DOST’TAN DOSTA – 2

Ahmed Hulûsi

  1. Beğenmediğiniz paylaşmadığınız tweetleri takip etmek, zihninizde gıybet ve dedikodu yaşamanıza yol açar ki, bu da Allâh ile aranızda perde olur.
  2. Beynin savunma silahı, nefrettir! Heveslenip elde etmek, sahip olmak istediğini elde edemezse nefreti oluşturarak hüsrandan korunur.
  3. “Kedi erişemediği ete mundar der” atasözünün arkasında zihnin elde edemediğinin hüsranını yaşamamak için kötüleyerek ayakta kalma çabası vardır.
  4. Allâh’ı yaşamak uğruna dünyandakilerden, tabularından yüz çeviremiyorsan sendeki sadece HEVESTİR! Gün içindeki meşgalen senin önceliklerindir.
  5. DOST’un, seni Rabbine dönmeye davet edendir. Dışsallıkta boğulmaya çağıran değil!
  6. İnsanlar yaşamda önceliklerini belirler ve onların kavgasını yaparlar gerçekleştirmek üzere. Herkes önceliklerinin getirisini yaşar. Bugün tüm yaşadıklarınız önceliklerinizdekilere göre aldığınız kararlar sonucudur. Yarın da gene bunun sonuçları yaşanacaktır.
  7. Abdulkâdir Geylânî’nin “Risale-i Gavsiye” adlı eseri, mirâcının yaşattığını bir metaforla dillendirmesidir. Okuyana!
  8. Eşinle sevgilin gibi yaşayabiliyor musunuz? İkinizin de birinci önceliği diğeriniz mi? Samanlık cennet! Değilse, katlanırsınız birbirinize!
  9. Sabah uyandığında kalbin sevdiğinle olmanın heyecanını duymuyorsa, gerçek sevgiden söz etme. Ona ne isim istersen ver artık!
  10. “Yapsam da olur yapmasam da; gitsemde olur gitmesem de; beraber olsam da olur olmasam”dalar önceliğinden söz etmez. Boşluk doldurmadır!
  11. “Ben seninleyim, sen kiminlesin”, “Senim BEN, sen deme bana!” hitaplarını duyup gereğini yaşamadıysan nasıl istersen öyle yaşa, dilediğini yap!
  12. Kozalı yaşamayı seçti, aritmetikle oyalandı! Perdeyi kaldırmak için de aşkı seçti; Aşk oldu, mâşuka göründü. GÖREN, kendinden geçti!
  13. “+ – x” ile Allâh görülmez! Hz Ali: “Görmediğim Allâh’a kulluk etmedim” dedi! Adını terk etmeyene, “beni göremezsin” dendi. İsminden geç, gör!
  14. “Zâhirim” diyor, “dilediğimi yapanım” diyor; “ötelerdesin, bir görünsen” diyorsun! “Sev beni” diyor; “bulsam görsem seveceğim seni” diyorsun!
  15. “Gayrım yok!” diyor; “gayrını görmekten kurtar beni” diyon!!! FesubhanAllâh! Allâh Allâh! İllâ Allâh! “Karşındayım” diyor, Mehdi bekliyon!!!
  16. Allâh her ANında seninle, seni seyrederken; sen günün kaç dakikasında Allâh’la yaşamanın farkındalığındasın?
  17. İçselliğinde yaşaman gereken şeyi dışsallıkta, bedende yaşamayı arıyorsan, yanlış giden bir şeyler var demektir. Mesela aşk! Aşk, dışsallığa dönük yaşanmaya kalkışılırsa sonu hüsran olur. Hüsran ya depresyon getirir ya da mâni! Aşk fâniye değil, Bâkî’ye dönük yaşanır. Aşk, hakikatin olan Allâh’ı yaşamak içindir. Bedelini ödeyemeyenler, dönerler dünyalarına, kavgalarına, böylece tatmin olurlar!
  18. B’ismillâh-ir Rahman-ir Rahiym; Varlığımı oluşturan Allâh kuvveleriyle yaşamım sürmekte.
  19. Lâ tecessesü” âyet! Başkalarının sakladıklarına saygı duyup, onları araştırmayın!
  20. Hiç kimsenin kendi yaşam fâsit dairesinden çıkması konfor alanını (comfort zone) değiştirmesi mümkün değildir, bir özgüre rastlamadıkça. Özgürlere hayranlık duyulur, gıpta edilir, ben de niye olmayayım denir. Ne var ki kimse özgürlük için gereken diyeti ödeyemez. Yaşamda bedelini ödemediğin hiçbir şeyi elde edemezsin. Allâh’ı yaşamanın bedeli de benliğini kurban etmekten geçer. Dünyandakilere bağlı olduğun sürece, dünyalıkların aklını kendine rehber edindiğin sürece dünyaNdan özgürleşip hakikat semâsına yükselemezsin.
  21. Hayalindeki tanrınla iş yürütmek kolaydır da; zâhir olduğunda sana, secde etmek Ricâl işidir ancak!
  22. Zâlimin zulmü arttıkça gelecek belânın büyüklüğü de ona göredir. An’ı değerlendir, geleceği gör!
  23. Bu yüce milletin sakalını kesebilirler, ama yumruğunun şiddetini arttırırlar bu davranışlarıyla! Sabır, sıfatıdır bu milletin, ama patlarsa!
  24. Mazlumlara rahmet, merhamet mağfiret niyaz ederiz. Zâlimler, Aziyz-ün Züntikam olan Allâh’tan kaçacak delik arayacaklar!
