ALLÂH`A “TANRI” DENİR Mİ?

Ahmed Hulûsi

Bu konuda ilmi olmayıp, kulaktan dolma asılsız verilerle “Din” hakkında hüküm veren bilgisizler topluluğu, her iki sözcüğün de aynı anlama geldiğini sanıp, akılları sıra biraz da sanki milliyetçilikle ilgili sanarak, “ALLÂH” ismi yerine “Tanrı” sözcüğünü kullanmaktadırlar…

Oysa, dünkü yazımızda “Tanrı” sözcüğünün işaret ettiği kavram ile ALLÂH isminin işaret ettiği anlamın, birbirinden tamamıyla ayrı mânâlara işaret ettiğini anlatmaya çalışmıştım. Mânâları birbirinden tamamıyla ayrı iki sözcük!

Bu konuya Türkiye’de yaşamış çok değerli bir Kur’ân tefsircisinin satırlarıyla açıklık getirelim… 1940’larda yazılmış en kapsamlı ve detaylı Kur’ân tefsiri olan Elmalılı Hamdi Yazır’ın Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından bastırılmış “Hak Dini Kur’ân Dili” isimli eserinde bakın bu konuda ne deniyor:

Gerek ismi özel olsun gerek ismi genel, “ALLÂH” ismi celâli ile, yine “ALLÂH”tan maâda hiçbir mâbud anılmamıştır…

Mesela “TANRI”, “HÜDA” isimleri, “ALLÂH” gibi özel isim değidir! “İLÂH”, “RAB”, “MÂBUD” gibi genel mânâ ifade eden kelimelerdir…

Arapça’da “İLÂH”ın çoğuluna “ÂLİHE”; “RAB”bın çoğuluna “ERBAB” denildiği gibi; Farsça’da da “HÜDA”nın çoğuluna “HÜDÂYAN” ve lisanımızda dahi TANRILAR, MÂBUDLAR, İLÂHLAR, RABLAR denmiştir; çünkü bunlar haklıya ve haksıza ıtlak edilmiştir…

Hâlbuki hiç “ALLÂH”LAR denilmemiştir ve denemez!

Böyle bir tâbir işitirsek, söyleyenin cehline veya gafletine hamlederiz!

“TANRI” adı böyle değildir; mâbud, ilâh gibidir… Bâtıl mâbudlara dahi “TANRI” ismi verilir… Müşrikler birçok tanrılara taparlardı. Filanların tanrıları şöyle, falanların tanrıları şöyledir denilir…

Demek ki, “TANRI” genel ismi, “ALLÂH” ismi özelinin eş anlamlısı değildir, en genel bir tâbirdir…

Binâenaleyh, “ALLÂH” ismi, “TANRI” adı ile tercüme olunamaz! (Elmalılı Hamdi Tefsiri -orijinali-, 1.Cilt, 24-25.Sayfa)

Türkiye’deki en değerli Kur’ân tefsirini yazan kişiye göre, yukarıda okuduğunuz üzere, “ALLÂH”a kesinlikle “tanrı” denemez!

Burada ayrıca şu çok önemli farklara dikkat etmeliyiz…

“Tanrı” kelimesi, sıfatları anlatan genel bir kelimedir; “ALLÂH” ise kendisinden gayrı hiçbir şeyin mutlak vücudu olmayan Tek Zât’ın ismidir!

Yani olay, yalnızca kelime, telaffuz olayı değildir! Kelimeler, isimler arasındaki son derece büyük anlam farkıdır!

“Tanrı” ve “tanrılık” kavramına dayalı din anlayışı bâtıldır!

“Allâh” isminin işaret ettiği anlama dayalı, yürürlükte olan “İSLÂM DİNİ”dir!

“Lâ ilâhe illâllâh” cümlesinin anlamı “tanrı yoktur sadece ALLÂH vardır” şeklindedir. Ve iyi bir müslüman olmak için, önce bu farkı çok iyi anlamalıyız!

Zira, “tanrı” kelimesinin anlamı ile sınırlarsak anlayışımızı, “Allâh” isminin işaret ettiği mânâdan mahrum kalırız; bu da sonunda, bizi “hilâfet” sırrından mahrum bırakır!

“Tanrı”, tapınılacak ötendeki bir varlıktır…

“ALLÂH” kulluk edilegelmekte olan özündeki Hakikat’tir!

“Tanrı”, korkulası umacıdır!

“ALLÂH” ise, ilim sahiplerinde, sonsuz-sınırsızlığın yanındaki hiçliklerini kavrayış nedeniyle oluşan “haşyet”in kaynağıdır!

“Tanrı”, yeterli olmayanların kendi kafalarında hayal edip varsandıkları ötelerindeki yönetici ve yargılayıcıdır!

“ALLÂH”, âlemleri kendi varlığından meydana getirmiş ve her zerresinde Esmâ’sıyla algılanır olmuş “TEK mutlak varlık”tır; hiçbir şekilde ortağı yoktur!

“Tanrı”, her devirde ve toplumda anlayış seviyesine göre sayısız özelliklerle bezenip süslenen; hayallerin karşılığının kendisinde olduğu varsayılan, beşer anlayışına göre şekillenen bir balondur!

“ALLÂH” ise “Ahad”, “Samed”, “Lem yelid ve lem yûled”dir!

İlâhlar öldü artık!

Tanrıysa can çekişmede…

HAYY ALLÂH!..

Diyor değerli Hâkim şâir Halûk Mahmutoğulları, bu gerçeğe işaretle…

Öyle ise, “ALLÂH ve DİN ADINA hükmetmek” kimin yetkisindedir?..