TECELLİYAT

Ahmed Hulûsi

Muhterem kişi

İşte bütün bunlardan dolayıdır ki; bilenleri, öze ermişleri bul ve onlardan sor; fakat kimseye bağlanma!..

Efendimiz, Hz. Muhammed Aleyhisselâm’ı, Efendi bil kendine; bağlan O’nun ruhaniyetine, MÜRŞİDİN, KUR’ÂN; Dostun da “ALLÂH” olsun!

Bil ki veren, verdirten hep O’dur!.. Rab diler bir şey verirse, kimse mâni olamaz… Rab sana bir şeyi nasip etmedi ise de, bütün yaratılmışlar bir araya gelse onu sana veremezler!..

Eğer verir derlerse, zaten o nasibindedir de ondan deriz… Vermem de deselerdi, o gene seni bulacaktı! Çünkü, her verilen şey dahi, bir tecelli olduğu için; sende zuhur edecek tecelliler tamama ermeden, sen ölmezsin. Artık idrake çalış bunu!

 

Muhterem kişi…

Söz veya şekil yaratılmışlar arasına mahsus kılınmış tekellüftendir.

Yaratılmışlar, yaradılışları icabı söze, şekle, görünüşe değer verirler… Fakat bil ki, Allâh bunlardan münezzehtir!.. O, sizin sözlerinize, hareketlerinize değil, kalbinize, niyetinize bakar. Sesini yükseltsen de, içinden geçirsen de, Allâh indînde birdir:

“SEN DÜŞÜNDÜĞÜNÜ AÇIĞA VURSAN (veya gizlesen)(bil ki) KESİNLİKLE O, SIRR’I DA (şuurundakini de)AHFÂ’YI DA (onu meydana getiren Esmâ mertebeni de) BİLİR!” (20.Tâhâ: 7)

Artık ona göre tefekkür et… Ona göre düşün mevcudatı… Kimseyi ne kendinden aşağı gör, ne de kendini başkalarından üstün tut…

Sen de, bir tecelliyi ilâhîsin, o da! Onda, öyle dilemiş, öyle tecelli etmiş, sende böyle!.. O’na sual sorulmaz ki, niye böyle yaptın, diye…

“YAPTIĞINDAN SORU SORULMAZ!.. (21.Enbiyâ’: 23)

Bazıları şu sözü söyler; “Vücudun öyle bir günahtır ki, onunla hiçbir günah kıyas edilemez!..” Ve, bunun hadîs-î kudsî olduğunu dahi ileri sürenler vardır.

Buradaki “vücud” kelimesiyle anlatılmak istenen şey “vehmî benliğin”dir!.. Kendine, Hakk’tan ayrı bir benlik, bir vücud vermen; kendini “var” sanman, en büyük günah olan “gizli şirki” oluşturmaktadır.

Hâlbuki senin vücudun bir tecelligâhı ilâhîdir. Orada her an “O” yeni bir şandadır.

Her yaşantı anında, Allâh’ın takdiri sonucu sende bir tecelli zuhura gelmektedir. Öyle ise, fizik-biyolojik vücudun nasıl bir günah olabilir ki?..