  25. Allâh’la yaşamak uğruna yarın zorunlu bırakacaklarından geçemiyorsan, ya aklından zorun var, ya da nasipsizsin!
  26. Dinlediğinde hitabını duymayan kulaktan, baktığında gördüğünü tanımayan gözden, Allâh’a sığınırım! Zâhir olduğunu gördür ve yaşat Allâhım!
  27. Duan eylemindir ki bu eylem de Allâh’ın icabetidir. Duanın icabeti için kalk ve yürü!
  28. Benliğinden, kabullerinden geçmeden sevdiğinle olamazsın!
  29. Aklın nuruyla hikmet vadisinde, iman ve teslimiyetle kudret yurdunda yaşarsın. O zaman “Zâhir” olur!
  30. Hikmet yurdu fâni, Kudret yurdu Bâkî’dir!
  31. “Sizleri de fiillerinizi de Allâh yarattı, ben dilediğimi yaparım her zerrede” derken Allâh, olup bitene, Yapana, ne diyebilirim ki kalben!
  32. Anlamak üzere değil, eleştirilecek taraf bulmak üzere dinlediğiniz hiçbir sohbetin yararını görmeyeceksiniz. Ama veya fakatsız dinleyin!
  33. El Hasiyb ismiyle Zâhir olduğunda, yitirdiğimiz zamanı telâfi edemeyeceğiz! El Hasiyb yukarıdan değil, içinizden zâhir olacak!
  34. Aşkla gelen yol alır; kerhen gelen yaya kalır!
  35. İmam Gazâli’nin hakikati yaşadıktan sonra yazdığı çok değerli eseri: MİŞKATÜL ENVAR. Mutlaka Okunmalı!
  36. “Sizi ve yaptıklarınızı Allâh yarattı” diyor âyet. Peki, neyimizi yaratmadı Allâh?
  37. “BEN”i yaratan Allâh, “BEN”i kaldırmadıkça aradan, “BEN”siz seyir nasıl mümkün olur?
  38. A. Geylânî, Risale-i Gavsiye: “Rabbim buyurdu ki: İnsan indîmdeki yerini bilseydi, her an, BEN’i öldür, diye yakarırdı!”
  39. Allâh, “BEN”le örttü “Ez Zâhir” oluşunu da; böylece varsanılan benlikler yaratılmış oldu!
  40. Allâh kimseye zulmetmez! Herkes dünyasındaki kabullerinin ve ALGISINA GÖRE yarattıklarının sonuçlarını yaşar! Sonsuza dek dünyaNdasın!
  41. Ey senin aklınla hareket etmemi isteyen, bana akıl veren; senin aklınla yaşasaydım bugün senin yaşamını yaşardım, bu yaşamımı yaşamazdım! Benim aklımla hareket edebilseydin sen de, bu yaşam içinde olmaz, benim gibi hissedip yaşardın! Herkes kendi aklından ve yaşamından memnun! Memnun olmayanlar varsa, onlar da gerçekte memnun ki bildikleri gibi devam edip başkasının aklıyla yaşam ve davranışlarını değiştirmiyorlar!
  42. Her bir yaşayan memnun ki yerinden; hiç dönen yok yaşam biçiminden! İstisnalar yok mu? Elbette var! 7 milyarda kaç tane?
  43. Ölüm ötesinde en büyük pişmanlığı, el sözüyle ortaya koyduğun davranışlarından dolayı yaşayacaksın. Kurân’ın aduvv = düşman tanımladığını, dost sanma!
  44. Herkes “yaratılışının”dan öte, yarattığının sonucunu yaşar! Anlayıp, hazmedebilene!
  45. Kendini tanımladığınsın! Allâh, tanımsızdır!
  46. Hiçbir kap, içindekini saklayamaz sonsuza dek. Ergeç dökülür içindeki! O zaman anlarsınız ne olduğunu!
  47. Başkalarından bir şey almak için yaşıyorsan, kendindekini göremediğindendir. Bir görebilsen!
  48. Hazımsızlık, benliğin dışavurumudur. Benliğini kurban etmeyi göze alamayanların hayatı, dedikoduyla sona erer, derler.
  49. “İki günü bir geçen hüsrandadır” (hadis). Dün duyduğun, okuduğun bilgi; bugün, dün yapamadığın bir şeyi başartmıyorsa, hüsrandasın; dedikoduda.
  50. Bugün, dünlerden farklı ne yapmayı düşünüyorsun? Sen kendini değiştirmedikçe Allâh’ın seni değiştirmeyeceğini kavrayamadın mı hâlâ?
  51. İnsanoğlu tarih boyunca kurabiyeler yaratıp, onlara tapınıp, sonra da onları yeyip; yenilerini yaratmayı hiç durdurmadı! Yiyene afiyet ola!
  52. İnsanlar ölümü tadınca gerçek cehennemî yanışı tadacaklar; çünkü kimler/neler yüzünden neleri ebeden yitirdiklerini görecekler.
  53. Secdesinde olmadığım Allâh’a kulluğumdan, Allâh’a sığınırım!
  54. Eşim kızıyor! “İnsanların kurabiye yeme keyfini bozmaya hakkın var mı bu tweetleri atarak. Bırak keyfini çıkartsınlar!” Sorry!
  55. Âyet: Fefirru ilallâh! Allâh’a firar et! Nereden? Neden? Kimlerden? Allâh’a kaçmak!
  56. Yaşayacağımız süreç öyle gösteriyor ki çok sert kırılmaların yaşanacağı bir süreç olacak, hem devletler hem de bireysel ilişkiler bazında! Temelini ikiyüzlülükten alan ilişkilerde gerçek yüzler açığa çıkacak ve sonucu acı gerçekler yaşanacak. Herkesin tarafı belli olacak. İman ehli tarafını seçecek, dünya ehli çıkarları ve duyguları istikametini. Sonra da kimi imanlı ölümü tadacak, kimi imansız! Kişinin ömrü boyu yaşadığı süreç değil, âhir ömründeki süreç belirlermiş âhiretini. Devletlerin de münafıklıklarının açığa çıkacağı süreç.
