DOST’TAN DOSTA – 2

Ahmed Hulûsi

  1. AN’larını yaratan, Seriülhisab (an içinde hesabını kesen) Allâh’tır. Sen hâlâ gelecekte hesap sorulacağını san! Hesabın görüldü bile!
  2. Hesabın görüleli “an”lar geçti! Şimdi, sonuçlarını yaşayacağın “an”ları bekle!
  3. Yıllar öncesinden dostum dediğiniz kaç kişi var hâlâ? Ya bir yıl sonra? Kaçıncı bedeninizi kullanıyorsunuz? Ne kadarıyla dünkü sizsiniz?
  4. Yaşadığınız her an son nefesiniz gibidir. Hesabı an içinde görülüp, âhirindeki an içinde sonucunu yaşadığınız! İnanın ki ölümsüz şuursunuz!
  5. Ölümün kardeşi olarak tanımlanan uyku ve rüya, düşünen insan için çok önemli örnekler kapsamaktadır. Üzerinde düşünsek!
  6. Ruhun ne olduğu bilinmez diye âyet var diyenler, yahudilerin sorusuna cevap veren âyeti delil gösteriyor. O kadar cahilliğin zirvesini yaşıyorlar ki, RUH âyetinin nüzûl sebebini bile bilmiyor; söylendiğinde de araştırıp doğruluğunu fark edemiyorlar.
  7. Yolun sonunu düşünemeyenlerin yolun sonunda yakınmaya hakları yoktur! Mehdiyet ilmine dayalı açığa çıkmış hiçbir gerçek Mehdi yoktur!
  8. Bugün kafa yorduğun, gününü dolduran, dert ettiğin, seni sıkan yada keyif veren konuların ölüm ötesinde ne kadar yeri ve değeri olacak dersin!
  9. Kur’ân Arapça! İşid ve Vahhabîler de Kurân’a böyle diyor; Gazâli, Geylânî, Arabî, Hacı Bektaş Veli de! 180 derece zıt anlayış! Hangisi? Arapçayı anadili olarak bilenlerin bu kadar zıt mânâ algılayıp, bu kadar zıt yaşam tarzı içinde olmalarını nasıl anlamalıyız? Hangisindeniz?
  10. İsmi “ALLÂH” olan “şahdamarınızdan yakın” olan “EL KARİYB”tir! Öylesine Kariyb ki!… Mekânsız algılamaya çalışarak düşünün bunu!
  11. Ramazanda kimi İFTAR SOFRASINDA kimi de İSRAF SOFRASINDA oturup orucunu açıyor ama Kur’ân “israf etmeyin” diyor.
  12. Sorgulamasız edindiğiniz kabuller ve değerlerden arınmadıkça beyniniz özgürlüğün nimetlerini yaşayamaz. Düşündüklerinizin sonucunu yaşarsınız.
  13. Paranızın, yakınlarınızın, sevdiklerinizin yardıma koşamayacağı; yalnızca Allâh’a yakîninizin yararını görebileceğiniz süreci kesin yaşarsınız.
  14. Bilinci kozalılar kendilerini yalnızca beden kabul ettiren ve ona göre yaşatan çevresellik (herkes) şartlanmasından arınamazsa, sonuç yanmaktır.
  15. İçtiğin her bir sigara, nargile, uyuşturucu maddeyle, Allâh ile arana bir perde çekiyorsun ki, bunun asla geri dönüşü, telâfisi yoktur. İnan!
  16. “Oruç benim içindir, karşılığını ben veririm” diyen, beyninizin hakikati olan Esmâ mertebesidir; karşılığı beyninizdeki açılımla oluşur!
  17. Ben ne bir tarikata davet ediyorum insanları, ne de bir tarikat şeyhiyim. Bu söylentilere yol açmamak için de ABD’de yaşıyorum herkesten uzak. Tüm yayınlarımda mürşidlik, şeyhlik, hocalıkla ilgim olmadığını yazdım yıllardır. Ama nedense fikirlerimden insanları uzak tutmak amaçları. 40 yıldır tüm yayınlarım ücretsiz insanlığa dağılmaktadır. Beni şahsen gören insan sayısı 3-5 yüzü geçmez. Asla şeyhlik yapmadım. Uzun yıllardır http://ahmedhulusi.org sitesinde bu konu ile ilgili yazılarım yayınlanmaktadır.
  18. Ramazanda iftira ve gıybet şeddeli günahtır. Allâh Seriülhisab’tır!
  19. Her an her noktada kendinden gayrı bulunmayanı, ötelerde mi bulup ereceksiniz şahdamarınızdan yakınım derken, yoksa beyninizin derûnunda mı?
  20. El esmâsıyla beyin dediğinizin tüm özelliklerini açığa çıkaranı, daha ne kadar ötenizde biriymiş gibi düşünüp, yukarıdan medet umacaksınız?
  21. Zât’ını El Esmâ ile kayıtlamamak tenzih; El Esmâ açığa çıkışında Zât’ını görmek teşbihtir. İkisini bir arada müşahede ise Tevhid.
  22. Âlemlerden Ganî’dir, açıklaması, El Esmânın Zâtın varlığıyla var olmasına karşın, Zâtın, El Esmâ ile sınırlanmaktan berî oluşunu vurgular.
  23. Allâh rızası, beyninin derûnundan gelen bir şekilde hakikatini fark etmeye dönük açılım getirir. İbadet, rızayı; rıza, yakîni tetikler.
