RUH İNSAN CİN

Ahmed Hulûsi

Daha önce de belirtmiş olduğum gibi, cinlerin ömürleri, insanların ortalama ömür süreleri olan 70 senenin yaklaşık 10 ila 13 katı, yani 700 ile 1000 sene arasında değişmektedir…

Ancak bazı cinlerin ömürlerinin 1400 seneye yakın bir zamanı kapladığı da bu sahada ihtisas sahibi olan kişilerce belirtilmektedir.

Onların ömürlerinin bu kadar uzun olması, yaşam şartlarının bizden başka bir şekilde olmasına, hızlarının insanınkinden çok çok yüksek olmasına bağlı bulunmaktadır…

Bunu imkânımız ve müspet ilmin gelişmeleri nispetinde açıklamaya çalışalım…

Bugün fizikte “öz zamanın kısalması” denilen son derece şaşırtıcı bir durum, tüm günümüz ileri bilim çevrelerince kabul edilmiş durumdadır..

Bu olayı basit bir şekilde anlatmak gerekirse; “hız yükseldikçe, zaman yavaşlar… Hız, belirli bir noktaya ulaştığında ise zaman durur” şeklinde özetleyebiliriz…

Bunun açıklamasını ünlü fizikçi Paul Langevin şöyle yapmıştır:

Bir taşıtın yeryüzünden, içindeki insanla birlikte, ışık hızının yirmi binde biri kadar bir hızla ayrıldığını düşünün… Bu taşıt ve içindeki insan, taşıt içindeki kendi zamanı ile tam bir yıl süreyle Dünya’dan uzaklaşıyor… Bir senenin sonunda ise çark ediyor ve Dünya’ya geri gelmeye başlıyor…

Ve sonuçta Dünya’ya geri döndüğü zaman kendi öz zamanına göre iki sene geçmiş iken, Dünya’nın tam iki yüz yıl ihtiyarlamış olduğunu, Dünya üzerinde üç neslin değişmiş bulunduğunu görüyor…

İşte bu durum onun çok yüksek hızda yaşamış olmasından ileri gelmektedir…

Evet, cinler ise yapıları, madde kaydıyla kayıtlı olmamaları dolayısıyla sürekli olarak yüksek hız içinde yaşamaktadırlar

İşte bu hızları dolayısıyla da, onlar, bizim 70 yıllık ömrümüz kadar bir zamanı kendi öz zamanları içinde yaşadıkları zaman; bu süre bizim hızımıza bağlı zaman boyutu itibarıyla 700 sene civarına ulaşmaktadır…

Buna göre, boyutumuzun zaman ölçüsü ve hızına göre insanın ortalama 70 yıl yaşadığını ve cinin ömrünün de bize göre 700 sene civarında olduğunu kabul edersek, çok basit bir hesapla, hızlarının içinde yaşadıkları boyutta bize göre en az on misli daha fazla olduğunu fark ederiz…

Bilmem bu şekilde cinlerin insanlara göre neden çok daha uzun ömürlü olduklarının sebebini izah edebildim mi?..

Bize göre ömürleri bin sene olan fakat kendi öz zamanları itibarıyla da gene yetmiş sene yaşamakta olan “Cin” adıyla tanımlanan varlıklar mevcut olduğu gibi…

Maddenin atom çekirdekleri içinde gerçek enerji alış-veriş etkenleri olan (ve dışta da kendi kendine parçalanarak “u” mezonlarını meydana getiren) “pi” mezonları da İKİ MİLYARDA BİR SANİYELİK ömre sahiptirler!!!

Kozmik ışınımlarda ortaya çıkan “u” mezonları ise yer atmosferinde çoğu defa birkaç kilometre ve bazen de on kilometreden fazla yol alırlar ve dönüşürler… Ya da bizim tâbirimizle ölürler…

İşte bu yukarıda çok basite indirgeyerek açıkladığımız bilimsel gelişmeler kamuoyuna açıklandıktan sonra Amerika’da sinema dünyası, bunu hemen perdeye aktarmış ve yukarıda anlattığımız “LANGEVİN GEZMENİ”diye bilim dünyasında bilinen bilimsel buluşa dayalı olarak bundan bir süre önce sinemalarda seyrettiğimiz “Maymunlar Cehennemi” ile “Maymunlar Cehennemine Dönüş” adlı filmleri çevirmişlerdir… Daha sonra da aynı esasa dayalı olarak pek çok senaryoya bağlı filmler çorap söküğü gibi birbirini takip etmiştir…

Şimdi de cinlerden Kur’ân-ı Kerîm’de ne şekilde bahsedildiğini; bu âyetlerin yorumlarını; Hz. Rasûlullâh ile cinler arasında geçen olayları ve nihayet çeşitli dinî kaynaklardaki “Cin” konusundaki önde gelen görüşleri inceleyelim…