DOST’TAN DOSTA – 2

Ahmed Hulûsi

  1. Allâhım orucu hakkıyla yaşamışların erdiği gerçek bayramın ne olduğunu fark ettir ve yaşat ve mübarek eyle bizlere.
  2. Tavsiye ettiğimiz zikirler kimimizde çok kısa sürede kiminde uzun sürede değişim yapıyor. Zikir otonun benzini! Motorun gücüne göre hız!
  3. Hakkıyla bayram yaşamak için: Beni halife oluşturduğuna iman etmiş olarak hakkıyla ve hazmıyla hilâfeti yaşamayı ve bununla geçmeyi nasip et!
  4. Duyduğun öğrendiğin bir konu orada kalıp sonrasında yeni konuya mı geçiyorsun, yoksa ZİHNÎ TAKİP ile konunun derinliğini araştırıyor musun?
  5. Yaşantındakiler ne kadarıyla şu kısa ömründe ihtiyacın için, ne kadarı da etrafa hava atıp gösteriş için, onun şusu da var desinler için?
  6. Bitmesin, bitmez dediğin ne günler bitti. Bugünler de bitecek! Çevrendekiler de çözülecek. Tek başına kalacağın güne ne kadar hazırsın?
  7. Düşünebilen beyinler düşünün! “Herkes sevdiğiyle beraberdir” hadisine göre, sevdiklerin, Allâh’ın sevdikleri mi, sevmedikleri mi? Kur’ân ve Rasûle göre, Allâh’ın sevdikleri kimlerdir, sevmedikleri kimlerdir? Allâh’ın sevmedikleriyle beraber olursan sonun ne olur?
  8. Cehennem için, sonsuz yanmak için var olmuşlar, cehennem ehli, Allâh’ın sevdikleri mi sevmedikleri mi? Allâh sevdiğini ebedî ateşte bırakır mı? Yaşam gaye ve hedefi Allâh’a ermek olan Allâh’ı seven ise, Allâh da onu sevmez mi?
  9. Cennet ehli ne kadar, cehennem ehli ne kadar Kur’ân ve hadiste. Herkesi mi sevelim, Allâh’ın sevdiklerini mi? Allâh’ın sevdiklerinin ortamında mı yaşamak istersiniz, sevmediklerinin yaşayacağı ortamda mı?
  10. Allâh’ı sevmek demek; yukardakini ötendekini sevmek değil, hakikatin olanı sevip ona ulaşmayı arzulamak demektir. Günde kaç dakika O’nunlasın?
  11. Özünüm, orijininim, hakikatinim, diyor; O, gözüyle bakıp, Sen, diye dua edip, Verir elbet, diyorsun! Vereceği kalmamış! Hepsini vermiş! Seni esmâsından “Halife” olarak meydana getirmesi ile sana nimetini tamamlamıştır. Bu nimete nankörlüğün kadar yanarsın, mahrum kalırsın! Nokta!
  12. Mekre uğramış olan etrafa hava atıp, şuyum var demek için yaşayan, gösteriş budalasıdır!
  13. Ya benliğinlesin ya da O’nunla (yani benlik kalkmış olarak sen etiketi altında O’nun açığa çıkışı)! Allâh var gayrı yok realitesi!
  14. Gördüğünde Allâh’ı hatırladığın Allâh dostudur, seslenişi Allâh’tandır. Seni paraya bedene çekip Allâh’ı unutturan, ne kadar dostun olabilir?
  15. Enteresan! Bizimle ilgili o kadar çok şey kulağıma geliyor ki hiçbirinin aslı yok. Nerede olduğum, nerede yaşayacağım. Veya kimle görüştüğüm. Net konuşayım: Hayatımda hiçbir partiden HİÇBİR siyasi kişiyle ilişkim olmadı. Ne onlar beni arar ne de ben onları. Devletin bir cemaat veya tarikatın kontroluna girip diğer vatandaşları dışlamasını, ayrılıkçılık yapmasını da asla hoşgörmem! Çevremdekilerin siyasi görüşleri veya ilişkileri de beni bağlamaz. Bana yarar sağlamamıştır. Takipçilerin görüşlerine de saygı duyarım.
  16. Allâh’ın renk paletindeki bütün renkler benim renklerimdir. Hepsini kullanırım. Hiçbiriyle kayıtlanmam. Rasûl a.s.’nin çok renkli giysisi vardı.
  17. İmamla namaza durulduğunda herkesin besmeleyi okuması zorunludur. İmam ya da birisi başkası adına besmele okuyamaz. Besmele okuyanındır!
  18. Allâh bu Milleti yüzyıllardır İslâm’ı koruyup yüceltmek için yaratmışsa, bundan sonra da kimse bunu engelleyemez. Her olan hayırdır.
  19. Bugün olanlar ve nasıl sonuçlanacağı uzun yıllar önce söylenmişse; bunu nasıl değerlendirmemiz gerekir? Kehanet veya kerâmet demek yetmez!
  20. Allâh müminlerin yanındadır. Mekre uğramış olanların sonu her zaman, ergeç hüsran olacaktır.
  21. Rabbena efrığ aleyna sabren ve sebbit akdamena vansurna alel kavmil kâfiriyn Hasbünallâhi venimel vekil nimel mevla ve nimel nasiyr” Okuyalım!
  22. Gerçeklerin açığa çıkıp hakikatin konuşulacağı günler kesin gelecektir. Önce çıkarları ya da saflığı yüzünden engel olanlar temizlensin! 80’li, 90’lı yıllarda bu anlayışın yanlışlığını yazdık. 2000’li yıllarda her alanda, medyada etkin güçlerce yasaklandık. Engellendik. Medyaya baskılarla ya da medya çıkarları gereği, konuşup yazmamıza müsaade etmedi. Diyanettekiler kitaplarımızı yasakladı. Oysa biz son 25 yıldır bu gidişin yanlış olduğunu hep vurguladık. İnanmadılar. Ne kazanacak bir şeyimiz vardı, ne kaybedecek. Sabırla bekledik. Bugün pişmanlıklarla yananları seyirden başka bir şey gelmiyor elimizden. Yanlışı fark ettiler gördüler; ancak daha doğru yol görülmedi. Ömrüm olursa insanların doğruyu görüp o yolda ilerlenişini de görürüm. ALLÂH, TÜRK MİLLETİNİ İSLÂMI YÜCELTMEK İÇİN SEÇMİŞTİR. ZAFER MİLLETİNDİR!
  23. Ölüm hepimize çok yakınken geri dönüşsüz boyuta hazır olmazsak, yarın çok yanarız. Hedef mutluluğumuz, ebedî yaşam olmalıdır. Dünya dünyanda!
  24. Kendi cemaati dışındakileri kâfir görüp onları öldüren, tankla ezen, kitlesel katliam planlayan zihniyet, ne kadar İslâm’ı benimsemiş olabilir?
