Âfak

  • Kim “Allah”a ermişse, afaktan=dıştan değil; varlığından, özünden, derûnundan, hakikatından ermiş; bilmiştir ki, ismiyle işaret edilen varlığı ismi-resmi bir hayâl; varlığı “yok”tan ibarettir; yalnızca var olan “Allah” adıyla işaret edilendir!.
  • Namazı kılamayan; yâni âfakta, karşısındakinde Allah nûrunu göremeyenin yaptığı ibadet, kendine ZULÜMDÜR!. 
  • Melek ve cin sınıfında âfâka yani dışa, çevreye dönük şuur olmasına karşılık; öze dönük, hakikatını bilme istikametinde bir şuur kapasitesi mevcut değildir. Ki bu yüzden insan “yeryüzü halifesi” olmuştur.
  • Öncelikle şunu çok iyi anlamalıyız. “Allah`ın perdeleri”, dendiği zaman bilinmelidir ki, bu perdeler Allah`ın üzerinde değil, bizim basîretimizde mevcuttur. Yani, bu perdeler âfâkî (dışta) değil, enfüsîdir!..
  • Şirk, kişinin ALLAH adıyla işaret edilen dışında tapınılacak bir obje kabul etmesi ve ona kulluk ederek yaşaması hâline verilen isimdir. Bu obje dışta (afakta) olabilir, içte (nefsi) olabilir!.
  • Seyri Âfâkî (evrensel gerçekleri fark etmek),
    Seyri Enfüsî (kişisel gerçekleri fark etmek).
  • Cinnî kökenli veriler, insanı, hep uzaya, âfaka ve sayısız uzay katmanlarına yönlendirir özüne yönelişini kesmek için!.
  • Âfâkta” algılamaktan anlatmak istediğim şu…. Kesret=çokluk boyutunda bütün varlıkların aslında TEK varlık olduğunu fark ederek, kendisinde o çokluktaki tek varlığın kudretini farkedip açığa çıkarmak…
  • Enfüste” algılamak ise, nefsinin hakikatının Mutlak “TEK“e ait olduğunu fark ederek, herkesi kendi hakikatını tanımaya davet etmek…

 

“ÂFAK”

  • Evrensel Boyut
  • Uzay
  • Evren içre Evrenler
  • Batma yeri(Batma yeri, doğma yerinin ta kendisidir)
  • Batı(“Batı”lar)
  • Ufuklar
  • Dış
  • Mekân
  •   Âfak(“Uzay”- “Evren içre evrenler”) ile Enfüs(“Esmâ mertebesi” diye işaret edilen “tek kare resim- stringler boyutu) aslında “Tek bir boyut”tur.
  • “Âfâk”ın da(“Batı”ların da), “Enfüs”ün de(“Doğu”ların da) Rabbi, “Allah İsmi” ile işaret olunan “Mutlak Zât”tır!
  •  “Âfak”a(Ufuklara-Evrensel boyuta) basiretinle(Düşünsel Kişiliğinle-Âşikâr olan varlığınla-İç yüzünle-Varlığının projekte olduğu “Hakikat”indeki esmâ mertebesi noktanla) bakarsan, bu sonsuzlukta bir Tanrı göremezsin… Varolan, sadece ve sadece, “Allah İsmi” ile işaret olunandır!
  •  Tenezzül, “âfakî”(Mekânsal-dışsal) değildir

 

BAKARA 2-34 Meleklere: “Secde edin Adem`e” dediğimizde secde ettiler (yoktan varolmuştaki Esma`dan meydana gelmiş varlığa-Esma mertebesine)… Ancak iblis, benliğinin yüceliğinden (enfüsünde gördüğüyle afaktaki hakikatten perdelenerek) inkar etti. Hakikati inkar edenlerden (kafir) oldu.

