OKYANUS ÖTESİNDEN

Ahmed Hulûsi

Soru

− Üstadım, geçen Cuma, Ahmed Kayhan Dede’de; (merhum) dedeye gelenlerden bazıları, Türkiye’deki karışıklıkların giderilmesi için camilerde cemaatle kılınan namazlardan sonra Salâten Tüncina ve Âyetel Kürsî okunması konusunda Diyanet’e dilekçe verildiği ve Nuri Yılmaz’a bu konunun bizzat iletildiği söylendi.

Üstad

− Bana göre okuyanların kendileri dışında hiçbir faydası olmaz! Çünkü takdirdekiler yerine gelecek…

Soru

− Mi’râcta Âdem (a.s.)’ın ilk yaratıldığı gibi olduğundan bahsediliyor. Bu ne anlama geliyor?

Üstad

− Âdem, ilk yaratılışı itibarıyla bildiğiniz gibi cennette yaratılmıştı… Yaratılışındaki orijinal haliyle… Yani kendini madde olarak, beden olarak hissetmeksizin, “Halife” olarak demektir bunun anlamı, anladığım kadarıyla…

Soru

− A’raf Sûresi 46. âyette: A’raf üzerinde her iki tarafı (cennet ve cehennemi) sîmalarından tanınır birtakım adamlar (erler) vardır… Buradaki erlerden kimler kastediliyor Üstadım?

Üstad

− Allâh nazarıyla, âlemleri ve insanları seyreden RİCALULLÂH!

Soru

− Üstadım burada… ve… da var…. Ricalullâh’ın ne olduğunu merak ediyor.

Üstad

− Allâh’ı iyi tanımış olan kişilere verilen isimdir RİCALULLÂH!..

Soru

− Ricalullâh’ın bulunduğu mertebeyi cennetin hiçbir boyutu olarak düşünemez miyiz Üstadım?

Üstad

− Cennetin dışında başka bir boyut yok ki! Siz hâlâ cenneti bir mekân olarak düşünüyorsunuz!.. Hâlbuki cennet mekân değil, yaşam boyutudur!.. Bunu çok iyi anlamaya çalışın!

Cehennem bir mekândır! Fakat cennet ise bir yaşam boyutudur… Orada kişi, kendi gelişme seviyesine göre oluşan bir boyutun sonucunu yaşar! Anlatabildim mi?

Soru

− Yani kişiye özel bir boyut mudur Üstadım?..

Üstad

−      Genel bir alanda, kişiye özel boyuttur!

Soru

− Cehennemin oldukça düşük bir enerji boyutuna yakın bir kavram olduğunu düşünmekteydim. Yani cennet ve cehennem aynı boyutun farklı mertebeleri diye düşünüyordum; konuyu biraz daha açabilir misiniz, Üstadım?

Üstad

− Cehennem; Güneş’in manyetik çekim alanı içinde kalan ruhların toplu olarak yaşadıkları ortamdır… Orada herkes birbirini görür.. Ancak herkesin azabı farklıdır…

Mesela iki insan yan yanadır… Biri şiddetli diş sancısı içindedir; diğeri ise kanser acısı… Her ikisi de farklı azap içindedir… Ne var ki birbirlerinin çektiği azabın ne olduğundan haberdar değillerdir… Cehennemde de böyle! 

Cennet ise; galaktik genişliğe yayılmış NÛR bedenli insanların, Dünya’da edindikleri gelişmeye göre, bâtınlarında keşfettikleri özelliklere göre, kendi boyutlarında yaşamalarıdır… Cennet yaşamı ile cehennem yaşamını karşılaştırmak asla mümkün değildir!

Cehennemdekiler oranın şartlarına göre yoğunlaşıp bir tür maddeleşmiş bedenlerle yaşamlarına sonsuza dek devam ederken… Cennet ortamına geçmiş olanlar, NÛR bedenle ve edindikleri özellik kadarıyla, zaman ve mekân kaydının dışında yaşarlar!

Soru

− Cennette farklı boyutlar birbirlerini hissedebilir mi?

Üstad

− Cennette farklı boyutlar yoktur!.. Farklı boyutLARINDA yaşayan insanlar vardır!

Soru

− Farklı boyutlarda yaşayan cennet ehlinden alt boyuttaki, üsttekini görebilir mi?

Üstad

− Alt boyuttakinin üst boyuttakini görmesinden murat şudur;

Mesela senin, benim iç dünyamı görüp hissedebilmen… Bu durum Dünya yaşamında ne kadar mümkün ise, cennet yaşamında da o kadar mümkündür!

Dünya’nın madde kavramı başkadır… Âhiretin başka! Rüyada da bir tür, o ortamın madde bedeniyle yaşıyorsun… Esas olarak iki tür yaşam vardır… Bir mücerret-soyut yaşam; bir de bedenli yaşam… Bedenli yaşamın bir şekli ve görüntüsü vardır… Mahiyeti ne olursa olsun! Bedensiz, yani mücerret-soyut yaşamda ise algılanacak bir şekil ve görüntü yoktur! Şuur yaşamıdır!

Soru

− Cehennemde herkesin azabı birbirinden farklıdır. Fakat “Orada herkes birbirini görür…”den kastınız nedir anlayamadık Üstadım?

Üstad

− Dünya’da nasıl insanlar birbirlerini görüyorlarsa, orada da herkes birbirini görür…

Soru

− Avam için, hayal ettiği cennet boyutu, alt boyuttaki yaşantıda da, hayal dahi olsa mekân ve sûretler yok mudur?

Üstad

− Vardır! Ayrıca üsttekiler de Allâh’ın kudretiyle bunu oluşturup gereğini yaşarlar…

Soru

− Cennette de azap var mıdır? Vuslata erip de dîdarı müşahede edememenin azabı?

Üstad

− Cennette azap yoktur! Herkes elindekinin en iyi olduğunu düşünüp, daha üstünden de haberi olmayacağı için hiçbir cennet ehli azap duymaz!