  57. Münafık karakterli, ikiyüzlü insanlar zeki, fakat aptaldırlar; kendilerini akıllı sanırlar! Muhatabın, ikiyüzlülüğü fark etmediğini düşünürler.
  58. KORK, neler yapabilecekken yapamadığını açık göreceğin günden! O gün ergeç gelecek! Uydurduğun bahanelerin nasıl şeytanın olduğunu göreceksin.
  59. Kulluğun “Hâdi” ismi özelliği yönünden mi “Mudil” ismi yönünden mi? “Ez Zâhir” olarak muhatabın mı? Yoksa gökte gördüğünün ötesinde mi?
  60. Bakıyor aynaya, kırışıklara, aklaşan boyalı saçlara kendini sanıyor hayli yaşlı. Oysa görebilse beynini, diyecek yaşım daha 20 mi 25 mi!!!
  61. Başkalarını eleştirmek için değil, kendini geliştirmek, hakikatini tanımak için dünyadasın. Kimsenin hesabı senden sorulmayacak. HesabıNI vereceksin!
  62. KORKMAYIN, ölümü tatmaktan. Uykudan uyanıklığa geçiş kadar kolay. KORKUN, uyanacağınız ellerinizle hazırladığınız şartlar ve ortamdan!
  63. MUHAMMED’in ALLÂH’ı”; 20 küsur yıl önce çıkardığımız “ALLÂH” kitabının adıydı bu… 2. baskıda değiştirdik. Anlayışı kıtlar anlamadı “MUHAMMED’in ALLÂH’ı” ismindeki inceliği, demediklerini bırakmadılar. Çok karşı çıkan oldu, değiştirdik adını. “Hz. MUHAMMED’in açıkladığı ALLÂH” koyduk. Amazon’da satılan ingilizcesi ise hâlâ orijinal ismiyle devam etmekte uzun yıllardır. Hz. Muhammed’in açıkladığı ismi ALLÂH olan, insanların hayallerindeki gökteki tanrıdan çok ötedir. Ve bu bilgiyle pek çok insan yetişti şükür.
  64. Allâh’a iman niçin en önemli şey “İnsan” için? Niçin din?
  65. Öyle görünüyor ki önümüzdeki süreçte gizli kalmış fark edilmemiş akıl rahatsızlıkları açığa çıkacak. Nedensiz saldırılar, öldürmeler söz konusu.
  66. Programları (akılları) gereği her an işlev yapan organlar da özgür iradeleriyle buna devam ettiklerini düşünüyorlar. Tıpkı beyinler gibi!
  67. Bilgi tabanına göre her an içinde yaşadığın dünyanı ve içindekileri yaratan Allâh Esmâsı özelliklerine “beynim” gözüyle bakmaktan arın da, gör!
  68. İsme takılma, sistemi OKU! Allâh, “EZ ZÂHİR” apaçık ortada olan ise, “Lâ Gayrıhu”, gayrı kavramından söz edilemez ise, Ötendekiyle işin ne?
  69. Besmelede vurgulanan şekilde, İSMİ Allâh olanı; ötendeki bir tanrı/ilâh olarak kabullenmekten kurtulmadıkça ne Rasûlü ne de Kurân’ı anlarsın!
  70. Ölümü tattıktan sonra yaşamının sürmeyeceğini kabullendiysen, dilediğin gibi yaşa. Ama ölümsüz şuur olduğunu kavradıysan ya da inanıyorsan? İlâhlarınızdan arının, tanrınızdan geçin ki Allâh’a eresiniz, diyorum. Tanrımızla yanına gelsek olmaz mı, diyorlar!!! Fesubhanallâh!
  71. Allâh’ın varlığındaki tasarrufu senin “beyin” diye isimlendirdiğin Esmâ’sından açığa çıkar, dünyaNı böylece yaratır.
  72. Allâh dünyaları yaratan ama dünyalardan berî olandır! Dünyanı yaratıp içinde boğulan mısın? Yoksa dünyaNdan Allâh’a firar eden misin?
  73. Dünyanızda boğulmayın; Allâh’a firar edin!
  74. Her an yeni evinizi yaratmaktasınız! Nasıl olsun?
  75. Allâh’a yakîn edinmenizi sağlayacak vesile, dünyada bırakıp bir daha hiç beraber olmayacağınız, sizi dünyaya dünyalığa çekenleriniz olabilir mi? Neyin veya kimin peşinden gittiğinize dikkat etmezseniz, pişmanlık duyduğunuz zamanda telâfi şansınız olmayacak! Hadis meâli: Mahşerde, herkes dünyadayken neye tapınıyorsa onun peşinden gitsin, denir. Herkesin ilâh edinip peşinden gittiği, önüne gelir. Kişiler dünyadayken kendilerini Allâh’tan uzak düşüren ilâh edindikleriyle devam ederek cehenneme yuvarlanırlar. Hakikatini kavra, tapınma!
  76. “Allâh’a FİRAR”; sensiz sen olarak bırak Allâh seyretsin dünyanı ve içindekileri, demektir. Sen, yalnızca bir isimden ibaretsin!
  77. “Yakîn için VESİLEyi isteyin ve onun yolunda azîmle yürüyün” diyor âyet (5.Maide: 35). Vesile kimdir nedir? Diyanet başkanı mı imamlar mı şeyhler mi ya da?
