DUA VE ZİKİR

Ahmed Hulûsi

Allâhumme inniy eûzü bike min en üşrike bike şey’en ve ene â’lem ve estağfiruke limâ lâ â’lem, inneke ente âllâmul ğuyub.

Anlamı:

Allâh’ım sana sığınırım, bir şeyi bilerek sana ortak koşmaktan. İstiğfar ederim bilmeyerek olanından. Şüphesiz sensin gaybları hakkıyla bilen!..

Bilgi:

“Şirki hafî” denilen “gizli şirk” insanlar için en büyük tehlikedir. Bir mânâsı ile de “riya”dır…

“Gizli şirk” denilmesinin sebebi; fiilde değil, düşüncede Allâh’a ortak edilmesidir birinin veya bir şeyin!..

“ALLÂH YANI SIRA TANRIYA (dışsal güce) YÖNELME!..” (28.Kasas: 88) âyeti ile; “Bana şirk koşanın yaptığı hiçbir ameli kabul etmem!” hükmü bize düşünsel ortak koşmanın vahâmetini idrak ettiriyordur sanırım…

İslâm’da esas, yapılan işin “SIRF” Allâh için olmasıdır!

Kişinin, Allâh için bir şey yapması yanı sıra, o şeyi yaparken, etrafındakilerden de maddi ya da manevî bir şey umması, düşünmesi işte bu gizli şirk diye tanımlanan olguyu meydana getirir. Öyle ki…

Mesela, namaz kıldıran kişinin, namaz içinde tekbir alırken, yani “ALLÂHU EKBER” derken, sırf ALLÂH’IN EKBERİYETİNİ ifade için değil de; sanki arkasındakilere oturuyorum veya kalkıyorum işareti verir gibi, o niyetle, uzatıp-kısa tutarak söylemesi dahi bir gizli şirk hükmü taşır.

Bir kitap yazarken, sırf Allâh için, Rasûlullâh’a uymak ve “ilmi yayın” emrine uymak için değil de; para kazanmak, ya da etrafındakilerden övgü almak, kendine bir pâye kazanmak için yazılıyorsa, bu da gizli şirktir…

Kısacası, kıldan ince usturadan keskin bir köprüdür NİYET!

Niyetin, düşünce ve kararın, kimseden karşılık beklemeden; sırf Allâh için o şeyle meşgûl olmak olacak. Aksi takdirde, kimden ne umarak yapılırsa yapılsın, o işte gizli şirk kokusu vardır demektir!

Evliyaullâh bu işin üzerinde öylesine hassasiyetle durmuştur ki; edâ edilen bir namazdan haz almayı, zevk almayı dahi terk edilmesi gereken bir düşünce olarak değerlendirmişlerdir.

İşte, gizli şirkin âfetlerinden korunmak için bu duayı bize Rasûlullâh AleyhisSelâm öğretiyor. Beş vakit namazın ardında bu duaya devam etmek, herhâlde pek muhtaç olduğumuz bir şey.