OKYANUS ÖTESİNDEN

Ahmed Hulûsi

− Ruslar, ruhun varlığını kanıtladıklarını iddia ediyorlarmış… Söz konusu enerjiyi, özel cihazlarla görüp ölçebiliyorlarmış.

Üstad

− Evet dostlar…

Geçen sohbetlerden çözüme ulaşmamış konulardan biri “HALİFETULLÂH” konusu idi…

Genel anlamı itibarıyla böyle olmasına rağmen, özel anlamı itibarıyla “İNSAN YERYÜZÜNDE kimin halifesidir?” sorusunu sormuştum…

Bunlar, hiç üzerinde durulmamış konulardır…

Elbette ki her şey “ALLÂH İsmiyle İşaret Edilen”den geliyor…Ve O’nun yaratmasıyla var olmuştur!..

Ancak, “Seni kim doğurdu?..” sorusuna, beni annem doğurdu, diye cevap veriyorum; Allâh doğurdu demiyorum!..

Bunun gibi, Yeryüzündeki halife olması da insanın dikkatli bir şekilde incelemesi gereken bir konu olarak karşımıza geliyor sanırım!..

Kimin veya neyin, ya da hangi mertebenin “halifesi”..?

Ne kadar “halife”?.. Herkes mi?.. “Halife” olarak yaratılanın “halifelik” görevini yapmaması mümkün mü?..

Evet, bu konuda düşünceleri olan var mı?..

Cevaplar

− İnsan yeryüzünde belli yüzdelerle tahakkuk ettiği tüm isimlerin halifesidir!.. Herkes halifedir!.. Halifelikten kaçılamaz!..

− Cüneyd-i Bağdadî Hazretleri diyor ki; “Kimi vardır Abdülcennet olur, kimi varır, Abdüllezzet olur ama önemli olan Abdullâh olmaktır…”

− Her halifenin üzerinde bir halife var mıdır, Üstadım?..

− Yaratılmışlar içinde bütünü idrak edebilme kabiliyeti insana verildiği için halifedir.

− Genel olarak tüm insanlar “Ruh” adlı meleğin halifesi olmazlar mı Üstadım?..

− İnsan, “k”daki gibi, BİR noktadan açılan bizim Evrenimizin Ruhu’nun halifesidir… diye düşünüyorum…

− Yaratan veya yaratılan ikilisi olmadığına göre; herkes kendi fıtratına göre, kendi mertebesinin halifesi olduğunu düşünüyorum.

− Genel mânâda Allâh’ın halifesiyiz fakat özel mânâda bizim “k”nın halifesiyiz!..

− İlâhî isimlerin terkibi olması nedeniyle insan, bu isimlerin halifesidir! Halifelik görevini yapmaması mümkün değildir.

Üstad

− YERYÜZÜNDEKİ kelimesini sakın aklınızdan ÇIKARTMAYIN! 

Cevaplar

− İNSAN isminin işaret ettiği vardır ancak ALLÂH ismi ile işaret edilenin (beşer değil) diye düşünüyorum ki o da yeryüzünde!

− İnsan-ı Kâmiller; İnsan-ı Kâmil ve yeryüzü İnsan-ı Kâmilleri şeklinde ikiye ayrılıyor… Yeryüzü İnsan-ı Kâmili olarak bilinen Hz. Muhammed Aleyhisselâm’ın varlığı, şayet Ahadiyet’ten zuhur eden bütün mânâların en kapsamlı ve kâmil zuhur mahalli olan “Ruh”a dayanıyorsa; ve bu mânâ Rasûlullâh Efendimiz’in hakikatine işaret ederse; “Halife” özellğinin Ruh kapsamında bulunduğu kaçınılmaz olur!.. Esasen, Kurân’da, “İmamı Mübin” kavramıyla bu konuya yaklaşımda bulunmuştur.

“Halifetullâh”, “Ruh”tur!.. Yani, “Ruh” adlı “melek”tir! Hz. Muhammed Aleyhisselâm ise O’nun halifesidir!..

Diğer yeryüzü İnsan-ı Kâmilleri de, Hz. Muhammed’in halifesidir!.. Mesela, Hz. Ebu Bekr, “Halife-i Rasûlullâh” olarak anılır!.. Ki bu kanaatımca yanlızca zâhirî hilafeti kastetmiyor!.. Teşekkür ederim…

− Tüm insanları, aynı kesitsel algılama araçları ve tabii yapılarındaki oranlarının aynı oluşu itibarıyla, sanki TEK BİR BİRİMmiş gibi düşünebiliriz… Böylece, kimin halifesi diye sorarsak… Ve dahi, öyle mahal var ki, tüm bu insanlık yelpazesi kadar bakışa ve algılayışa sahip… Bu kimin halifesi diye de sorarsak, cevap bana göre, “RUH” adlı “Melek”tir!..