  25. Mehdiyet, insanlara ilimle hayat vermekten geçer. Kitleleri öldürmekten değil! Mehdi, hidâyet vericidir; kendine inanmayanları öldürmez! Hangi iman ehli bana inanmayanları katledin, tanklarla ezin, meclislerini bombalayın, helikopterlerle tarayın, stadlara toplayın öldürün, der? Allâh’a, âhirete iman eden insan, karşısındaki silahsız masum halkı nasıl helikopterden makineliyle tarayıp tankla ezer? Kimin fetvasıyla? Kader konuştuğunda mantık susar!
  26. 1970’te Ruh İnsan Cin kitabını yazmıştım. Âyet: “Ey cin topluluğu insanların ekseriyetini hükmünüz altına aldınız!”
  27. İnsanoğlunun doğasında bıkmak vardır. Ben de BIKTIM; sürekli şekle çevreye söylenenlere aldanıp, sözümü reddedenlere karşı haklı çıkmaktan! 20-30 yıldır gösterdiğim gerçekler birer birer çıktı. İnanamayan yakınlarım(!) bugün apaçık gördü, döndü! Daha da görecekler! Seyre devam! Hele biraz bekleyin bakalım daha neler göreceğiz. Tesbih koptu, taneler tek tek düşmeye başladı. Kurtuluş; Allâh’a firar edin, âyetine uyanların…
  28. Birtakım insanlar çok cazip app’ler yapıyorlar ve ücretsiz veriyorlar. İçlerinde şifrelerinizi çalan programlar gizli. Güvenilirleri iyi seçin.
  29. Uzun yıllardır prensibimiz kişilerle değil, fikirlerle muhatap olmaktır. Sataşanları dahi muhatap almayız. Söyleyeceklerimiz olmadığından değil. İnsanlar fıtratlarının getirisini yaşar. Değiştiremezsiniz. Fikirlerin yanlışlığını ise göstermek mümkündür. Yanlış fikirleri olanlarla kavga ederek sonuç alınmaz. Fikirlerin yanlışlığını gösterip açıklamak, çözüm getirir, insanları yanlıştan korur.
  30. Bir düşünelim RASÛL işaretini ve son günleri: Allâh dilerse dinini ve inananları, hiç inanmayanlarla da korur, yükseltir, başarıya ulaştırır. Düne kadar dine ve inananlara saldıran onları horhakir gören nice medya mensubu ve siyasi bugün ne durumda! Allâh’ın bir mucizesi değil mi?
  31. Allâh ergeç seni bizden değil gözüyle dışladığına muhtaç eder! “Müminler kardeştir” âyetini inkâr edip “cemaatimizdekiler kardeştir” dersen… “Kesinlikle iman sahipleri kardeştir” âyetine göre kardeş gözüyle bakmadığını, dışladığını mümin kabul etmiyorsun, demektir. Olay sana döner.
  32. Beddua, bumerang gibi çoklukla sahibine döner. Dilediğini yapan Allâh’tan gaflet, fiillerinizi Allâh yarattı âyetinden gaflet, bedduayı oldurur. Kıyamet gününde tüm Nebilerin şefaatten kaçınma mazeretlerini çok iyi incelemek anlamak gerekir. Kavmine beddua eden Nebi, şefaat edemez. Muhammedî velîlerden beddua çıkmaz, Zâtî şehadetleri itibarıyla! Beddualar yalnızca Allâh’tan gaflet hâlinin yaşandığı süreçte açığa çıkar!
  33. Ağustos 10 itibarıyla Mars Yay’da Satürn ile kavuşma noktasına girer ve aynı zamanda Uranüs ile de 180o yapmaya başlar. Dikkat edilesi süreç! Savaş, şiddet, kavga, operasyon tetikleyicisi Mars, despotluk baskı disiplin tetikleyicisi Satürn’le, mevcut şartlarda değişimci Uranüs’e karşı! Allâh sistem ve takdirinin mekanizması işlevde! Olacaklar olacak! Kimse engelleyemez! Görelim Mevlâ neyler, neylerse güzel eyler.
  34. Sürpriz gelişmeler hoşunuza gitmeyebilir. Ancak bilelim ki onda nasıl bir hayır gizlidir, çok sonra anlarsınız.
  35. Enseyi karartmayın! Gece yaşanmadan gündüze geçilmez! Kış fırtınaları yaşanmadan yaza erilmez. Her sıkıntının ardında ferahlık vardır. Kimlerin ne hesapları planları varsa da; indî ilâhideki takdir bu Milletin zaferidir. Sıkıntılar, olacaklar kimseyi umutsuzluğa düşürmesin. Hiçbir ihanet, İslâm âleminin zaferini engellemeyecektir. Kısa vadeli olayların vorteksine kapılıp yeise düşülmemeli. Ehlullâh samimilerle!
  36. Vicdan ancak akıl sahiplerinde açığa çıkar. Akıl işlevini kaybettiğinde vicdanın sesi duyulmaz olur. Beni tanımamış, kitaplarımı okumamışlar son zamanlarda soruyorlar hangi taraftansın, diye. Hep Milletten, halktan yana oldum.
  37. Niye ABD’de yaşıyorsun diyorlar. Türk Devletini cemaate teslim ettiler ve bugünlere geldik. Bu süreçte kimse arkamda olmadı. Cemaat, gerek Diyanet gerekse medyada gücünü kullanarak her alanda yayınlarımı yasakladı. Devletin baş edemediği ile savaşacak değilim. Köyüme çekildim ve seyre koyuldum böylece. Yazdım çizdim anlattım. Gerisi bana ait değil, zira tek başımayım. Ne tarikatım var, ne de cemaatim. Yazdıklarım ve anlattıklarımı kimseden HİÇBİR KARŞILIK ALMADAN yaptım. Beklentim de yok. Dileyen değerlendirir, dileyen bir yana atar. Yazdığım gerçekler yüzünden çıkarları zedelenenlerin iftira ve attıkları çamura da muhatap olmam. Herkes kendi yapısındakini açığa vurur.
  38. Önümüzdeki süreç T.C’yi demokrasiye bağlı biçimde yaşatma savaşının yaşanacağı süreçtir. Milli birlik ve beraberlik sürecidir. Her şey yeni başlıyor. Halkımızı birbirine düşürüp parçalama eylemlerine uyanık olunmalı. Kalkışma başarılı olsaydı ne yapacaklardı? Millet meclisini bombalatan, sivil halka ateş açan, tanklarla ezen zihniyet başarılı olsa kimi sağ bırakırdı ve de ülkeyi kime teslim ederdi? Milletçe AYIRIMSIZ TEK VÜCUT OLMADIKÇA BU SAVAŞ KAZANILMAZ.
