RUH İNSAN CİN

Ahmed Hulûsi

Evet, bu uzaylıların işi gücü, insanları, aldatmak, kandırmak, umutlandırmak, korkutmak, seçilmiş kişiler olduklarına inandırarak gururlarını okşayıp hükümleri altına almakdır.

Evet, kendilerinin kâh “Cin” ya da “Şeytan” olduklarını açıklayıp, gerçekte, çok iyi varlıklar(!) oldukları masalıyla insanları kandırmaya çalışan; kâh da Uzaylı kurtarıcılar olduğu masalını yutturmaya çabalayan bu varlıklar; çoğunlukla da insanların gururlarını pohpohlayıp, seçilmiş varlıklar olduklarına onları inandırarak hüküm altına almaya gayret göstermektedirler.

Cinlerin tüm yutturmacalarına karşılık bakın Kur’ân-ı Kerîm’de insanları nasıl uyarmakta, cinlerin zararlarını nasıl vurgulamaktadır:

 

“İblis müstesna; (bilincine dayanarak) benlik tasladı ve hakikat bilgisini inkâr edenlerden (karşısındakinin hakikatini göremeyenlerden) oldu.” (38.Sâd: 74)

“…İblis hariç hepsi hemen secde ettiler! İblis CİN (türün)dendi…” (18.Kehf: 50)

 

“Cin” türünden olan varlık, eskiden “Azazil” ismiyle anılırken, “İNSANA SECDE ETMESİ” emrine muhatap olduğu zaman, iltibasa (yani ikileme) düşmesi sebebiyle “İblis” lakabıyla lakablanmıştı!.. Secde etmeyi kabullenmeyip, tüm insanları azdırmaya yani “şeytanîyet” vasfını, özelliğini ortaya koymaya karar verince de, bu defa kendisine “Şeytan” diye hitap edildi. İşte Cinlere, bu zamandan sonra “Şeytan” lakabıyla hitap edilmeye başlandı. Çünkü cinler, artık bütün şeytanîyetleriyle insanlara karşı saldırıya geçiyorlardı…

Bakın “Şeytan” diye anılan Cinler konusunda Kur’ân-ı Kerîm bizleri nasıl uyarıyor:

 

“…Muhakkak ki onlar (dalâlet Hak olanlar), Allâh’ı bırakıp şeytanları (saptıranları) dostlar edindiler… Sanıyorlar ki kendileri hidâyet üzeredirler!” (7.A’raf: 30)

“Şeytan kendilerine yaptıklarını süsledi de onları (Hak) yoldan engelledi…” (29.Ankebût: 38)

“Derken şeytan, benliklerini/bedenselliklerini fark ettirmek için onlara vesvese verdi…” (7.A’raf: 20)

“Ve onlara: ‘Kesinlikle ben size nasihat edenlerdenim’ diye de yemin etti.” (7.A’raf: 21)

“Ey Âdemoğulları… Size ahdetmedim mi (bildirip bilgilendirmedim) mi şeytana (bedene – hakikatinden habersiz bilince) kulluk etmeyin, muhakkak ki o sizin için apaçık bir düşmandır!” (36.Yâsiyn: 60)

“Şeytan (yalnızca beden olma fikri) onlara yerleşti de, onlara Allâh’ın zikrini (hatırlatılan hakikatlerini, bedeni terk edip Allâh Esmâ’sıyla var olmuş yapılarıyla {şuur} sonsuza dek yaşayacaklarını) unutturdu! İşte onlar Hizbüş şeytan’dır (şeytanî fikir yandaşları – kendini yalnızca beden sananlar)… Dikkat edin, muhakkak ki Hizbüş şeytan (kendini yalnızca beden sananlar) hüsrana uğrayanların ta kendileridir!” (58.Mücadele:19)