  78. Anla artık ve fark et ki; dünyandakilerin gerçeğini asla tanımadın ve tanıyamazsın. Onlar beyninin yarattıkları! Allâh kendi için yarattı seni! Hayalinde yarattığın kişiliklerin derdiyle gerilmeyi bırak, hakikatin olan Allâh’ı fark et ve yaşa, kendini tanı!
  79. Şu an geleceğinin yeni evini yaratmadasın! Ellerinle geleceğini inşa ediyorsun. Dünyandakilere kapılırsan vay sana!
  80. İsmi “EZ ZÂHİR” gereği, “beyin” ismini taktığımız sûretin hakikati bütünüyle Allâh esmâsıdır. Yaratan Allâh’tır. “Ben” kabulünü dahi!
  81. Namaz, oruç, zikir gibi saatlik günlük ibadetler hep beyin aktif alanını, kişinin hakikatini hatırlaması için uyanık tutma amacına dönüktür. Amigdala önündeki aktif alan bilgisi, yanlızca uygulamalarla değişir ve hakikatine yönlendirir. Uygulama olmazsa, bilgi bu alanı yenilemez.
  82. İbadetlerin farz olmasının temelinde saatlik veya gün boyu çalışmalarla Allâh’ı hatırda tutma ve ona göre yaşama hedefi vardır. Ölüm yakın!
  83. Aşk’tan sevgiden söz edip de eşini bırakıp gezilere gidenlere şaşıyorum. Seven, eşini bırakıp da gezilerde gönül eğlemez! Biz sevginin bütünlük olduğunu gördük yaşamımızda. Sevdiğiyle bütünleşmemiş olup, yatak beraberliği yaşamak nasıl bir aşktır ki! Birbirlerindekini kullanmak üzere kurulmuş evlilikler aşk değil, çıkar birliktelikleridir. Seven keyif almaz yaşadığından, sevdiği yanında yoksa!
  84. Elinizdeki nimetlerin kıymetini çok iyi bilin. Değerini bilmediğiniz için yitirdiğiniz hiçbir nimeti geri alamazsınız. Sistemde tekrar yoktur!
  85. Doğurulmamış ve doğurmamıştır! Kul yaratılmıştır! “Ben”i yaratan “Ez Zâhir” Allâh, “Ben”le kendini örtmüştür!
  86. Küfür, akideden dolayı olur. Amelden/fiilden dolayı olmaz. Haramı helal kabul etmedikçe, fiilinden dolayı kimseyi küfürle itham edemezsiniz. Haramları inkâr, Kurân’ı inkâr anlamına olarak iman konusunda kişiyi zora sokar. Buna rağmen kimseyi küfürle itham etmemek en doğrusudur.
  87. Hüküm Allâh’ındır. Yargı Allâh’a aittir! Biz imanımızdan sorumluyuz. Başkalarının hesabı bizden sorulmayacaktır! Ne kadar hazırız ölüm ötesine?
  88. İnsanın yaşamı, ruh denen dalga/bilgi beyin düzeyinde devam eder. Bunun orijini ise kuantum boyuttur. Beyin, dalga dekoderi ve konvertörüdür. Amigdala dahi 5 duyuya göre madde ise de; gerçekte bir bilgi işlem merkezidir ki, yaşamı ve işlevi sonsuzdur.
  89. Siz de MEHDİ’yi bekleyenlerden misiniz? Mehdi sizi nasıl kurtaracak? Kur’ân, neden zaman üstüdür ve kıyamete kadar geçerlidir? Mehdiyet neye yöneltir, deccal neye davet eder? Deccal “Ben Allâh’ım” dediğinde..?
  90. Dünyada şefaat edicilere kendini kapatmış olanlar âhirette de şefaat edicilerden yararlanamazlar! Ölümden sonra şefaat var mı?
  91. Çokluğun ardındaki TEKi fark edebiliyor musunuz? Gördüğünün aslı nedir?
  92. Bu dünyada niçin varız? Varlıkta her an dilediğini yapanı göremezsen, depresyondan kurtulamazsın! Din niye gelmiştir, düşünün!
  93. Allâh için kanını veren şehidler ülkesini temsil eder bu bayrak! Vatanını sevenlerin bayrağıdır bu bayrak!
  94. İbadetler gökteki bir tanrıya tapınmak için mi? Mir’âc ile nereye çıkılır? İslâm dini nasıl yaşanır?
  95. Asık suratlı kavgacı insanlar arasında kurtuluş adacıkları olun; gülen yüzünüz, samimi sıcaklığınızla onları kucaklayarak.
  96. Yarın zaten elinden gidecek şeyler yüzünden kalp kırmak niye! Sevindirsen insanları? Mutluluk yaşattığının mutluluğu kesin sana yansıyacak.
  97. Kendini gerçekten düşünüyorsan, başkalarını düşünmeye başla! Onlara değil kendine vereceksin verdiklerini. Bir anlayabilsen bu sırrı!
  98. Hayalindeki, şartlanmana göre kabul ettiğin tanrına Allâh ismini takıp, sonra da onu yargılarken, huzur bulacağını mı sanıyorsun?
  99. Önce kafanda yarattığın tanrını bir yana koy, “la ilahe illa Allâh” ne demek araştır. Milyarlarca galaksili evrende nereye, nasıl oturtuyorsun?
  100. “Allâh” adıyla işaret edilen, senin sandığın gibi bir tanrı değil! Görgün kadarıyla tanrını yaratmaktasın! Bir İhlâs Sûresini OKUyabilsen!
