GAVSİYE AÇIKLAMASI

Ahmed Hulûsi

Yâ Gavs. Çok sıcak bir günde biri sana gelip su istese ve senin de o suya ihtiyacın olmasa ve buna rağmen de vermesen, sen cimrilerin en cimrisi olursun! Hâl böyle olunca, nasıl rahmetime mâni olayım?

Ben nefsime şehâdetle tescil ederim ki, kesinlikle ErhamurRahıymiyn’im!

 

Cimri, kendi ihtiyacı olmadığı hâlde, elindekiyle başkasının, bir muhtacın ihtiyacını karşılamayandır. Kendine biriktiren, fakat dağıtmayandır!

Hele karşısındakinin hayatî bir biçimde o şeye ihtiyacı olduğunu gördüğü hâlde, depoladığı şeyden onun ihtiyacını karşılamazsa, o artık cimrilik sınırını da geçip, bencil mahlûkat özellikleriyle yaşama evresinde olan bir birim durumuna düşer.

Peki, Allâh; “Erhamur Rahıymiyn” olduğuna göre, nasıl olur da KENDİSİNDEN TALEP EDENİN talebine icabet etmez?

Zaten, Kur’ân-ı Kerîm’de “İSTEYİNİZ VEREYİM” denilmektedir. Herkes varoluş gayesine göre sürekli talep etmekte ve de icabet görmektedir. Çünkü onlar, talep ettiklerini alıp, gereğini ortaya koymak için var olmuşlardır zaten!

Burada geçen talep, isteme ve verme gibi kelimelerin mânâlarını madde planda, madde çıkarlar için değil, varoluş planında varoluş gayesi ve gereklerinin yerine getirilmesi açısından ve mertebesinden anlamak gereklidir.