DOST’TAN DOSTA – 2

Ahmed Hulûsi

  1. Sonsuza dek tüm yaşamın Allâh Esmâsının beyin adı altında yarattığı hologram dünyaNda geçecek şu mevcut bilgi tabanına göre. Arındır, kurtul!
  2. Kabir âlemiN/hologram dünyaN, aynen farklı parmak izleri, göz izleri gibi kendine özgü; benzersiz frekans topluluğu olarak yaratılmıştır.
  3. Mahşerde dünyaN, rüya gibi, farklı ortama göre farklı beden yaratacaktır ki, bu durum kabirlerinden çıkan ölüler olarak sembolize edilmiştir.
  4. Regaip Gecesi, yapılan ibadetle mübarek olur; lâfla değil! Nasıl değerlendiriyoruz?
  5. Dün ve Allâh izin vermişse hayal ettikleri yarın!
  6. İnsan bilir ki, kurallar insan içindir. İnsansı sanır ki, insan kurallar içindir. İkisi arasındaki derin farkı, sonucu ancak “insan” bilir!
  7. Tahtta (arşta) oturup yanından dünyaya elçi yollayan ulu tanrı mı diyor Kur’ân? “Andolsun, insanlar için şu Kurân’da (Hakikati) her türlü MİSALLERLE açıkladık. İnsanların çoğunluğu (misalleri orijin gibi gerçek olarak {muhkem} kabul ederek) hakikati örttüler.” (17. İsra’:89)
  8. Varlığını oluşturan Allâh Esmâsından Hakk’ın seslenişine “vicdan” denmiş. Hisset onu, Hakk’ın seslenişini duymuş ol!
  9. Ölüm sonrası? Leterkebünne tabekan ‘an tabak; Mutlaka siz, boyutlar değiştirerek o boyutların uygun bedenlerine dönüşeceksiniz! (84. İnşikak:19)
  10. Değişmez gerçeklik, herkesin kendine GÖRESİDİR! Herkesin doğrusu, belirli bir bilgi tabanına GÖREDİR! Bilgi tabanı değiştikçe GÖRE değişir.
  11. Verdiğimiz tüm hükümler, mevcut bilgi tabanımızdaki bilgiye GÖREDİR. Bilgi değiştikçe, ona GÖRE hüküm ve bakış açısı da değişir. Bu realite hoşgörünün anahtarıdır; zira o bilgi tabanına GÖRE, başka söz veya davranış açığa çıkamaz!
  12. Anladım, biliyorum dediğin doğruların sistemin/Sünnetullâh’ın gerçekleriyle ne kadar bütünleşiyor?
  13. Dikkat! Ölüm; boyut, dünya değiştirmek başka bir âleme GİTMEK değildir. Kuantum beyindeki algı değişimidir! Bu değişim, farkılılığı oluşturur. Kuantum beyin, göz kulaktan ağırlıklı bilgi ile sınırlıyken şu anki dünyamız oluşurken; bu girdi kesilince, farklı bilgi algısına geçer. Beyin, algıladığı bilgi değiştikçe dünyasının âleminin değiştiğini sanır, aslında hepsi aynı boyuttadır. Sadece algıladığı bilgi değişmiştir.
  14. Beynin hakikatinin orijinin ne olduğunu, çalışma sistemini anlamadıkça, dinin, Sünnetullâh’ın niye bildirilmiş olduğunu asla kavrayamazsınız!
  15. Neyin kavgasını yapıyoruz? Senin seçimin değilse nasıl suçlanıp, hor görülebilirsin?
  16. Tedbir asla tevekküle engel olmaz. Tedbir de takdirin içindedir. Alabildiğince tedbir al. Sonuçta Allâh hükmü olacak!
  17. Dalga/data/bilgi okyanusu evren/dünya bilgisini sûretlendirip dünyanızı oluşturan beyindir. Sonsuza dek böyledir.
  18. Beyninin derinliklerinde, orijininde ne var bir bilebilsen; “Allâh”ı bulursun erebilsen! Dışarıda yukarıda arama!
  19. Sen düşündüğünü sanıyorsun; oysa düşüncen “SEN”i yaratmakta! Fikrin hakikati kuantum potansiyelden açığa çıkar. Anlayabilsek!
  20. Nerelerdesin, özledim, seni görmek istiyorum” tarzı söylemler hep beyindeki karşı beyne olan manyetik bağ veya bağımlılıktan kaynaklanır.
  21. Kim olursan ol sonuçta seni eleştiren ve fikirlerine karşı çıkan daha fazla olacaktır. Gördüğün kavradığın gerçeği söylemekten geri kalma!
  22. İnsanlar seni sevsin diye inanmadığını söylemek kişiliğin iflâsıdır! Mansur her türlü işkenceyle şehid edildi ama “enel Hak” demekten dönmedi!
  23. Vicdanın huzurundan daha büyük huzur yoktur. Ben elimden geleni yaptım, diyebilmenin huzuruna erdiniz mi?
  24. Bir beyin damarı kanaması, kalp krizi sizi ayırdığında tüm dünyanızdakilerden, şunu da yapsaydım, demeyecek şekilde yaşıyabiliyor musunuz?
  25. Yarınsız yaşamak! Yapmak istediklerini bugün yap! Yarının hiç gelmeyebilir! Seviyorsan, hemen söyle! Düşündüğünü hemen uygula! An’ı yaşa!