  24. Bilim, varlığını Allâh Esmâsından alır. Bilim adamları dahi Allâh Esmâsının açığa çıkışından başka bir şey değildir. Bilim, din kapsamındadır.
  25. Günümüz biliminin vurguladığı Tek’lik anlayışı Vahdet-i Vücûdu değil Vahdet-i Şuhudu açıklar. Abdülkerîm Ceylî “İnsan-ı Kâmil”de ötesini anlatır. Tasavvuftaki “vücûd” kelimesinin anlamı beden veya gördüğün yapılar olmayıp, algılanan veya algılanamayan her şeyin aslı olan “varlık”tır. Vücûd, varlığını El Esmâ oluşturduğu için Vahdetiyle algılanır. El Esmâ her an yeni şanda olması ve Allâh ilminde olması nedeniyle de “şuhud”dur! Vahdet-i vücûd ve Vahdet-i Şuhud ötesindeki Şuhudu Zât ise, kitaplara düşmemiştir. “İnsan-ı Kâmil”e özgü “şuhud”tur. “ŞehidAllâhu” âyeti buna işarettir.
  26. Tasavvufî yaşam ile tasavvuf dedikodusu yaşamı arasındaki farkı fark edemeyenlere de Selâm olsun! Allâh yaşadığını konuşmayı nasip etsin.
  27. Dün yoktur ama, “an”da dünün muhasebesi görülmüştür! Seriülhisab, tüm varlıkta her hükmünü yaratmaktadır.
  28. Seyri olanın stresi; stresi olanın da Hakk’ı seyri olmaz!
  29. Şirk, şirktir! Gizli-açık ayırımı ve açığı suçtur da gizlisi değildir mantığı sapıklıktır! Kurân’da böyle ayırım yoktur! Benlik, şirktir!
  30. İnsansılara Kurân’ın bâtınî mânâları açılmaz, âma’dırlar! Ezbere her şeyi bilseler dahi derinine giremezler. Yukarıdaki Allâh, tanrılarıdır!
  31. Güneş’e bağlı zaman boyutunu beden algısıyla 1 yılı, 365 gün kabul ediyoruz. Ölüm ötesi boyutta 1 yıl, 255 milyon sene ruha göre! Bir düşünün! Dünya manyetik çekim alanı (Berzah) içindeki bütün ruhlar Güneş’in Dünya’yı yutması ertesinde Güneş zamanına tâbi olur.
  32. Akıllı, bilmediğini okuduğunda araştırır, bu nedir neye dayanıyor diye. Aklı kıt ise, ben bilmiyorum öyle ise bu olamaz diye, bilmediğini inkâr eder.
  33. Ölüm ötesini ister anlatılan şekliyle hayal edip inanın, ister bilimsel gerçekliğini fark edin!
  34. FAŞİST, karşısındakilere fikirlerini ve davranışlarını zorbalıkla, zorla uygulatmayı düşünendir. Rasûl’e bile “yalnızca bildiricisin” dendi!
  35. Zorbalık, tehdit, şantaj savaşmak zorunda kalacağın karşı gücü ellerinle güçlendirmektir. Ahmak, zora başvurur; akıllı, ikna eder.
  36. Sindirip teslim almaya çalıştığın her kuvvet içten direnç kazanıp kuvvetlenip sonunda başında patlayacaktır. Zorbalık fikri, aczin dışavurumudur.
  37. Beni çok sevdiğini söyledi! Sigarayı ya da beni seç, dedim… Sigarayı seçti! Gerçekten Beni çok(!) seviyormuş(!). Allâh da bize sorsa…
  38. Sigara, nargile ve diğer beyne zarar veren maddeleri kullananların zikri ve ibadeti, dibi delik kovaya dökülen suya benzer!
  39. Allâh sevdiği kuluna haddini bildirir! O da, Allâh kulluğunu yerine getirmekte olduğunun şuuruyla yaşar! Benlikten arınmış olarak.
  40. Haddini bilen teslim olur, Selâmet bulur! Haddini bilmemenin tek getirisi yanmaktır!
  41. Güvenmediğinle arkadaşlık etme; güvendiğinle tartışma, hesap sorma! Yitirilen güven kolay kolay yerine gelmez!
  42. Dost’una benliğini teslim etmeyenin dostum demeye hakkı yoktur! Dostluk, güven, inanç, saygı, sevgi, fedakârlıktır!
  43. Kimi beynini çerçöp bilgilerle çöplük eve döndürür; kimi de “halife” oluşturuluşun getirisiyle yönetim merkezi olarak değerlendirir. Ölüm ötesinde işine yaramayacak, yanında olmayacak şeylerin bilgisi beynine yerleşik çerçöp bilgidir. Herkesin beyni çerçöp bilgiyle doludur! Önemli olan onları pasifize edip, ön plana geçirmemektir.
  44. Bazıları ANLAMADI! Ben ne hocayım ne de şeyh! Kimseye borcum yok! Sorumluluğum yok! Dilediğimle dilediğimce görüşürüm! Herkesle de bilgimi!
  45. %75’i kadın olan Gazze’ye yapılan katliam Allâh’ın izni ve iradesi dışında olamaz. Peki hikmeti? Niçin TR konuya ses çıkarmıyor?
  46. “El Mudil” isminin açığa çıkışı tanrıyı, tanrının seçilmiş ırkı anlayışını, o da yahudiliği ve sonuçta kendilerinden olmayanı katli getirir!
