Adl

  • EL ADL… Ulûhiyetinin sonucu olarak açığa çıkardığı her Esmâ özelliğinin yaratış amacına göre hakkını veren. Haksızlık etmekten, zulüm etmekten münezzeh olan!
  • Adl, bazen halk arasında cezalandırma hâli ya da mahalli, bazen de korkutma mahalli olarak bilinir. Oysa “ADL”, hakkedenin hakkını vermedir. Herkese, hakkettiği hakkını vermenin adı “Adl”dir!..
  • ADL :Her birimi ne için varettiyse,ona hakketiğini veren.
  • “Allah adl” sahibidir”, demek, herkese hakkettiğini verir demektir!..
  • “ADL”, hakkını vermektir!.. Kişi hangi programla hangi amaca yönelik yaratılmışsa, yapısının gereğini alır; ki bu da ona “âdil” davranılmasıdır!.. Allah adaleti budur!.. Yoksa herkese eşit dağıtılan bir şey, anlamında değil!..
  • Adl’in gerçek anlamını kavrayabilmek için, olaya mutlaka Hak’kın indinden bakmak mecburiyeti vardır.
  • Netice olarak bütün varlıklar varoluş yönünden rahmete ermişlerdir. O rahmet neticesi olarak da “ADL” ismi gereğince herkes hakkettiği nimeti sürekli olarak almaktadır.
  • Daha Dünya`ya gelişinde eşitlik, adalet diye bir olay yok ki!… Senin anladığın mânâda adalet olsun! Ama… Allah`ın “Adl” olması başka, senin anladığın adalet başka!…

AL-U iMRAN 3-18 Allah şehadet eder, kendisidir “Hu”; tanrı yoktur; sadece “Hu”! Esma`sının kuvveleri olanlar (melaike) ve Ulül ilm de (ilim açığa çıkardığı mahaller) bu hakikatin Hak oluşuna şehadet eder, Adl`i kaim kılarlar. Tanrı yoktur, sadece “Hu”; Aziz, Hakim`dir.

AL-U iMRAN 3-21 Allah`ın işaretlerindeki varlığını (Esma`sının açığa çıkışı olan işaretleri) inkar edenlere, Hakk`ın muradına karşı Nebileri öldürenlere, insanlardan adl ile hükmedenleri öldürenlere gelince; onları feci bir azap ile müjdele!

YUNUS 10-47 Her ümmet için (Hakk`ı bildiren) bir Rasul vardır… Rasulleri geldiği vakit aralarında adl üzere (hak ettiklerine göre) hükmolunur… Onlar zulme uğratılmazlar.

BAKARA 2-143 Böylece, sizi insanlar üzere şahit, Rasulü de sizin üzerinize Şehid kıldık. Siz ümmeti Vasat`sınız (adalet ve Hakkaniyet üzere olan). Kendisine yöneldiğin kıbleyi, Rasule tabi olanlarla, ondan yüz çevirip geri dönenleri ayırt etmek için değiştirdik. Allah`ın hidayet ettiklerinin dışındakilere bu olay çok ağır gelecektir. Allah imanınızı boşa çıkarmaz. Allah insanlara hakikatlerinden açığa çıkan Rauf ve Rahim`dir.

NiSA 4-3 Eğer yetimler (kadınlar) konusunda haklarını vermede korkunuz yoksa, o zaman sizin için temiz olan (şirk ehli olmayan) kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikahlayın. Eğer (aralarında) adaletle davranamayacağınızdan korkarsanız, o zaman bir tane ile veya ellerinizin maliki ile (yetinin). (Nikahsız {evlilik anlaşmasız} birlikte yaşamayın.) Zulmetmemeniz için bu en ehven olanıdır.

