DUA VE ZİKİR

Ahmed Hulûsi

SUBHANEKE

سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ وَتَبَارَكَ اسْمُكَ وَتَعالَى جَدُّكَ  (وَجَلَّ ثَنَآؤُكَ) وَلآَ إِلٰهَ غَيْرُكَ

 “Subhanekellâhümme ve Bi-Hamdike ve tebârekesmüke ve teâlâ ceddüke (ve celle senâuke) ve lâ ilâhe ğayrüke.”

Anlamı:

Allâh’ım! Hamdinle Subhansın!.. Senin ismin mübarektir!.. Senin şânın âlidir!.. (Senin senân -ihsa edilemez- yücedir!..) Senin gayrın ULÛHİYET sahibi de yoktur.

ET-TEHİYYÂTÜ

أَلتَّحِيَّاتُ ِللهِ وَالصَّلَوَاتُ وَالطَّيِّبَاتُ؛ أَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ أَيُّهَا النَّبِىُّ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ؛ أَلسَّلاَمُ عَلَيْنَا وَعَلَى عِبَادِ اللهِ الصَّالِحِينَ؛ أَشْهَدُ أَنْ لآَ إِلٰهَ إِلَّا اللهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ

“Ettehıyyatu lillâhi vassalevâtu vattayyibâtu, esSelâmu aleyke eyyuhennebiyyu ve rahmetullâhi ve berakâtuhu, esSelâmu aleynâ ve a’la i’badillahissalihiyn, eşhedu en lâ ilâhe illAllâhu, ve eşhedu enne Muhammeden abduhû ve Rasûluhu.”

Anlamı:

Bütün tâzimler, dua ve talepler ile en temiz ibadetler Allâh için olup, O’nun ULÛHİYET hükmüncedir. Ey Nebi! Selâm, Allâh’ın Rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun!.. Selâm, bizim ve Allâh’ın sâlih kullarının üzerine de olsun!.. Şahidim ki: Tanrı yoktur, sadece ALLÂH vardır!.. Ve yine şahidim ki: Hz. MUHAMMED O’nun kulu ve Rasûlüdür!..

SALÂVATLAR (SALLİ – BARİK)

أَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَ عَلَىاٰلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَىاٰلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

أَللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَ عَلَىاٰلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَىاٰلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

 “Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ salleyte alâ İbrahime ve alâ âli İbrahim, inneke Hamiydun Meciyd.

Allâhümme barik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ barekte alâ İbrahime ve alâ âli İbrahim, inneke Hamiydun Meciyd.”

Anlamı:

Allâh’ım! İbrahim’e ve Âl-u İbrahim’e salât ettiğin gibi, Muhammed’e ve Âl-u Muhammed’e de salât et!.. Muhakkak ki sen, Hamiyd ve Meciydsin…

Allâh’ım! İbrahim’i ve Âl-u İbrahim’i mübarek kıldığın gibi, Muhammed’i ve Âl-u Muhammed’i de mübarek kıl!.. Muhakkak ki sen, Hamiyd ve Meciydsin…

 ‘ASR SÛRESİ

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
وَالْعَصْرِ {1} إِنَّ الْإِنْسَانَ لَفِي خُسْرٍ {2} إِلَّا الَّذِينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ {3

“Eûzü Billâhi mineş şeytânir raciym”

“B”ismillâhir Rahmânir Rahıym

(1) Vel ‘asri; (2) İnnel İnsâne le fiy husrin; (3) İllelleziyne âmenû ve amilus sâlihâti ve tevâsav bil Hakkı ve tevâsav Bis Sabr.

Anlamı:

1. Yemin ederim O Asra (içinde akıp giden insan ömrüne) ki,

2. Muhakkak ki insan, hüsran içindedir!

3. Ancak (hakikatlerine) iman edip imanın gereğini uygulayanlar, birbirlerine Hak olarak tavsiye edenler ve birbirlerine Sabrı tavsiye edenler hariç!

FİYL SÛRESİ 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصْحَابِ الْفِيلِ {1} أَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ فِي تَضْلِيلٍ {2

وَأَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْرًا أَبَابِيلَ {3} تَرْمِيهِمْ بِحِجَارَةٍ مِنْ سِجِّيلٍ {4} فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَأْكُولٍ {5

“Eûzü Billâhi mineş şeytânir raciym”

“B”ismillâhir Rahmânir Rahıym

(1) Elem tera keyfe fe’ale Rabbüke Bi ashâbil fiyl; (2) Elem yec’al keydehüm fiy tadliyl; (3) Ve ersele aleyhim tayren ebâbiyl; (4) Termiyhim Bi hıcâretin min sicciyl; (5) Fece’alehüm ke’asfin me’kûl.