  47. “El Mudil” isminin etkisinde olanlar kendi tanrılarına tapınanlardır ona ne isim verirlerse versinler; kendilerinden olmayan da kâfirdir(!).
  48. Başkasını küfürle suçlayanlar, küfrün ne olduğunu kavramış olsalardı, önce kendi kabullerini sorgularlardı. Kâfir dediğin müminse, kâfirsin!
  49. Kurân’da “arz” ve “semâ” isimleri ile acaba bildiğiniz gök ve yer mi kastediliyor yalnızca; yoksa…. (29. Ankebut: 56)
  50. Beyninizi çok büyük ölçüde etkileyen merkezin yediklerinizle ilintili bağırsak beyin (gut brain) olduğunu duydunuz mu?
  51. İnsanlarla görüşüp ölümsüz yaşamınız için yararlı bilgiler edinin; ama asla KULA KULLUK ETMEYİN! Bilin ki yalnızca Rabbinizin kulusunuz!
  52. “HÛ” ismi Allâh’ın, tenzih itibarıyla “Ahadiyetin Gaybı”na işaret ederken teşbih itibarıyla da arzda (bedende) açığa çıkmış “Halife”ye işarettir.
  53. Musa, Rabbini görmek istedi, “göremezsin” dendi. Rabbi, beyninin hakikatinin esmâ olduğunu fark ettirince “ben”i yok oldu!
  54. Kurân’ın açıkladığı “beynin hakikati El Esmâ’dır” gerçeği benlik dağına inzâl olursa, benlik paramparça olur. “Lev enzelna”yı hatırlayın.
  55. Halife beynin hakikati “El Esmâ” olduğuna göre; “HÛ” teşbih yönüyle “Halife”yi tanımlıyorsa, nasıl anlarız (59. Haşr: 22-24) âyetlerini?
  56. Beynine sigara, nargile veya bir uyuşturucuyla zarar veren, Rabbine hâl diliyle her an küfretmektedir; alnı secdede olsa ne değeri var!
  57. Beyine zarar veren maddeleri kullanmak Rabbinden akacak nimetler kapısını kapayıp, arkasına çelik duvar inşâ etmektir! Hücrene kilitlenmektir.
  58. “Allâh kesinlikle zulmedenlere gerçeği yaşatmaz” âyet. Beynine zulmedenlerin o beyinle Hakikati yaşaması kesinlikle imkânsızdır tövbe etmezse.
  59. Tevbe-i Nasuh; yapılanın yanlışlığının kesinlikle kavranması üzerine bir daha o şeyi asla yapmama kararıdır. Taze başlangıçtır, Rad: 39.
  60. Tevbe-i Nasuh, beyindeki, geçmiş falanca kabulü kullanma (ignore) komutudur. “El Hâlik”, dilediğini siler ve yeni alan yaratır beyinde.
  61. Ben tüm insanları başkalarına zulmetmedikleri sürece severim. İnançları ve karşılığı Rablerine aittir. Onları yargılamak bana düşmez!
  62. Herkes Seriülhisab (anında yaptığının karşılığını yaratan) Allâh’a kuldur! Bilse de bilmese de! Kişilerle kafa yormaktansa fikirleri incele.
  63. Masum çocukları katleden zâlimler Allâh’ın yeryüzü meleklerine savaş açmışlardır!
  64. ALLÂH, AZÎZÜN ZÜNTİKÂM’dır; Hak Galip’tir! Zulüm arttıkça belâ yaklaşır! Belâya tedbir alınmaz, kanalları tıkanmaz. Allâh’ta acele yoktur.
  65. Hakikat apaçık gözünüzün önündedir! Onun perdeleri üstünde değil, beyninizi oluşturan bilgi tabanındaki kabullerinizdendir. Arındıran GÖRÜR!
  66. Ey bana kâfir deyip, fiilinle senden perdeleneceğimin sınavını yaşatan! Kendini seyir için yarattığın nasıl görmez SENİ! Rabbimsin, kulunum!
  67. Okuldaki çocukları vuracak kadar vahşet ve soykırım sergileyen İsrail bunu Allâh’ın izni iradesi olmadan yapamaz? Böyle ise…
  68. Ne zaman vazgeçeceksiniz, gökteki tanrınızı eleştirip sorgulamaktan; olmayanla kafa yormaktan? İsmi ALLÂH’ı fark edin!
  69. Karşındaki asla senin istediğin gibi olmayacaktır! O kendi gibidir! Seviyorsan uyumlu ol; sevmiyorsan, sana uyanı ara! Zorlama sonuçsuzdur.
  70. Allâh sisteminde zorlamaya yer yoktur. Zorlama ile yapılan her şey ergeç kırılacaktır. Zorlama ki kırılmayasın.
  71. “Ben dilediğimi yaratır ve yaparım” diyen Allâh’a iman ediyorsan, karşındakini suçlamayı terk ettin mi? İman bilgisi, iman değildir!
  72. Seni çok seviyorum, diyor; sonra da sevdiği hatırına bir sigarasından bile vazgeçemiyor; hem kendi sağlığına hem de sevdiklerine zarar vererek.
  73. Rabbimin dilediği gibi yaratmadığı zerre yoktur “ben” etiketi ardında! Önemli olan Rabbimden razı olma hâlini de yaratmasıdır her an! İman bu!