  101. Ne enteresan! İnsanlar kendi şartlanmalarının mantıksal kurgusunu paylaşmayanları hemen itham ediveriyorlar: Sapık, çılgın, zındık, kâfir!
  102. 1990’dan beri hologram evrende, hologram dünyamızda yaşıyoruz diyorum; Kur’ân ve tasavvuf temelli ve bilimsel bulgularla. Şimdi kabul görüyor!
  103. Beynin çalışma sistemi, duyguları neden nasıl yaratma sistemi, hayata bakış penceresini oluşturma sistemi anlaşılmadan, psikoloji anlaşılmaz.
  104. İnsanlar yaptıklarını yapmaya mecburdurlar! Niçin? Çünkü beyin otomatik çalışır girdi-bilgitabanı-çıktısı olarak. Veritabanı değişmedikçe, yeni bilgi, amigdalanın aktif bilgi alanını değiştirmedikçe, kişi melekeleşmiş günlük çıktılarıyla devam etmek mecburiyetindedir!
  105. Maalesef henüz beyinin nasıl ve neye göre çalıştığını bilmediğimiz için çeşitli felsefî mülâhazalar arasında boğuluyoruz.
  106. Din gerçekte, Sünnetullâh’ı anlatmak içindir. Bilim ise Sünnetullâh’ı tespittir. Dine dayalı sanarak bilimi inkâr, Sünnetullâh’ı inkârdır.
  107. Duyduğunuz veya okuduğunuzu çözemezseniz, İNKÂR ETMEYİN! Onun dayandığı temeli sorgulayıp araştırın. Çünkü mutlaka söylenenin bir mantığı var.
  108. Beyninize çeşitli zamanlarda girmiş bilgilerle yeni gelen bütünleşmediği zaman kafanız karışır, confuse olursunuz. Amigdalanız ise eskiye dayanarak yeni geleni reddetmek isteyecektir. İnkâr yerine araştırın! Yeni bilgi, hangi temeller üzerine kurulmuş, hangi bilgiler ve mantığa dayanmaktadır.
  109. Benlik hissi olmayan “ben” dese ne olur, benlik içinde olan “biz” dese ne olur!
  110. “Görüyorum” dedikleriniz sadece ve sadece bir bilgiden ibaretse… Göz görmez ise! O zaman?!!
  111. Nasibinde olmayana Rasûlullâh veremedi; nasibinde olan “atbaşı gidiyorken” sonrasında “sıddîk” oldu. Vermemişse mâbud neylesin mahmut denmiş.
  112. Ölüm sonrasında bizi nasıl bir yaşam bekliyor?
  113. Gün içinde kendi hakikatini bilememenin veya yaşayamamanın sıkıntısını ne kadar hissediyorsun? Ya da bunu nasıl aşacağını hiç düşünüyor musun?
  114. İki boyutlu evren gerçeği ve Hologram! 3D bir evrende mi yaşıyoruz?
  115. Ne istersen anlat, yaz; O kendi bildiğini yapacak. Herkes kendi senaryosunu yazıp oynamakta. En fazla senden birkaç replik katacak!
  116. Biz gerçekte; ilimden-şuurdan ibaret varlıklarız! Bedensiz, ölümsüz varlığız… Evrenin Aslı Bilgidir!
  117. Ölüm, insanın karadeliğidir. Bedenli boyuttan girer bedensiz yaşama geçer. Diyebilir miyiz?
  118. Bir çok şeyi biliyoruz! Fakat bildiklerimizi neden yaşamımıza geçiremiyoruz? Alışkanlıklarımızı neden değiştiremiyoruz?
  119. Ölümden sonra kabir âleminde ve mahşerde niçin bir insanın kendini geliştirme şansı yok? Ölümü tattıktan sonra neler olacak? Boyundurukların, prangaların, zincirlerin; kabullerin, şartlanmalarına dayalı etiketlerinle oluşuyor yaşamında. Onlarla geçiyorsun ölüm ötesine. Dünya yaşamında hakikatin olan Allâh’a ermeni engelleyen cahilliğinden, kabullerinden kurtulamazsan, ölümden sonra asla kurtulamazsın. Anla artık!
  120. Dünyaya gelenler iki sınıf ayrılır dünyadan; ya Allâh’a ermiş olarak, ya da Allâh’tan gâfil olarak! Eren, Allâh ahlâkıyla yaşar, ermeyen beşerinki.
  121. Bir soru: Sabah kalktığınızda o günün hayatınızın son günü olduğu bildirilse, o günü nasıl yaşardınız? Başkalarının dedikodusu kavgasıyla mı?
  122. Değiştiremeyeceğiniz şeylere kafa yormak ömrün ve varlığınızı oluşturan nimetlerin israfı olmaz mı? İsraf haramdır, denirken ne istenmiş?
  123. “Vatan sevgisi imandandır” hadis tespiti, yıllar içinde sınırları değişen toprakları mı anlatıyor? Yoksa herkesin tek değişmez vatanını mı? Ülke sınırları savaşlarla genişler, daralır. Âhiret ise herkesin değişmez mutlak vatanıdır, yarın gideceği. Göresel değil gerçek vatanını fark et!
  124. “Biliyorum, öyle, doğru” dediğiniz her konu, yaşamınızın uygulama alanında yoksa, sizin için bir hüsran alanı olabilir. Uygulamaya başlayın!
  125. “Fitne” kelimesi, doğru bildiğiniz şeyleri uygulamanıza engel olan faktörlerin tanımıdır. Yaşam gerçekte tek kişilik oyundur. Kazanırsınız ya da?
  126. Yarınki yaşamınızda yer almayacaklar uğruna, yarınınızı kaybettirenlere takılıp kalırsanız; kaybettiklerinizi fark ettiğinizde yanmaz mısınız?