  26. Yukarıda, ötende bir tanrı yoksa, seni kim cehenneme atacak; niçin cehennem?
  27. Dünya ve dünyaN ne kadar gerçekse, bedensizlik yaşamındaki cennetin veya cehennemin de o kadar gerçek olarak sonsuza dek yaşanacaktır!
  28. Âdem, halife olarak, ötede tanrı bilmedi, yanlışını kabullendi; İblis yanlışını ötesinde kabul ettiğine yükledi.
  29. Antalya’da evden çıkıp yürürken her evin köpeği korkup havlıyor, koruduğu eve saldırılacak zannıyla. Biz yürür geçeriz, köpekliğini yaparlar!
  30. Her mahlûk, bir işlevle vardır. Kavga için değil KARŞILIKSIZ paylaşım içiniz. Dini para toplamak için kullananlar, piyonları saldırır bize!
  31. Rabbinin sana sabır vermesinin sistemi, sana karşılaştığın olayın bir hikmeti olduğunu düşündürmesi, şeklinde açığa çıkar. Sonucu sabırdır.
  32. Kulluğumun zorunlu gereği olarak Allâh nasip ettiği sürece üç ayları oruçlu geçirir, salâtı yaşarım. Sevap veya rıza beklentisiz!
  33. Hakikat ilmi yakîni açığa çıkartırsa sende Rabbin, şükrün kulluktan bir an olsun sapmaman olur. Rabbinin kulu oluşun farkındalığı hidâyettir.
  34. İblis’e bilerek, bilmeyerek kul olanları tanımak istiyorsanız konuşmalarına bakın: insanların özellerini araştırır, onları yargılarlar.
  35. Bundan ne anlamalıyız? Düşünebilir misiniz biraz? “Eğer dileseydik, her benliğe kendi hakikatini elbette fark ettirirdik! Ne var ki benden: ‘Cinlerden ve insanlardan oluşan toplulukla cehennemi elbette dolduracağım’ sözü hak olmuştur.” (32: Secde:13)
  36. Ne demiş Şah Bahaeddin Nakşıbend? “Gerçi namaz ve oruç ve riyâzat ve mücahede Ahadiyet Takaddes ve Teâlâ hazretlerine erişme yoludur; amma benim indîmde nefy-i vücud (benliğin var olmadığını idrak) yolların en kısasıdır!..” Her yolun samimi ehlinin hedefi aynıdır!
  37. Rasûlullâh a.s.’ı sevmek onun gibi yaşamaktır. Sevdiğinin yaşantısını paylaşmıyorsan, sevgin laftır!
  38. Ruh dışardan mı bedene üflendi!!!
  39. Dinî Bilgileri (Kur’ân ve Hadis) ezberlemek, din bilgini olmaya yeterli olsaydı, bugün bütün bilgisayarları din bilgini saymak gerekirdi!
  40. “Hiç kimse ameliyle cennete giremez” sahih hadisi varken, birisini amelinden dolayı cennetlik ilan etmek ya cehalettir ya da düşüncesizlik!
  41. Milyarlarca galaksi yaratan Allâh’ın ibadetine ihtiyacı yok; sana bir şeyler kazandırması için önerilmiştir ibadetler.
  42. Cennete yalnızca Allâh’a iman ile ulaşılır! İman ehlinin fiillerindeki eksik kusur, Allâh cennetlik yaratmışsa, sonuçta cennete engel olmaz.
  43. Allâh rahmetinin her şeyi kuşatması demek, her şeyin, O’nun esmâsı ile varolması demektir. Bu yüzden iman ehli kimseye tân etmez, selâmet diler.
  44. Bilimin geleceği teorifizik 30-20 yıl önce yazdıklarımıza yaklaştığına göre, “Yenilen” kitabımızdaki işaretimize biraz açıklama getirelim: “Varlık çok boyutlu tek kare resimdir” demiştik “Yenilen”de. Beyin veritabanı, tek kare resimdir, belki 2D! Dünyan onun çok boyutlu hologramı… Dünyadaki bilimsel, teorifizik düşüncelere uzak, günlük yaşamda boğulanlara uzak bunlar ama işlevim kendimi YENİLEMEK! Yazalım özetle biraz: Orijin/gerçek beyin, bilgitabanı, datası itibarıyla 2D olan varlığındaki bilgi çeşitliliğiyle, 3D olan hologram dünyasını yaratır an içinde! İşaret anlatımla “Esmâ yaratır dünyanı!” denmiştir. Bilgi tabanı her an değişir ve her an yeni “hologram dünyanı” yaratır. O her an yeni şandadır. Ötesine gitmeyelim, şimdilik; bu kadarını düşünüp hissetmeye çalışalım. Asıl; 2D tek kare, an içinde var olup yok olup yenilenen hayal dünya.
  45. Hayal dünya demişler, dünyana; oysa dünyanı oluşturan dahi, her an yeni şanda olanın hayali!
  46. İsa a.s. varlığını ESMÂ’dan alma yönünden oğullukla tanımlanmış; oysa düz mantıklılar ona tanrının oğlu demişlerdir!
  47. Hz. Ali’den hakikat keşfiyle “B’nin altındaki nokta’yım” işareti dillenmiş. Bunu onunla kayıtlamışlar. “İNSAN” sözüdür oysa.