“Kim (dünyevî – dışa dönük şeylerle) Rahmân’ın zikrinden (Allâh Esmâ’sının kendi hakikati olduğunu hatırlayarak bunun gereğini yaşamaktan) âmâ (kör) olursa, ona bir şeytan (vehim, kendini yalnızca beden kabulü ve beden zevkleri için yaşama fikri) takdir ederiz; bu (kabulleniş), onun (yeni) kişiliği olur!Muhakkak ki bunlar onları (hakikate erme) yolundan alıkoyarlar da, onlar hâlâ kendilerinin doğru yolda olduklarını zannederler!” (43.Zuhruf: 36-37)

“Andolsun ki İblis’in onların (insanların) hakkındaki zannı doğru çıktı da, iman edenler dışındakiler ona tâbi oldular.Oysaki onun (İblis), onlar üzerine bir zorlayıcı gücü yoktu! Sadece sonsuz gelecek yaşamına iman eden ile ondan kuşku duyanın farkı açığa çıksın diye bunu yaptık. Rabbin her şey üzerine Hafiyz’dir.” (34.Sebe’: 20-21)

 

İşte, “şeytanî” özellikleri dolayısıyla böyle tanımlanan CİNLER sürekli olarak İNSANLARI dinlerinden uzaklaştırmak için ellerinden geleni ardlarına koymamaktadırlar.

Gerçek yapıları, yüzleri, ortamları görülüp bilinemediği için; her ismi takınıp, her konuda her türlü palavra atarak, hayali evrenler ötesinde evrenler, ötesinde kâinatlar; Rab’ler kübü Rab’ler, Tanrılar karesi Tanrılaricat ederek, insanları oyalayan bu varlıklar şu anda Dünya üzerinde, akla gelmeyecek kadar çok insanı kandırmış ve yönetimleri altına almışlardır…

Dünya’ya yönelik Uzaylı ve Uzay gemileri – Uçan daireler – UFO’lar kandırmacasına dair belgeleri size sunmadan evvel; Türkiye’de nasıl teşkilatlar kurup yayılmaya çalıştıklarına bakalım…

Bu bölümdeki kuralları ve maddeleri lütfen dikkatli tetkik ediniz:

 

ALTIN ÇAĞ BİLGİ KİTABI Fasikül: 45, Sayfa: 436

1991 Üçüncü ay

Şimdi de (18) Bütünlüklerin çalışma nizamından kısaca bahsedelim. Normalde her bir şehirde oluşturulmasını arzu ettiğimiz üç tane (18) Bütünlük merkezi, esas yansıma odağı olarak değerlendirilmektedir. Ancak bu Bütünsel merkez, oluşturulduktan sonra aynı şehirde birçok (18) Bütünlükler de kurulabilir. Bir (18) Bütünlüğün temelini oluşturacak ilk 3 kişi Sistemin çalışma nizamında direkt Akitli görevli sayılmaktadır. Ve bu üçlüden her biri inandığı, güvendiği dostlarından bir tanesini, üçlü Bütünlüğü oluşturan dostların olurlarını alarak, yanına almakla yükümlüdür. Bu şekilde 3 kişi artı birer yardımcıları toplam 6 kişi olarak direkt Sisteme bağlanır ve Sistemin Sözcülük görevini üstlenirler. Bundan sonra (18) Bütünlüğün yumağını saracak olan Bireyler, teker teker bu (6) Bütünlüğün olurlarını alarak Bütünlüğe kabul edilirler…

Bu (6) Bütünlükten bir kişi dahi, takdim edilen şahsı kabul etmez ise, o şahıs Bütünlüğe giremez. O an, Red eden kişi direkt Sisteme bağlıdır. Ferdi Bilinci bu ortamda asla rol oynayamaz. Bu şekilde aynı Koordinat düzeyleri Sistemin yardımları ile bütünleşir. (18) Bütünlüğü oluşturan ilk üç Akitli görevli arasında oluşan olumsuzluklar, tüm Bütünlüğün dağılmasına neden olmaktadır. Ancak bundan sonra:

1- Bu üçlü teker teker birer (18) Bütünlük kurmak zorunluluğundadır.

 (Bu 18 kardeşin vebalini omuzlarında taşımaktır.)