Üstad

− “Âdem’e isimleri talim ettik” diyen KİM?.. Meleklere; “Ben kesinlikle yeryüzünde bir halife meydana getireceğim” diyen kim?..

Cevaplar

− Hz. Muhammed’in Rabbi! (Bakara: 30’a göre)…

− Biz hükmüyle, çokluk boyutunda olan!..

− Her insan, hangi isimlerin mânâlarının seyri dilendi ise o mânâları ortaya koymak durumundadır! Bu da, halife oluşunun işaretidir… “Ben insi ve cini yalnızca bana kulluk etsinler diye yarattım”, işareti!..

YERYÜZÜNDE halife olması işareti de, bu amaçlar ile varedilmişin, bunların dışında bir amaç yaşamasının MUHAL olduğunu gösterir! Sadece kendi EVRENinin halifesidir! Bu isimleri ona talim eden, kendi Rubûbiyet boyutundan gelen bir şekilde, isimlerinin mânâlarını ortaya koyabilecek özelliklerle var olduğunu bilmesidir…

− Görüntülerdeki gerçeklik bakımından halifelik söz konusudur.

− “Halife” yani “İlâhî özelliklerle bezenmiş” olma hâli her insana verilmiş! İdrakı kadar HALİFE, inkârı ölçüsünde halifelik görevinden perdeli kalır.

− İnsan Allâh’ın özelliklerini ortaya koyabilen bir yapıdır fakat kendi kapasitesi ve kabiliyeti oranında ortaya koyacaktır. Her bilenin üstünde bir bilen vardır…

− Herkes, kendisine ve kendisinin dışındaki birimde ortaya çıkan Efâl’de mutlak fâili müşahede ettiği kadar halife ve halifelik görevi bir gerek anlamında olduğundan, her müşahedede ya da her körlükte zâhir olur.

Üstad

− Evet, diğer cevaplar?.. Sanıyorum bu konu üzerinde biraz daha çalışmaya ihtiyacınız var…

Arkadaşlar…

Bir konu hakkında tüm sorularınızı cevaplamadan o dosyayı kapamayın!..

“DİN”, yani ALLÂH Adıyla İşaret Edilen’in bu “Evren” diye tanımladığımız sistemi ve düzeni, akıl sahiplerince değerlensin ve gereği yaşansın içindir!.. 

Cevapların Devamı

− İnsan, İlâhî Esmâ’nın terkibi olarak meydana gelmiştir!.. Kendisindeki, ağırlıklı Esmâ’yı ortaya çıkararak halifelik görevini yerine getirmektedir herkes, her insan…

− Mutlak “Halifetullâh”, “Ruh-u Â’zâm”dır!.. Diğer bir ifade ile “İnsan-ı Kâmil”dir…

Varlığını, “Ruh-u Â’zâm”dan alan insan ise, kendisinde O’na ait bulduğu mânâlar kadar “halife”liğini yaşayabilir… Hz. Muhammed Aleyhisselâm, en geniş bir yelpazede bu mânâları yaşayabildiği için, “Abdullâh” olduğu için “Halifetullâh”tır…

− Orijini itibarıyla melek olan insan, tüm meleklerin taşıdığı isimleri bünyesinde barındırmasi ile Melekût âleminin halifesi olabilir diye düşünüyoruz…

− Halifetullâh, İnsan-ı Kâmil’dir… Yeryüzünde halife, Âdem Neslidir! İnsansılar değil!.. Âdem ve Havva’dan gelen nesil olan İNSANlardır…

− Yeryüzündeki halife olan Âdem’e isimleri “Mele-i Â’lâ” talim etmiştir.

Üstad

− Soyut kavram olan “Mele-i Â’lâ”yı sakın somut birimler olarak düşünmeyin!.. Bu da deşifresi zorunlu bir anlamdır.

Cevaplar

− Yeryüzündeki herkes, Allâh’ın Esmâ’larını temsil ettiği için, temsil ettiği Esmâ’lar kadarıyla “halife”dir!..

− Yaratılmış her insan, varoluş gayesini açığa çıkarttığı nispette halifelik özelliğini ortaya koyar… Bu ortaya çıkış Allâh’ın dilemesi ile mümkündür…

− İnsan Rabbinin yani terkibiyetinin halifesidir diye düşünüyorum.

− İnsan yeryüzünde Hz. Muhammed Aleyhisselâm’ın Rabbinin halifesidir.

− Rasûlullâh Efendimiz’in Rabbi Allâh’tır. Hepimizinki Allâh olsaydı, hepimiz İnsan-ı Kâmil olmaz mıydık Üstadım?..