  74. ÖNEMLİ UYARI: Unutkanlıktan, hatırlayamamaktan, ağzınızdan yanlış kelime ve isimler çıkmasından konuya odaklanamamaktan yakınıyorsanız ACİLEN elinizdeki, dalga beyninizin devrelerini bozan akıllı telefondan uzak durmanın yolunu bulun. Yoksa geri dönüşü olmayan sıkıntı bekliyor sizi.
  75. Yaşamınıza yön verenin birkaç yüz milyon bağırsak nöron üzerinden beyninize dua edip icabet alan “bakteriler” olduğunun farkında mısınız?
  76. Tüm hayvansal davranışların gut brain/bağırsak beyin ile amigdala bağlantısı sonucunda açığa çıktığını; “emreden nefs/nefsi emmare” dendiğini”; önemli astrolojik dalgaların ve görünmezlerin dalgalarının/data gut/ bağırsak beyin tarafından alınıp beyine yönlendirildiğini duydunuz mu?
  77. Bağırsak bakterileri “emreder”; bağırsak nöronları kimyasallarla beyne iletir. Beyin de frontal korteksi kullanmadan çoğunlukla nefsi emmareye uyar! “Levvame nefs”; frontal korteks’in ilim doğrultusunda, bakteriler, bağırsak beyin, amigdala zincirinden geleni sorgulaması sonucu düşüncedir.
  78. İsrail, Türkiye’ye komşu olmadan sonu yaşamaz. Boşa acele etmeyin! diye duymuştum.
  79. Canım şunu yemek istiyor dediğinizde bu isteğin bağırsaklarınızdaki bakterilerin isteği olduğunu, beyninizin onların duasına icabet ettiğini biliyor musunuz?
  80. Gençler, her şeyi sorgulayın. Her sorunun bilimsel cevabı, izahı var günümüzde. Söylenenleri ezberleyip tekrarlayan ses kayıt cihazı olmayın!
  81. Ahmak, dünya kendi istediği gibi dönsün; karşısındaki kendi istediği gibi yaşasın bekler; istediği gibi olmayınca da cehennemî yanar! Ârif, her an her noktada dilediğini yapan Allâh’ı seyreder. Görelim Mevlâ neyler, der! Her olanın hikmetini anlamaya çalışır.
  82. Gençler… Düşünen beyinler… sizi çevreleyen günlük kısır tekrarlardan kendinizi kurtarıp bilimsel bulgulara açılmazsanız çok pişman olacaksınız! İstemdışı yıllardır beyninize giren ezberlerin kelepçesinden, ancak onları yeni baştan bilim ışığında sorgulayarak kurtulabilirsiniz.
  83. Gelişme, “bu çok kötü oldu”lardan geçer! Bilincinizdeki şartlanmaya GÖREDİR “kötü”. Tekâmül, yaşanan deneyimlerle oluşur, hep yerli yerincedir.
  84. Anlayın artık müslümanlar! Bilim; İslâm’ın anlattığı sistemin Sünnetullâh’ın ne olduğunu açıklar. Din ise ibadetlerle sistemin değerlendirilmesini… Bilim asla din yerine geçmez, dine hizmet eder! Bilimle sistemi OKUrsun; Din ile ibadetle sistemi değerlendirerek HAKİKATİNE ERERSİN!
  85. Türkiye Cumhuriyetini yabancı güçlerin güdümüne sokmak için MENDERES’i devirenler hiç eksik olmayacaktır!
  86. “Lucy” filmindeki %10 beyin kullanımı konusu geçersizdir. Beyin, tüm veritabanını kullanır.
  87. İŞİD; İSLÂM’ı dünya kamuoyu önünde küçük düşürmek ve insanları İslâm’dan soğutup uzaklaştırmak isteyenlerin son numarasıdır.
  88. Farklı boyutlar varsanmayın! Tek bir yapı, tek bir boyut vardır! İyi düşünün!
  89. Senin kendine verdiğin değer ve önemi hiç kimseden bekleme; aksi takdirde üzülür, kimse beni anlamıyor, diye yakınırsın. Herkes de böyledir!
  90. Dünya hızla ikileme gidiyor! Bir kısım insanlar daha vahşileşerek şiddet toplumları oluştururken, azınlık da insanî değerler ve bilgilere sarılıyor. Vahşi kitleler bir yandan iç savaşları tetiklerken, 3. Dünya savaşının tohumları da yeşermeye başladı.
  91. Varlığın ve kendinin Hakikatini hissedip yaşayabilen insanlar Dünya cehenneminden yanmadan geçebilecekler yalnızca. Ne mutlu onlara!
  92. Senin için en önemli meselenin; komşu yastıkta, komşu evde, komşu şehirde, komşu ülkede hiçbir anlam ve değer taşımadığını fark et!
  93. Dünyada beynin önemini kavrayan ABD, sigarayı sokaklarda bile vatandaşlarına yasaklarken, fabrikaları gerikalmış ülkelere yönlendirdi. Dileyen içer sonucuna katlanır, dileyen içmez. Herkes yaptıklarının sonucunu yaşar. Dileğim herkesin sağlıklı yaşayıp, pişmanlığı tatmamasıdır.
  94. Tasavvufta söylenen “ÖLMEDEN ÖNCE ÖLMEK” sırrı “BEN”inin gerçekte hiç var olmadığına erip gereğini yaşamaktır. Bilimsel açıklamasını da yaparız.