  48. Biz, insansı ve “İNSAN” diyoruz; çoğunluk da insan ve İnsan-ı Kâmil diyor. “İNSAN”, hakikat kendisinden dillenendir; bedeni insan olan değil!
  49. Karşıdan, dıştan içe bakış gaflet; derunî içten dışa Hakkanî bakış, vahdettir!
  50. Hallacı Mansur “Enel hak” dedi, dediler. Hak “Enel Hak” dedi, “Hallac” dedi sandılar. Kul bunu diyemez, Hak dilerse, der!
  51. Musa a.s.’a ateşten hitap eden Allâh, Esmâ ile var gösterdiği “insan”dan niye dillendirmesin Hak/ikati?
  52. Tespit, tahkir değildir! Böyle olduğunu Kur’ân göstermektedir pek çok tespitle. Çünkü tespitle işaret edilen de Allâh ESMÂsıdır!
  53. “Sizi de fiillerinizi de Allâh yarattı” âyeti ışığında seyirden uzaklaşmamak gerekir değerlendirme yaparken.
  54. Arkadaş vardır, yaptırır; arkadaş vardır, saptırır! Arkadaşını tanımak istiyorsan şu kritere dikkat et: seni Hakk’a mı yönlendiriyor?
  55. Musa a.s.’ın getirdiği tenzih anlayışı zamanla gökte tanrı anlayışına dönmüş ve düzeltme için İsa a.s. gelmişse, Mehdi dahi öyledir! İmam Rabbanî’nin işareti; Mehdi’nin dahi İsa a.s. gibi teşbih esaslı dini anlatacağına işarettir. Ebu Bekir r.a. temelli tasavvuf, tenzihi akıştır. Şahı Velâyet Ali k.v. yollu akış, teşbih yolludur. Zamanla, tenzih akışı göktanrıya, teşbih anlatımı Ali/insan Allâh’tıra dönüşmüştür. Allâh Allâh’tır, evren içre evrenler yaratandır. İnsan kuldur, varlığı Allâh Esmâsıyla oluşmuş! 1. Tenzihtir, 2. Teşbih; sonuç: Tevhid.
  56. Çevrendekileri de sevdiklerin kadar düşünüp onlara yaşamı kolaylaştırmıyorsan nerede kaldı senin TEK’lik anlayışın? Tasavvuf, laflama değildir.
  57. Sevgi lafla yaşanmaz. Oyun değildir. Kandırmaca hiç değil! Sevdiğin için nelerinden vazgeçebildin? Sevgi, geçici heves olmaz. Bıkmaz seven!
  58. Bıkıp değişiklik aradığın her ne ise, o sevdiğin değil; bir süreliğine BEĞENDİĞİNDİR. Seven bıkmaz, ayrılmaz, terk etmez!
  59. Ey Allâh’ı seviyorum diyen, o sevgin uğruna nefsinin hangi isteklerini cevapsız bıraktın? Yarından önce samimi olarak kendini sorgula bu konuda!
  60. Rasûlullâh Muhammed a.s.’ın söylediklerini inkâr edenler; hayallerinde yarattıkları tanrı kavramının sonucunu yaşarlar.
  61. Sorun; gelen bilgiyi orijiniyle değerlendirmek yerine, eski bildiğinle bütünleştirip acube yaratmaktan kaynaklanır.
  62. Yukardan bizi yöneten tanrı hiç varolmamışsa; nasıl bir sistem içinde yaşıyoruz? Kurân’ın anlatmak istediği, ne yaparsan sonucunu yaşarsın!
  63. “Allâh mekândan münezzehtir”den sonra söylene gelen “her yerdedir” sözü mekân vermektir. İyi düşünün! Mekânsızlıkla her yer, bir araya gelmez!
  64. Hâlâ anlamadılar! Biz kavga etmeye gelmedik bu dünyaya! Hoşu görmek, hoş görmektir işimiz.
  65. Tüm yaşam iki şey üzerinedir: sevgi ve korku! Hareket ya sevdiğine yaklaşmak, onu elde etmek için ya da korktuğundan uzak durup korunmak için.
  66. Tüm hayvanlar varlıklarını korkuyla devam ettirirler korunmak için. Korku insanda da comfort zone(konfor alanı) uğruna işlev görür. Yeni olana korku bundandır.
  67. Tüm insanlık, gelen her yeniye korkuyla yanaşmıştır içgüdüsel olarak, istisnalar dışında; tehlike olmadığını anlayana kadar.
  68. Ancak korkularını aşanlar yeniyi uygulamışlar, ve zirve noktada da MİRÂCI yaşamışlardır. Kaybetme korkusu, insan için ayağındaki prangadır!
  69. Cehennem niçin yaşanacak? Neden yanılacak? Tanrı mı insanları cehenneme atıp yakacak?
  70. Kurân’da fenafillâh anlatılmaz diyenler İslâmın Temel Esasları kitabında “Kulluk nedir?” yazısını okusun.
  71. Senden açığa çıkan her şey Allâh Esmâsının görüntüsü ise, aslı “yok” olan varlığınla dilediğince gururlan!!!
  72. Ne enteresandır ki, yüzmilyonlarca insan kıyametle çenesini yorarken, kıyametlerini (ölümü) yaşadı. Bugünküler de öyle kıyameti göremeyecek!
