Abdiyyet

Hazreti Rasûlullah Aleyhisselâm’ı gördükleri zaman, “Bu ne biçim Peygamber?.. Allah`ın elçisi bizim gibi, yiyor, içiyor, aramızda dolaşıyor, çarşı pazarda alış veriş yapıyor!..” dediler…

Ama, O`nun müşahede ettiği, idrâk ettiği, yaşadığı Hilâfet sırlarından ve kemâlâtından mahrumdular. Allah`ın kulu ve Rasûlü olmasının ihtiva ettiği “Abdiyyet” sırrını müşâhede edemediler!.

Esasen, “Abdiyyet sırrı” ki, Hazreti Rasûlullah Aleyhisselâm, “Abdiyyet” Sırrı sonucu olarak kendisinde olan 
“Risâlet” Sırrı`nın çok üstündeki bir kemâlâta sahiptir.

Nitekim, Muhyiddin-i Arabi Hazretleri de :

“Bildim ki, Abdiyyet mertebesinden daha üstün hiç bir mertebe yoktur!..”
 demiştir..

Burada kastedilen “Abdiyyet”; ilâhi Esmâ`nın gereklerini yerine getirmek sûretiyle, kulluğu îfâ anlamındadır. 

En geniş kapasitesiyle ilâhi isimleri açığa çıkarma hâli, tam bir kulluk halidir ki, bu kulluğun adı “Abdullah”dır…

 Muhammed” isminden kasıt müsemmâdır!..”Muhammed” ismiyle kastedilen varlık!..Bu isimle kastedilen varlık, önce “kulu” dur, sonra “Rasùl”ü!..

Burada “Kul” luk, “Rasùl”lükten de üstündür ki, öne alınmıştır…

Düşün ki, Rasùlluk!..

“Ben gelmiş geçmiş bütün Rasûllerin içinde öne geçirilmişim” diyor…

Rasûllükten daha üstün yüksek mertebe yok; bir de bütün gelmiş geçmiş Rasûllerin önüne geçiriliyor!…

Ve bu Rasûllükten daha üstün olarak,”kul” luk yönü öne geçiriliyor!..”Abd” iyet yönü!..Yani,”abduhû”deniyor!..

Muhammed ismi ile müsemmâ olan mânânın, ”kul” luğu ne demektir?

Muhammed “abduhû” deniyor…

Bir kere “ abdiyet”, “Hû”ya bağlanmıştır!..

Hû”, hüviyeti gösterir…

ABD” iyeti “”viyetidir mânâsı burada gizlidir!…

Yâni, Allah’ın hüviyetine “kul” dur, demektir bu!..
Allah’ın hüviyetinin kulu”dur, demek; “ef’âl mertebesiyle, esmâ mertebesiyle, sıfat mertebesiyle ve de sıfat mertebesinin hüviyeti olan Zât mertebesine câmidir!” demektir…

Neticede bilerek ve bilmeyerek, Kelime-i şehâdet’i söyleyen herkes, Hz.Muhammed’in ef’âl, esmâ, sıfat ve zât mertebelerine câmi olduğunu itiraf etmektedir; ama bilinçli olarak, ama bilinçsiz olarak!…

 

·      «Tapınma» ve «kulluk»…

Burada öncelikle üzerinde durmamız gereken konu «tapınma» nedir, «kulluk» nedir ; ve bu kelimelerin anlamı nedir?.. 

«TAPINMA» 
kelimesi bir «tanrıya» bağımlı olarak kullanılır. Tapınılan ve tapan ikilisinin mevcudiyetine bağlı olarak «tapınma» olayı söz konusu olur. 

«Sen» varsındır… «Sen»
in bir «tanrın» vardır… Ve sen bu tanrına tapınırsın!… Yani «tapınma» denilen olay, iki ayrı varlık arasında geçerli olan bir davranış türüdür… Tanrı`ya; gökteki veya yerdeki herhangi bir tanrıya inanan kişinin, bu manâda ortaya koyduğu çeşitli davranışlara verilen isimdir «tapınma»… “Sen“in ona yönelik yaptığın fiiller!… (1) 

(1)- Nitekim Kelime-i Şehâdetteki «ABDU HÛ» kelimesi, «Abdiyet-kulluk»un «Hüviyete» yani «»ya zorunlu olarak yapılmakta olduğunu açık seçik göstermektedir. 

«KULLUK» kelimesinin anlamına gelince ; Birimin, varoluş gayesine ve programına göre, davranış ortaya koyuşunun adıdır «kulluk» …

 

·         Konuyu dağıtmayalım, fakat Abdullah isminin, “Hilâfet“le çok yakın bir alâkası var. Çünkü, “Abdiyyet” sırrı da, “Abdullah” ismi ile târif edilir ki, “Halife-i Tam” diyelim… Esasında, bütün insanlarda bu özellik var, ama bu “Hilâfet“i tam hakkıyla yaşayabilme hâli, Abdullah ismiyle tanınan, Abdiyyet sırrı`na ermiş kişiye aittir…

Öyleyse, insan için gaye, hedef, kendisine bahşedilmiş en büyük nimet, lütuf olan “Hilâfet sırrı”na ermek olmalıdır…

Kavram hakkında henüz bir not alınılmadı.

Eşitlik

Anlamı Çoğunlukla, konuları, halk dilinde söylendiği şekilde ele alıyoruz. Meselâ, “adalet”i herkese eşit muamele, yani “eşitlik” diye diyoruz!. Doğada, sistemd…

Oku »

Tecelli-i Esmâ

Anlamı Mutmainne`de; “Merhamet etti, şu parayı verdi!..” der. Fiili konuşur. Râdiye`de; rahmeti, merhameti müşahede eder. Oradan özellikleri meydana getiren isi…

Oku »

Kalb

Anlamı “Kalb” kelimesi tasavvufta ŞUUR anlamındadır… “Kalb sahipleri” denince, yüksek bilinç sahibi kişiler kastedilir… Allah`a iman etmiş kişinin b…

Oku »