  95. Her görende Gören, her işitende İşiten, her elde Tutan/Atan ALLÂH’tır! Sanırsın ki, “ben/sen/o”! Perdesi kalkan yaşar bunu, kalkmayan yanar!
  96. Allâh, kendine seçtiklerini isim resim sûret perdesinden kurtarıp konunun hakikatine yöneltir. Diğerlerini de ne amaçla yarattıysa o konuya!
  97. Şahidi olmadığı olayın dedikodusunu yapan, iftiranın yaygın olduğu toplumun, müslüman toplum olduğu söylenemez. Kurân’a iman, iftira kabul etmez.
  98. Allâh’a, Rasûlüne, Kurân’a imanı olan iftira atmaz; kimsenin özeline girmez, araştırmaz. Bunları yapan mümin ve müslüman olamaz!
  99. İman; inanıyorum diye ses kayıt cihazı gibi tekrarlamak değil, inandığını yaşamaktır. Ateşin yakacağına inanırsın, elini sokmazsın. Aksi?
  100. Beynin, an içindeki işleminin (process) farkındalık alanına attığı bilgiye taktığı etiket “BEN”dir! Sanırsın ki, “ben” diyen sensin!
  101. Sen hiçbir zaman var olmadın! Beyinler kendi otomasyon sistemi içinde çalışıyor ve bu arada da “ben”i oluşturuyor. “Ben” beynin varsayımıdır.
  102. Beynin, göze göre ettir; mikroskopa göre nöron; bilimsel bakışa göre bilgi/data dalgası(wave); kuantum potansiyel; tasavvufa göre “el esmâ”. Eğer böyle ise, buradan nereye varırız?
  103. Kaç paralel evren var, kaç boyut var? Âhiret nerede? Ölümü tadan nereye gidiyor? Düşünsek mi biraz? Bana ne mi? Öyle diyor benim kedilerim de…
  104. Bilmiyorum doğrusu ne? Gerçekleri göstererek insanları mutlu eden hayal balonlarını patlatmak mı, yoksa o balonlar içinde mutlu yaşatmak mı?
  105. Âdem yaratılıp “halife” özelliği verilmeden önce, arzda insansılar yaşıyordu. Vahşi, kan dökücü, mukallit.
  106. Şiddet, vahşet, zorbalık, taklitçilik insansıların genetiğinin devamıdır. Rasûller ve velîlerin ahlâkı ise, hilâfet sırrından kaynaklanır.
  107. Kurân’ın bütünündeki bilgiden yoksun olanın bir kaç âyetin dedikodusuyla bizi eleştirmesini izlemek hoş oluyor. Önce Kurân’ı OKUsalar!
  108. Bir âyet hakkında söz etmeden önce, Kurân’ın ana fikrini ve ne vermek istediğini düşünüp, âyetleri o ana fikir içinde anlamak gerekir.
  109. Aklına yatmayanı, şartlanmana uymayanı, duyduklarınla bütünleşmeyeni, yeniçeri “istemezük”ü ile reddetmek, çağdaş düşünen insana yakışmaz!
  110. “Fitne” kelimesi Kurân’da “sınav objesi” anlamında kullanılır. İnancınla ilgili bir konuda sınav objesi olana takılıp kalmak veya kalmamak.
  111. Anlatttığım holografik evren ve beyin konusunun ehli sünnete uymadığını söyleyen muhterem, hoşgör cahilliğimi! Ne diyor bu konuda ehli sünnet?
  112. VORTEKS; insanları çekip içine alıp kendi frekansına uygun davranışlara mecbur eden bir tür enerji/data girdabıdır.
  113. Hadis: “Allâh ahlâkıyla ahlâklanın”! Allâh ahlâkıyla ahlâklanmak için, beynin öncelikle Allâh indîndeki gibi düşünmeyi öğrenmesi gerekir.
  114. Herkes eliyle diliyle yaptığının sonucunu yaşar; sonra da döner karşısındakini suçlar! Karşısındakini suçlamak, beynin sigortasıdır.
  115. Pişmanlık; gafletin dilegelişidir. Pişmanlık; ben yaptığım şeylerin sonucunu düşünemiyorum itirafı ve dillendirişidir.
  116. İlerisini düşünmeden duygularıyla yaşamına yön verenin âkıbeti, gözyaşıyla yanmaktır!
  117. Yarının ne getireceğini kimse bilemez! An’ını düşünerek değerlendirip hiçbir işini yarına bırakma ki pişmanlık yaşamayasın.
  118. Biz yetişirken sokakta simit yedirtmezlerdi, alamayan olur gözü kalır üzülür diye. Şimdi herkesin sofrası, yemeği, pastası instagramda!
  119. Varoş görgüsüyle yetişmiş paralı varoşlar “BAK BENİM NEYİM VAR!” görgüsüzlüğünü internete de taşıdılar! Facebook ve instagram onlarla doldu.
  120. TR tsunami geçirip, kardeş kardeşe düşmanlığı ortaya koymadan NATO’dan çıkma gerçekleşmez. O Avrupa’da taşüstünde taş kalmayacağının işaretidir!
  121. Şayet TR, NATO’dan çıkarsa, Avrupa’daki Türklerin vatanlarına dönmeleri zamanıdır, orada taş üstüne taş kalmayacak, diye duymuştum. Görelim.