  127. Kabir âleminiz ne kadar genişse, ölüm ertesinde de o kadar güzellikleri yaşarsınız, ne demek? Kabir âlemi mezara girince mi başlar?
  128. Karşındakinden hoşlanmıyorsan, uzaklaşabilirsin. Huzur için çare mi? Hiç kimse istediğin gibi olmaz. Varolanı hoş görmek, tek huzur kaynağıdır.
  129. Kavga edenin kavgası kendisiyledir. Çünkü dünyasındaki yarattığı kişilikle ilgilidir. Kişi onunla kavga ederken, o dünyasında keyfini yaşar. Menfi zararlı gördüklerinin tümünü imtihan aracı olarak yaratılmış kabul et, onlarla kavgayla ömrünü harcama! Allâh’a ermek için varsın dünyada.
  130. Siz hâlâ kendinizi et-kemik beden kabul edip, ölüp toprak olacağım diyorsanız..?
  131. Sen kendine acımıyorsan, kendi geleceğini düşünmüyorsan, anlık keyifler için yaşıyorsan inan ki, başkalarının seni düşünmesi kâr etmez! Elden bekleme, ellerinden bekle! Yürütecek beyin de, yürüyecek ayaklar da sende!
  132. Yaratılmış etiketler, onları kabullendiğin sürece ayağındaki prangalardır! Onlardan kurtulmadan özgürleşmez, uçamazsın!
  133. Âhiret yaşamına göre, insanın Dünya’daki yaşamı aşağı yukarı 7-8 saniye gibi bir süreçtir.
  134. Yalnızsınız dünyanızda! Yarattığınız kişilikler yüzünden nelerden mahrum kaldığınızı hayal bile edemezsiniz. Gerçeği fark edin! Herkes kendi iç dünyasında yaşıyor, şartlanmalarına göre başkalarını yargılayarak. Oysa onlar kendi dünyalarında kim bilir ne hâlde!
  135. Değişmeyeceğim, yenilenmeyeceğim, özgürlük istemiyorum” diyenle kavgayı bırak, olduğu gibi kabullenmeyi öğren! Pamuğu çeliğe dönüştüremezsin!
  136. Bugüne kadar edindiğimiz bilgileri neden günlük hayatımızda uygulamakta zorlanıyoruz?
  137. Seni senden kurtaracak şey, sevgidir! Ne kadar çok seviyorsan, sevdiğin uğruna o kadar kendinden geçersin. Âşık olduğundaysa kendini hatırlamazsın.
  138. Şeytanın, aktif bilgi/uygulama alanındaki şartlanmalara ve kabullere dayalı, hakikatini fark etmene, tanımana engel bilgilerdir. “Arındıran kurtuldu” işareti bu alandaki kabullerdir. Aktif/uygulamalardan oluşan bilgi alanını arındıran, şeytanını müslüman eder. Amigdala sana aktif/uygulama alanındaki bilgileri yaşatır. Bu bilgiler, yeni gelen bilgilerin teslimiyetle/imanla uygulanmasıyla değişir.
  139. “HALİFE” mi kim? İhlâs Sûresi aynasında kendini seyretmekte olan!
  140. Kaçınılmaz GÜN gelmeden, dinde size anlatılanların gerçeğini araştırın! Sonrasında telâfi şansınız olmayacak.
  141. Beyin içi itibarıyla rüya veya gündüz gördüklerin, aynı alanın yarattığı görüntülerse, yaşamını huzursuz kılan şartları sen yaratmıyor musun?
  142. Seni yakan tüm yaşadıkların senin şartlanma ve kabullerine ters düştüğü için seni yakmıyor mu? Hafızandaki anıların etiketini değiştir!
  143. “Almamız gereken ders varmış, yaşamamız gerekiyormuş” dediğinde o seni yakan anılar hâlâ seni yakacak mı? Anıların etiketlerini yenile!
  144. “Seni seviyorum” sözünün ardında, “Sev beni” yatar! Sev beni ki paylaşalım, Bir’leşelim, bütünleşelim!
  145. Kurb, halifenin yaşamıdır! Yakîn hakkıyla gerçekleştiğinde kurb tamam olur, hilâfet yaşamı başlar! Bâtınıyla halife, zâhiriyle avamdan biridir.
  146. İçselliğinde Allâh’la olanın dünyasında etiketler ve kabuller olmaz. Seyirdedir! Allâh ehlidirler sözde; hakikatte ise onlarla olan Allâh’la!
  147. İsmi “beyin” olanın ne olduğunu anlamak istiyorsan, ister bilimsel yoldan “zoom” yap ister tasavvuf yolundan. Aynı TEK hakikate erer, tanırsın!
  148. Abese: 34-42 âyetlerini gördünüz, okudunuz mu? İnanıyor musunuz? Ne kadar hazırsınız bu şartlara?
  149. Cuma mübarek olacak, Mearic: 7-14 âyetlerini okuyup, DÜŞÜNÜRSENİZ!
  150. Kendi aklınızı ve mantığınızı kullanarak, Kurân’ın ve Rasûlullâh’ın bildirdiğine göre yaşamınızı düzenlemelisiniz. Dinde fetva yoktur! Kur’ân ve Rasûlullâh sahih hadislerini okuyup onunla uygulama yapın, diyorum. Sade onlarla olmaz, diyorlar! Hocaların Efendilerin fetvalarıyla. Fetva; Kur’ân ve Rasûl’de açık olmayan konudaki kişisel çıkarım/yorumdur ki kimseyi bağlamaz. Yorum, âhirette de mazeret olmaz şayet yanlışsa!
