileşiminin açığa çıkışıyla yoktan yaratılana) bütün Esmâ’yı (Esmâ ül Hüsnâ’sının anlamlarını açığa çıkarmayı ve kavramayı) talim etti (programladı).  Sonra melâikeye: “Eğer dediğinizde ısrarlı iseniz bana (Adem’in) varlığındaki Esmâ’nın neler olduğunu anlatın” dedi.

 (Bunu algılayan melâike): “Subhaneke (her an yeni bir şey yaratıp bunlarla da asla kayıtlanmayan ve sınırlanmayansın)! Bizde açığa çıkarttığın ilimden başkasını bilmemiz asla mümkün değil! Şüphesiz ki sen Mutlak İlim (Alîm) ve bunu bir sistem içinde (Hakîm) açığa çıkaransın!”

 (Hitap etti): “Yâ Adem (yoktan var olmuş, Esmâ ile hayat bulmuş) varlığındaki isimlerin hakikatinden onlara söz et.” Adem onlara (varlığını oluşturan Allah)isimlerinin işaret ettiği mânâlardan haber verince (yani bu isimlerin özellikleri kendisinde açığa çıkınca); Allah onlara fark ettirdi: “Demedim mi size ben, muhakkak ki bilirim semâlar (şuur boyutu) ve arz (beden) boyutunun gaybını (açığa çıkmamış sırlarını, özelliklerini)… Ve ben bilirim gizlediklerinizi ve açıkladıklarınızı!” (Bakara/30-33)

 

BAKARA 2-30 Rabbin meleklere: “Ben arzda (bedende) bir halife (Esma mertebesinin farkındalığıyla yaşayan şuur sahibi) meydana getireceğim” dedi. Onlar da: “Orada fesat çıkarıp kan döken birini mi meydana getireceksin; biz seni hamdinle (bizde açığa çıkardığın varlığını değerlendirme haliyle) tespih (her an yeni hale dönüşen isteğine kulluk ederek) ve kudsiyetini (her türlü eksiklikten beri oluşunu) dillendirmiyor muyuz?” dediler. (Buyurdu): “BEN sizin bilmediklerinizin Alimiyim!..”

MAiDE 5-20 Bir zaman Musa, halkına şöyle demişti: “Ey halkım, üzerinizdeki Allah nimetini hatırlayın; içinizde Nebiler meydana getirdi ve sizi melikler kıldı; alemlerden hiç kimseye vermediğini (insana has olan yeryüzünde halife olması bilgisini) size verdi.”

EN’AM 6-133 Rabbin Gani`dir, ZürRahmet (rahmet sahibi)`dir… Eğer dilerse sizi ortadan kaldırır; sizden sonra dilediklerini halife kılar… Başka bir halkın zürriyetinden sizi inşa ettiği gibi!

TAHA 20-111 Vechler (yüzler), Hayy ve Kayyum`a zillet ile boyun eğmiştir… Bir zulüm yüklenen (halife oluşunu fark edemeden vefat eden) kimse hakikaten kaybetmiştir.

NUR 24-55 Allah, sizden iman eden ve imanın gereğini uygulayanlara vadetti ki: Onlardan öncekileri halife yaptığı gibi, arzda, onları da mutlaka halife yapacak… Kendileri için seçip-razı olduğu dinlerini (imana uygun yaşam tarzlarını) gene onlar için mutlaka yerleştirecek; korkularından sonra onları mutlaka emniyete sokacak… (Böylece) bana kulluk ederler, bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar! Bundan sonra kim hakikat bilgisini inkar ederse, işte onlar bozuk inançlıların ta kendileridir.

RUM 30-20 O`nun mucizelerindendir-işaretlerindendir sizi topraktan yaratması… Sonra siz, beşer (kendini beden olarak kabullenen) olarak yayıldınız (oysa halife olarak yaratılmıştınız)!

RUM 30-50 Allah`ın rahmetinin eserlerine bak, (ahseni takvim-halife olarak yaratılıp ölümsüz kılınan kendini, beden-madde kabul ederek) ölümünden sonra, arzı (ilimle) nasıl diriltiyor? Muhakkak ki işte O, ölüleri elbette hayata (ölümsüzlüğe) kavuşturandır! “Hu” her şeye Kadir`dir.

SAD 38-26 Ey Davud! Doğrusu biz seni (insan olman hasebiyle) arzda bir halife kıldık! Bu yüzdendir ki insanlar arasında Hak olarak hükmet ve hevaya (Hakkani olmayan duygu ve düşüncelere) uyma! Zira bu seni Allah yolundan saptırır… Allah yolundan sapanlara gelince; yaptıklarının sonucunu yaşama sürecini unutmalarından dolayı, yaşayacakları şiddetli bir azap vardır.

ZUHRUF 43-60 Eğer dileseydik, sizden melekler oluştururduk, arzda halife olacak (ama melekiyeti bünyesinde barındıran beşer olarak meydana getirdik sizi)!

TUR 52-4 Beyt-i Mamur`a (Zati ilimle meydana gelmiş Esma mertebesi, Hakikat-i Muhammedi-mükemmel imar edilmiş ev – Allah Esma`sından kaynaklanan halife özelliğini yaşamakta olan insan şuuru);

HADiD 57-7 Esma`sıyla hakikatiniz olan Allah`a ve Rasulüne iman edin… Sizi halife kıldığı şeylerden (O`nun namına) infak edin! Sizden iman eden ve infak eden kimseler var ya, onlar için çok büyük karşılık vardır.

MÜRSELAT 77-5 Hatırlatıcıyı ilka edenlere (şuurda açığa çıkaran kuvveler. Mele-i ala. Alun melekler. “ilka” da, “lika” da aynen “nefh” gibi derundan zahire ya da içten dışa doğru “şuurda” oluşan bir hal, hissediştir. Ahfa – Hafi {Sıfat tecellisi} – Sır {Esma tecellisi} – Ruh {Fuad-Esma manaları yansıtıcısı} – Kalp {Şuur} – Nefs {Bilinç} sıralamasında, Ruh`tan kalbe yansımaları anlatır. “Halife-insan” bu mertebelerin tamamıdır ya da bu bütünlüğe “insan” adı verilmiştir; denebilir. Bundan yukarısının ise dile gelip anlatılması doğru değildir, denir. Allahu alem! A.H.)!

Kavram hakkında henüz bir not alınılmadı.

Râdiye Nefs

Anlamı Nefsin mertebeleri diye biliriz yedi mertebeyi… Emmare, Levvame, Mülhime, Mutmaine, Radiye, Mardiye ve Safiye!. Bu konuyu “KENDİNİ TANI” kitabında da det…

Oku »

Balçık

Anlamı “Biz insanı topraktan ve balçıktan yarattık” âyetlerini anlatırken, “balçık” kelimesiyle kastedilen şeyin “hücre” olduğunu söyledik…İnsanın hücrelerden m…

Oku »

Afuv

Anlamı El AFÜVV… Şirk dışında işlenmiş bütün suçların tövbesini kabul edip, affedendir. Şirk hâli yaşamında bu ismin özelliği açığa çıkmaz. Burada fark edilmesi…

Oku »