TECELLİYAT

Ahmed Hulûsi

Muhterem kişi, bil ki…

Değerli veya değersiz ayrımı, tâbirleri; yaratılanlar arasında ve onlara göredir. Yaradanın indîndeyse sadece yarattıkları vardır!.. “Hayr” veya “Şerr” yaratılmışın indîncedir!.. Yaradanın indînde, hepsi birdir!..

İnsan, indîni yani; bana göre, bence, bana kalırsa gibi başlıklar altındaki izafî, şahsî görüş ve düşünüşlerini terk edip, aslına yönelişi; ve kendini Allâh indînde eritişi kadar tekâmül eder!..

Bu sebeplerden dolayıdır ki, kâmil kişi mahlûkatta kusur veya hata görmez ve aramaz!..

Herkes, düşünebildiği, idrak edebildiği nispette fiillerde bulunur; ve sonucunda da hak ettiği ile karşılaşır.

Biliyoruz ki; bu satırlarımız, kimseyi huy ve sâbit fikirlerinden, fıtratları dolayısıyladır ki çevirmeyecek; fakat buna mukabil gerçeği idrak için, yitiğini arayan anlayış ehlinin, kaderlerindeki takdir edilmiş, aslî varoluş noktalarına dönmelerine bir vesile olacaktır.

Mevzuya, Efendimizin şu sözüyle girelim:

“Allâh’ım, verdiğine hiçbir mâni yoktur; senin engel olduğuna da kimse bir şey veremez; senin kazanı (hükmünü) da kimse reddedemez!.. Şüphesiz ki, her şeye kâdîrsin ve dilediğini yaparsın!..”

 

Muhterem kişi, bil ki…

Mükemmel olarak yaratılmamış tek bir mahlûk yoktur!.. “Var” diyenler, sadece kendi sınırlı anlayışlarını sergilemektedirler. Yaratılmışın mükemmelliği şu sebeptendir:

Yaradılmış olanın güzelliği, mükemmeliyeti, yaratılış gayesine hizmetinden ötürüdür!..

İnsanlar, nefislerine hoş gelen şeyler için güzel; hoş gelmeyen şeyler için de çirkin veya fena tâbirlerini kullanırlar. Sonra da kendi akıllarınca mantık yürütüp, “Efendim, Allâh güzeli de yarattı, çirkini de. Tâ ki insanlar bundan ibret alıp, şükredenlerden veya sabredenlerden olsunlar diye” derler. Böyle düşünenler de zaviyelerince haklıdırlar, doğrudurlar. Çünkü bakış açıları, düşünüş seviyeleri onu gerektirmektedir.

Biz, şurası muhakkaktır ki, diyeceğiz, Yaradan, her şeyi güzel ve kemâl üzere yaratmıştır. Ancak şu var ki, onlara bakanlar, gözlerindeki rengârenk camlı gözlükleri çıkarmak zahmetine katlanıp, gerçeği çıplak gözle görmek lütfunda bulunsunlar. O zaman her şeyi daha iyi bir şekilde idrak edeceklerdir.