  151. Rasûlullâh size, yaşamınızda ve ölümden sonraki süreçte nelerle karşılaşacağınızı bildiriyor!
  152. Gözünün önünde oluşan bir olay için kişiden şu söz çıkıyor: Ay inanamıyorum! Olamaz! İmkânsız! Niçin bu cümleler çıkıyor? Hiç düşündünüz mü?
  153. Niye insanların çok büyük bir kısmı kendi cehenneminde yaşıyor? Sıkıntılarınızdan nasıl kurtulacaksınız?
  154. İnsan hikmet yurdundandır, orda yaşar. Halife, kudret yurdundandır. Yaşamına akıl ermez!
  155. Dün, sadece ders almak için hatırlanır. Yarın yeni şeyleri yaşayabilmek için, dünü unutmak zorundasınız! Geçmişte yaşananları bırakın!
  156. “Beyin” adı ile işaret edilen bir “software”dir ki, bilgiyi bilgi tabanındaki bilgiye göre işleyip açığa çıkartır. Beyinlerin farkı bu sebeple.
  157. Yeryüzünde iki tür yaşamaktadır; İnsan ve insansı. Din bunu cennetlikler ve ebedî cehennemlikler diye anlatmıştır. Fark; beyinlerin ürettiği Ruh’tur. Kur’ân, bu ayırımı çeşitli âyetlerde vurgular, hadislerde ise daha açık nettir. “Kimse ameliyle/fiilleriyle cennete giremez” hadisi bunu vurgular. “Allâh, cennet için bir topluluk, cehennem için bir topluluk yaratmıştır” sahih hadisi bu yönde açıklayıcıdır. İnsan cennet, insansı cehennem için… Bu çok geniş bir konudur, Kur’ân ve sahih hadis kitaplarını okuyanlar bilir. Ruhun yapısını “Ruh İnsan Cin” kitabında 1970’de yazmıştık.
  158. İnsan; “HALİFE”dir. İnsansı; insanın hakikatine inanmayıp, kendini beden kabul edip, dünyevi zevk ve keyfi için yaşayan türdür, insan benzeridir. Rahimde 120. günde beyni cehennemden çıkmayı sağlayacak kudreti ruhta açığa çıkartamayan beyinler cehennem içindir, insansıdır. Okuyun Araf Sûresi: 178-179!
  159. Tanrı gökte, cehennem de görünmezlerde mi sanıyorsunuz? Rasulullâh a.s.’a kulak verin! Ne diyor?
  160. Bilimin günümüzdeki tespitini 1400 küsur yıl önce haber veren Rasûlullâh, en büyük mucizelerinden birini göstermiştir. Güneş Dünya’yı yutacak!
  161. Gerçekte çok sevdiğiniz biri var mı hayatınızda? Zamanınızı ve işlerinizi onunla beraberliğe göre mi ayarlıyorsunuz yoksa işlerinizin boşluğuna göre mi?
  162. Cehennem insanSI için son durak, insan için beşeriyet kirlerinden arınma alanıdır. Cehennem; tanrının ceza ve azap evi değil, kişilerin dünya yaşamında edindikleri kabul ve şartlanmalara dayalı eylemlerinden arınma yeridir. Allâh kimseye zulmetmez! (Yunus: 44) Herkes kabullerine ve şartlanmalarına dayalı elleriyle yaptıklarının sonucunu yana yana yaşar. Cennet yaşamı için yaratılmış olan halife/insan, cehennemde beşerî kabullerden arınıp, yoluna devam eder. Cahim için olan da arınıp orada kalır.
  163. Güneş’in Dünya’yı kuşatıp yutacağını, 1437 yıl önce açıklamak Rasulullâh MUCİZESİDİR! Cehennem herkesin yolu üzerindedir!
  164. İnsanlardan açığa çıkan hakikat bilgisini insansılar da ezberleyip tekrarlar. Sonrada bedenselliğe dönüp ihtiraslarının kurbanı olurlar.
  165. Hakikat bilgisini hayvaniyetiyle kendini tatmin için harcayanların hüsranını tarif mümkün değildir. İnsansının cenneti, deccalinkidir!
  166. İnsanlar bu dünyadan NASIL geçtiğine bakarlar, insansılar NE ZAMAN geçtiğine. Ne zaman geçersen geç, önemli olan nasıl geçtiğindir!
  167. Halife, Allâh esmâsının özelliklerini bir kompozisyon olarak açığa çıkaran varlık demektir. Kurân’da anlatılan halife kimdir?
  168. Ben biliyorum(!) Peygamber ile nebi, rasûl; Allâh ile tanrı aynı şeydir; diyenle din konuşmayın. Karşınızda beyin değil, bir teyp vardır!
  169. İslâm Dini, okuduğunu anlamayan hocalardan ve onlardan duyduklarıyla dini biliyorum sanan müslümanlardan çektiğini kimseden çekmedi!
  170. İnsanların gerçek yüzlerini yanında olmadığınız zamanlardaki arkadaşlarınıza sorun. Gerçek dostunuz yanınızda ve arkanızda aynı olandır.
  171. Seviyorum sözüne aldanırsanız, bedeli ağır olabilir. Nasıl sevdiğine, sizin için nelerinden geçebildiğine bakın. Ölçünüz sözü değil, fiili!
  172. Camide dini öğrenmiş, nasıl neye iman edilmesi gerektiğini öğrenmiş kaç kişi tanıyorsunuz?
  173. Varlığının ve hakikatinin Allâh Esmâsının bir kompozisyonundan ibaret olduğunu kavrayıp hissettiğinde, tüm Cumaların mübarek olacak!