  122. AŞK, BİR’leştirir! Ya da yollar paralel devam eder, BİR’leşmeden! Ya da gün gelir, makas gelir ayrılır! Yaşayana!
  123. Seni heyecanlandıran günler, gerçekte yaşadığını hissettiğin günlerdir. Kaç günün heyecan ve bunun sevinciyle geçti?
  124. Giderken ardından hayırla adını andıracak bir iş bırakmak önemlidir yaşamda. Dünya’da olman da değil, dünyalarında sevgiyle yer alman önemli.
  125. Birbirini suçlamakla ömür tüketen kavga ehlinin değil; Hakk’ın sevgiyle yaşayan gönül ehlinin sinesinde yer almak, Hakk’ın sevgilisi olmaktır.
  126. İslâm, tek tanrılı Din değil; Tanrı kabulünü reddeden dindir! “Tanrı” kavramı geçersizdir; sadece ismi “ALLÂH” der Kur’ân ve İslâm Dini, düşün!
  127. “Semâ”yı gök diye anlıyorsan, gökten gelmiş bir din ve kitap olamaz! “Semâ” insanın şuursal derinliğindaki El Esmâ boyutuna işaret eder!
  128. Yoksa gökteki tanrının postacısına inanan din(!) adamları veya şeyhlerin anlayışıyla mı yaşayanlardansınız?
  129. Galaksi çevresi itibarıyla 1 Güneş yılı, 255 milyon sene. Buna göre 70 yıllık dünya ömrümüz ölüm sonrası boyutta 7-8 saniye algılanacak. Ölümle madde algısı kalkınca, kabir âleminde/beynindeki hologram dünyanda, Güneş zamanına göre o platformda yaşam devam edecek.
  130. Cüppe, etiket, apoletin gazıyla şişen balonlar, ölümle patladıklarında, kendi başına çırılçıplak kaldıklarında, gerçeğin vahşetini yaşayacaklar!
  131. Ölüm, sınırlı algılama yaşamından, âdeta sınırsız algılama yaşamına, sınırlı kabul ve değerlerinle geçiştir! Bunun sonucunu bir düşünün.
  132. Yanmak için varsan, hep karşındakinin senin istediğini yapmasını istersin; yapmayınca da yanarsın.
  133. Huzur beklentisiz olmadadır. Yapabileceklerini yap; seyre geç yorumsuz!
  134. Koyunları yaratmış sürüye katmış; bülbülleri yaratmış dallarda şakıtmış; kartalları yaratmış yüksekten uçup âlemleri seyrettirmiş. Fesubhanallâh!
  135. Temeli olan fikirlere her zaman açık oldum, okudum dinledim. Falancanın filancanın dedikodu ilmiyle konuşanları ise ciddiye almam. Yaşadığımı konuşabileceğim kadarıyla konuşurum. Konuştuklarımı yaşamışımdır. İlim dedikodusuyla harcayacak zamanım yoktur. Avam; konuşmalarda mantıksal bütünlük aramaz, duygusallık, heyecan, keyif arar. Ben insanları eğlendirmek için değil, düşündürmek içinim! Parasız hediye dağıtılan kitapların kapağını açıp ilk sayfalarına bakmayacak kadar …. olanlar Atasay Kamer tarafından dağıtıldığını bilemez. Zanna dayalı iftira atan mümin olduğunu söyleyenlerin âkıbeti Selâmet ola.
  136. Herkes anlayamadığı birilerini takip ve eleştirmekle zaman harcayacağına, anladığı seviyedekileri takip edip kendini geliştirse ne güzel olurdu.
  137. Ölüm, insandaki/beyindeki algı dönüşümüdür!
  138. Tedbir takdirde gizlidir! Tedbir alma imkânı olup da almayan Allâh’tan gâfildir! Tedbir al, sonra da takdiri seyret!
  139. Eleştirindeki kriter nedir? Demişlere GÖRE mi, bizâtihi tespitine göre mi konuşuyorsun? Birincisiyse, dinlemeye değmez, dedikoducusun!
  140. Bilimi inkâr eden gâfil, ismi Allâh olan konusunda gafletini itiraftan başka bir şey yapmıyordur! Bilim, Allâh esmâsının açığa çıkışıdır.
  141. Gâfil; ezberlediği cahilane bilgilerle kozasında yaşayana denir.
  142. “Bir madde âlemi vardır, bir de mânâ âlemi vardır” görüşüne dayalı tüm anlatımlar şu anki bilimsel verilere göre geçersizdir!
  143. Ateizm de, panteizm de günümüz bilimsel gerçekliğinde geçersiz duruma düşmüştür!
  144. Hayalî kavramlar dünyanızdan bilimsel gerçekler dünyasına geçiş belki de çok sarsıcı ve zorlayıcı olacak! Gerçek inkâr edilemeyecek!
  145. EDEP; “Ne yana dönsen Allâh’ın yüzünü görürsün” âyeti kapsamında gördüğünün hakkını vermek ve haddini bilmektir.
  146. Müslümanların en büyük sorunu amaç ile aracı karıştırmaları, çoğu zaman aracı amaç zannetmeleridir! Öncelikle amaç nedir, bunu tespit gerekir.
  147. Kurân’ın AMACI insana hakikatini hatırlatmak, Allâh’a yakîn elde etmesinin önemini fark ettirmektir. İbadet ve diğer fiiller ise araçtır!
  148. Ortada olan gerçek dillendirildiğinde, ben inanmıyorum, demen sadece akılsızlığını gösterir. Açık gerçekler, inanılası konular değildir.
