MUHAMMED MUSTAFA 2

Ahmed Hulûsi

Mekke’de bulunan müslümanların hemen hemen tamamı artık Medine ve Habeşistan’a hicret etmiş bulunuyorlardı…

Hicret etmemiş müslümanlar olarak sadece Efendimiz AleyhisSelâm, Hazreti Ebu Bekir ve Hazreti Âli (r.a.) kalmışlardı… Hazreti Ebu Bekir de hicret etmek istedikçe, Efendimiz AleyhisSelâm bunu kabul etmez ve sabret biraz daha, diyerek ona mâni olurdu…

Gene bir defasında sormuştu Hazreti Ebu Bekir, Efendimiz AleyhisSelâm’a:

− Yâ Rasûlullâh benim hicret etmem hakkında ne buyurursunuz?

− Sabret yâ Ebu Bekir!.. Elbette Allâh sana hayırlı bir yol arkadaşı verir…

Bunun üzerine Hazreti Ebu Bekir tekrar sormuştu:

− Bir gün hicret etmemize müsaade edileceğini umuyor musun yâ Rasûlullâh?..

− Elbette umuyorum yâ Eba Bekir!..

Bu sözler büyük bir müjde idi Hazreti Ebu Bekir için… Bu konuşmadan sonra piyasada dolaşarak, Mekke’nin genç ve en iyi iki devesini satın alarak, onları evinin bahçesinde en iyi şekilde beslemeye ve vadenin dolmasını beklemeye başladı…

Diğer taraftan, Müslümanların hemen hemen hepsinin Medine’ye hicreti karşısında Mekkeli müşrikler büyük endişeye düşmüşlerdi!.. Ya Muhammed de bir gün Medine’ye gider ve oradakilerle birlikte üzerlerine saldırırsa diye düşünüyorlar ve çeşitli tedbirler düşünüyorlardı…

Nihayet bir gün Mekke’nin şehir meclisi durumunda olan Kusey konağında bir toplantı yaparak bir çare düşündüler… Bu toplantıya; Muaviye’nin babası Ebu Süfyan, Utbe bin Rebia, Şeybe bin Rebia, Ebu Cehil, Ebu Leheb, Münebbih bin Haccac, Nard bin Haris, Tuayme bin Adly gibi birçok Kureyş oğullarının eşrafından başka, yüze yakın Mekkeli de katılmıştı… Herkes bir kafadan konuşuyor; İslâmiyetin ortadan kaldırılması için çareler aranıyordu…

Kimi Efendimiz AleyhisSelâm’ın hapsedilmesini, kimi sürüp çıkarılmasını teklif ediyordu… Ancak bu teklifler bir türlü rağbet görmüyordu… İşte o sırada ortaya bir teklif atıldı Ebu Cehil tarafından:

− Her kabileden, güçlü kuvvetli, şerefli, birer delikanlı seçeriz ve ellerine birer kılıç veririz… Onlar da hepsi birden hücum ederek O’nu öldürürler… Böyle olunca, Haşim oğulları hiçbir zaman bütün kabilelere karşı savaşı göze alamayacakları için, mecburen bu işin peşini bırakırlar… Biz de böylece O’ndan kurtulmuş oluruz!.. Ve bu teklif oy birliği ile kabul edilerek tatbik safhasına geçildi…