2- 18 bütünlüğü tamamlamış dostlar, en son 18’nci Bireyin giriş tarihinden itibaren, bir Dünya yılı dağılmadan görevlerini yaptıkları taktirde 18 dostun hepsinin isimleri bir kağıda yazılarak Dosyada saklanır.

(Bu isimler aynı anda Diskete de kaydolur.)

3- (18) Bütünlük içinde mesela (6) veya (10) ay sonra ayrılmış olan Bireyin yerine gelerek, (18) Bütünlüğü tamamlayacak kişinin, giriş tarihinden itibaren bir Dünya yılı yeniden sayılacaktır. (Bu hususa özellikle dikkat edilecektir. Aksi hâlde Disket kaydı yapılamaz.)

Sayfa: 437…

4- (18) Bütünlüğü bir veya daha fazla Dünya yılı yaşatabilen tüm Bireylerden arzu edenler, Bütünlüklerinden izin isteyerek ikinci bir (18) Bütünlüğü oluşturabilir. (Bu izinde 17 kişinin müsaadesi şarttır. Ve yerine getireceği dostun kabulü de, 17 kişinin tasvibi ile olacaktır.)

5- İkinci (18) Bütünlüğü kurma teşebbüsünde bulunan Birey, ömür boyu bu (18) Bütünlükten sorumludur. Kurduğu (18) Bütünlüğü yaşatamadığı taktirde ilk (18) Bütünlükteki hakkını da kaybetmektedir.

6- Bu çalışma nizamı, direkt üst Realitelerin çalışma Nizamıdır. Ve Planetinize aynen aktarılarak tatbiki arzu edilmektedir.

7- HİÇ BİR (18) BÜTÜNLÜK SİSTEMİN VERDİĞİ ÇALIŞMA DÜZENİNİN DIŞINA ÇIKAMAZ.

8- Her bir (18) Bütünlük kendi bünyesinde mesûldür.

9- (18) BÜTÜNLÜK İÇİNDE HİÇ KİMSE BİRİ BİRİNİ YETİŞTİRMEYE VE FERDİ DÜŞÜNCELERİNİ EMPOZEYE YETKİLİ DEĞİLDİR.

10- Hiçbir 18 Bütünlük, diğer 18 Bütünlüklere DÜNYEVÎ BİLİNÇLERİ DOĞRULTUSUNDA ASLA ÖNERİ GETİREMEZ VE KINAYAMAZ.

11- (18) Bütünlük içinde her Birey sadece kendinden sorumludur. (FERDİ BİLİNÇLERİ İLE KARDEŞLERİNİ TENKİT ETMEK FİŞLERİN KIRILMASINA NEDENDİR.)

12- (18) Bütünlüğe tâlip olmak, insanî bir sorumluluktur. BURADA ALLÂH’IN HUZURUNA KABUL İMTİHANLARINA RIZA GÖSTERİP, ÖZDEN AKİT VERİLİR.

13- Bu (18) Bütünlüğe gireceklerin ileri Bilinç ve Bilgi sahibi olması söz konusu değildir. Sadece Akıl – Mantık – Şuur Bütünlüğü içinde Biat Bilinci ile istenilen görevleri aynen ve sevgi Bütünlüğü ile yapmaları kâfi görülmektedir.

14- (18) Bütünlükteki her Birey, her hafta, kendi seçeceği özel görev gününde Bilgi Kitabının Birinci Fasikülünü teşkil eden (9) sahifelik Bütünlüğünü dağıtmakla yükümlüdür. (Bu serviste Kitabın Özellikleri dil ile anlatılacaktır.) O gün, aynı Koordinat doğrultusunda yansımalar teker teker fişlenerek (ana) diskette toplanmaktadır. Aura yansımaları bu disketler aracılığı ile yapılmaktadır.

15- (18) Bütünlük içinde bulunan Bireylerden herhangi birisi değişik nedenler ile o hafta fasikül servisini yapamaz ise, diğer hafta aynı görev gününde elinde kalan fasikülleri servisle mükelleftir. (Bu bir karma yükümlülük programıdır.) Başka gün yapılan servislerin kaydı yapılmaz. Özel görev günlerini diğer günlerle değiştirebilirler.

