9 OCAK 1998

Ahmed Hulûsi

Üstad

− Cennete giden herkes orada Dünya’da edindiği kapasite kadarıyla yaşayacak, demiştik… Eğer kişi, Dünya’da iken bazı gerçekleri fark edememiş ise; ya da anladığını sanmış fakat gerçekten anlamamış ise; bu takdirde cennette zaten onun araştırmasına girmeyecektir… Bu yüzdendir ki, dünya yaşamı içinde bir kısım gerçekleri anlamamış insanların, cennette onları fark etmesi diye bir şey söz konusu değildir.

Soru

− Selâmun Aleykum Üstadım. Yılbaşı ile Ramazan ayının aynı zamana denk gelmesi 99 senede bir oluyormuş. Bu olay Dünya’mızı etkiledi mi?

Üstad

− Hiçbir ilgisi yok!

Soru

− Üstadım, “Dua ve Zikir”de Vâkı’a Sûresi’nde 11. âyette “Onlar mukarreblerdir…” deniyor ve ardından da “çoğunluğu öncekilerden, bir kısmı da sonrakilerdendir” deniyor… Burada önceki ve sonrakilerle anlatılmak istenen nedir?

Üstad

− Anladığım kadarıyla… Evvelkilerden murat, geçmişteki nesillerdir… Bir kısmı da bu nesildir…

Soru

− “Geçmiş nesil…” derken, neyi kastediyorsunuz Üstadım?..

Üstad

− Âdem’den önceki nesiller!

Soru

− Ancak, Abdülkerîm Ceylî, Abdülkâdir Geylânî ve İmam Mehdi… gibi zâtların yer aldığı ve zirve noktaya varılan Âdem’den sonraki nesillerde mukarreblerin daha fazla yer alması gerekmez mi?

Üstad

− Öncekilerden; kaç bin ASIRDA ne kadar insan yaşadığından, kimlerin gelip geçtiğinden haberimiz var mı?.. Dünya’da insan 100 milyon senedir var… Ve o insanlık içinde kaç defa zirveye çıkıldı?.. 100 milyon sene yanında 1400 senenin yeri ne?..

Ayrıca saydığın hakikati anlamış kaç kişi var yeryüzünde?.. Evliya dediklerinin, öyle sandıklarımızın; acaba kaçta kaçı kozasının tanrısından kurtulup Allâh nazarıyla âlemleri seyreden olabilmiş?..

Soru

− Şu anda yanımızda olan arkadaşımızın eşinin ve annesinin selâmları var. Bu sene inşâAllâh Hacc’a niyetlendiler. Tavsiyelerinizi soruyorlar. Allâh RAZI olsun, diyorlar.

Üstad

− Allâh haclarını kolaylaştırsın; nimetlerine erdirsin…

Soru

− Vâkı’a Sûresi 61. Âyette: “Sizi benzerlerinizle değiştirmeye (bedeniniz) ve yeni bir yapıya kavuşturmaya kaadiriz.” denilmektedir. Bunun kopyalamakla da bağlantısı kurulabilir mi?

Üstad

− Hayır! Âyette anlatılan, ölüm ötesi yaşamla alâkalı… Kopyalama sadece şekildir… Âyet ise bedenin benzeri olan ruhsal bedene işaret etmektedir. 

Soru

− Üstadım! Yâsiyn Sûresi 12. âyette; “…İmam-ı Mubiyn’de İHSA ettik” deniyor, “ihsa”nın “inzâl” ile olan farkı nedir?

Üstad

− Bilmek ile uygulamak arasındaki fark gibi… Bilmek şuurdadır… Uygulamak Efâl âlemindedir.. İhsa, ilimledir… İnzâl, zuhurdur…

Soru

− Âdem’den önceki nesillerde İnsan-ı Kâmil veya İnsan-ı Kâmil mertebesinde olan birimler mevcut muydu?

− İnsan-ı Kâmil’ler kaç mertebe üzerinedir?.. Aralarında nasıl ve ne kadarlık mertebe farkı vardır?.. Bu tefriki İbni Arabî’nin kitabında görmüştüm…

Üstad

− Evet..?

Soru

− Sorum; İnsan-ı Kâmil var mı idi?

Üstad

− Benim kendi yaşadığım devirden haberim yok; sen bana Âdem öncesi nesillerden soruyorsun!!!

Soru

− Ramazan ayı ve Kadir gecelerindeki rahmetin doğum anındaki etkileri, bildiğimiz astrolojik etkileri değiştirir mi?

Üstad

− Değiştirmez, bildiğim kadarıyla…

Hoşça kalın… İyi geceler!.. 

Ahmed Hulûsi'nin Eserlerinin hiçbirinde telif hakkından kaynaklanan herhangi bir tür bedel talebi yoktur.

Ahmed Hulûsi’nin resmi web sitesi www.ahmedhulusi.org, Twitter hesabı: @ahmedhulusi ve facebook hesabı: ahmed-hulusi adresleridir.

Bu adresler dışındaki sosyal iletişim siteleri veya herhangi bir internet sitesinde, www.ahmedhulusi.org adresinden orijinaline sadık kalınarak yapılmış alıntıların dışındaki, Ahmed Hulûsi adı altında yazılan, konuşulan, söylenenlerin hiçbiri Ahmed Hulûsi’ye ait değildir.

 

Allahvesistemi.com Hikmet Şener tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir. Mesaj veya hatâ bildirimi için Bildiri Formunu kullanabilirsiniz.