NiSA 4-127 Kadınlar hakkında senden, haklara dair açıklama istiyorlar… De ki: “Onlarla ilgili hükümler hakkında açıklamayı size Allah veriyor!” Onlar için yazılmış hakları kendilerine vermediğiniz ve (üstelik) kendileriyle nikahlamaya (evlenmeye) rağbet ettiğiniz yetim kızlar ile zor durumdaki çocuklara ve bir de yetimlere adaleti ikame etmeniz hakkında bilgiler yüzünüze okunuyor… Ne hayır yaparsanız, muhakkak ki Allah onu Alim`dir (çünkü yaptığınız hayrın yaratanı O`dur).

NiSA 4-129 Ne kadar isterseniz isteyin eşleriniz arasında adaletli davranamazsınız! (Hiç olmazsa) birine aşırı ilgi gösterirken diğerlerini boşlukta bırakmayın! Eğer aralarında adaletle davranır ve de korunursanız, muhakkak ki Allah Gafur`dur, Rahim`dir.

NiSA 4-135 Ey iman edenler, adaleti uygulamaya azimli olun! Ana-baba veya akrabanız aleyhine de olsa, zengin veya fakir fark etmeksizin Allah için şahitlik edin; zira Allah hakkı, ikisinin de önündedir! O halde adaleti sağlamada geçersiz kabullerinize tabi olmayın! Eğer gerçeği çarpıtırsanız, muhakkak Allah yaptıklarınızın yaratanı olarak Habir`dir.

MAiDE 5-8 Ey iman edenler… Allah için dosdoğru durun, adil şahitler olun… Bir topluluğa olan nefretiniz sizi adaletsizliğe sevketmesin! adil olun, bu anlayış korunmaya daha yakındır… Allah`tan korunun! Muhakkak ki Allah tüm fiillerinizi (onların yaratanı olarak) Habir`dir.

MAiDE 5-42 (Onlar) sürekli yalan dinleyenler, çokça haram yiyenlerdir… Eğer sana gelirlerse aralarında hükmet yahut onlardan yüz çevir… Eğer onlardan yüz çevirir isen, sana hiçbir şekilde zarar veremezler… Şayet hükmedersen onların arasında adaletle hükmet… Muhakkak ki Allah muksitleri (adil olup her şeyin hakkını verenleri) sever.

MAiDE 5-95 Ey iman edenler… ihramda iken avlanmayın… Sizden kim kasten avı öldürürse, o işin vebalini tatması için yaptığının karşılığı olarak; öldürdüğünün misli, Kabe`ye ulaşacak bir kurban gerekir. Ki ona da sizden iki adalet sahibi hükmeder… Yahut miskinleri doyurma olan bir keffarettir yahut ona denk bir oruç tutmak… Allah geçmişi affetmiştir… Fakat kim bir daha yaparsa Allah ona yaptığının sonucunu yaşatır!.. Allah Azizün Züntikam`dır (açığa çıkan fiilin sonucunu şiddetle yaşatandır).

MAiDE 5-106 Ey iman edenler… Sizden birine ölüm (alametleri) geldiğinde vasiyet anında, adalet sahibi iki şahit bulunsun… Ya da seyahatteyseniz ve ölüm de size isabet etmişse, size iki şahit gereklidir… (Şehadetleri konusunda) kuşkulanırsanız, namazı eda etmelerinden sonra onların ikisini alıkoyarsınız, “Yeminimizi, akraba da olsa hiçbir bedele satmayacağız; Allah şahitliğini saklamayacağız; aksi takdirde suçlu oluruz” diye Allah`a yemin ederler.

EN’AM 6-152 (Yetim) olgunluk yaşına ulaşıncaya kadar, en güzel şekilde idare amacı hariç, yetimin malına yaklaşmayın… Ölçme ve tartmayı adaletle tam yapın… Hiçbir nefse kapasitesinin üstündekini teklif etmeyiz. Söylediğiniz zaman da hakkı söyleyin, isterse yakınınız olsun! Allah`a olan sözünüzü yaşayın! Aklınızı kullanmanız için, (Allah) size bu uyarıyı yapar!