  73. Cuma mübarek olsun. İstiyorsanız bırakın kıyametle uğraşmayı da kendi kıyametinizde yaşayacaklarınızı araştırıp, ona hazırlanın. Ölüm yakın!
  74. Muhammed a.s.’ın Allâh Rasûlü ve “hevasından konuşmayan” olarak, bildirdiklerine iman etmeyenin, TEK’lik anlatımları felsefi dedikodudur.
  75. Ölüm, kabir alemi, mahşer, cehennem, cennet konularını merak edenler http://ahmedhulusi.org linkinden kitaplarda, İnsan ve Sırları kitabını okusun.
  76. Denizin yüzeyinde yüzen, dalgaların hareketine tâbidir. Kâh yükselir kâh iner. Derinlerdekiyse dipten yüzeydekileri seyreder.
  77. Hayat kâh güldürür kâh ağlatır ama hep ders verir. Dersleri değerlendiren bir sonraki aşamayı daha kolay aşar. Aksiyse hayatı daha zorlaştırır.
  78. Yarın mutlu olmak istiyorsan düne takılma, ama yaşadıklarından da aldığın dersi asla unutma. Yarın, dünü değerlendirebilenlerindir!
  79. Bir kere bile Kurân’ı anladığı dilde OKUMAMIŞ birinin ona iman ettiğini söylemesi ne kazandırır? Bilmediğin şeye ya da söylentiye iman olur mu?
  80. “Anlayıp üzerinde düşünesiniz” hitabıyla gelen Kurân’ı, duyduğun iki-üç âyetle yorumlayıp, kafana göre hayal ettiğin sistemi mi anlatıyor sandın?
  81. Allâh “insan”ı cennet ismiyle işaret edilen BOYUT yaşamı için yaratmıştır “Halife” olarak. Buna iman edip hakkını veremeyenler yanarlar!
  82. “Dünya hayatı oyun ve eğlencedir” diyor âyet. Bugün sevinirsin yarın üzülürsün, öbür gün düne güler geçersin. Önemli olansa sonsuz mutluluktur.
  83. Fikir sorduğun, istişare yaptığın kişinin danıştığın konuda senden ilerde olması sana yarar sağlar. Yakınım diye değil, bilgili diye danış!
  84. Dünde yaşamaktan hoşlananlar, yarını arayanları korkutarak, yanlarında tutmaya çalışırlar. Oysa yarını arayanların prangasıdır korkular!
  85. Ne zamana kadar “düşünme sorgulama, araştırma, dediklerime tâbi ol!” diyen hocalarla ezberci yaşama devam edeceğiz?
  86. Zikirsiz fikir, felsefi dedikodudur!
  87. Yeni bir fikir üretmeyip bilgi tabanındakileri tekrarla an’ını geçiren beyin kendine zulmetmektedir.
  88. İnsanların beyinlerindeki bakış açıları farklıdır. Kimi 15 derecelik açıyla varlığı yaşamını değerlendirir, kimi 45, kimi 90, kimi 180. 360..?
  89. Dünkü seni bugün ne kadar aştın? Başkalarına hoşgörü ve sevgiyle bakmayı ne kadar geliştirebildin?
  90. Başkalarını eleştirmeden önce, onların yerine koyup kendini; “Ben öyle yetiştirilseydim acaba ondan farklı mı olurdum” diye düşündün mü hiç?
  91. Muhteşem binalarına şaşaalı mobilyalarına, havalı arabalarına, abartılı giysilerine insansılar hayranlıkla bakarken; insanlar kalbine bakar.
  92. Varlığını Allâh esmâsından alan âlemlerin/evren içre evrenlerin başı sonu olur mu?
  93. Cumanız hayırlı, duanız kabul olsun. Bütün samimiyetinizle Allâh’a yönelip ölüm ötesi yaşamı kazandıracak fiilleri kolaylaştırmasını isteyin.
  94. Bugüne kadar hiç kimseden tek kuruş yardım istemedim ve almadım. Anlattıklarımı kavrayanlar, dalga dalga çevrelerine yaydılar. Kulluğumuzdur. Anladığım Allâh ve İslâm’ı her yönü ve derinliğiyle çağdaş insana açıklayan bilgileri www.ahmedhulusi.org sitesinde sizinle paylaştık.
  95. İftiracılar iflâsta! Hiçbir cemiyet, kuruluş, organizasyona bağım yok. Allâh için yazdım ve anlattım. Hiç kimse ve kuruluştan beklentim yok. Dilerim tüm samimi kişi ve topluluklar da din adına para karşılığı DİN BİLGİSİ yaymaktan uzak yaşamlarına devam ederler bağış toplamaksızın!
  96. Savaşlar, Allâh gazabının açığa çıkışıdır. Aralarında helâk olan iyiler ise, ölüm ötesinde iyiliklerinin sonucuna kavuşacaktır.
  97. Herkes çok sevdiğini söyleyebilir, ya da âşık olduğunu. Oysa sevgideki samimiyet ancak hoşlanmadığı bir şeyle karşılaştığında açığa çıkar!
  98. Gerçek sevgi ne olursa olsun kalıcıdır, vazgeçilmezdir. Vazgeçilebilenin tanımı ise, gönül eğlemektir! Gerçek sevgi denenmeden bilinmez!