Üstad

− …, “İnsan ve Sırları” 1. cildin konuyla ilgili bölümlerini bir daha oku…

Yeryüzünde halife olarak meydana getirilen insanın, kendini tanıması için, öncelikle “Halife”liğinin ne olduğunu anlaması ve kimin ne kadar “halifesi” olduğunu bilmesi gerekmez mi?

Cevaplar

− Bence bunun için, insanın öncelikle kendini meydana getiren isimlerin mânâlarını bilmesi gerekir, diye düşünüyorum…

− Sonsuz ve sınırsız kavramı içinde tek bir halife olamayacağı gibi; yeryüzünde halife kavramı içersinde en geniş daireyi çizen tek Rasûlullâh adı altıdaki yapı, Ruh-ül Kuds’ün halifesidir. Diğer yapılar bunların altında ortaya koyabildikleri kadar halifedirler…

Üstad

− Arada sorduğum soruları da atlamayın lütfen, dikkat edin… Onlar ipucu sorulardır…

Unutmayın, “Soru ilmin yarısıdır” sözünde anlam soru sormak değil; sorunun mahiyeti, anlamındadır!.. 

Sorular

− Bu, her insan için geçerli mi Üstadım?..

− “Kıyamet günü Rabbinizi göreceksiniz” anlamında bahsedilen Rabbimiz, Sistemin Ruhunun halifesi olabilir mi?

Üstad

− “Göreceksiniz” kelimesini yalnızca gözle bağlantılı olarak mı anlamalıyız?

Cevaplar

− Gerçekte varolan Allâh’ın vechidir. Halifetullâh aynasında kendini seyreden Allâh’tır. O isim altında kendini seyretmekte olan, kendinden kendine tecelli etmiş olan “Allâh” olur…

− Bize isimleri talim eden ABDULLÂH’ın halifeleriyiz…

Üstad

− Biraz durun!..

Ve düşünmeye başlayın şunu:

“ALLÂH Adıyla İşaret Edilen” ne ola ki..?

O’nun nasıl bir “halife”si ola?..

Ya da, ALLÂH İsmiyle İşaret Edilen’in nesinin, nasıl “halifesi” oluna..?

Ya da, “halife” kavramıyla ne anlatılmak; yani insandaki hangi özelliğe işaret edilmek isteniyor ola?..

Şu bakış açısını hatırlayın…

Kurân’daki hikâye edilenleri nasıl yorumlayacağız, değil… Kur’ân, bendeki hangi özelliğe bu anlatımla işaret etmiş!..

Bu, kavranılması zorunlu çok önemli bir ipucudur; TAKLİTTEN TAHKİKE GEÇMEK isteyenler için!..

Sistemdeki bu özelliğe, Kur’ân-ı Kerîm nasıl işaret etmiş acaba, diyerek; somuttan, soyuta bakışı ön plana alırsanız, bu tahkik kapısını açar size…

Bu bakışta tıkandığınızda ise, Kur’ân acaba şu anlatımıyla neye işaret ediyor, bakışına geçebilirsiniz…

Cevaplar

− Allâh ismi içerdiği mânâlarla, mutlak varlığa işaret ettigi gibi; bu ismin mânâları ile meydana getirilmiş insan da, onu işaret etme anlamında halife denilebilir mi?..

− Tanrı kavramı geçerli olmadığına göre; işaret kelime ile anlatılan özdür! O’nun dışında bir varlık olamayacağına göre, “Halife” adı altında zuhur eden kim olabilir ki!

Bu mânâyı algılayan, “halife”nin bir birim olmadığını idrak eder… Aynen, tahkiki duayı eden gibi… Kur’ân, tanrısallığın olmadığına işaret ederek, işaret kelime olarak “insan”ı gösteriyor önce… Ahseni takvim…

− İnsan, “Yeryüzünde” belli isimlerin terkibi olarak var olmuştur. Yeryüzündeki hilâfet, Esmâ boyutunun hilâfeti olabilir… diye düşünüyorum. 

Üstad

− Bu sohbetleri, hoşça vakit geçirmek için yapmıyorum herhâlde!..

O hâlde, anlatmaya çalıştığım inceliklerin üzerinde durarak düşünün… Ve aranızda, birbirinizle tartışın ama önyargısız, ve karşınızdakinin fikrine açık olarak ve onun bakış açısını kendinizde hissetmeye çalışarak!..

Bakın, Kur’ân Besmele ile başlıyor ve daha Besmelede, “ALLÂH” kelimesinin yalnızca bir isim olduğu vurgulanarak, bu ismin işaret ettiğini anlamamız isteniyor!..