  39. Türkiye’yi teslim alma savaşı başlatıldı. Kalkışmayı küçük gören, büyük bedel öder. En vahşi hayvan fikirlerini beğenmediği için hemcinsini öldürmeye kalkışandır. Yaşam hakkına saygı duymayanın, yaşam hakkına saygı duyulmaz!
  40. Hırsın en tehlikelisi insanlara baş/önder olma hırsıdır. Riyâset hırsı insanın dışsallıkta boğulup, içselliğindeki hakikati yaşamasını önler. Allâh insana “halife”lik hazinesini bahşetmişse, bu en kapsamlı hâliyle içselliğinde yaşanır. Böyle bir hazine dışsallıkla sınırlanamaz! Ölüm ötesinin sonsuzluğu yanında dünya/Nın sınırlılığını kavrayamayan Vahdet yoksunu, fâni heveslerle ömrünü harcayıp âhirette müflis olur!
  41. Bu tweetimi saklayın! Son olaylara bakış açımı net gören malûm çevre, medyadaki açığa çıkmamış adamlarını kullanarak iftira çamura başlayacak. Kimlerin onlardan olduklarını, bu iftira ve çamur kaynaklarına bakarak tanıyabilirsiniz. Benim fikirlerim yıllardır kitap ve tweetlerle ortada. Türkiye hep özgür ve bağımsız olsun, bunun için savaşanları hiç eksik olmasın Allâh’ım!
  42. Dünya’da hiçbir devlet önce içeriden çökertilmeden dışarıdan yıkılmaz. İnsan gibi! Bağışıklık sistemi çökmeden hastalık insanı göçertmez! T.C’yi ele geçirmek isteyenler önce milleti içerden göçertirler! Gün, her türlü fikir ayrılığını, kişisel bakışı terk günü!
  43. Vatanın özgürlüğü, bütünlüğü için birleşme ve elbirliği ile, T.C’yi ele geçirip yönetmek isteyenlere karşı mücadele günü bugün. Diyanet gerçeği gördüyse “kahrol düşman” edebiyatını bırakıp, fikirlerin neden nasıl yanlış olduğunu insanlara açıklasın, kadrosu elveriyorsa.
  44. Bağımsız ve özgür T.C’de yaşamak için dünü dünde bırakıp tek vücut olarak bu Milleti teslim almak isteyenlere karşı durmalı! Büyük resme bakmak, görmek zorundasınız! Hedef falanca filanca kişi değil, T.C Milletidir. Lider Türkiye istenmiyor! Ortadoğu’ya hakimiyet, bu Millet’in teslim alınmasından, T.C. ordusunun zayıf düşürülmesinden geçer. Ortadakiler hep maşadır! T.C. ve bu Millet onların göremedikleri tarafından korunmaktadır! Yaşananlardan göremeyene diyecek yok. Zafer, Allâh’a güvenenin. Hedefleri, Avrupa’dan atılmış, NATO’dan çıkarılmış mücadele gücü kalmamış bir Türkiye’dir. Bunu başaracaklar ama, bu çıkış sonuçta TR’ye yarar.
  45. Allâh dilemişse, bütün kalpler aynı titreşimle atar, birlik ve bütünlük içinde aynı amaca dönük çalışma yaptırtır. Örneğini yaşamadınız mı?
  46. Tüm eksik ve kusurlarına rağmen Allâh’ı ve dinini seven bu samimi inançlı Millet, önümüzdeki süreçte İslâm anlayışının yayılmasına çalışacak.
  47. Âhirette kimseye, mezhebi, tarikatı, yaşadığı devletin rejimi sorulmayacak. Din, ferdî olaydır. Din konusu, herkesin kendi özgün sorunudur.
  48. Ateş elini yaktığında bazı zeki insanlar kavrayamaz da, ateşin yakıcı olduğunu elini tekrar ateşe sokup emin olmak isterler, ateş yakar mı diye.
  49. Türkiye’yi zayıflatmak, teslim almak için batıdan gelecek darbe iktidarıyla muhalefetiyle, zenginiyle fakiriyle herkese çok büyük zarar verir. Darbe nereden nasıl gelir bilinmez. Yunanistan’ın karasularını 12 mile çıkarma uygulaması, TR için savaş nedeniydi. Unutulmamalı.
  50. Bir bu eksik. Avrupa’nın küçük maşa devletleri TR’yi çok fazla push ediyor! Kim ittiriyor arkalarından? Milli birlik, elele olmak, topluca dik durmak dönemi.
  51. Ne Türk doğmayı, ne Kürt doğmayı ne de Arap doğmayı biz seçmedik! Şeytani düşünce bunu kullanıp insanları böler, zayıflatır, KULLANIR!
  52. Kitaplarımın dağıtımı ve fuarlarda satılmasını, hapisanelerdeki mahkumlara hediye verilmesini yıllardır engelleyen FETÖcü çevreler hız verdi: Bu FETÖcü çevreler medyadaki uzantıları aracılığıyla benim tarikatım olduğuna, şeyhlik yaptığıma dair iftiralar atarak asılsız haber yaymakta. Fikirlerimi, anlattıklarımı çürütemeyenlerin tek yolu, iftira ve çamurlarla insanları anlattığım bilgilerden uzak tutmak. Yazdıklarımı okuyun!
  53. Huzur bulmak istiyorsan, ne köle ol, ne de esir almaya çalış! Huzur özgürlüktedir.
  54. “OKYANUS ÖTESİnden” kitabı 1999’da New Jersey’de iken dostlarla yaptığım chat sohbetlerinin basımıdır. “Okyanus Ötesi” tâbiri tamamen bana aittir. Benden çıkmıştır. Daha sonra FETÖcülere yamanmıştır. Pek çok ilk defa açıkladıklarım gibi!
  55. Prensibim: Bildiğini paylaş, insanların ne yapacaklarına karışma! Herkes kendi aklıyla ne yapacağına karar versin sonucunu yaşasın!
  56. Kusurunu kavramayanın, tövbesi de boş laftır!
  57. Yitirdikten sonra pişmanlık hiçbir şeyi geri getirmez. Gelecek geçmiş gibi olmaz!
  58. Güven duygusu asla sarsılmamalıdır! Güven duygusu sarsıldıktan sonra bir daha eski sağlığında oluşmaz. İzi kaybolmaz! Millet kendine kıyanları affetmez ve bir daha asla onlara güvenmez. Kişilere saldırmakla Millete yapılanlar asla örtülmez. Milleti küçük görenler Milletin öylesine büyük sillesini yerler ki bir daha ayağa kalkamazlar. Bu Millet, bitler için yorgan yakar! TR’de halkın çok çok büyük çoğunluğu NATO ve AB’den çıkma yanlısı hâle gelmişse, yönetimi buna itiyorsa, bunun sonuçları, nedeni iyi incelenmeli.
  59. Düşüncen sözün ve davranışın yayından fırlayan ok gibidir. Sonrasında okun gidişini ve hedefine ulaşıp sonucunu oluşturmasını değiştiremezsin.