  149. Ölümü tatmak algı değişimidir, dedik. Bunun sonucunun herkesin mezara canlı ve şuuru yerinde konulması demek olduğunu fark ettiniz mi?
  150. Beyin için yaşam non-stop devam eder sonsuza dek! O ne uyur ne de uyuklar! Fark edebilsek ve kavrayabilsek!
  151. Allâhım bize anlayış, kavrayış, gerçekleri okuyabilme, hazım ihsan et! Yoksa biz hayal dünyamızın evrenin merkezi olduğunu sanarak…
  152. Her devirde, cennetten arsa satanlar ve de alıcıları mutlaka vardır! Beyinlerini kiraya verip, güdülmekten hoşlananların sayısı hep çoktur!
  153. Kur’ân, aklını kullan, düşün derken; kendi adına düşünen kiralayanlar, kendi başlarına kaldıklarında korkunç sükûtuhayal yaşayacaklar.
  154. Rasûllerin, velîlerin, âriflerin, âlimlerin şefaati seni bilgilendirmektir. Sen, YALNIZCA ellerinle yaptıklarının sonucunu yaşayacaksın.
  155. Muhatap aldığınızın düzeyindesiniz! Muhatabınızı dikkatli seçin!
  156. Su, kabının şeklini alır dendiği gibi, beyin de veritabanın şeklini alarak yaşamını sürdürür.
  157. Benliğin açığa çıkışının binbir yolu vardır. Birisi de, çevresindekileri kendisinin arındırdığını sanmaktır! Şeyhlik taslamaktır! Mürşidlik aydınlatıcılıktır. İnsanlara hükmedip benliğine paye çıkarmak değildir. Mürşid hizmet eder, hizmet beklemez. Veren eldir, alan değil.
  158. Şükür, milyonlarca kitaplarımı http://ahmedhulusi.org’dan indiren okurlarım ve yazdıklarımı, anlatımlarımı nakleden binlerle tanımadığım var. Ne var ki, bunların hepsi de, kendi anladıklarını çevrelerine anlatıyor, uyguluyor, uygulatıyor. Pek çok konuda da anlatımıma uymuyor. Kişisel görüşlerine saygı duyduğum ama katılmadığım farklı anlayış ve uygulayış, uygulatış sahiplerine karşı görüşlerim web sitemde mevcuttur. Hiç kimse benim vekilim, halefim değildir ve adıma konuşmamaktadır, konuşamaz. Yalnızca kayıtlı yazı ve sözlerimden sorumluyum. Lütfedip değer verip, takip eden tüm tanışmadığım fikir dostlarıma duyurmak isterim. Dünyamı değişene kadar da bu uygulamam böyle olacaktır.
  159. Evrenin adı geçmez bir köşesinde, 1000 trilyon güneşli bölgede, samanyolu (400 milyar güneşli) alanda bir garip gezegen, dünya… Ha bu dünyanın kralı herkesi cehennemlik gören sen! Ne büyük adammışsın! Senden olmayanlara da cennetinde bir küçük köşe ayırıversen!!!
  160. Dünya’nın en önde gelen âlimi, yamyamların ortamında lezzetli et olmaktan öteye değer taşımaz!
  161. Hangi ortama girersen, o ortamın ve şartların mahkûmu olursun; kim olursan ol! Ya girme, ya da razı ol!
  162. Cumanız mübarek olsun derim ama, olması ancak Cuma’ya yakışır bir fiil ortaya koymakla mümkündür. Bugün için ne yapıyorsun?
  163. Beyniniz “Arşı Rahman”ınızdır! Bir değeri size açılsa! Ona zarar veren her kullanım, sizi Allâh’tan uzaklaştırır! Oysa sınırsız “yakın”ken…
  164. Suçluyu dışarıda aramak beynin sigortasıdır! Kendini avutur! Akıllı suçu kendinde arar, düzelir; gâfil suçu dışarda arar, daha da batar!
  165. İnsan için hayatta en zor şey eksik kusur yanlışlarını dinleyip, kabullenmektir. Daha da zoru onları düzeltmektir! Beyin, binbir mazeret bulur!
  166. Sordular; âlimin eti niye yamyamı ilgilendiriyor. Yamyam çiğ insan eti yer. Kur’ân çiğ insan eti yemeği ne olarak anlatır? Gıybet ehli, yamyamdır.
  167. Yaşamın gerçekte seyirden ibarettir! Ya kendin dâhil her şeyi seyretmenin kemâliyle yaşarsın, huzurla; yada seyredilirsin dünya bataklığında…
  168. Sayısız olaylar vorteksi içinde dışsallığa çekilirken; içselliğindeki engin sükûn ve huzur âleminden çıkmayana ne mutlu! Allâh’la olabilmek!
  169. Kur’ân çözümü: Dünyada kaybolup boğulmamak için Allâh’a kaçın! (Zariyat:50)
  170. İsmi “ALLÂH” olan tüm isimlerinin özellikleriyle BEYİN ismi altında varlığını oluştururken; hâlâ mı onu ötelerde bir tanrı olarak aramadasın!
  171. Düşünen beyin olmak ya da olamamak! Özgür düşünebilmek, ya da sürüye tâbi olmak! Tahkiki iman, ya da taklitle avunmak!
  172. Önümüzde bayram var. ARAFAT’ta günahlarından arınmanın bayramını yaşayanların kutladığı HAC BAYRAMI. Biz de kutluyoruz, KURBAN BAYRAMI DEĞİL!