Anlamı:

1. Görmedin mi Rabbin nasıl yaptı, ashab-ı fil’e?

2. Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?

3. İrsâl etti üzerlerine tayrân ebabil’i (Ebabil kuşları).

4. Atıyorlardı onlara, kurumuş çamurdan taşlarını.

5. Nihayet onları yenmiş ekin yaprağı gibi kıldı.

KUREYŞ SÛRESİ

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
لِإِيلَافِ قُرَيْشٍ {1} إِيلَافِهِمْ رِحْلَةَ الشِّتَٓاءِ وَالصَّيْفِ {2} فَلْيَعْبُدُوا رَبَّ هٰذَا الْبَيْتِ {3} أَلَّذِي أَطْعَمَهُم مِنْ جُوعٍ وَاٰمَنَهُم مِنْ خَوْفٍ {4

“Eûzü Billâhi mineş şeytânir raciym”

“B”ismillâhir Rahmânir Rahıym

(1) Li iylâfi Kureyşin; (2) İylâfihim rıhleteş şitâi vas sayf; (3) Felya’budû Rabbe hâzelBeyt; (4) Elleziy at’amehüm min cû’ın ve âmenehüm min havf.

Anlamı:

1. Kureyş’in ülfet ve hürmete mazhariyeti için,

2. Kış ve yaz seferinde rahat ve ülfetleri için.

3. Bu Beyt’in Rabbine (tevhid ehli olarak) kulluk etsinler!

4. O ki, onları açlıktan doyurdu ve korkudan emin etti.

MÂÛN SÛRESİ

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
أَرَأَيْتَ الَّذِي يُكَذِّبُ بِالدِّينِ {1} فَذٰلِكَ الَّذِي يَدُعُّ الْيَتِيمَ {2} وَلَا يَحُضُّ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ {3} فَوَيْلٌ لِلْمُصَلِّينَ {4} أَلَّذِينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ {5} أَلَّذِينَ هُمْ يُرَاؤُونَ {6} وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ {7

“Eûzü Billâhi mineş şeytânir raciym”

“B”ismillâhir Rahmânir Rahıym

(1) Eraeytelleziy yükezzibü Bid diyn; (2) Fezâlikelleziy yeduul yetiym; (3) Ve lâ yehuddu ‘alâ ta’âmil miskiyn; (4) Feveylün lil musalliyn; (5) Elleziyne hüm ‘an Salâtihim sâhûn; (6) Elleziyne hüm yurâun; (7) Ve yemne’ûnel mâ’ûn.

Anlamı:

1. Gördün mü dinini (Sünnetullâh’ı) yalanlayan şu kimseyi?

2. İşte o, yetimi azarlayıp iter-kakar,

3. Yoksulları doyurmaya teşvik etmez (cimri, bencil)!

4. Vay hâline o (âdet diye) namaz kılanlara ki;

5.Onlar, (iman edenin mi’râcı olan) salâtlarından (okunanların mânâsını yaşamaktan) kozalıdırlar(gâfildirler)!

6. Onlar gösteriş yapanların ta kendileridirler!

7. Hayrı da engellerler!

KEVSER SÛRESİ 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
إِنَّٓا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ {1} فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ {2} إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْأَبْتَرُ {3

“Eûzü Billâhi mineş şeytânir raciym”

“B”ismillâhir Rahmânir Rahıym

(1) İnnâ a’taynâkel Kevser; (2) Fe salli li Rabbike venhar; (3) İnne şânieke hüvel’ebter.

Anlamı:

1. Muhakkak ki biz verdik sana O Kevser’i!

2. O hâlde Rabbin için salâtı yaşa ve kurbanı (benlik) kes!

3. Muhakkak ki sana hıncı olan var ya, asıl odur ebter (soyu kesik)!

 

KÂFİRÛN SÛRESİ

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ {1} لَا أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ {2} وَلَا أَنْتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ {3
وَلَا أَنَا عَابِدٌ مَا عَبَدْتُمْ {4} وَلَا أَنْتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ {5} لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِيَ دِينِ {6

“Eûzü Billâhi mineş şeytânir raciym”

“B”ismillâhir Rahmânir Rahıym

(1) Kul yâ eyyühel kâfirûn; (2) Lâ a’budu mâ ta’budûn; (3) Ve lâ entüm ‘âbidûne mâ a’bud; (4) Ve lâ ene ‘abidün mâ ‘abedtüm; (5) Ve lâ entüm ’âbidûne mâ a’bud; (6) Leküm diynüküm ve liye diyn.