  60. Uykuya geçip rüyalarına daldığında dünyada yaşadıklarından ne kalıyor elinde? Ölümü tadınca da aynısı olacak! Ne kadar hazırsın ölümsüzlüğe?
  61. Rüyalar nasıl oluşur? Genelde tüm yaşadıkların beyinde bilgi olarak arşivlenir. O günlerde hangi fikir ya da duygu içindeysen uygunu gelir. Ipad’inde geçmişteki resimlere bakarsın. Değişik tarihlerde aynı resme bakarsın, fakat o anki moduna göre her seferinde farklı duygu yaşarsın. Rüyanda da o günkü moduna göre arşivinden görüntüler seçer, buna göre senaryolar oluşturarak rüyayı yaşatır. Kısacası günlük moduna göre! Rüyada görülen kişiler de esas itibarıyla o kişi değil, temsil ettiği anlamın sûretlenmiş sembolüdür. Bilgi ve fikir ne kadar safsa rüya da…
  62. Sonsuz ve sınırsız içinde sonlu ve sınırlının varlığından söz edilebilir mi? Öyle ise?
  63. Öyle sanıyorum ki, Avrupa’daki Türklerin yavaş yavaş Türkiye’ye dönme zamanı geldi. Avrupa bu gidişle güvenli yaşam bölgesi olmaktan çıkar! 90’lı yıllarda yazmışız!
  64. Allâhım gazabından rahmetine sığınırız! Sen’den sana sığınırız. Masum sivil silahsız kullarına saldıran vahşet teröristlerinden sana sığındık.
  65. Allâh’ın koyunları, Allâh’ın aslanlarına kafa tutarsa bu yem olmaları içindir!
  66. Önümüzdeki süreç soğukkanlılığımızı koruyup aklıselim ile değerlendirme yapma günleridir. Anlık duygusal çıkışlar, pişmanlığa yol açacaktır. Fırtınalı bir süreçte çok güçlü vorteksler oluşur. Gece uyuduğunuzda gündüzden ne kalırsa, dünyadan ayrıldığınızda da o olacaktır. Değer mi?
  67. Âhirette devlete değil, ferde yaptıklarının sonucu yaşatılacaktır. İnsan, İslâm’ı yaşamakla yükümlüdür.
  68. Allâh hazmedemeyeceğim lokmayı yemekten beni korusun!
  69. Allâh’la sınırsız zenginliği yaşamak için varolmuş insanın beden mezarında hayatını sürdürüp kendine zulmetmesi ne acı! Kendini yanlızca beden kabullenmekten kaynaklanan bağlar, insanın Allâh’la (meallâh) yaşamını kesen en büyük engeldir. Tüm çevren her an seni dışsallıkta ayrı düşmüşlüğe çekerken “fefirru ilallâh/Allâh’a firar edin” hitabını ne zaman duyup değerlendireceğiz?
  70. Seviyorsan Allâh’ı, sevgini nasıl yaşıyorsun? Nasıl açığa çıkarıyorsun sevgini? Sevgi dolu dolu yaşanmıyor, kalpten taşmıyorsa, içinde kalıyorsa, o sadece beğeni düzeyindedir.
  71. Sevginin önüne ego geçemez! Egon sevginin açığa çıkmasını kesiyorsa, henüz sevgiyi yaşamıyorsun dolu dolu!
  72. Sevgi Allâh’tan gelir, Allâh’a ulaşır. Gaflet ehli benliğinden sanır! Dünya sarmışsa her yanını, gailesi bunaltmışsa kafanı, çare Allâh’a kaçmaktadır. Seven sevdiğine kaçar! Unuttuğun asla sevdiğin olamaz. Seven asla sevdiğini unutamaz. Hatta aklından çıkaramaz!
  73. Aydınlatıcının işlevi seni senden kurtarıp Allâh’la başbaşa bırakmaktır; yoksa ne kendine tapındırtmak ne de yukarıdakine! Kurtul kendinden! Hayalindekine göre bir mürşid arıyorsan, bulman zor olacak! Allâh’ı tanımadan Mürşidi tanıyamazsın! Mürşidin olmadan Tanrından kurtulamazsın!
  74. Dostunuz en sıkıntılı en zor anınızda başvurmayı düşündüğünüzdür! Kim?
  75. Samimiyetle Allâh’a güvenen ve tevekkül eden (kavgayı terk edip Allâh’ı vekil kılan) mutlaka selâmete çıkar. Allâh Vekîl!
  76. Dünya yaşamı rüya misali arkanızda kaldığınızda, Allâh Sistemi (Sünnetullâh) ile yüzyüze kalacaksınız tek başınıza. Kavradınız mı Sünnetullâhı?
  77. Kâbe kendini ziyaret edenlere AYNA oluyor! Orada herkes kendi kalbindekileri yaşıyor. Kimi benliksizliğini, kimi de dünyasındakileri! Ya orada çok güzel şeyler yaşayıp da dönüşte dünyasına dönenler? Allâh’ı bilip de egoyla yaşamayı seçmekten Allâh’a sığının!
  78. Herkesi Yaratan, ne amaçla yaratmışsa bizleri, kulluktan başkaca yapacak bir şeyimiz yok. Kimseyi ayıplayıp suçlamayın! Bu gaflettir! Beynin çalışma sistemini bilen, herkesin isteyerek veya istemeyerek Allâh’a secde hâlinde olduğuna şehadet eder.
  79. Basit bir soru: “Sizi de fiillerinizi de Allâh yarattı” derken Kur’ân; beni yaratmadan önce bana mı sordu hangi özelliklerle dünyaya gelmemi? Allâh’a mutlak olarak teslim olmuşluğunun idrakına eren Selâmet bulur!
  80. Cuma mübarek olsun için, sen ne yaptın bugün dünden farklı?
  81. Bir habere göre namaz vakitleri Mekke’ye uydurulmuş, sürekli yaz saati ile! Namaz, saate göre kılınmaz! Namaz vakti, lokal Güneş’e göredir! Orucun başı ve iftar, namaz vakitleri; Güneş’in beş ayrı vakitteki pozisyonuna göre belirlenir. Mekke’de namaz kılınırken İstanbul’da kılınmaz. Vakti girmeden kılınan namaz, o vaktin namazı olmaz. İftar da TR’nin her bölgesinde Güneş farklı kaybolduğu için farklı yapılır. Namaz da!
  82. Kurban; Arafat’ta tövbe eden ve affa uğrayan hacıların şükür kurbanı olarak kesilir ve yoksullara dağıtılır. Bize düşen asıl kurban ise, egomuz. Egosunu/benliğini kurban edenler cennete girme şansına erer. Sıratı geçmek kurban ister; Benlik kurbanı! Allâh için benliğini kurban edip, Allâh’la kavgası biten, teslimiyeti yaşayan cennet ehli olur, koç kesmek buna yetmez. Açları doyurmayı yalnızca hac sürecine hasredip diğer zamanı ihmal etmek çıkarcılık olmaz mı? Bir koça cennet ummak, fazla hayalperestliktir!