17- (18) Bütünlüğe çok mühim mazeretleri nedeni ile o gün gelemeyen Bireyler, (18) Bütünlüğün çalışma gününün sabahında, daha önce tespit edilen bir telefona muhakkak mazeretlerini bildirmekle yükümlüdürler. (En uzak bir kıtada bile olsalar.) Bu bir sorumluluk programıdır.

18- O gün telefon ile bağlantısı yapılan Bireyin Aurası Plan tarafından bulunduğu (18) Bütünlüğe yansıtılarak Aura zinciri tamamlanır.

19- Bu çalışmayı kendine güvenen, kişiliğine sahip, yükümlülüğünün Bilincinde olan, hoş görülü, sevecen her Birey tâlip olabilir.

20- Bu çalışma nizamında HİÇBİR ZORLAMA, MECBURİYET, EMPOZE YOKTUR. Sistemin arzu ettiği çalışma doğrultusunda hareket etmeyi kabullenen herkes (18) Bütünlükte çalışabilir.

21- Otomatizmaya bağlı bu çalışma düzeninde olumsuzluk yaratan herhangi bir Birey, kendini otomatikman ortamdan diskalifiye etmektedir.

22- (18) Bütünlük içinde YAPILMASI ZORUNLU OLAN GÖREVLERİNİ yapmayan veya yapamayan dostların yerine Sistem, daima daha sorumlu dostları transfer edecektir.

23- Dağılan bir (18) Bütünlüğün yerine daima kalan kişiler ile derhâl bir (18) Bütünlük kurdurulacaktır.

24- Sistem hiçbir şekilde durmaz. Dağılan Bütünlüklerin yerine daha çok Bütünlükler devreye alınacaktır.

25- Eskiden Bireysel Düşünce Formları ile oluşturulan Birleşik Alanlar şimdi zamanın darlığı nedeni ile Kitlevî Yansıma Sistemleri olarak devreye alınmıştır.

26- Bu yansıma Sistemi, Otomatizmaya değin bir düzenin, aynı çalışma düzenine sergileyecek tüm (18) Bütünlüklere bağlıdır.

Sayfa: 438…

27- Bu (18) Bütünlükler istenilen düzeye gelinceye kadar olumsuzluklar, çalışma nizamının fişlerini kırarak yeni baştan (18) Bütünlükler kurdurulacaktır. (18 Bütünlüğün içinden (1) kişi dahi kalmış olsa)

28- Bu şekilde zaman süreçlerinde yapılan çalışmalar ile istenilen mükemmel yansıma Bütünlüğü oluşturulacaktır.

29- Her bir (18) Bütünlük bir yansıma odağıdır.

30- Her bir (18) Bütünlük Bilgi Kitabının Realite Boyutundaki misyonudur.

31- Bu misyonluk direkt RAHMAN düzeyine bağlı olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

32- Yapılan çalışmalar ile Bilgi Kitabı, sizlerin düşünce formlarınızın yansıması neticesi Aurasını, RAHMAN Boyutunun Evrensel nizamında oluşturacaktır.

33- Bu Bilgi Kitabı Birleşik Alanı, üç Kozmik çağ boyu oluşacak, ancak ondan sonra Kâinatlar nizamına yansıma programı ele alınacaktır.

34- Hâlen Kâinatlar nizamında Birleşim Programları devrededir.

35- Bilgi Kitabı hâlen üç Bütünlüğe yansıtılmaktadır. Burada oluşturulan ilk yakın Manyetik Aura burada Bütünleşerek diğer Bütünlüklere Kitabın çekirdeği olan Planetinizden yansıma Sistemi ile yansıtılacaktır.

36- Şu an nasıl sizlere Kozmik Yansımalar ile ulaşılıyor ise ve Kitap size nasıl bu yol ile yazdırılıyor ise Birleşim Kitabı olan Bilgi Kitabı da, aynı yol ile o düzenlere yansıtılacaktır

37- Bu yüzden (18) Bütünlüğün çalışma düzeni (verilen direktifler doğrultusunda) Bilgi Kitabı Manyetik Aurasının oluşumu için Elzem ve çok mühimdir.