HUD 11-85 Ey halkım… Ölçmeyi ve tartmayı adaletli olarak tastamam yapın, insanların hakkını vermemezlik etmeyin ve bozguncular olarak arzda taşkınlık yapmayın.

AHZAB 33-5 Onlara (evlatlık aldıklarınıza), babalarına nispetle hitap edin… Bu, Allah indinde daha adaletlidir. Eğer onların babalarını bilmiyorsanız, bu durumda onlar, sizin dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdır… Hata yaptığınız şeyde üzerinize bir suç yoktur… Fakat kasıtlı düşünerek yaptıklarınız hariç… Allah Gafur`dur, Rahim`dir.

ŞURA 42-15 işte bunun için sen davet et! Hükmolunduğun gibi fıtratın istikametinde ol! Onların hevalarına (boş arzu ve fikirlerine) uyma! De ki: “Allah`ın inzal ettiği BiLGi`ye iman ettim!.. Aranızda adaletli olmamla hükmolundum! Allah bizim de Rabbimizdir sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bizedir, sizin yaptıklarınız da sizindir. Bizimle sizin aranızda deliller savaşına gerek yoktur! Allah aramızı cem eder! O`nadır dönüş.”

HUCURAT 49-9 Eğer iman edenlerden iki topluluk çarpışırlarsa, onların arasını düzeltin… Eğer onlardan biri diğerine karşı haddi aşıp tecavüz ederse, o tecavüz edenle, Allah`ın emrine dönünceye kadar savaşın! Eğer dönerlerse, adaletle aralarını bulun. Muhakkak ki Allah, her şeyin hakkını verenleri sever.

RAHMAN 55-9 Değerlendirmeyi (Uluhiyet hükümlerine göre) adaletle yaşayın ve mizanı dengelemede yanlış yaparak hüsranı yaşamayın!

HADiD 57-25 Andolsun ki Rasullerimizi apaçık deliller olarak irsal ettik ve onlarla birlikte Hakikat ve Sünnetullah BiLGisini ve mizanı da (muhakeme-dengeleme) inzal ettik ki, insanlar kıst`ı (adaleti) ayakta tutsunlar! Kendisinde şiddetli bir güç bulunan ve insanlar için faydaları olan (kanda mevcut; mağma-insan bedenindeki demir ilişkisi?) Hadid`i (demir) de inzal ettik ki Allah, kendisine ve Rasullerine gayblarında kimin yardım ettiğini bilsin. Muhakkak ki Allah Kaviy`dir, Aziz`dir.

MÜMTEHiNE 60-8 Allah sizi, din yüzünden sizinle savaşmamış ve sizi yurtlarınızdan çıkarmamış kimselere iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan engellemez. Muhakkak ki Allah muksitleri (her şeye hakkını verenleri) sever.

TALAK 65-2 iddetlerinin sonuna ulaştıklarında, ya onları örfe uygun nikaha devam ettirin veya örfe göre onlardan ayrılın… Sizden iki adalet sahibini şahit tutun… Allah için şehadeti ikame edin… işte bu, Esma`sıyla hakikati olan Allah`a ve sonsuz yaşam sürecine iman eden kimsenin kendisi ile öğütlendiğidir… Kim Allah`tan korunursa, ona bir çıkış yeri oluşturur.

Kavram hakkında henüz bir not alınılmadı.

Kün

Semâların ve arzın Bediy`idir (örneği benzeri olmadan icat edendir)… Bir işin olmasını dilerse “ol” der ve olur!  Allâh dilediğini yaratır! O bir işin olmasına…

Oku »

Bakmak

Anlamı “Hz. Muhammed neyi OKUDU” isimli kitabımızı yazmamıza sebep olan bu konuyu çok özetle biraz inceleyelim isterseniz.. “OKUMAK” kel…

Oku »

İlâh – Tanrı

Anlamı TANRI – İLÂH, tapınılan varlık anlamına gelir.. Öğülen, yüceltilen, büyütülen ve bütün bunların karşılığında da kişiye istek ve arzuları istikameti…

Oku »