DUA VE ZİKİR

Ahmed Hulûsi

1965 yılında, ilk kitabımız olan “Manevî İbadetler Rehberi”ni çıkartmıştık…

O gün için, kitap piyasasında, bu konuda çok büyük bir boşluk vardı. Son derece yetersiz dua kitapları arasında iken böyle bir eserin yayınlanması şart olmuştu. Biz de elimizden geldiğince, az fakat öz bir dua kitabını, tamamen klasik anlayışa uygun bir biçimde hazırlayıp, değerli müslüman kardeşlerimizin hizmetine vermiştik.

Aradan geçen uzun yıllar içinde pek çok sayıda baskı yapan bu kitabın Türkiye’ye ne kadar yayılmış olduğunu bilemiyorum ama o kadar çok kişinin elinde-evinde bulunduğunu görüp duyuyorum ki bunun şükrünü edâda âciz kalırım…

“Çocukluğumda babam, bir dua kitabı ile döndü eve… “REHBERİ İBADÂT’İL MANEVİYYE (Manevî İbadetler Rehberi)”… Ben de annem kadar hevesli ve meraklı olduğum için kitabı okuyup, güncel sıkıntılarım doğrultusunda değerlendirmeye çalıştım. Örneğin hâcet için, imanımı güçlendirmek için… Ve çok yararlarını gördüm kesinlikle. Evlenirken, babam bir tane de bana aldı aynı kitaptan; ve hâlâ okumaya devam ediyorum…”

Şimdi kocaman çocukları olduğunu belirten bir okuyucumun mektubundan bir paragraf arz ettim yukarıda sizlere…

Evet, Elhamdülillâh, nesillere ulaşan klasik kitap hüviyetini kazanmış oldu bu ilk kitabımız.

Oysa, aradan geçen yıllar içinde, gerek araştırmalarımız sonucu ve gerekse İlham-ı Rabbanî ile daha birçok formüllere ulaştık… Ve istedik ki, bu yararlı bilgileri olabildiğince çok müslüman kardeşlerimiz ile paylaşalım.

Ayrıca, öyle bir “DUA ve ZİKİR” kitabı olsun ki bu iki konuda pek çok sorunun cevabını, yetişmekte olan nesillerin ilmine ve anlayışına göre açıklasın…

İlk kitabımızı, gençliğin verdiği tecrübesizlikle, bir naşirin inhisârına bırakmıştık, telif hakkını vermemiz yüzünden… Oysa bu defa, Allâh’ın inayetiyle, bu eserimizi tüm müslüman kardeşlerimize hibe ediyoruz. Bu kitabımızın telif hakkı yoktur! Para için yazılmamıştır. Herkes; orijinaline sâdık kalmak suretiyle bu kitaptan yararlanabilir ve çevresindekileri yararlandırabilir, kitabı konuya ilgi duyan dostlarına hediye edebilir. Bize de bir “Allâh razı olsun” deyip; “Üç İhlâs, bir Fâtiha” gönderirse ne âlâ…

“Bir hayra vesile olan, o hayrı yapmış gibidir” buyurmuş Rasûlümüz Muhammed Mustafa AleyhisSelâm Efendimiz.

Niyaz ederim; Allâh bizleri ömür boyu hayra vesile kılsın; şerre âlet olmaktan, yarın çok pişmanlık duyacağımız fiiller ortaya koymaktan muhafaza buyursun.

Allâh, cümlemize, bu kitabı en güzel şekilde değerlendirmeyi nasip etsin ve elimizdeki değerin kıymetini idrak ettirsin.