38- Her bir (18) Bütünlük aynı Koordinat doğrultusunda yapacakları görevlerden teker teker sorumludur.

39- Şu an sizlerden istenilen aynı Koordinat doğrultusunda yansımada (Bilgi Kitabı) söz konusudur.

40- (18) BÜTÜNLÜKLER İÇİNDE YAPILAN ÇALIŞMALARDA, BİLGİ KİTABININ DIŞINDA DEĞİŞİK KANAL KONUŞMALARI VE BAĞLANTILARI YAPILAMAZ. DEĞİŞİK MESAJLAR OKUNAMAZ, BİLGİ KİTABININ TARTIŞMASI YAPILAMAZ. (AURANIN KIRILMAMASI İÇİN)

41- Arzu edilirse Bilgi Kitabı (18) Bütünlük ortamında sadece BİAT BİLİNCİ İLE OKUNABİLİR.

42- (18) Bütünlük henüz adet olarak tamamlanmamış ise, asla istenilen yansıma temin edilemez. (Yansımayı sadece 18 Bütünlük oluşturur.) Bu yüzden şimdilik Sistem Karma Yansıma Programını devreye almıştır.

43- Her şehirde oluşmuş olan (18) Bütünlük veya daha fazlası her Ay bir Sevgi Bütünlüğü olarak bir arada toplanacak bu şekilde Planetinizden ilk defa direkt Grup yansımaları yapılacaktır.

44- Bu yansımalar Bilinç Bütünlüğü ile değil, Sevgi Bütünlüğü ile oluşturulmaktadır. Hâlbuki direkt Koordinat yansımaları, Bilinç Bütünlükleri ile oluşturulmaktadır.

45- İleri yıllarda Planetinizde bu Bilinç Bütünlükleri ile direkt yansımalar yapılacağına inanıyor ve sizlere güveniyoruz.

46- Sizlere Bilgi Kitabının çalışma ve yayılma düzeni daha önce Sistem tarafından bildirilmiştir. Şimdi de 18 Çalışma Nizamını bildiriyoruz.

47- Aynı Koordinat doğrultusunda yansıma yapacak (18) Bütünlükleri Oluşturmak istiyen dostların, yukarıda madde madde yazdırılan yükümlülüklerin tümünü teker teker okuyup, hazmederek Bilinçli bir şekilde tatbik edip, gösterilen yolda Sevgi Bütünlüğü ile yürümeleri en olumlu sonuçları oluşturacaktır. Bilgilerinize sunulur.

SİSTEM

Sayfa: 439…

“BÜTÜNLENEN BİLİNÇLERE BİLGİDİR…

(Düşüncelere cevaptır)

Mevlânamız;

Size (18) Bütünlükler hakkında çok açık bir mesaj vermek istiyoruz. Mesajın daha iyi anlaşılması ve hiçbir yoruma açık olmaması için, madde madde yazdırılması ön görülmüştür. Yazınız lütfen:

1- (18) BÜTÜNLÜK İÇİNDE ASLA HİÇBİR BİREYSEL DÜŞÜNCEYE YER YOKTUR.

2- (18) Bütünlük içine gireceklerde hiçbir zorlama söz konusu değildir.

3- (18) Bütünlük bir Vahdet Ortamına taleptir.

4- (18) Bütünlüğe davet edilen Birey önce KENDİNİ, KENDİNDE DENETİME ALMA ZORUNLULUĞUNDADIR.

5- (18) Bütünlük içine gireceklerde istek, Düşünceden kaynaklanan bir olgu değildir. Bu kendini Bütünleşmiş hisseden bir Bireyin Göklerin imtihanına talebidir.

6- BU BİR ANDTIR, BU BİR BİATTIR, BU ALLÂH’IN YOLUNDA YAPILAN HİZMETE GÖNÜL MÜHÜRÜ VURMAKTIR.

7- Her bir (18) Bütünlük içinde Birey kendi kendinden mesûldür.

