Ahsen-i Takvim

  • En güzel mânâ sûretiyle meydana getiriliş.
  • En güzel, en mükemmel bir yapıda halkedilmiş.
  • İnsanın “ahsen-i takvîm” yani en mükemmel yapıda oluşundan mânâ, onun, bütün ilâhî isimlerin mânâsını izhar edebilecek kâbiliyet ve istidatta halkolmasıdır. Bu yüzden insan,Allah`ın ilim ve iradesi istikametinde her kemâlatı izhar edebilecek şekilde hazırlanmıştır.
  • Halife olarak yaratılıp ölümsüz kılınan 
  • Adem`in “insan” ve bunun sonucunda da “halife” olarak, “Ahsen-i takvîm” yani en güzel mânâ sûretiyle meydana getirilişi sırasında; yeryüzü melekleri olayı o sırada yaşamakta olan “insansı“lara bağlayarak hayrete düşmüşler; ve “insansı“ların mevcut şartları içinde “halife” olacaklarını sanmışlar ve bu yüzden de kendilerinde bir hayret ve sual oluşmuştur.
  • Adem ile Havva`nın, Cennet`den Dünya`ya indirilmesi bir “mekânsal” indirilme olmayıp; içinde yaşadıkları “Ruhâni güçlerle” tahakkuk etme hâlinden, bedeni kayıtlar ve kısıtlamalar yaşamına geçmeleridir… “Ahsen-i Takvim“in, “Esfeli sâfiliyn“e indirilmeleri de denmektedir buna…
  • Ne güzel talep edilendir insan. Çünkü insan, tâlibin talebine yolaçacak bütün özelliklere ve güzelliklere sahip kılınarak ortaya çıkartılmış, “ahsen-i takvîm” yani en güzel, en mükemmel bir yapıda halkedilmiştir.

    İnsanın “ahsen-i takvîm” yani en mükemmel yapıda oluşundan mânâ, onun, bütün ilâhî isimlerin mânâsını izhar edebilecek kâbiliyet ve istidatta halkolmasıdır. Bu yüzden insan,Allah`ın ilim ve iradesi istikametinde her kemâlatı izhar edebilecek şekilde hazırlanmıştır.
  •  “İblis” ismiyle işaret edilen şeytanî vasıfla tanımlanan varlığın işlevi ise gerçekte ibret alınması gereken olaydır. İblis, hakikati itibarıyla bir Esmâ bileşimi yani melekî kuvve olmasına karşın, kendisinde “El Velî, El Mümin, El Hâdî” gibi bazı isimlerin özelliğinin yeterince açığa çıkmaması sebebiyle; bu isimlerin de açığa çıktığı karşısındaki “ahseni takvim” olan varlığın, derûnundaki bu özellikleri görememiş ve bu yüzden de, onu açıkta kendisine görünen yapısıyla değerlendirerek; onun Esmâ özelliklerince kendisinden üstün olmasını kabullenmemiştir. Yanı sıra, kendisinin Esmâ Hakikatinden var olduğu bilgisinden hareketle, karşısındakinin üstünlüğünü kabulün kendi hakikatini inkâr noktasına getireceğini zannetmiş; bu yüzden de secdeden kaçınmıştır. Çünkü kişi, kendisinde olmayan veriye sahip olanı asla değerlendiremez!

Kavram hakkında henüz bir not alınılmadı.

Âmâ – Hiçlik

Anlamı Bir an “var” olup, bir an sonra “yok” olan “çok boyutlu tek kare resim” dediğimiz esmâ tecellîsini düşünüp hissetmeye çalışın… Bir an “var”, sonra “yok”!.. İşte tam bu noktada durun! O “yok” oluş anında, hiçbir esmâ özelliği açığa çıkmamış “mutlak yokluk”hâli…

Oku »

Azab

“Azâb” deyince, ancak el yanması ya da diş-baş ağrısı bilen insanlara ben nasıl anlatabilirim ki, Allah`tan mahrum kalmanın azâbını?… Dünyada edindiğin yanlış değerler, yanlış şartlanmalar, yanlış kabuller, senin bu dünyada

Oku »

Bakâbillah

Anlamı Allah`ın, kendi isimlerinin mânâlarını seyretmeyi dilemesiyle, kendisinin ve tüm mevcûdat diye bildiğinin meydana geldiğini anladığı zaman, kişi otomatik olarak “FAKR” hâline düşer. Bu fakr hâli ise tasavvufta fenâfillah diye bilinen hâldir. Yokluğa yani “fakr”e

Oku »

Ahmed Hulûsi'nin Eserlerinin hiçbirinde telif hakkından kaynaklanan herhangi bir tür bedel talebi yoktur.

Ahmed Hulûsi’nin resmi web sitesi www.ahmedhulusi.org, Twitter hesabı: @ahmedhulusi ve facebook hesabı: ahmed-hulusi adresleridir.

Bu adresler dışındaki sosyal iletişim siteleri veya herhangi bir internet sitesinde, www.ahmedhulusi.org adresinden orijinaline sadık kalınarak yapılmış alıntıların dışındaki, Ahmed Hulûsi adı altında yazılan, konuşulan, söylenenlerin hiçbiri Ahmed Hulûsi’ye ait değildir.

 

Allahvesistemi.com Hikmet Şener tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir. Mesaj veya hatâ bildirimi için Bildiri Formunu kullanabilirsiniz.