  99. AH AŞK, dillerde bir şarkıdır sadece gönlü eğlendiren! Gönlü AŞK ile yanmamış ne bilir aşkı! AŞK ve BENLİK aynı beyinde bir araya asla gelmez.
  100. Nezaket, zerafet, incelik ve düşüncelilik “insan”dan açığa çıkar. Bencil insansının ise bunların kendisinde olmayışına türlü gerekçesi vardır.
  101. Nankörlüğün tövbesi olmaz! Çünkü yaradılıştan gelen fıtrî bir özelliktir.
  102. “B” anlamıyla okumak duayı, dıştan gelene karşı varlığını oluşturan ESMÂ KUVVESİNE sığınmayı getirir. Kur’ân Çözümü’nün girişi bunu açıklar.
  103. Beraat kandiliniz mübarek olsun derler bu geceye. Ehlullâh arapçasındaki “B” sırrıyla okur bu duayı;Allâhumme inniy eûzü birızake min sehatike ve bimuâfâtike min ukubetike ve eûzü bike minke. Lâ uhsiy senâen aleyke ente kemâ esneyte alâ nefsik.” Anlamı: “Hoşnutsuzluğundan rızana, Cezalandırmandan bağışlamana, SENDEN SANA Sığınırım… Senin kendine olan senân gibi senâ etmekten aczimi itiraf ederim.” İnceliğe DİKKAT!
  104. Mecaz ve işaretlerden dinin hakikatine ermek isteyen ilme, bilime sarılmak zorundadır! Çünkü gerçeği keşfedenler dini mecazla anlatmıştır!
  105. Beynine ulaşan HER ŞEY dalgalar (wave) hâlinde ulaşıyor. Beynin dalgalar yayarak iletişimde! Buna rağmen beyninin hakikatini inkâr ediyorsun.
  106. Kur’ân, “insan”a Sünnetullâh/sistem çözme el kitabı olarak bildirilmiş. OKUmaktan amaç anlatılan sistemi fark etmektir. Fark etmeyen OKUmamıştır!
  107. Varlığı madde kabul edip, ölüm ötesi yaşamı ötelerde arayan zihniyet elbette beyni de “et” kabul eder. Beynin orijini, varlığın da orijinidir.
  108. Beynin Allâh esmâsıyla var olup, ondaki kuvvelerin bilincinde açığa çıkması içinse; beyne zararlı maddeleri kullanmak ihanet ve nankörlüktür!
  109. İnsanın karşısındakine hayranlığının sebebi, iç dünyasında hissedip, açığa çıkaramadığı bir özelliği karşısında açığa çıkaranı görmesidir.
  110. Sevginin sırrı şudur: Herkes kendini sever! Herkes kendisinden bir şeyler bulduğu karşısındakini sever. Böylece sevdiği gene kendi olur!
  111. Allâhım, seslenişini duyup değerlendirenlerden eyle bizi. Sonunda yanlız olarak döndüğümde, yaşantımın ateşinde yanmaktan koru beni!
  112. Ey İnsan, sende Esmâmla ölümsüz ruhunu ve beyninle sayısız kuvvelerimi açığa çıkarman için adı BEYİN olanı oluşturdum. Ne yolda kullanıyorsun?
  113. Size ihanet edip nankörlük edenin bir şey isteyecek yüzü olur mu? Ya Allâh’a ise nankörlük ve ihanet?
  114. Din bilgisi yaşam kozanı deldiremiyorsa, dünyandaki kısır döngüde dönüp duruyorsan; aldığın bilgide bir yanlışlık vardır. Doğru bilgiyi ara!
  115. Dinin uygulamaları; uygulamaların yaşamında getirisinin hissedilerek, yeni ufuklara açılmak içindir. Yaşamında yeni keşifler yoksa… Yazık!
  116. İslâm Dini iki ayakla hedefe yürütür. Fikir ve Zikir (ibadet). Zikirsiz fikir; felsefedir, dedikodudur. Fikirsiz ibadet, taklitten ibaret!
  117. İnsan olmanın gereği, herkesin fikrine ve oyununa saygı duymaktır. Herkes otomatik bilgi tabanının sonucunu açığa çıkarır. Kimseyi suçlamayın.
  118. Sizin dünyanızdaki en önemli şeyin belki de en yakınınızın dünyasında dahi hiçbir değer taşımadığını görmüyor musunuz? Herkes kendi dünyasında!
  119. İnsanlar niçin çıplak açık gerçeklerden kaçıp, mecaz misal anlatımı seviyor? Çünkü bu şekilde hayal dünyalarında, tatmin olacaklarını kuruyor.
  120. Herkesin kulu değil, Rabbinin kulu ol! Kimseyi düşüncene, yaptığına mazeret gösteremezsin. Yalnızca yaptıklarının sonucuyla karşılaşırsın.
  121. Düşünen beyinler için en büyük tuzak, “Ama herkes ya da bu kadar insan böyle kabul etmiş, sen mi doğruyu biliyorsun” cümlesidir.
  122. Merkür rötarının devam etmekte olduğu bu süreçte, alınmakta olunan bazı kararlar yüzünden çok pişmanlıklar yaşanabilir.
  123. Geniş düşünelim: “Dünyada yükselen her bir şeyi muhakkak aşağıya indirmesi Allâh üzerinde bir haktır” Buhari hadisi.