İsmi “ALLÂH” olanın neresinde veya nesinde bu evren ve bizler?..

Cevaplar

− İLMİNDE!..

− “Rahmetim herşeyi kuşatmıştır” sözünde olabilir mi?..

− İlminde; yani hayalinde!..

− Bütün insanlar yeryüzünde halife olarak meydana getirilmiş… Önemli olan bu halifeliği bilinçli olarak hissedip yaşayabilmek… Bizler, ismi “ALLÂH” olanın, ilminde varolan ilmî sûretleriz…

− Hükmünde…

Üstad

− Varlığı, “İlim”de mevcut olan “YOK”lar olarak; insanların nasıl bir “YERYÜZÜ halifeliği”nden söz edilmektedir acaba?..

Cevaplar

− “YERYÜZÜ” kavramı, göreseldir… Algılama araçlarına göre değişir; dolayısıyla kişi, algıladığı boyutun halifesidir; ki algıladığı boyut için, “Yeryüzü” ifadesini kullanabiliriz!

− Rahm’inde var kabul etmesi ile Rahmetinin eseri olarak mı?

− Terkibiyet hükmü altında olduğumuz için söz edilebilir diye düşünüyorum…

− Zâtın kemâli olan fiiler boyutunda, somut varlık olarak…

− “Halife”, ALLÂH’ın tüm isimlerine mazhar olan demektir. Ki bu da “Âdem”de görülür! Âdem, Allâh’ın 99 isminin ortaya çıktığı yegâne varlıktır! Ve Ruh-u Â’zam, Akl-ı Küll adıyla anılan Muhammed, Âdem’in Rabbidir. Yani, Âdem Muhammed’in yansımasıdır…

Üstad

− “Varlığı ilimde mevcut olan “yok”lar olarak insanların yeryüzü halifeliği” şeklindeki sembolik anlatımın TAHKİKİ, somut karşılığı NEDİR?..

Cevaplar

− Yeryüzünden kasıt, insanın biyolojik bedeni mi?

− İnsan-ı Kâmil’dir.

− Besmele’nin B’sinde işaret edilen “O” olarak mevcut.

− İnsan-ı Kâmil…

− “O” diye işaret edilenin, “insan” adı altındaki seyri…

− BEYİN’dir…

− Kulluktur.

− Akıldır… 

− İlim yollu ALLÂH İsmi İle İşâret Edilen’i tanıyabilmek, kendi hakikatini tanıyabilmek ve kendinden çıkan fiillerin Allâh’ın halifesi olarak kendinden zuhur ettiğinin her an bilincinde olarak (B sırrıyla) varlığını sürdürmek…

− Noktanın yapmış olduğu projeksiyon sonucu; bu seyri yapması ile almış olduğu isim “halife”dir.

Üstad

− Bir anda toplayın beyninizde, tüm kitapları, hadisleri, âyetleri, chatlerde yeni açıklananları ve çözün bakalım sorunları!..

Cevaplar

− “Lâ mevcude illâ hû”; mevcudat vücud kokusu almamıştır. Dolayısı ile insan, yegâne varlığı temsilen, yeryüzü halifesidir diye düşünüyoruz…

− ÖZ’ü orijinalliği ile aksettirecek mânâ yapısı ile zuhur etmesi ve bu zuhurunda insan ismiyle boyutlarını seyretmesidir…

− Vehim gücü…

− “ALLÂH Adı İle İşâret Edilen”, kendi mânâları ile yarattığı insan ile, “esfeli sâfîliyn” adı ile anılan en aşağı boyutu değerlendirmesi ve onunla tasarruf etmesi diye anlayabilir miyiz?..

− Hayal âlemindeki yerinin yokluk olduğu bilincine erişmek diyebiliriz…

− Birimin hakikatte TEK’in aleti, organı olduğuna işaretle HALİFELİK kavramı, kelimesi kullanılmış… Ama bu organlarda, aletlerde (birimsel) benlik nasıl oluşuyor bunu da tam oturtamadım Üstadım…

Üstad

− Hac Bayramı hepinize mübarek olsun!.. ALLÂH Adıyla İşâret Edilen’in, bize “haccı mebrur” takdir etmiş olmasını temenni ederim!..

“TEMEL ESASLAR”daki “HAC” bölümünü bir daha okumanızı tavsiye ederim…

Bayramın ana konusu olan “HAC”cı bir yana bırakıp; teferrüatı olan “kurban”ı öne çıkaranlara, mutlu bayramlar dilerim…

Kitsan, İsmail Hakkı Bursevî’nın “KENZÜL MAHFİ” isimli eserini basmış… Herkese ivedilikle tavsiye ederim okunmasını…