  83. Hac Bayramı; hacıların Arafat’ta tövbe duasından sonraki gün şükür kurbanı kesmeleri sonrası yaşanır. Onların Bayramı bizim de bayramımızdır. Gelen bilgilere göre bugün Arafat’ı yaşayarak haccı yaşamış olacaklardır; “Hac Arafat’tır” hadisi gereği. Yarın da Hac Bayramı yaşanacaktır. Biz de onların geçmiş günahlarından arınma yani “hacı olma” bayramlarına katılıp onları kutlayacak, bizlere de nasip olmasını niyaz edeceğiz.
  84. Aşk ateşiyle yanmayanlar benliklerini kurban edip Bayramını yaşayamazlar! Aşkını hibe et, Aşkınla yaşayanlarla bir et, Kurbunu lûtfet!
  85. “Allâh kuluna verdiği nimeti üzerinde görmek ister” hadisinin derinlikli işareti Allâh verdiği hilâfet nimetini kulunun üstünde görmeyi sever!
  86. Başkalarını suçlamaktan kolay bir şey yoktur. Kendinizi ne kadar sorguluyorsunuz?
  87. Kavga herkesin işidir. Sevgi dolu, sevecen, sevgiyle bakan kaç kişi tanıyorsunuz?
  88. Allâh’a veya Rasûlullâh’a inanmıyorum, diyen samimiyetli kişi; yaşarken, benim cenaze namazım kılınmasın, ölüm camiye sokulmasın diyebilmeli. Münafık, müslümanların değerlerini kullanıp, onların iman ettiklerine iman etmeyendir. Münafığa sahip çıkan, münafık; hakikatine iman etmeyene sahip çıkan Allâh’a kâfir (Allâh’ı inkâr eden)dir. Küfür, Allâh’ın varlığını inkâr anlamınadır. Açık küfür, Allâh adıyla işaret edileni hayalindeki tanrısı adına inkâr, kabul etmemektir. Gizli/derin küfür ise varlığın hakikatinin Allâh Esmâsı olup, baktığın yerde O’nun vechi olduğunu inkâr ile Allâh’ı ötelemektir. “Arzı ve semâyı Hak olarak yarattık” âyeti; şuur ve beden boyutunda ne varsa Allâh Esmâsından meydana gelmiş olduğunu vurgular.
  89. Tek piyonluk öngörüyle satranca oturanların şahmat hitabıyla karşılaşması çok zaman almaz! Beyninizin sonsuz kompozisyon oluşturma kapasitesi varken, bu kapasiteyi günlük sığ konularla harcamanız sadece pişmanlık yaşatacaktır. En değer verdiğiniz kişi veya olaydan, uyuduğunuzda geriye ne kalıyor? Ölüm de uykunun benzeridir. Bir düşünebilsek!
  90. SİGARA içilen mahallerde tasavvufu aramayınız. Ha sigara ha esrar ha alkol! Nefsine hâkimiyet tasavvufun ilk şartıdır. Arzuya hâkim olmak!
  91. Kur’ân âyetlerini görmezden gelip sahih hadisleri kabul etmeyen, bilimsel bulgulardan, beynin nasıl çalıştığından haberi olmayana anlatılmaz. “Ben” kabulünü yaratan, her an “beyin” adı altında varlığını yaratan Allâh’tır. Bu cümlenin anlamını düşünemeyene bir şey anlatamazsınız. Sen hiçbir zaman “var” olmadın, “var”lık yalnızca Allâh’a aittir. “Sizi de fiillerinizi de Allâh yarattı” âyet. Cehennemini de cennetini de! Beynin her an senin kontrolun dışında çalışırken, beyninin çalışmasını kontrol edecek hiçbir imkânın yokken, hangi iradenden söz edebilirsin.
  92. Bulutlar gözünün dünyasını ne kadar karartsa da onların ötesinde tüm haşmetiyle Güneş’in aydınlığı var. Bulutları aşmayı öğren ki aydınlanasın. Hakikat Güneşinden perdelenmeni oluşturup bulutların karanlığına çekenleri aşamazsan, dünyanın karanlığı sürer gider. Bulutlarını aşmayı öğren.
  93. Holografik/kuantum beyin, bilgileriyle birlikte sonsuza dek yaşar ve o bilgilere göre dünyanızı oluşturarak yaşıyorum hissi ile seyrettirir. Görüyorum, duyuyorum dediğiniz her şey uyanıklıkta veya rüyada hep bu dalgaboylarındaki bilginin çözümü olan beyninizin içindeki hayaldir. Beyin, hakikati itibarıyla ölümsüzdür! Hayallerinizin oluşturduğu dünyanız da, algıladığı bilgilere etiketlediği kabullere göre sonsuzdur!
  94. Yaşanmışları değiştiremezsiniz ancak onların sizi yakmasını sonlandırabilirsiniz. Olayları değerlendirme etiketini değiştirin!
  95. Yaşamda herkesin rolü bellidir.  Yaşamak zorunda oldukları da bellidir.  Çünkü yaşamda tetikleme sistemi geçerlidir.  Fark edersen hoş görürsün!
  96. Ne zikir yapalım diyene Dua ve Zikir kitabımız ücretsiz sitemizdeyken, gidip parayla astrologlardan, hocalardan zikir tavsiyesi alana ne denir!
  97. Diyoruz ki: Din öğretisi ticarete para kazanmaya araç olmamalı. Para karşılığı Din öğretilmemeli. Din bilgisi para karşılığı paylaşılmamalı! Para için yapılan hiçbir dinî çalışmanın insana manevî getirisi yoktur. Dini satarak kazanç elde edenlerden din öğrenilmez, hayır gelmez!
  98. 20 yıldır anlattığım ölüm olayını dünyaca meşhur bilim adamı Dr. Robert Lanza şimdi yazınca belki inanırlar artık! İnsan, şuuru itibarıyla ölümsüzdür, ruh da bineğidir!
  99. Rasûlullâh a.s.’ın hicretini esas alan takvime göre yaşayacağımız yeni yılda herkese selâmet, sağlık ve afiyet dilerim. Allâh Vekîlimiz olsun!
  100. Hırsına dur diyebilenin kavgası biter, selâmete erer!
  101. Kendinle barışık olmanın huzurunu yaşamak istiyorsan sahiplenmeyi terk et! Yarın zorunlu ayrılacaklarına sahip olamayacağını kavra!
  102. Zâlim olma, zulmetme! Nasıl mı? Onlar senin yüzünden ikiyüzlülük, riyâkârlık yapmasınlar! Kimseyi korkutma ve kendine bağlamaya çalışma!
