Derviş

  • Bilinç, kendinin beden olmayıp, bedenden sonra da yaşamı devam edecek madde ötesi bir varlık olduğunu farkettiği zaman; gerek kendi özünü, hakikatını tanıma yolundan alıkoyan davranışları, günahları, gerekse de düşünceleri dolayısıyla pişmanlıklar içine girer; yani arapçasıyla kendisine “levm” eder… Bu yüzden de “levvame nefs” adını alır… Bu anlayış içinde olan kişiye, abid, zahid, derviş gibi isimler verilir…
  • Dervişler, “aşk” peşinde koşar; kemâl ehli ise “haşyet”i yaşar!
  • Levvame nefs“, yani nefs mertebelerinin ikincisindeki İMAN, taklit yolludur ki; bu düzeydeki kişiyi, cinler,kendisine zarar verecek fiillere sürüklemek; ve “ALLAH”ı kimi işlere karışıp kimi işlere karışmayan bir gök tanrısı gibi kabul ettirmek yoluyla saptırmaya çalışırlar…

    Âbid ya da zâhid, veya derviş diye isimlenen bu düzeydekiler için akla hayâle gelmeyecek oyunları vardır cinlerin; ki bunlar saymakla bitmez.. Bu konuyla ilgili eserlerde bu oyunlar sıralanmıştır…
  • Marifet devresi olan “Mülhime” bilincindeki ârifte, bu idrâktan sonra “tarikat” kavramı kalmaz!. “Şeyh” kavramı kalmaz!..

    Eğer hâlâ o kişide bu kavramlar varsa, o zaten “mârifet“e ermemiş, “ârif” olmamış; çokluk kavramından geçip “TEK”lik müşahedesine ulaşamamış; benlik kavgası içinde, menfaatleri uğrunda savaş verip, tasavvufun da hoş sohbetleriyle vaktini değerlendiren “dervişân” sınıfındandır!
  • Bir şeyhin sözümona yüzbin dervişi vardır; ama bir tane bile, gerçek anlamıyla bağlısı, yani Allah`a ermeyi kesin kafasına koymuş ve bunun için her şeyi göze almış dervişi yoktur!.
  • Gerçek derviş, geçici dünya menfaatini şeyhinden sormaz!. Sorarsa, o daha derviş olmamıştır!. Çünkü tasavvufa girmenin amacı dünya çıkarları ya da siyaseti değildir!.. Zira Şeyhe teslimiyetin tek bir amacı vardır, o da Allah`a ermek!.
  • Yaşadığımız devirde artık tarîkat olayı bitmiş; gerçek anlamıyla şeyh-derviş ilişkisi son bulmuş; yetiştirici ve yetişecek ikilisi ortadan kalkmıştır!..

Kavram hakkında henüz bir not alınılmadı.

Adl

Anlamı EL ADL… Ulûhiyetinin sonucu olarak açığa çıkardığı her Esmâ özelliğinin yaratış amacına göre hakkını veren. Haksızlık etmekten, zulüm etmekten münezzeh olan! Adl, bazen halk arasında cezalandırma hâli ya da mahalli, bazen

Oku »

Açık Şirk

Anlamı  İnsanın, gökte veya yerde bir dış tanrı kabulü açık “şirk”;“Allah” yanı sıra, O`ndan ayrı (benliği dâhil) bir güç kuvvet sahibi varlık kabulü de gizli “şirk” olarak tanımlanmaktadır. Önce şu üç hükmü

Oku »

Kalb

Anlamı “Kalb” kelimesi tasavvufta ŞUUR anlamındadır… “Kalb sahipleri” denince, yüksek bilinç sahibi kişiler kastedilir… Allah`a iman etmiş kişinin bilinci tüm yaratılmışlara Allah bakışıyla bakar… Kalp, şuûrdur. Bazı âyetlerde, kalp göğüste

Oku »