NUR 24-37 (Onlar o) Ricaldir ki, kendilerini ne ticaret ne de (dünyevi) alışveriş Allah`ın Zikri`nden (hakikatlerini hatırlamaktan engelleyip), salatın ikamesinden (hakikatini yaşamaktan) ve zekatı vermekten (kendisindekini karşılıksız paylaşmaktan) alıkoymaz! Onlar, kalplerinde (şuurlarında açığa çıkan içsellikteki hakikat) ve gözleriyle görecekleri (afakta müşahede edilecek dışsal gerçeklik) nedeniyle, dönüşülecek süreçten korkarlar.

FUSSiLET 41-53 afakta (ufuklar-dışta) ve enfüslerinde (bilinçlerinde) işaretlerimizi onlara göstereceğiz, ta ki O`nun Hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun! Rabbinin her şeye şahit oluşu yetmez mi?

NECM 53-7 O, Ufuk-u ala (tüm dışsallığı kaplamış – afakta) olduğu halde!

NECM 53-8 Sonra yaklaştı, tedelli etti (afaktan enfüse dönüştü müşahedesi).

BAKARA 2-43 Salatı ikame edin (afaki ve enfüsi yönelişi yaşayın), zekatı (size bağışlananın bir kısmını karşılıksız) verin; rüku edenlerle beraber rüku edin. (Varlığınızdaki Allah Esma`sının azametini hissedip, tespih edin ve bunun nefsin hakikati olan Muhit tarafından algılandığını, rükudan kalkıp “semiAllahu……” derken fark edin.)

AL-U iMRAN 3-29 De ki: “içinizdekini gizleseniz de açıklasanız da Allah (yaratanı olarak) onu bilir. Semalarda ve arzda (afaki ve enfüsi anlamlarıyla) ne varsa bilir. Allah her şeye Kadir`dir.”

NiSA 4-48 Muhakkak ki Allah kendisine (afaki-açık veya enfüsi-gizli) şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dunundakileri (bundan daha küçük suçları) dilediklerine bağışlar. Kim Esma ül Hüsna`sı itibarıyla varlığının da hakikati olan Allah`a (“B”illahi) şirk koşarsa, gerçekten azim bir suç olarak, iftira etmiş olur.

NUR 24-36 (O Nur = hakikat ilmi) Allah`ın, yükseltilmesine ve içlerinde (şuurda) kendi isminin (işaret ettiğinin) zikredilmesine (hatırlanıp müşahedesine, Esma`sının elvermesiyle) izin verdiği evlerdedir (beyin-bilinç)! Sabah-akşam (afaki ve enfüsi seyirde) oralarda (o evlerde) O`nun tespihindedirler!

NUR 24-44 Allah geceyi ve gündüzü birbirine dönüştürüyor (müşahede; içsellikle = enfüsi, dışsallık = afaki arasında yer değiştirmede)! Muhakkak ki bunda basiret sahipleri için bir ibret vardır.

EN’AM 6-102 işte budur Rabbiniz Allah! ilah yok, sadece “Hu”! Her şeyin Yaratanı`dır (afakından değil boyutsallığından)! O`na kulluğunuzun farkındalığına erin! O, her şeyin Vekili`dir.

NECM 53-8 Sonra yaklaştı, tedelli etti (afaktan enfüse dönüştü müşahedesi).

 

Kavram hakkında henüz bir not alınılmadı.

Melekût Âlemi

Anlamı Melekût, melekler âlemi olmanın ötesinde mânânın maddeye dönüştüğü âlem olarak da bilinir. Ceberût âlemi ise mânâlar âlemidir. Ceberût yani salt mânâlar…

Oku »

Firavun

Anlamı “Allah”ı anlamadan vehmi atan, firavun olur!. Rabbini tanıyan, şayet, “Rabb-ül âlemîn“i tanımamış ise, hâli Firavun`un hâli olur!. Firavun, birimsel nefs…

Oku »

Rahmân

Anlamı ER RAHMAN… “Allâh” ismiyle işaret edilenin, “zerre”lerin zâtını “Esmâ”sıyla ilminde “var” kılma özelliğine işaret eder. Bugünkü anlayışa göre “Kuantum Po…

Oku »