  103. Korkuların temelinde bedene sahip çıkıp bedenine bir şey olmasın yatar. Ya da bedenli gördüklerine sahip çıkmak! Oysa sen bedensiz varlıksın! “Korktuğun başına gelmeden ölmezsin”deki esas işaret, “ölmeden önce ölmek” diye anlatılan, hakikatini yaşa noktasıdır. Korkunun kalkması, korktuğunu yaşayarak ona alışıp umursamaz hâle gelmektir. Ölmeden önce ölmek; şuur varlık olarak ölümsüzlüğünü hissetmektir.
  104. Ruh beden de, biyolojik beden gibi terk edilesi bedendir cennet ehli için. “Nur beden” denilen şuur benliğin tasavvuftaki anlatımı, “Ruhu sultanî”dir!
  105. Bilgi tabanındaki hakikatine uymayan bütün kabullerin, değer yargıların, cehennemî ateşindir. Onlardan kurtulurken de yanarsın! Yanma Rahmettir!
  106. “Kuantum beyin” veya beynin kuantum boyutu diye adlandırdığımız, gerçekte bilgi ile varlığını sürdüren şuura, tasavvufta “Ruhu sultanî” denir.
  107. Varlığın orijini olan bilgi/dalga yapı beyinde nasıl sûretler olarak çözümlenip hologram dünyan oluşuyorsa, Esmâ âlemi de öylece efâl âlemidir. “İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar” hadisi, hakikatiyle “ölmeden önce ölmek” sırrıyla yaşanır ki, esmâ indîndeki efâlin hayal oluşuna işarettir.
  108. Ölüm, algı boyutunun değişmesi anlamınadır.
  109. Üç algı boyutu vardır: Dünya, mahşer/cehennem, cennet. Herkes “DÜNYASINA” göre bu “ALGI” boyutlarını yaşar.
  110. “DünyaN”ın, yaşamının bir oyun/eğlence olduğunu, yaşadıklarının yalnızca birer sınav objesi olduğunu fark edemeyenler, sonucunu yanarak yaşar.
  111. Aşk şarabı içmek erkişi işidir, gerisi ancak bira yada üzüm şarabı ile beşeriyet sarhoşluğu yaşar. Saatler sonra da beşerin dünyasında ayılır.
  112. “BEN” ölümsüzdür, “NUR”dur. BENLİK ölümlüdür, mekânı cehennemdir! Ebeden cehennemde yaşar. Öteye yolu yoktur!
  113. İnsan, Allâh aynasında kendini seyrederek “İnsan-ı Kâmil” olur; Allâh da, “insan-ı Kâmil” aynasında kendini seyreder! (Esmâ-i külleha sırrı).
  114. Anlayamayanlar neyse de, anlayamadığını anlamayanlar yok mu!
  115. İbrahim a.s. oğlunu kurban etmekten korundu. Muhammed a.s torunu Hüseyin’i kurban verdi AŞK dersi vermek uğruna! AŞK uğruna baş vermek o işte!
  116. Kıyamazsan başa cana, Ehli ıyâla evlâda. Boşver, girme bu meydana! Bu meydanda kesildi nice başlar. Ne soruldu ne anıldılar!
  117. Testinin güzelliği çeker insanı, ama içindekini boşalttığında hâlâ çekecek midir seni? Testi boşalmadan bilemezsin. Dökülsün ki tanıyasın!
  118. Varlıkta ne görüyorsan Allâh Esmâsının açığa çıkışıdır ama Allâh, âlemlerde açığa çıkanla kayıtlanmaktan berîdir!
  119. Astrolojik etkiler, hokus pokus değneği değildir. Yalnızca kabınızda ne varsa onu tetikler ve açığa çıkmasını sağlar. Olaylar yaratmaz!
  120. Astrolojik etkilerle tetiklenen amigdala, bilgi tabanından ortama göre bilgi açığa çıkartıp, olayların oluşmasına yol açar.
  121. Aşk, Allâh aşkıdır. İşi Allâh ile olanın dünyadakilerle kavgası olmaz. Dünya ehli birbiriyle kavgadayken, Allâh ehli Allâh seyrindedir.
  122. Allâh’ı sabitlemeyin! Allâh sonsuz sınırsız esmâ potansiyeliyle her an her noktada açığa çıkmada. Eskiyi tekrar etmeksizin!
  123. Her an her noktada yeni şanda olanı “İlle böyle olur, böyle olmaz” diye kayıtlamak gaflettir. Allâh her isim altında dilediğini yapar!
  124. İsimlerin arkasındakini, o isimlere yerleştirdiğimiz kabullerle kayıtlamak daha sonra bizde Allâh’tan perdeliliği yaşatır.
  125. Her ismin arkasından her an beklemediğimiz şekilde açığa çıkacak olan Allâh, “ben dilediğimi yaparım” diyendir! Sûret veya isimle perdelenme!
  126. Vahdet, ezber bilgiyle yaşanmaz!
  127. Tevhid, insana Tek’in bilgisini kazandırır! Vahdet, sahip olabileceğin bir şey değildir.
  128. Benlik kalkmadan, Zâhir olmaz Yaradan!
  129. Ezber bilgiyle yaşadıkça Vahdet hikayeleriyle avunursun.
  130. Tevhid bilgisi olur, şirkten arınmak için. Vahdet bilgiyle olmaz, o tecellidir, yaşantıdır. Yaşayan bilir yaşadığını çünkü Kayyumiyetidir!
  131. Seven sevdiğinin hâlini kopyalar, hâliyle hâllenir, denildi; nasıl kopya çekeceğini sorguladı!!!
  132. Tasavvuf, okula ya da bir mürşide gidip, tasavvuf bilgisi öğrenip bu bilgiyle gönül eğleme işi değildir! Kıyamazsan başa cana girme meydana!
  133. Tasavvuf; bilgi ALMAK, ilim ALMAK, mertebe ALMAK, kerâmet ALMAK değil; Varlığını, benliğini, sahiplendiklerini VERMEK, YOKLUĞA ERMEKTİR.
  134. “BEN DİLEDİĞİMİ YAPARIM” (âyet) der; sonra da karşına geçer, kâh sever kâh söver! Her hâliyle O’nu görüp, seyredip; “SOBE” diyebiliyor musun?
  135. Kendini ALDATMA! Bir bak aynaya! Allâh’ı göğe atıp, karşındakilerle kavgada mısın? Her sûretten dilediğini yapanı seyirde misin?
  136. Dinlediğin sohbet ertesi gün yaşantına değişik bir bakış veya anlayış getirmediyse, sen o sohbette yoktun!
  137. Denemeden bilemezsin! Seni sınırlayan en büyük kuvvet, korkularındır!
  138. Kaybetmekten korktuğun en önde gelen şey, gururundur. Oysa gurur, ayağındaki büyük prangadır, seni hamle yapmaktan engelleyen!