  174. İnsanSI/beden topraktan evrimle yaratılmıştır. Halife “İnsan” ise Yaratılmamıştır!
  175. Hayvanlar korkutularak yönetilir. İnsansıların aklına hitap edilir. İnsanlar ise kalbi (şuur) ile algılar. Hakikatlerinden sözün kalbedir!
  176. Akıl çözerek ayakta kalmaya çalışırken; Kalp, hissetmiş ve hedefe varmıştır! Aşk, kalbin hakikatine erme iştiyakıdır!
  177. Ana konu, varlığın insan ve insansı olarak iki tür yaratıldığıdır. İnsan cennet, insansı cehennem için halkedilmiştir. Peki insan evrimle mi oluştu?
  178. Kim ve ne olursan ol, ne hissedersen ve yaşarsan yaşa HADDİNİ AŞMA! Yaşanıp hissedilenler boyutu HAD’ler boyutudur. Zâtı itibarıyla münezzeh!
  179. Allâh “insan”ı arzda/beden boyutunda “halife”liğini yaşaması için meydana getirmiştir. Bunu kavramadan yaşamadan gidenler, insansıdırlar. İnsansılar dünyada da âhirette de yanmaya mahkûm yaratılmışlardır, yapılarını oluşturan özellikler yüzünden. İman da edemezler Hakikatlerine… İnsansı, evrimle gelişmiştir. İnsan, evrimle gelişmiş insansı bedeninde, ruh nefhedilmesi ve tüm Esmânın talimiyle açığa çıkan HALİFEDİR. Ruhu açığa çıkaran âhseni takvim olarak yaratılan, insansı beynidir. Hayvanlarda ise ruh yoktur. Doğal beyin faaliyetleriyle yaşarlar.
  180. Kendini Halife olarak hissedip yaşayanlar, Allâh ahlâkıyla yaşamak durumundadırlar, akıbetleri cennettir.
  181. Konuşmadan önce kendini karşındakinin yerine koyup onun neden böyle konuştuğunu düşünmüyorsan bencil konuşuyorsun. Karşındakini hisset!
  182. Kur’ân; insansı bedenindeki insana/halifeye kendi hakikatini bildirmek için uyarı olarak gelmiştir.
  183. DünyaNda seni yakan şey, kabullerine ters düşen olay ve sözlerdir. Kabullerine ters düşenlerin tümüyle ergeç karşılaşacaksın dünyada/âhirette!
  184. Seni sevenlerin sevgisinin, onlara varlığında yüzünü gösteren Allâh’a olduğunu fark edersen, benliğini aradan kaldırmış olursun.
  185. Sevdiğinin gerçekte kim olduğunu fark etmemenin en büyük günahlardan olduğunu anlayabilsen! “Nereye baksan yüzümü görürsün” dediği hâlde!
  186. Hoşgörüden HOŞ’u görmeye geçebilenlerin dünya kavgası biter! Yılanı, akrebi tabiatıyla hoş görmüyor musun? Her varlığa hak ettiğini ver!
  187. Dünyada iki nedenden biriyle varsın Kurân’a göre… Ya HALİFE/İNSAN olduğunu hatırlayıp Allâh ahlâkıyla yaşamak üzere ya da bunun dışı istediğinle…
  188. Âyet geliş nedenlerini bilmeyen, kulaktan dolma bilgi ezbercileri laflıyor, RUH BİLİNMEZ! Öyle mi?
  189. Yaşadıklarının çoğu, yol ayırımındaki tercihlerinin sonucudur. Kimseyi suçlama! Yol ayırımında aklını kullan, uzun düşün. Zekânın oyununa düşme! Zekân kısa vadeli, anlık çıkarların için çözüm bulurken, aklın uzun vadeli kazancını hesapla sana doğruyu gösterir. Duygu, şeytanın olmasın!
  190. Beyinin “hologram beyin” olduğunu hâlâ fark etmediniz mi?
  191. Kararsızlık ve tereddütlerin insana nelere mâl olduğunu ancak iş işten geçtikten sonra anlarız ki telâfisi de olmaz maalesef!
  192. Dinî kaynaklardaki mecaz ve metaforlara dayanan anlatımları birebir gerçek zannedip sonra da din; yaşam ve bilim gerçekleriyle bütünleşmiyor demek?!
  193. Ruh, bir mânâsıyla esmâ özelliklerinin mânâları anlamına gelir ki, halifeliği bu meydana getirir.
  194. Halife; Velî de olsa Rasûl de olsa neticede insan bedeninden açığa çıkan bir ilimdir, bir şuurdur.
  195. Gözü kadarıyla bakıp, kulağı kadarıyla dinler, oluşmuş değer yargılarıyla hüküm vererek yaşar, insansı. Bakar, görmez; dinler, duymaz!
  196. Sistem, “istetmek” üzeredir. Cenneti vermek isteyen, cenneti istetir. Malını satmak isteyen, onu istetir. Kadın süslenip giyinip, kendini istetir. Vermek istiyorsan, istetmesini bileceksin! Al, vereyim, dersen kıymeti olmaz, istemezler. İstet ki verebilesin. Hüner, istetmesini bilendedir.
  197. Hadisleri inkâr edenlerin İslâm Dini’ni anlaması mümkün değildir. Sahih hadisler Kurân’ın en net açıklamasıdır. Hadisleri inkâr etmeyin!
  198. Vicdanların sustuğu yerde konuşmak, abesle uğraşmak olur.
  199. “İnsan” âlemlerden Ganî olan Allâh kuludur. Tüm mahlûkat Allâh Esmâsının kuludur.
  200. Varlığı ve sistemi anlamak için en kolay yol, Tek’ten çoka bakmak suretiyledir.