Anlamı:

1. De ki: “Ey hakikat bilgisini inkâr edenler!”

2. “Sizin tapındığınıza (Nefsi emmârenize – bağırsak beyninize) ben tapınmam!”

3. “Siz de benim ibadet ettiğime abidler (ibadet eden kullar) değilsiniz.”

4. “Sizin tapındıklarınıza ben abid (ibadet eden kul) değilim.”

5. “Siz de benim kulluk ettiğime abidler (kullar) değilsiniz.”

6. “Sizin din (anlayışınız) size, benim din (anlayışım) banadır!”

NASR SÛRESİ 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
إِذَا جَٓاءَ نَصْرُ اللهِ وَالْفَتْحُ {1} وَرَأَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ فِي دِينِ اللهِ أَفْوَاجًا {2} فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُ إِنَّهُ كَانَ تَوَّابًا {3

“Eûzü Billâhi mineş şeytânir raciym”

“B”ismillâhir Rahmânir Rahıym

(1) İzâ câe nasrullahi velfeth; (2) Ve raeytenNâse yedhulûne fiy diynillâhi efvâcâ; (3) Fesebbıh BiHamdi Rabbike vestağfirHU, inneHU kâne Tevvâbâ.

Anlamı:

1. Nasrullâh (Allâh nusreti) ve el Feth (mutlak açıklık-şuur bakışı) geldiğinde,

2. İnsanları öbek öbek Allâh’ın dinine girer (Allâh sistemine uyar) hâlde gördüğünde,

3. Rabbinin Hamdi olarak tespih et ve O’ndan mağfiret dile! Muhakkak ki O, Tevvab’dır.

 

TEBBET SÛRESİ

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
تَبَّتْ يَدَٓا أَبِي لَهَبٍ وَتَبَّ {1} مَا أَغْنَى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَ {2
سَيَصْلَى نَارًا ذَاتَ لَهَبٍ {3} وَامْرَأَتُهُ حَمَّالَةَ الْحَطَبِ {4}  فِي جِيدِهَا حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍ {5

“Eûzü Billâhi mineş şeytânir raciym”

“B”ismillâhir Rahmânir Rahıym

(1) Tebbet yedâ ebiy lehebin ve tebbe; (2) Ma ağnâ ‘anhü maluhû ve mâ keseb; (3) Seyaslâ nâren zâte leheb; (4) Vemraetüh * hammâletel hatab; (5) Fiy ciydiha hablün min mesed.

Anlamı:

1. Ebu Leheb’in elleri kurusun… Kurudu da!

2. Ne zenginliği ve ne de kazandığı ona fayda vermedi!

3. Alevli bir ateşe maruz kalacaktır (o)!

4. Onun karısı da… Odun hamalı olarak!

5. Boynunda hurma lifinden bir ip olduğu hâlde!

İHLÂS SÛRESİ

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
قُلْ هُوَ اللهُ أَحَدٌ {1} أَللهُ الصَّمَدُ {2} لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ {3} وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ {4

“Eûzü Billâhi mineş şeytânir raciym”

“B”ismillâhir Rahmânir Rahıym

(1) Kul HUvAllâhu Ehad; (2) Allâhus Samed; (3) Lem yelid ve lem yûled; (4) Ve lem yekün leHÛ küfüven ehad.

Anlamı:

1. De ki: “HÛ Allâh AHAD’dır! (son-sınır kavramsız TEK’tir)

2. “Allâh SAMED’dir (Som, kendisine bir şey eklenmesi, genişlemesi ya da kendisinden bir şey açığa çıkması söz konusu olmayan);”

3. “Doğurmamış ve doğurulmamıştır; (kendisinden varolmuş, meydana gelmiş, ikinci bir yapı yoktur ve kendisini var eden de yoktur)

4. “O’na hiçbir küfuv (denk) olmadı! (hiçbir düşünülen O’na denk özellikler açığa çıkaramaz)