  139. Doğru bildiğin yolda gururun dâhil her şeyini kaybetmeyi göze aldıran tek kuvve vardır: AŞK! Aşk olmadan meşk olmaz, demişler!
  140. Ömrünü, sonunda zaten kaybedeceklerini kaybetmeme çabasıyla geçiriyorsan, iflâs edeceğin baştan belli! Allâh’ı, Hakikatini tanımaya bak!
  141. Yaptıkların düşündüklerin Dünya’da kalmayacak, DÜNYANDA yerleşecek! Kaldırılacak perdeleri dışarda, bedende değil, bilincinde ara!
  142. Gökdelenlerin varlığını oluşturan çelik konstrüksüyon neyse, insanın varlığını oluşturan konstrüksüyon da Bismillâhir Rahmanir Rahiym’dir.
  143. Yaşamının her anında varlığın, Bismillâhir Rahmanir Rahim ile var oluyor ve açığa çıkıyor. Bir fark edebilsen!
  144. Her işe Besmele ile başlamak, kelime tekrarlamak değil, okuduğunun mânâsıyla varolup, o işin senden o şekilde oluştuğunu hissetmektir.
  145. Yaşam, Besmele’den ibarettir! Allâh Rahman Rahim. Ve gerisi tüm Esmâ özellikleriyle Rahim’den yaratılanlar!
  146. Cehennemî yanışın nedeni, Allâh yanı sıra kendinde bir varlık görmektir!
  147. Seven sevdiğiyle bütünleşir. Her hâlini paylaşır. Ayrı geçirdiği zamanda içi yanar, hep onu arar. Her an beraber olmak ister.
  148. Alışkanlık ile sevgiyi karıştırmayın! Aradaki en büyük fark, yaşama bakış açısıdır. Alışkanlıkta gözler şaşıdır! Sevenin gözü sevdiğininki!
  149. Alışkanlıktan gelen ayrı kalamama sıkıntısı beraberliğe yol açar ama eziyettir. Çünkü farklı dünyalar yaşanmaktadır. Sevgide ise aynı dünya!
  150. Yaşamda aynı amacı ve hedefi paylaşmayanların alışkanlıktan gelen beraberlikleri gece gündüz gibidir. Kâh karanlık sıkıntılı, kâh aydınlık.
  151. Dünyada en mutlu birbirini seven çiftler, aralarına 3. kişiyi sokmadan yaşayanlardır. 3. kişi yüzünden tatsızlık yaşamayan. Evlât bile olsa!
  152. Hiç düşündün mü, çok seviyorum dediğin için nelerinden vazgeçebilirsin? Sevginin derecesini gösteren testtir bu.
  153. Hazmedemediklerinle Allâh’tan perdelisin! Hazımsızlık kâh öfke kâh keder, hüzünle yüz gösterir. Hazımsızlık, Allâh’ı tanıyamamaktandır.
  154. Huzur, beklentisiz yaşamla ve seyirle mümkündür. Hazmedemediklerinle Allâh’tan uzak düşmüşsündür. Hazımsızlık varken kimse seni yaklaştıramaz.
  155. Karşındakinden bilerek Allâh’ı öteliyorsan, bu şirk. Karşındaki eğer Allâh ise seyrinde, o zaman niye hazımsızlık yaşayıp Allâh’la kavgadasın?
  156. Körlüğü, kavgasından bellidir! Allâh’ı görenin kavgası olmaz; hikmeti seyreder. Allâh selâmet, hidâyet etsin.
  157. Ser(başı)hoşluk; meczubluk (Allâh’ın kendine seçtiği/çektiği) sonucu yaşanan fakat aklı başında olarak algılanan bir hâldir tasavvufta.
  158. Kabulleri ve şartlanmaları temel alan akılların, fikirlerin serhoşluğu ve meczupluğu (cezb edilmişliği) anlayabilmesi mümkün değildir.
  159. Dünyalıkların cezbettiği beyinlerin Allâh’ın cezbettiği beyinlerdeki yaşamı ve ruh hâlini değerlendirmesi hiç mümkün olmaz.
  160. Sen, Allâh için bir şey yapamazsın; Allâh kendi için yaptırır sana, kendine seçmişse! Seçmemişse ben yaptım sanısıyla geçer gidersin dünyadan. Dünya’da olanlarla değil; dünyaNa taşıdıklarınla geçip gideceksin Dünya’dan. Ve de onların sonuçlarını yaşayacaksın. Yorma kafanı Dünya’ya! Müdâhil olup değiştiremeyeceğin Dünya olaylarıyla kafanı yormak, beynine zulümdür. Onlar zaten tasarrufun ötesinde oluşmakta! Kendini tanı!
  161. Gerçekten seven, sevdiğiyle beraberliğin bir yolunu bulur. Âşık engel tanımaz! Heves ile sevgi karıştırılmamalı! Arabasına, evine, işine, ilmine heves edip benim de olsun diyebilirsin. Olursa sonra da bıkıp yenisine geçersin.
  162. Heves hırsı tetikler, hırs benliği besler. Benlik, sahiplik duygusuyla güçlenir. Güçlendikçe hükmedicilik artar ve zorbalık başlar. Heva ve hevesini ilâh edineni gördün mü, der âyet. Hakikati olan Allâh’ı tanımak, getirisini yaşamak için yaratılmış insana, perdedir heves!
  163. Aşkla gelen dönmez hiçbir zaman; beklentiyle gelen durmaz hiçbir zaman.
  164. Huzur beklentisiz, an’ı yaşamadadır. Beklentiyle yaşayanın içinde kurt vardır, kendisini kemiren! Beklentili yaşamın cezası olarak.
  165. Kim kimi sevmemiş ya da sevmiş, kim kimle berabermiş veya değilmiş; sana mı sorulacak nedeni, hesabı? Bunun için mi varsın?
  166. Öylesine gafletteydi ki, etrafındakilere kafa yormaktan, kendini sorgulamaya vakti kalmıyordu!
  167. Takdirde varsa perişanlığı yaşamak, kişi aklını duygusal varlığa teslim eder!
  168. Duygusallığın da bir mantığı vardır. Amigdala, bilgi tabanına dayalı olarak duygusallığı yaratır. Amigdalanın bir işlevinin şeytanlık olarak tanımlanmasının sebebi bilgi tabanının korunması için âyet, hadis gibi hak bilgileri kullanmasıdır. Benliği mahvedici Hakikat ilminin kabullenilmesini reddetmek için amigdala veritabanındaki tüm bilgileri belli bir mantıkla kurgular. Amigdalanın koruması altındaki benlik, dünyada bırakacağı şeylerle meşgûlken; Allâh, Hakikatini İhlâs Sûresinde açıklamıştır. Ne mutlu amigdala esaretinden kendini kurtarıp, İhlâs Sûresini OKUyup yaşayana! Benliğini Allâh için kurban edene! Dünyasını arındırana!