  124. Allâh, herkesin Allâh’ıdır. Sadece kendinin Allâh’ı sanıp sadece senin isteklerini yerine getirecek sanmak, gaflettir. Allâh dilediğini yapar.
  125. Huzur beklentili olmada değil, oluşanın yerindeliğini seyirdedir. Beklenti göreselliktendir. Oluşan ise mutlak realite!
  126. Sistem bilgisi/Sünnetullâh, insanın ebeden mutlu olması için Kurân’da bildirilmiştir. Kim olaylarda boğulmaz geniş bakarsa, ergeç hikmeti görür.
  127. Allâh bu milleti yüzyıllardır İslâm’ı koruyup yüceltmek için yaratmışsa, bundan sonra da kimse bunu engelleyemez. Her olan hayırdır.
  128. İman ediyorsak Allâh’a, oluşan her şeyin Allâh takdiriyle ve yaratmasıyla meydana geldiğini kabulleniriz. Bu takdirde hikmeti görmek gerek!
  129. Gerçek ilim sahipleri, ADI Allâh olan hakkında yorumu bırakıp, yarattıklarından O’nu seyreder ve ALLÂHU EKBER der. Şuur sahibi, secde eder!
  130. Dünyada yaşananların ve trilyonlarca yıldızda yaşananların Yaratıcısı olup Allâh ADI ile işaret edilen, insanların tanımlamasından ötedir!
  131. İçinde yaşadığın ve asla hazmedemediğin yaşam olaylarının hepsini Yaratanı algılayamazken, nasıl O’nun hakkında dedikodu bilgiyle hükmedersin!
  132. Allâh ismiyle etiketlediğin insanca düşünce mahsulü tanrı anlayışından, gerçekçi bir düşünce ile Allâh ADI ile neye işaret edildiğini kavra!
  133. Trilyonlarca güneşte hesapsız yaşam yaratan yanında yerin ne; böyle bir yaratıcı güç ve şuuru sen, ben ne kadar nasıl kavrayıp tanıyabiliriz!
  134. Trilyonlarca güneşin içinde bulunduğu milyarlarca galaksi ve bu âdeta sonsuz yapıda hesapsız yaşam türleri biçimleri Yaratan!
  135. İnanmadığınız tanrıyı ya da inanıp tasavvurunuzdaki Allâh anlayışını bir an buzdolabına koyup şöyle gerçekçi bir şekilde yaşama baksak…
  136. Kurân’ı okurken NUR kelimesini “gerçeği kavratıcı ilim” olarak çevirip okursanız o âyetler size daha çok şey hissettirecektir. Nuruyla Nurlanın!
  137. Evrende bildiğiniz anlamda ışık yoktur, aydınlık, renk yoktur. Beyinler ilmi/data konvört ederek, dönüştürerek ışığı ve rengi yaratır.
  138. Sonsuz yaratılmışlarda kendini fark ettirip seyrettirmesi NUR diye isimlendirilmiş İLİM’dir. “Nurumu tamamla”; hakikati kavrayacak ilmimi arttır demektir.
  139. İlim varlığını Ulûhiyet’ten alır, NUR olan ilim ise Rahimiyet’ten alır. Tüm yaradılmışlar ilim ile varlıkta açığa çıkar, zulmanî veya nuranî olarak.
  140. Kurân’daki “Yerler ve göklerin Nurudur”un açılımı “Algılanan ve algılanamayanlar ilimle vardır” demektir. Varlığı açığa çıkaran, aydınlatan!
  141. Cumamız mübarek olsun… Nurunuz tamamlansın! Kurân’da geçen “NUR” isminin anlamı İLİM’dir. Varlığın ve tüm meleklerin hakikati İLİMdir.
  142. Bir fark edebilsek beynimizin dünyasında yaşadığımızı! O zaman kavrayacağız kabir alemini, âhiret yaşamını, cehennemi!
  143. “İnsan”, Onda, onun adı altında, onun âlemlerini seyir için yaratıldı. Seyrettiği esmâsı oldu!
  144. Karşındaki Allâh Esmâsının rızasını alman gerektiğini kavramayıp, hayalindeki tanrınla iş bitireceğini sanıyorsan, daha çok üzüleceksin!
  145. İman ediyorum lafı, iman değildir! İman eden gerçekten samimi ise, imanın gereğini yaşar. Kişinin yaşamı, imanının göstergesidir.
  146. Rasûlün dediklerinin aksini yapan kişi, ne yüzle onun yanına gidip yüzüne nasıl bakar? Kurân’a iman ettim diyen Kur’ân hükmünün tersini mi yapar?
  147. Basit yaz deniyor, yazalım: Elinin yanacağına inanıyorsun ateşe sokmuyorsun. Rasûle inanıyorum diyorsun, dediğinin tersini yapıyorsun!
  148. Hak söz insanda karşılığını bulur! İnsansı da güler, dalga geçer, gider! Herkes, kendinden açığa çıkanların sonucunu yaşar, paşa paşa!