  173. Sonsuzluk karşısında edep, haddini bilmektir! Haddini bilmemek ise ancak hastalıktır! Sağlıklı beynin düşünce sistemi ergeç acziyetini yaşar.
  174. Arafat’ta tövbe edip geçmiş günahlarından arınan insanlar bunun kutlaması olarak kurban kesip yoksullara yemek verir. Dünyadaki açlar için.
  175. Masalarında lokum bonfile yiyenlerin, hac bayramında yoksullar için kesilen hayvanlara acımaları, bu bahaneyle dine dindara saldırması komik!
  176. Duyalım, duyuralım, yanlışı düzeltelim; bu HAC BAYRAMIDIR, HAYVAN KESME BAYRAMI DEĞİL! Ayrıca, Arafat’ta geçmiş günahlarına tövbe yanı sıra, varlığında Allâh Esmâsı dışında benliği olmadığını fark edenin benliğini kurban sembolüdür.
  177. Hadis: “Kula teşekkür Hakk’a şükürdür.” Allâh kuluna havale Hakk’a havaledir; çünkü beyninin hakikati Hakk’ın esmâsıdır.
  178. Yarın ya da birkaç gün sonra sizin için bir anlam taşımayacak şeylerle beyninize yorgunluk vermeyin. Zaten unutup gideceksiniz!
  179. Algına göre beynindeki evren ne kadar gerçek? Hangi boyutta hangi paralel evrende yaşamaktayız!!?
  180. Ölümü tadınca hangi boyuta, nereye gideceğiz? Uzaylılar nereden geliyor? Başka kimler, hangi boyuttalar?
  181. “Allâh istemedikçe siz isteyemezsiniz” âyet. “Sizi de fiillerinizi de Allâh yarattı” âyet. Öyle ise…
  182. “Cinleri de insanları da yalnızca kulluk etmeleri (tapınmaları değil!) için yarattık” âyet. Allâh’ın yaratma amacı dışına çıkılabilir mi?
  183. Tanıdığın kabullendiğin kadarıyla “ben”inden değil; kendinden gayrının varlığı olmayan Allâh bakışıyla düşünmek! Düşündürüyorsa!
  184. Dışarında tanrı aramak, varlığındaki programı fark edememektendir. Esasen varlığını oluşturan program her hücrende mevcuttur!
  185. Varlığın hakikatine giden yol ya imandan geçer ya bilimden. Doğru bilimin vardıracağı nokta ise ismi Allâh olana çıkar! Yolun sonu imandır!
  186. Sonsuzluk karşısında edep haddini bilmektir! Haddini bilmemek ise ancak hastalıktır! Sağlıklı beynin düşünce sistemi ergeç acziyetini yaşar.
  187. İman, aklın haddini bilmesi sonucu ismi Allâh olana iman edip teslim olmuşluğu yaşamasıdır. Mükafaatı, yanmasının bitmesidir!
  188. ACZ, kudreti seyir hâlidir. Muhyiddini Arabî’nin en yüksek makâm olarak nitelendirdiği “abd-i acz” mertebesi, sonsuz Kudreti seyir mertebesidir.
  189. Dünün tekrarıyla avunanlara değil, an’ı değerlendirerek yarına hazırlananlaradır seslenişimiz.
  190. Ah dostlarım yarın sizin için hiçbir şey ifade etmeyecek dünya kavgalarıyla beyninizdeki muhteşem kapasiteyi harcarken bilseniz neler kaçıyor!
  191. Tanrı kabulü niçin şirki doğurur?
  192. Senenin en az yarısında et yiyenlerin senenin bir gününde yoksullara et yedirmesinden daha doğal ne olabilir? Niçin yazdığımı ters anlıyorlar?
  193. Kurân’da mecaz, misal yoktur; yazıldığı gibi birebir anlaşılır diyenlere kapak olsun, okuyun (17. İsra’:89).
  194. Dilediğini düşün, sonucunu kesinlikle yaşayacaksın! Oku (2. Bakara:284)
  195. Kendi anlayışları dışındakileri dinsizlikle sapıklıkla suçlayanların dışladıklarına, varlıklarındaki Allâh’ı hatırlatmak en büyük kulluğumdur.
  196. Soruyorlar bana: TV dizisinde rolü gereği ölmüş oyuncunun arkasından çeşitli yerlerde gerçek cenaze namazı kılmış bir topluma ne anlatmaya çalışıyorsun? Olmayan bana kalsa, hiçbir şey anlatmam da; ne var ki Allâh kuluyum! Rabbim Allâh böyle istiyor!
  197. “HAC, ARAFAT’TIR” hadisince birkaç saat içinde Arafat’ta milyonlarla insan geçmişine tövbe ederek haccı yaşamış olacak. Darısı gidemeyenlere.
  198. Arafat’ta tövbe ile arınarak Hac Bayramına ulaşanlar gibi bizlere de Hac Bayramı yaşamak nasip olsun. Allâhım kalbimizi iman nuruyla doldur.
  199. Türk’ü, Kürt’ü BİR görmeyen, Allâh kulu deyip de sevmeyen, düşmanlık ateşini fitilleyen, Hakk’ı ebeden bulası değil!
  200. Hadis: “MERHAMET ETMEYENE MERHAMET OLUNMAZ.” Başkasına yaşam hakkı tanımayanın yaşama hakkı yoktur!