  169. Sürprizler var demiştik. Daha bitmedi! Bekleyelim ve seyredelim sürpriz gelişmeleri. Hele gele aylar! Görelim Mevlâ neylemekte Hep güzel …
  170. Şer gördüğünüz mutsuzluk veren olay hayır, hayır sanıp istediğiniz şer olabilir, diyor Kur’ân. Neden bu böyledir hiç sorgulayıp araştırdın mı?
  171. İnsanın başındaki en büyük belâ, KAYBETME korkusudur! Elindekini ya da bulunduğu pozisyonu kaybetme korkusu! Oysa er geç kaybedecektir onu!
  172. İleriye, özgürlüğe adım atmanı engelleyen ayağındaki gülle “ya kaybedersem”. Zaten kaybedeceksin! Bir bilsen korkun yüzünden neler kaybettiğini!
  173. Dünyandakileri arkanda bırakıp Allâh’a dönecek kalp yoksa sende, avun dedikodusuyla duyduklarının! Göreyim de döneyim olmaz. Dönersen görürsün.
  174. Seven tutar kolundan çeker götürür sevdiğini! Âşık delidir! Mazeret bilmez! Tek derdi aşkıyla beraber olmaktır. Âşığın ayağı bağlı olmaz!
  175. Sorularınızın cevaplarını kendiniz bulmaya çalışın! Dökme suyla değirmen dönmez!
  176. Amigdala ne iyidir ne de kötü! O yalnızca işlevini açığa çıkartır BİLGİ TABANINA GÖRE. Bilgi tabanı arınan, kurtulur! Bilgi tabanın, arka planda girmiş tüm bilgilerden (pasif bilgiler), önde planda da sürekli uyguladıklarından oluşan aktif bilgilerden oluşur. Amigdala (zekâ), öncelikle ön plandaki uygulamalara dayalı aktif verilere göre karar verir. Kişinin yaşamı pasif değil, aktif bilgilere göredir. PFC (akıl) ise kararını veritabanındaki tüm bilgileri (pasif) tarayarak verir. Kişinin tüm ilmine dayalı karardır bu. Bu nedenledir ki insanlar konuştuklarına göre değil, günlük uygulamaları doğrultusunda yaşamlarını sürdürürler.
  177. Davranışlarını geçmişten gelen uygulamaların ve kabullerine göre mi ortaya koyuyorsun? En son edindiğin aklına yatan bilgiler doğrultusunda mı?
  178. “ARŞ”ı Rahman gökte uzayda değil, beyindedir! Fark edene! Diğerleri, bağlı/ilgili isim/kavramlar da!
  179. Yaratan, uzaydan gökten değil o varlığın bâtınından, derûnundan yaratmadadır her an!
  180. Yok olmaya mahkûm dünya hevesleri uğruna, nefsinin hakikatine nankörlük etmek, kendine yaptığın en büyük zulümdür. Hevesler fâni, Allâh Bâkîdir!
  181. Şeytaniyet, dışsallığa çekimdir. Rahmani nefes, içselliğindekini yaşamaya çeker. Gününüz nasıl mübarek olur dersiniz?
  182. Allâh seyredilsin için âlemleri, seyretmek için insanı yarattı. Basîretinde seyreden değilse, ne oluruz?
  183. Paylaşmak; Sünnetullâh’tandır! Allâh ahlâkıdır. Tüm esmâsını, yarattığı insanla paylaşmıştır!
  184. Allâh KISKANÇmış, onun için onlar da kıskançmış! “Allâh GAYYUR’dur” çevirisi kıskanç değildir. Bu yanlış çeviridir. “Allâh GAYYUR’dur” demek, sevdiğinin dışsallıkla kendisini harcamayıp, içselliğinde kendisiyle yaşamasını isteyen anlamınadır.
  185. “Ey kulum ben seninleyken her an içselliğinde, hakikatin olarak; sen dışsallığında kimlerle, nelerle ömrünü harcadın?” sorusundan korkarım! Allâh seni kendi için yaratmışken sen ömrünü dışsallık için tüketip geçersen bu dünyadan O’nu tanımadan, pişmanlık hiçbir şeyi geri getirmez!
  186. Allâh ahlâkı; sevip kendisine yönelenlerin sonuna kadar arkasında olmak, nankörlük edenleri de dünyasına terk etmektir. Bu Rasûlün de ahlâkıdır!
  187. Alkol serhoşluğunun kişiliği, damardaki alkol kadarken, Aşk serhoşluğunun kişiliği, kesintisiz sürer! Serhoş içindekini kayıtsız yaşayandır!
  188. İnsanın keyfi ve zevki sevdiğiyle/dikleriyle kendindekini paylaşmaktan geçer. İnsansı da elindekileri koruyup saklamakla tatmin olur.
  189. Hayatınızda sabah gözünüzü açtığında, onu göreceğim veya duyacağım diyerek yüreğinizin titrediği biri varsa, işte o gerçekten sevdiğinizdir!
  190. Yolunun varacağı yer, aklını kullandığının varacağı yer olacaktır!
  191. Senden çıkarı olmadan sana katkıda bulunmak isteyenlere dirsek çevirmen Allâh’a nankörlüğündür! Yâsin Sûresini oku!
  192. Aşk; Allâh’a erme O’nunla yaşama hâli, arzusu, aşkıdır! Bunun için dünyandakilerden geçme hâlidir. Allâh için geçemiyorsan dünyandan, boşver!
  193. Uyandığında ilk aklına düşen ve O’nu anmaktan dolayı içi titreyen, ürperen bir hâlin yoksa, seviyorum diye kendini aldatma!
  194. Tasavvuf nedir, diye sormuşlar. El cevap: Yaşadıklarını hazmedebilmek! Kimseyi suçlamamak. Kendinden bilmek!
  195. Rabbinin senden yarattığı dünyanda yaşadığını kavrayabilirsen, çok şeyi çözmüş olursun!
  196. Düşündüklerinle de birisine iftira atmış olabileceğini fark et! İlle dil gerekmez. Zanna dayalı yanlış yorum, iftira düşüncesi olabilir! Bakara Sûresinin sonunda, dile getirmesen bile mesûlsün der! Araştırın bu konuyu! Zanna dayalı hükümlerin vebâli çok büyük, dile getirmesen bile!
  197. Aşk deli eyler, heves benim de olsun, der.
  198. Film seyrederken çeşitli kişilerin davranışlarını yanlış bulursunuz, oysa senaristin kurgusudur. Senaryo gereğidir. Seyredin, senaryoyu filmi!
  199. Refüze olmayı taşıyacak aşk yoksa, gurur insanı ya içine kapandırır ya da haddini aşırtır. Gurur ve benlik, ancak aşk olursa yitirilir.
  200. İnsan sadece kendinden fazla sevdiğine karşı gurur yaşamaz, refüze olmaktan çekinmez, korkmaz.