  149. DOST, sana sonsuz hayatı kazandırandır! Anlık zevklerini paylaştıklarını dost sanmak gaflettir, sonu hüsrandır.
  150. Besmele, “ismi Allâh” diyor. “ALLÂH” adıyla işaret edilen ne? Gökteki tanrı mı? Düşünen var mı?
  151. 400 milyar güneşli Milky Way/Samanyolu 100 triyonluk Laniakea (ölçülemeyen cennet anlamında süper yıldız küme) içinde! Yukarda tanrı var mı demiştiniz?
  152. Bütün mahlûkat yer içer, çiftleşir, oynaşır, doğurur geçer gider. Kendi hakikatini sorgulayıp kendini tanıma arzusu ise sadece insanda vardır.
  153. Ramazan; “insan” olana, hakikatinin melek/nur olduğunu fark ettirmek için, bedensellik ötesini hissettirici çalışmalar getirir, kolaylaştırır.
  154. Ramazan; aç kalmak için değil, kendini bir şekilde bedenden soyutluyarak, beden ötesi ölümsüz varlık olduğunu hissetmek içindir.
  155. Ramazan; hepimize mübarek olur eğer dedikodu ve başkalarının arkasından konuşmayı, gıybeti terk edip, Allâh’a yakîn elde edebilirsek.
  156. EZBER BOZALIM: Kurân’ı okumak için abdest almak zorunlu değildir. Abdestsiz de ele alıp okuyabilirsiniz. “Ona (Bilgiye), arınıp, tâhir olanlardan başkası dokunamaz!” (56:79) şirk pisliğinden arınmadır. Bu âyet geldiğinde MUSHAF yoktu. Buradaki atıf, tahirin zıddı olan “Ey iman edenler! Kesinlikle müşrikler necîstir (pisliktir)!” (9:28) âyetindeki “necîs” kelimesinedir. Şirk, arınılması gereken necasettir.
  157. Seksle ilgili abdeste GUSÜL denir. Abdest kelimesi ise, namaz öncesi yapılan uygulamanın adıdır. Bilgisizler ilmen reddedemediklerini, saptırır.
  158. Şirk anlayışında olanın TEK’liği anlatan Kurân’ı anlayamayacağına işaretle; şirk anlayışından arınıp Kurân’ı değerlendirmesini önermektedir.
  159. Bilgisizce eleştirenleri bilgilendirelim. “KUR’ÂN” nâzil olmuş bilginin adıdır. Bilginin yazıya dökülmüşünü ihtiva eden kitaba da MUSHAF denir.
  160. Kur’ân ve hadis İslâm’ından yüzçevirip herkes, falanca böyle dedi müslümanlığını seçenleri hüsran bekliyor. Kur’ân ve hadis okumayan, beni eleştirir.
  161. Kur’ân; TEK ve kendinden gayrı varolmayan Allâh’ı anlatır. Şirk fikri, pisliktir der; Tevbe 28 sonra da Vakıa 79’da arınmamış olan dokunmasın, der. Konu Mekke’ye aittir. Abdest âyetleri Medine’de gelmiştir ve en son gelenlerdendir. Kısacası âyet, bilinç temizliğinden söz eder.
  162. Olmayan kitaba dokunulmak, ele almaktan söz edilmez! Dokunmak mecazdır. Vakıa 79 âyeti, arınmaktan söz ederken, ŞİRK PİSLİĞİNDEN arının, der. Mekke’de 46. sırada İsra olayından önce nâzil olan Vakıa Sûresinden yaklaşık 20 yıl sonra, yazılı ilk Kur’ân oluştu.
  163. “Tâhir (arınmış olmayan) dokunmasın” ifadesi beden değil bilincin şirkten arınmasını anlatır. Zıddı olan “necaset”, şirk olarak tanımlanır Kurân’da.
  164. “Kolaylaştırın zorlaştırmayın”; hükmü Rasûlullâh’ındır. “SEVDİRİN, NEFRET ETTİRMEYİN” de! Diyanet, Rasûlullâh devrindeki uygulamayı açıklasa…
  165. Sahurda ölçü, hadise göre siyah iplikle beyazı ayırt edebilecek aydınlığa kadar yenir. O devirde saat yoktu, her şey göz kararı idi.
  166. Dini zorlaştırmayalım aşırı kuralcı olmayalım. Üçbeş dakikalık erken iftar, orucu iptal etmez. Sahur aydınlığa kadardır.
  167. Siz de bitpazarından, antikacılar çarşısından evini döşeyenlerden misiniz?
  168. Suyun altına girmek abdest ise, tüm dünya abdestli geziyor!!! Hangi düşünceyle suyu değerlendirmek abdest oluyor? Abdestte ne düşünülmeli?
  169. Kurân’da Bakara 187’ye göre gerçek imsak vakti; şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, içindir. Bu saate kadar yenip içilebilir.
  170. İmsak hakkındaki gerçeği ve Diyanet’in, Rasûlullâh a.s. uygulamasına uymadığını, 2002 yılında yazmıştık. Bugün değil.
  171. Halkının sağlığını düşünen ABD, satılan hazır gıdaların %37sinde kullanılan TRANSFAT’i yasakladı. Türkiye’de halkı düşünen hükümet var mı?