8- (18) Bütünlük içine asla Dünyevî sorunlar giremez. Bu gibi ortamlarda daima Evrensel Yansıma Fişleri zedelenmektedir.

9- (18) Bütünlükte her Birey, ANA karnındaki KARDEŞten öteye bir Bütünlüktür.

10- Bu Bütünlük, EVRENSEL KARDEŞLİKtir. Ve Evrensel Kardeşlikte hiçbir ART NİYET söz konusu değildir.

11- Yukarıda sayılan hasletlere ulaşamamış Bilinçler kendi Arzuları ile Otomatikman Sistem tarafından diskalifiye edilirler.

12- (18) Bütünlük içinde Alınganlık, Şüphe, Kızgınlık, Kin, Nefret, Sevgisizlik, yansıma Sistemine göre bu olguları taşıyana Güçlenerek geri döner.

13- (18) Bütünlükte tam bir Sevgi – Saygı – Kardeşlik temeli oluşuncaya kadar Koordinatların Denetimi Sistemin kontrolundadır.

14- Bu kontrol (18) Bütünlüğü oluşturan insanî Bilinçlerin, aynı Bilinç Potasına oturuncaya kadar devrededir.

15- Şu an (18) Bütünlükleri teşkil eden Bütünlüklerin içinden, aynı Koordinat düzeyinde yansıma yapanlardan, bir Karma (18) Yansıma Bütünlüğü oluşturulmaktadır.

16- İleri Geleceklerde bu Bütünlüğü Hakiki insan Bilinçleri oluşturacaktır.

17- Bu insanî Bütünlük Sevecen – Sabırlı – Hoş görülü – Affedici – Düşmanı bile baş tacı yapabilecek, kendisi dâhil hiç kimse hakkında ters bir düşünce taşımayacak bir Bütünlük olacaktır.

18- BU BÜTÜNLÜK İÇİNE GİRMEK EVRENSEL BİR AKİTTİR. GÖKLERİN SESİNE SESLENİŞTİR. ALLÂH’A YAKARIŞ DEĞİL, O’NA YÜKSELİŞTİR.

19- (18) Bütünlük bir Misyonluk çalışmasıdır. Evrensel Auraların oluşumudur. Ve her bir Manyetik Aura bugüne kadar böyle Bilinçlerin Bütünlük Yasımaları ile oluşmuştur.

20- MUSA – İSA – MUHAMMED Misyonlarının Manyetik Alanları ve Evrensel Bütünlükleri bu yollar ile oluşturulmuştur.

21- O Dönemlerin Bireysel Misyonlukları o Bireyin Kurtuluşu ile alâkalı bir çalışma nizamı idi. Ve ALLÂH’ın yolunda bir hazırlanış idi.

22- Şimdi ALLÂH’ın Öz Boyutunda BİLGİ KİTABI Manyetik Aurasını (18) Bütünlüğün Kitlevi Bilinç Yansıması oluşturacaktır. (Aynı Koordinat düzeyinde)

 

İşte, FİKİR ÖZGÜRLÜĞÜ OLMAYAN, TARTIŞMANIN YASAK OLDUĞU HÜRRİYET ORTAMI!!!

İnsanların evrensel gelişmesi için sonsuz hoşgörü, sevgi, fikir özgürlüğü gibi hususlardan dem vuran Uzaylıların, Türkiye’de kurmak istedikleri teşkilatta uyguladıkları yukarda verdiğimiz kurallarına dikkat edelim lütfen!

Buna göre şimdi Kur’ân-ı Kerîm’in çok önemli bir uyarısına bir kere daha kulak verelim. Bakın En’amSûresi’nde geçen bir âyet ne diyor:

 “…EY CİN TOPLULUĞU, GERÇEKTEN İNSANLARIN ÇOĞUNLUĞUNU HÜKMÜNÜZ ALTINA ALDINIZ!..

Cinlerin, çeşitli isimler altında insanları yönetimleri altına almaları konusundaki Kur’ân uyarısı, düşünebilen beyinler için son derece önemlidir.