TECELLİYAT

Ahmed Hulûsi

Muhterem kişi…

Eğer, kendi kendine bir şeyler yapamıyorsan, bir bileni, bir öze ermişi ara! Çeşme senin ayağına gelmez, susadıysan, sen çeşmeyi ara ve ona git! O sana yol gösterir!..

(Dünya semâsını) KURALLARA İTAATTEN ÇIKAN HER ŞEYTANDAN KORUDUK. (O şeytanlar) MELE-İ ÂLÂ’YI DİNLEYEMEZLER VE HER TARAFTAN ŞİDDETLE DEFEDİLİRLER! (37.Sâffât: 6-7)

Bilenler, öze ermişler, gökteki yıldızlar misalidir… Tefekkür semâsının yıldızlarıdır onlar!.. Onlar artık şeytanlardan, bütün menfaat duygularından, kötü düşüncelerden sıyrılmış, cinlerin dahi ulaşamayacağı mertebelere yerleşmişlerdir. Allâh dostlarından, korunmuşlardan olmuşlardır…

Artık sen, onlardan biriyle yolunu doğrult!

“…NECM (yıldız-hakikat ehli {ashabım gökteki yıldıza benzer; hangisine uyarsanız hakikate erdirir… hadisi})OLARAK HAKİKATE ERDİRİR! (16.Nahl: 16)

Duymadın mı Efendimizin;

“Ashabım gökteki yıldızlar misalidir; hangisine uyarsanız hidâyeti bulursunuz!” buyurduğunu…

Öyle ise, sen, o gerçek yolu kendin bulamıyorsan, bu yıldızlarla bul!.. Onlardan sual et bilmediklerini… Rehberin, Efendimiz; MÜRŞİDİN, KUR’ÂN; râbıtan, Zât-ı Hak olsun!..

Bil ki; hiçbir fâni, mürşid olamaz ve değildir!..

O kişilerin her biri, en ziyade, Efendimizin vârisleridir… Vârisliğe ise, ancak o kişilikte olanlar kalabilir. Öyle ise;

“RASÛLE DÜŞEN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR!..” (5.Mâide: 99)

Âyetinde bulunduğu gibi; -ki bu gerçeği Muhyiddini Arabî (selâm ona) de Fusûs-ül Hikem isimli kitabında belirtmiştir- sadece tebliğciden, ikaz ediciden, müjdeleyiciden, şahitten başka bir şey değilken; kimin haddinedir, şeyhlik, mürşidlik iddiasına kalkışmak!..

Kurân’da, kendisine “mürşid” diye hitap edilmemiş; “mürşidim” dememiş, Efendimiz önümüzde dururken; bazı kişilerin böyle bir davaya kalkışmaları, elbette ki, bir hikmettir!..

Ne hayrettir, ve ne hikmettir, ki daha “nefs”lerini tanımamış; sigarayı bile terk edememiş nefsinin esiri kişiler, GERÇEK MÜRŞİD KURÂN’ın, vasfını üzerlerine alıyor, kendilerini O’nun yerine koyuyorlar!..

Bir zaman ki, baykuşlar Güneş’i tarif ediyor!..

Fakat, şurası bilinsin ki, vakit tamam olmuş, yolların birleşmesi zamanı gelmiştir!..

Yakın bir zamanda, “YA EYYÜHEL MÜDDESİR” âyetinin işaret ettiği tecellinin örtüsü kaldırılacak, iddia sahibi kişiler, kendilerini tanıyacaklardır. Bize müsaade, ancak bu kadardır bugün için!.. Rab gerçeği ortaya çıkartıcıdır.