  172. Beynin işlevini daha nasıl anlatsın Kur’ân-ı Kerîm? “Kesinkes ben, Rabbim ve Rabbiniz olan Allâh’a tevekkül (hakikatimdeki El Vekiyl isminin gereğini yerine getireceğine iman) ettim… Hareket eden hiçbir canlı yoktur ki onun ‘Bi’nasiyesinde (alnında-beyninde var olarak/beyninden) tutmuş olmasın (Fâtır’ın beyni programlaması) … Muhakkak ki benim Rabbim sırat-ı müstakim üzeredir.” (11:56) Hâlâ mı düşünmeyecek misiniz?
  173. Bir ötedeki tanrının postacı elçisi anlamına peygamber denebilir; ama ismi ALLÂH olanın ancak RASÛLÜ ve NEBİSİ olabilir.
  174. Hiçbir sahabe ve tâbileri Kurân’dakini değiştirip, ‘ey peygamber’ demedi! O tanımı bildikleri hâlde!
  175. Öncesindeki peygamberlik kavramını bitiren Kur’ân, Rasûlullâh ve Nebiyullah dedi işleve…
  176. İnsan, Allâh’ın RAHİYM esmâsıyla yaratılmıştır, merhametlidir. İnsanların uğradıkları felaketten sevinenler, felaketi kendilerine davet ederler.
  177. Çevresel tepkilere rağmen dilin, elin, ayağın hedefinden sapmıyorsa İNANÇLIYIM diyebilirsin. İNANÇ, eziklik kabul etmez, YÜREK İŞİDİR!
  178. İlmim Allâh’a ait, dilediği kadarıyla; bedenimse toprağa! Bunlardan başkası da HİÇ!
  179. Ramazanda Kurân’da bildirilen, “ALLÂH” ismiyle işaret edileni öğrenin ve anlamaya çalışın.
  180. Beynin çalışma sistemini bilmeyenin “Ben kendimi tanıdım” sözü hayal ve kendini tatminden öteye gitmez. İşi mecazdır!
  181. İslâm dinindeki, Kurân’daki bilgilerin pek çoğunun bilimsel açıklaması vardır. İş ki araştırın. Din, gerçeklik temellidir.
  182. İslâm’ı kendisi araştırmayıp, müslümanlığa bakarak dini yargılayanların geleceği hüsran olacaktır.
  183. İçinde yaşadığın evrensel sistemi, beynin oluşma ve çalışma sistemini, bu ikisi arasındaki gerçekliği bize fark ettirmek içindir DİN!
  184. Bilgisayarların dünyada neler yapabileceğini düşünün veya hayal edin. Sonra da onu yaratan beyinin şu anda neler yaptığını düşünmeye çalışın.
  185. Bilgisayar kullanmak demek, yaşam amaç ve hedeflerine dönük programları oluşturmak ve onları kullanmak demektir. Pc’de nette gezmek değil!
  186. Tüm toplumsal manipulasyonların gerisinde bilgisayarlar vardır. Bilimsel gelişmelerin de! Bilgisayar kullanımını bilmeyenler işçi olacaktır.
  187. Beyin bilgisayarı yarattı ki, bilgisayardan kendisindeki kapasiteyi bir ölçüde anlasınlar. Bugün toplumları yöneten cihaz, bilgisayardır.
  188. Dünkü ben değilim bugün ben, yarınsa belki hiç olmayacağım; sadece bir anı! Hayırla andırabilsem, şimdiki ihtiyarı!
  189. Ne alabilirim”le insansı dâhil bütün mahlûkat yaşar; “ne verebilirim”le yaşamak sadece “insan”a mahsustur.
  190. İblis, cindir ve şeytaniyet vasfıyla yaşadığı için şeytan denmiştir. Şeytaniyeti uygulayan insanlara da “şeytan” denerek bu vasfa işaret edilir.
  191. Şeytaniyet vasfı vardır, şeytan yoktur. Bunu açığa çıkaran cin veya insana, vasfa atfen “şeytan” denir.
  192. Anlattığımız her bilimsel konunun temelini ve orijinal kaynaklarını araştırın.
  193. Kur’ân ve hakkında “hevasından konuşmaz” âyeti olan Rasûlü bırakıp, fetvacılara tâbi olanların sonu hüsran olacaktır. Mazeretleri geçersizdir.
  194. Günümüzde insanlığı esir alıp yöneten beyinlere kumanda eden, internet ağıdır. Sorgulamasız araştırmasız bilgi kabulü, Deccala tâbiyettir!
  195. “SEM”nın anlamı nedir? Neyin sembolüdür? Semâyı halife insan hissederek yaşar.
  196. Sevgisiz kalp yeryüzündeki çok mahlûkattan aşağıdır, zeki bile olsa! Sevginin alâmeti, sevdiğine hep bir şeyler vermek istemendir karşılıksız.
  197. Sevme ve sevilme üst beyine, seks ve sevişme ikinci beyine (gut brain) ait özelliktir. Sevgi, dünyandaki cennet nimeti; nefret, cehennem ateşidir.
  198. “Robot” kelimesi, nesneye mi kavrama mı işaret eder? Otomasyon bir sistemi ve bu sistem dışına çıkamayan birimleri seyretmiyor muyuz?
  199. Hiç kimse; bilgi girdisi, bilgi tabanı prosesi ve sonucunun otonom açığa çıkışı sisteminin dışında değildir. İnsan robot değildir(!) Öyle mi?
  200. Bilginin otomasyon işleyişi ve sonucunu otomatik açığa çıkarışı, varlığın işletme sistemidir. Neden, deme; sistemi oku!